Ana içeriğe geç
Sözlük

güvenme ile cümle

güvenme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Bir Bulgar blogcu, korsan yazılıma güvenmenin giderek zorlaştığını söylüyor.It's getting harder to rely on pirated software, writes a Bulgarian blogger.
Bu olduğu takdirde, PSD iktidarda kalabilmek için daha küçük partilere güvenmek zorunda kalacak.If that happens, PSD would be forced to rely on smaller parties to stay in power.
Karadağ’da turizm ile ilgili verilere tamamen de güvenmemek gerekiyor.All data on tourism in Montenegro must be taken with a grain of salt.
"Onların orduya güvenmeden siyaset yapmalarının zamanı geldi."It's time for them to learn to do politics without relying on the military.
İnsanların size güvenmelerini sağlamak için mücadele etmek zorunda kaldınız mı?Did you need to fight to be trusted?
Ancak adayların pahalı cihazlar ve araçlar veya yüksek maaşlara güvenmemesi gerekiyor.However, applicants shouldn't count on expensive equipment and vehicles, or high salaries.
Pais buna güvenmedi ve bunun yerine saklanmaya başladı.Pais did not trust that and instead went into hiding.
Hiçbir siyasi faaliyete güvenmeyen Smith, liberteryenizmi partizanlıktan ayırdı.Mistrusting all political activity, he separated libertarianism from partisanship.
Uzun sözlü sunumlara güvenmek yerine öğretim yöntemlerinde çeşitlilik gereklidir.Variety in teaching methods is required, rather than reliance on lengthy verbal presentations.
Abdurrahman'la olan tek görünür bağlantı, partinin finansman için ona güvenmesiydi.The only visible link to Abd al-Rahman was the party's reliance on him for funding.
Hareketlerin çoğu gibi, aşkıncılar da kendine güvenme fikri konusunda ikiye ayrıldılar.Like many of the movements, the transcendentalists split over the idea of self-reliance.
Tae-joo'nun ona sırıttığını görür ve kendi kendine düşünür: "Hafızana güvenme.He sees Tae-joo smirking at him and thinks to himself: "Do not trust your memory.
Abdurrahman'la olan tek görünür bağlantı, partinin finansman için ona güvenmesiydi.[12]The only visible link to Abd al-Rahman was the party's reliance on him for funding.[12]
Öğrencilere kendileri için düşünmeyi ve kimseye güvenmemeyi öğretti.He taught students to think for themselves and not trust anybody.
Ücretli editörler tarafından sunulan kaynaklara güvenmeyin.Do not rely on the sources offered by the paid editor.
Sosyalistler, aristokrat ve zengin Osmanlı geçmişi nedeniyle ona güvenmediler.Socialists distrusted him because of his aristocratic and wealthy Ottoman background.
Onlara güvenmedi. [2]He distrusted them.[6]
Bir teklif çünkü "Yerlilere güvenmek gerçekten zor.A proposal because "It is difficult, indeed, to count on the natives.
Ona güvenme!Vertraue ihm nicht.
Daha ona kimse güvenmez.Niemand vertraut ihm mehr.
Burada kimseye güvenme!Vertraue niemandem hier!
Kimseye güvenme!Vertraue niemandem!
Bana güvenmeliydiniz.Sie hätten mir vertrauen sollen.
Bana her şeyi en başından anlatmadıkça sana güvenmeyeceğim.Solange du mir nicht alles ganz von Anfang an erzählst, vertraue ich dir nicht.
Duyguna güvenmelisin.Vertraue auf deine Intuition!
Söylesene sana neden güvenmeliyim?Sag doch, warum soll ich dir vertrauen?
Bana güvenmezsen sana nasıl yardım edebilirim?Wie soll ich dir helfen können, wenn du mir nicht vertraust?
Tom devlete güvenmez.Tom traut der Regierung nicht.
Güvenmek sevmekten daha önemli.Zu vertrauen ist wichtiger als zu lieben.
Ne zaman birisine güvenmeye başlasam, bunun bir hata olduğuna beni iknâ ediyor.Immer wenn ich anfange jemandem zu vertrauen, zeigt er mir, dass ich es besser hätte lassen sollen.
Hannibal de, kolay bir zafer elde edeceğine güvenmektedir.Hannibal glaubt dennoch an den Sieg.
Hatta savunmada bile İngiltere'nin mali desteğine güvenmektedir.Finanziell ist die Insel weitgehend auf die Unterstützung Großbritanniens angewiesen.
Lincoln onları polise ihbar edebileceğinden Nika'ya güvenmemektedir.Lynn ist sich nicht sicher, ob sie zur Polizei gehen soll.
Amy, ona güvenmez.Emily vertraut ihm aber nicht.
Aynı şekilde karşı taraf da ona güvenmez.Auch der Richter will ihm nicht glauben.
Kimseyr güvenmez yapayalnızdır.Wer glaubt, ist nie allein.
Onun gibi insanlara güvenmem.Je n'ai pas confiance dans les gens tels que lui.
Affetmek zor değildir, yeniden güvenmek zordur.Pardonner n'est pas difficile, difficile de croire à nouveau ...
Burada kimseye güvenme!Ne fais confiance à personne ici !
Bana güvenmezsen sana nasıl yardım edebilirim?Si tu ne me fais pas confiance, comment puis-je t'aider ?
II. Basileios kendisine güvenmedi ve yeni Bulgar Çarı'nı öldürmek için başka bir komplo hazırladı.Basile II ne le croit pas et prépare un autre projet pour tuer le nouveau tsar bulgare.
Ancak Voldemort kendisine tam anlamıyla güvenmemektedir.Voldemort, quant à lui, n'est fidèle à personne.
Amy, ona güvenmez.Voilà pourquoi Tony se méfie d'elle.
Hiçbir şeye inanmayan ve hiç kimseye güvenmeyen bir kişidir.Il est impossible d'avoir confiance en quelqu'un qui n'a aucune croyance.
Ayrıca orduya da güvenmezler.Ils ne participent pas non plus au service militaire.
Mağdur olmamak için bu tip sitelere güvenmeyiniz.Et n'allez pas croire que ces fêtes seraient inutiles.
Gibson, bilgisayar efektlerine güvenmek istemedi.Gibson ne s'attendait pas à obtenir le rôle-titre.
Lincoln onları polise ihbar edebileceğinden Nika'ya güvenmemektedir.Lincoln prévient Michael qu'il a pas confiance en Nika.
Ona güvenmeyin.No confíe en él.
Bana yalan söyledi.Gelecekte ona güvenmeyeceğim.Me ha mentido: en el futuro no volveré a confiar en él.
Tom'a güvenmemelisin.No deberías confiar en Tom.
Bir yabancıya asla güvenme.Nunca confíes en un extranjero.
Tom Mary'ye güvenmemeli.Tom no debería confiar en Mary.
O adama güvenmemelisin.No deberías confiar en ese hombre.
Burada kimseye güvenme!No confíes en nadie aquí.
Buradaki kimseye güvenme.No confíes en nadie aquí.
Tom'a güvenme.No confíes en Tom.
Kimseye güvenmem.No confío en nadie.
Bana güvenmelisin.Deberías confiar en mí.
Tom'a güvenmeliyim.Tengo que confiar en Tom.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod