Ana içeriğe geç
Sözlük

güvenme ile cümle

güvenme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İnanmayın komşunuza, Dostunuza güvenmeyin. Koynunuzda yatan karınızın yanında bile Sıkı tutun ağzınızı.不 要 倚 賴 鄰 舍 . 不 要 信 靠 密 友 . 要 守 住 你 的 口 、 不 要 向 你 懷 中 的 妻 題 說
İnanmayın komşunuza, Dostunuza güvenmeyin. Koynunuzda yatan karınızın yanında bile Sıkı tutun ağzınızı.不要 倚賴鄰舍 . 不要 信靠 密友 . 要 守住 你 的 口 、 不 要 向 你 懷 中 的 妻 題說
İnsanlara güvenmiyoruz. Ve güvenmemeliyiz de.Não temos confiança no Homem.
İradelerine güvenmek yerine alışkanlıklarına ve disiplinli programlarına güveniyorlar.Họ không phụ thuộc vào năng lượng ý chí mà vào thoi quen và thời khóa biểu nghiêm khắc.
İradelerine güvenmek yerine alışkanlıklarına ve disiplinli programlarına güveniyorlar.Nespoliehajú sa na silu vôle, ale na na silu zvyku a disciplinovaný rozvrh.
İradelerine güvenmek yerine alışkanlıklarına ve disiplinli programlarına güveniyorlar.Δεν στηρίζονται στη δύναμη της θέλησης, αλλά στη συνήθεια και στο πειθαρχημένο πρόγραμμα.
İradelerine güvenmek yerine alışkanlıklarına ve disiplinli programlarına güveniyorlar.إنهم لا يعتمدون على قوة الإرادة بل على العادة والجدولة المنضبطة
İradelerine güvenmek yerine alışkanlıklarına ve disiplinli programlarına güveniyorlar.研究によると 世界で最も一流の ヴァイオリニストたちは 一般的に
Kendilerine güvenli sığınak verme konusunda diğer ülkelere de güvenmediler.Eles não confiavam em nenhum desses outros países que pudessem abrigá-los.
Kendilerine güvenli sığınak verme konusunda diğer ülkelere de güvenmediler.Ils n'avaient confiance en aucun des autres pays pour leur offrir un asile sécuritaire.
Kendilerine güvenli sığınak verme konusunda diğer ülkelere de güvenmediler.그들은 다른 어느 국가도 그들에게 안전한 피난처를 제공해 줄 수 있을 거라고 믿지 않았습니다
Kendilerine güvenli sığınak verme konusunda diğer ülkelere de güvenmediler.Nemohli dôverovať žiadnej z týchto krajín, že by im poskytli útočisko.
Kendilerine güvenli sığınak verme konusunda diğer ülkelere de güvenmediler.Nevěřili žádné z těchto zemí, že by jim poskytla bezpečné přístřeší.
Kendilerine güvenli sığınak verme konusunda diğer ülkelere de güvenmediler.Nie ufali żadnemu z tych innych krajów, że zapewnią im bezpieczne schronienie.
Kendilerine güvenli sığınak verme konusunda diğer ülkelere de güvenmediler.Non si fidavano di quegli stati che potevano offrirgli un rifugio.
Kendilerine güvenli sığınak verme konusunda diğer ülkelere de güvenmediler.Nu aveau încredere în niciuna dintre țările de aici să-i țină în siguranță.
Kendilerine güvenli sığınak verme konusunda diğer ülkelere de güvenmediler.Sie glaubten nicht, dass eines dieser anderen Länder ihnen sicheren Schutz geben würde.
Kendilerine güvenli sığınak verme konusunda diğer ülkelere de güvenmediler.Ze konden deze andere landen niet vertrouwen dat zij hun veilig onderdak zouden aanbieden.
Kendilerine güvenli sığınak verme konusunda diğer ülkelere de güvenmediler.Вони не довіряли нікому з цих країн свою безпеку та свій притулок.
Kendilerine güvenli sığınak verme konusunda diğer ülkelere de güvenmediler.لم يثقوا يهذه البدلدان المجاوره بأن تهبهم لجؤ سياسي
Kendilerine güvenli sığınak verme konusunda diğer ülkelere de güvenmediler.信用できなかった。 そうしていると、彼らに同情した、ある軍人がこういった。
Kendime güvenmediğim tek bir an olmadı.Egy nap sem volt az életemben, amikor ne lettem volna magabiztos.
Kendime güvenmediğim tek bir an olmadı.Il n'y a pas un jour de ma vie où je n'ai pas été sûr de moi.
Kendime güvenmediğim tek bir an olmadı.Δεν υπήρξε ούτε μια φορά που να μην ήμουν σίγουρος!
Kendimize güvenmek ve yaptığımız işte başarma duygusu yaşamak isteriz.Kita ingin merasa percaya diri dan berprestasi pada apa yang kita lakukan.
Kendimize güvenmek ve yaptığımız işte başarma duygusu yaşamak isteriz.Takže se rádi cítíme sebejistě a úspěšně v tom, co děláme.
Kendimize güvenmek ve yaptığımız işte başarma duygusu yaşamak isteriz.Нам подобається почуватись впевненими і досягати успіхів у тому, чим ми займаємось.
Kendine güvenmek bak işte şöyle bir şey, o boğaya daha önceden bindin, biliyorsun ki onu sürebilirsin.Adică, încrederea e că, știi, ai fost pe acel taur înainte de a ști că-l poți călări.
Kendine güvenmek bak işte şöyle bir şey, o boğaya daha önceden bindin, biliyorsun ki onu sürebilirsin.Ik bedoel, zelfvertrouwen is als je op een stier gaat zitten voordat je weet dat je erop kunt rijden.
Kendine güvenmek bak işte şöyle bir şey, o boğaya daha önceden bindin, biliyorsun ki onu sürebilirsin.제가 말하는건, 여러분도 아는 자신감과 같은 것이죠. 여러분은 여러분이 그것을 탈거라고 알기 이전에 그 황소위에 오른적이 있습니다.
Kendine güvenmek bak işte şöyle bir şey, o boğaya daha önceden bindin, biliyorsun ki onu sürebilirsin.To znaczy wiesz, pewność siebie to jest wtedy, kiedy byłeś już na byku i wiesz, że możesz go ujeździć.
Kendine güvenmek bak işte şöyle bir şey, o boğaya daha önceden bindin, biliyorsun ki onu sürebilirsin.Voglio dire, la fiducia, è tipo hai montato quel toro prima e sai di poterlo cavalcare.
Kendine güvenmek bak işte şöyle bir şey, o boğaya daha önceden bindin, biliyorsun ki onu sürebilirsin.Ý tôi là tự tin giống như mình ngồi trên con bò tót đó trước khi mình có thể cởi nó.
Kendine güvenmek bak işte şöyle bir şey, o boğaya daha önceden bindin, biliyorsun ki onu sürebilirsin.Искам да кажа, увереността е като, разбираш ли, бил си на този бик, преди да знаеш, че можеш да го яздиш.
Kendine güvenmek bak işte şöyle bir şey, o boğaya daha önceden bindin, biliyorsun ki onu sürebilirsin.כלומר, ביטחון עצמי זה כאילו, את יודעת, שאת נמצאת על השור עוד לפני שלמדת לרכוב עליו.
Kendine güvenmek bak işte şöyle bir şey, o boğaya daha önceden bindin, biliyorsun ki onu sürebilirsin.اعني, ان الثقة كما تعلمين أن تحس انك على ذلك الثور حتى قبل ان تركبه
Kendine güvenmek bak işte şöyle bir şey, o boğaya daha önceden bindin, biliyorsun ki onu sürebilirsin.あの雄牛に一度乗れたら また乗れるってな感じかね 自信ってやつぁ いい感じに うぬぼれる感じだな
Kimse dinlemez, kimse güvenmezKhông một ai nghe. Không một ai tin.
Kimse dinlemez, kimse güvenmez아무도 듣질 않고, 믿지도 않습니다
Kimse dinlemez, kimse güvenmezNadie escucha. Nadie confía.
Kimse dinlemez, kimse güvenmezNessuno ascolta. Nessuno si fida.
Kimse dinlemez, kimse güvenmezNiemand hört aufeinander. Niemand vertraut dem anderen.
Kimse dinlemez, kimse güvenmezNiemand luistert. niemand heeft vertrouwen.
Kimse dinlemez, kimse güvenmezNikdo nenaslouchá. Nikdo nikomu nedůvěřuje.
Kimse dinlemez, kimse güvenmezNikt nie słucha. Nikt nie ufa.
Kimse dinlemez, kimse güvenmezNimeni nu ascultă. Nimeni nu are încredere.
Kimse dinlemez, kimse güvenmezPersonne n'écoute. Personne ne fait confiance.
Kimse dinlemez, kimse güvenmezSenki se hallgat. Senki se bízik.
Kimse dinlemez, kimse güvenmezTidak ada yang mendengar. Tidak ada yang percaya.
Kimse dinlemez, kimse güvenmezНикой не слуша. Никой не се доверява.
Kimse dinlemez, kimse güvenmezНикто не слушает. Никто не доверяет.
Kimse dinlemez, kimse güvenmezНіхто не слухає. Ніхто не довіряє.
Kimse dinlemez, kimse güvenmezאף אחד לא מקשיב. אף אחד לא נותן אמון.
Kimse dinlemez, kimse güvenmezلا أحد يصغي . ولا أحد يتحلى بالثقة
Kimse dinlemez, kimse güvenmez音楽的な受け応えもないのです
Kızını affedemeyen bencil bir anneydim... ...şimdi ise kızına güvenmeyen kötü bir anneyim.كأن اكون اما شريرية لم تستطع ان تسامح ابنتها كافيا الان, انا ام لا يمكنها حتى تصديق ابنتها
#MaritalRape'e güvenmeyin.No confíen en las divas de la Violación Conyugal.
Mühendislikten çok farklı süreçleri gerçekleştirmede bilgisayarlara güvenmeye başlıyoruz.Deci incepem sa depindem de computere sa faca un procedeu foarte diferit de cel ingineresc.
Mühendislikten çok farklı süreçleri gerçekleştirmede bilgisayarlara güvenmeye başlıyoruz.Dus beginnen we op computers te vertrouwen voor een proces dat heel anders is dan technisch ontwerp.
Mühendislikten çok farklı süreçleri gerçekleştirmede bilgisayarlara güvenmeye başlıyoruz.Estamos a começar a depender muito dos computadores para fazer um processo muito diferente da engenharia.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod