Ancak sadece endüstriyel merkezileşmeye güvenmek bağımlılığı besler ve ekonomik zayıflık yaratır.Pero depender únicamente de la centralización industrial produce dependencia y vulnerabilidad económica.
Ancak sadece endüstriyel merkezileşmeye güvenmek bağımlılığı besler ve ekonomik zayıflık yaratır.Но доверие только промышленной централизации вызывает зависимость и создаёт экономическую уязвимость.
Ancak seçimle bize verilen görevlere rağmen, piyasalar bize pek de güvenmedi.Aber trotz unseres Wahlsiegs misstrauten uns die Märkte.
Ancak seçimle bize verilen görevlere rağmen, piyasalar bize pek de güvenmedi.De a választási felhatalmazásunk ellenére a piacok nem bíztak bennünk.
Ancak seçimle bize verilen görevlere rağmen, piyasalar bize pek de güvenmedi.În ciuda mandatului electoral, pieţele nu aveau încredere în noi.
Ancak seçimle bize verilen görevlere rağmen, piyasalar bize pek de güvenmedi.하지만 이러한 임무에도 불구하고, 시장은 우리를 불신했습니다.
Ancak seçimle bize verilen görevlere rağmen, piyasalar bize pek de güvenmedi.Maar ondanks ons electorale mandaat, wantrouwden de markten ons.
Ancak seçimle bize verilen görevlere rağmen, piyasalar bize pek de güvenmedi.Mais malgré notre mandat électoral, les marchés se méfiaient de nous.
Ancak seçimle bize verilen görevlere rağmen, piyasalar bize pek de güvenmedi.Ma nonostante il nostro mandato elettorale, i mercati non ci diedero fiducia.
Ancak seçimle bize verilen görevlere rağmen, piyasalar bize pek de güvenmedi.Mas, apesar do nosso mandato eleitoral, os mercados não confiavam em nós.
Ancak seçimle bize verilen görevlere rağmen, piyasalar bize pek de güvenmedi.Men trots vårt valmandat litade inte marknaderna på oss.
Ancak seçimle bize verilen görevlere rağmen, piyasalar bize pek de güvenmedi.Mimo mandatu wyborczego, rynki były nieufne.
Ancak seçimle bize verilen görevlere rağmen, piyasalar bize pek de güvenmedi.Napriek nášmu volebnému mandátu nám trhy neverili.
Ancak seçimle bize verilen görevlere rağmen, piyasalar bize pek de güvenmedi.Nhưng cho dù là sự ủy thác nào chăng nữa, thì mọi người vẫn không tin chúng tôi.
Ancak seçimle bize verilen görevlere rağmen, piyasalar bize pek de güvenmedi.Pero a pesar de nuestro mandato electoral, los mercados desconfiaban de nosotros.
Ancak seçimle bize verilen görevlere rağmen, piyasalar bize pek de güvenmedi.Tapi walaupun kita memiliki mandat dari pemilihan, pasar tidak memercayai kami.
Ancak seçimle bize verilen görevlere rağmen, piyasalar bize pek de güvenmedi.Αλλά, παρά την εκλογική εντολή μας, οι αγορές δε μας εμπιστεύονταν.
Ancak seçimle bize verilen görevlere rağmen, piyasalar bize pek de güvenmedi.Але незважаючи на виборчий мандат, ринок нам не повірив.
Ancak seçimle bize verilen görevlere rağmen, piyasalar bize pek de güvenmedi.Но въпреки нашия изборен мандат, пазарите не ни вярваха.
Ancak seçimle bize verilen görevlere rağmen, piyasalar bize pek de güvenmedi.Но несмотря на наказ избирателей, рынки нам не доверяли.
Ancak seçimle bize verilen görevlere rağmen, piyasalar bize pek de güvenmedi.אבל למרות המנדט האלקטורלי שלנו, השווקים לא בטחו בנו.
Ancak seçimle bize verilen görevlere rağmen, piyasalar bize pek de güvenmedi.سياسات و إعلام قائم على المصالح الخاصة بالرغم من مهمتنا الانتخابية الأسواق لم تثق بنا
Ancak seçimle bize verilen görevlere rağmen, piyasalar bize pek de güvenmedi.ところが選挙による信任にも関わらず 市場の信用は得られませんでした 資金調達コストは急増し
Artık tek başınasın, Markudi. Bir takım olmamızı istiyorsan, ...bana güvenmelisin.Spokojnie.
(asla güvenme)(aldrig tillid)
(asla güvenme)(aucune confiance)
(asla güvenme)(lita aldrig på)
(asla güvenme)(Niemals vertrauen)
(asla güvenme)(nigdy nie ufaj)
(asla güvenme)(nikdy nedůvěřovat)
(asla güvenme)(non fidarti mai)
(asla güvenme)(nooit vertrouwen)
(asla güvenme)(nunca confiar)
(asla güvenme)(nunca confiar)
(asla güvenme)(sohasem megbízható)
(asla güvenme)(ποτέ έμπιστο)
(asla güvenme)(немає довіри)
(asla güvenme)(никогда не доверять)
(asla güvenme)(信頼しない)
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,Ano mezi služebníky jeho není dokonalosti, a při andělích svých zanechal nedostatku.
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,Dacă n'are încredere Dumnezeu nici în slujitorii Săi, dacă găseşte El greşeli chiar la îngerii Săi,
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,Ecco, dei suoi servi egli non si fida e ai suoi angeli imputa difetti
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,Eis que Deus não confia nos seus servos, e até a seus anjos atribui loucura;
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,End ikke sine Tjenere tror han, hos sine Engle finder han Fejl,
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,Glej, hlapcem svojim ne upa in angele svoje lahko okrivi zmote:
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,Hľa, neverí ani svojim sluhom a pri svojich anjeloch zistil nedostatok.
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,Ímé az õ szolgáiban sem bízhatik és az õ angyalaiban is talál hibát:
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,Katso, palvelijoihinsakaan hän ei luota, enkeleissäänkin hän havaitsee vikoja;
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,Kìa , Ðức_Chúa_Trời không tin_cậy các tôi_tớ Ngài , Ngài thường trách sự điên_dại của thiên_sứ Ngài .
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,Kìa, Ðức Chúa Trời không tin cậy các tôi tớ Ngài, Ngài thường trách sự điên dại của thiên sứ Ngài.
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,하나님은 그 종이라도 오히려 믿지 아니하시며 그 사자라도 미련하다 하시나니
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,Oto w sługach jego niemasz doskonałości, a w Aniołach swoich znalazł niedostatek;
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,Se, ej ens på sina tjänare kan han förlita sig, jämväl sina änglar måste han tillvita fel;
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,Se, på sine tjenere stoler han ikke, og hos sine engler finner han feil*, / {* d.e. ufullkommenhet.}
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,Si Dieu n`a pas confiance en ses serviteurs, S`il trouve de la folie chez ses anges,
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,Si Dios no se fía ni de sus siervos y aun en sus ángeles halla errores
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,Siehe, unter seinen Knechten ist keiner ohne Tadel, und seine Boten zeiht er der Torheit:
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,Ιδου, αυτος δεν εμπιστευεται εις τους δουλους αυτου, και εν τοις αγγελοις αυτου βλεπει ελαττωμα
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,Вот, Он и слугам Своим не доверяет и в Ангелах Своих усматривает недостатки:
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,Ето, Той не се доверява на слугите Си, И на ангелите Си намира недостатък, -