Ana içeriğe geç
Sözlük

güvenme ile cümle

güvenme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ancak Voldemort kendisine tam anlamıyla güvenmemektedir.קרונאוור עצמו לא בטוח אם ברצונו לחזור.
Tom'a hiç güvenmedim ve asla güvenmeyeceğim.אף פעם לא בטחתי בטום, ולעולם לא אבטח בו.
Başta, Scooby çetesi Angel'a pek güvenmemektedir.Треньорът Карло Анчелоти обаче не разчита много на него.
Amy, ona güvenmez.Хенри не може да повярва.
Ayrıca orduya da güvenmezler.Nisu vjerovali ni njemu!
Yaşlı Amy, Doktor'a güvenmez.Dr. Pernar: Ne bi nam svijet vjerovao.
İnsan akla ve bilime güvenmelidir.Sasvim je točno da znanost mora biti i kreativna.
Sextus Pompeius'a asla güvenmemişti.Sextus Pompeius súhlasí.
Sürpriz bir biçimde Müttefiklere güvenmeleri gerektiğini beyan etmiş.Zdi se jim namreč odvratno da bi zaupali tujcem.
Anne Audrey Franki sevmektedir fakat baba ise ona pek güvenmemektedir.Pavla je zaljubljena v Faninega brata Franca, vendar tega ne zaupa nikomur.
Ayrıca çok sadık biridir, kendine aşırı güvenmesine rağmen takım arkadaşlarının iyiliğini de derinden düşünür.Je tudi zelo trmast, saj nikakor ne posluša nasvetov najboljše prijateljice.
Hiçbir şeye inanmayan ve hiç kimseye güvenmeyen bir kişidir.Izobčen bodi, kdor veruje drugače.
Styles, "X-Factor sayesinde kendisine daha çok güvenmeye başladığını" söylüyor.Stylesas teigia, jog X Faktorius suteikė jam „daug daugiau“ pasitikėjimo savimi kaip atlikėjui.
Ayrıca orduya da güvenmezler.Jūroje jie taip pat negali jaustis saugūs.
Sürpriz bir biçimde Müttefiklere güvenmeleri gerektiğini beyan etmiş.Jis turėjo pagrindo bijoti, kad jog sąjungininkai jį gali aplenkti.
Yardım için diğerlerine güvenmemelisin.Dėl pagalbos tu neturėtum pasikliauti kitais.
Richard Cromwell'in temel eksikliği orduya güvenmemesiydi.Richard Cromwelli suurim nõrkus oli aga Uue Musterarmee usalduse puudumine.
Ahmyo - Kendine TAMAMEN ve SAF bir şekilde güvenmek, kendinin farkına varmak. 2.Ahmyo Pełna wiara w siebie, świadomość samego siebie.
Akdeniz ülkeleri tatlı su temini için tuz giderimi yöntemine giderek daha fazla güvenmektedirler.I paesi del Mediterraneo si affidano sempre più alla desalinazione per la fornitura di acqua dolce.
Akdeniz ülkeleri tatlı su temini için tuz giderimi yöntemine giderek daha fazla güvenmektedirler.Krajiny v okolí Stredozemného mora sú pri zabezpečovaní sladkej vody čoraz viac závislé na odsoľovaní.
Akdeniz ülkeleri tatlı su temini için tuz giderimi yöntemine giderek daha fazla güvenmektedirler.Medelhavsländerna förlitar sig allt mer på avsaltning för att få sötvatten.
Akdeniz ülkeleri tatlı su temini için tuz giderimi yöntemine giderek daha fazla güvenmektedirler.Mediterrane landen zijn steeds meer afhankelijk van ontzilting voor hun zoetwater.
Akdeniz ülkeleri tatlı su temini için tuz giderimi yöntemine giderek daha fazla güvenmektedirler.Os países mediterrânicos estão a confiar cada vez mais na dessalinização para fornecer água fresca.
Akdeniz ülkeleri tatlı su temini için tuz giderimi yöntemine giderek daha fazla güvenmektedirler.Ţările mediteraneene mizează tot mai mult pe desalinizare pentru obţinerea de apă potabilă.
Akdeniz ülkeleri tatlı su temini için tuz giderimi yöntemine giderek daha fazla güvenmektedirler.Ugyanakkor azonban hosszú távú politikákat is ki kell dolgozni.
Akdeniz ülkeleri tatlı su temini için tuz giderimi yöntemine giderek daha fazla güvenmektedirler.Upravljanje naših vodnih virov zanašajo na razsoljevanje.
Akdeniz ülkeleri tatlı su temini için tuz giderimi yöntemine giderek daha fazla güvenmektedirler.Οι μεσογειακές χώρες εξαρτώνται ολοένα και περισσότερο από την αφαλάτωση για την παροχή γλυκού νερού.
Akdeniz ülkeleri tatlı su temini için tuz giderimi yöntemine giderek daha fazla güvenmektedirler.Но изглежда прясна вода.
Ama bilmekten ve güvenmekten sonra en önemli şey nedir biliyor musun?Aber weißt du, was noch wichtiger als Wissen und Vertrauen ist?
Ama bilmekten ve güvenmekten sonra en önemli şey nedir biliyor musun?A wiesz, co jest najważniejsze po wiedzy i zaufaniu?
Ama bilmekten ve güvenmekten sonra en önemli şey nedir biliyor musun?Dar ºtii ce este cel mai important dupã cunoaºtere ºi încredere?
Ama bilmekten ve güvenmekten sonra en önemli şey nedir biliyor musun?Tu sais ce qui est plus important que de savoir et de croire ?
Ama bilmekten ve güvenmekten sonra en önemli şey nedir biliyor musun?Ομως ξέρεις πιό είναι το πιό σημαντικό μετά απο το να ξέρεις και να εμπιστεύεσαι;
Ama dinlemediler, Tanrıları RABbe güvenmeyen ataları gibi inat ettiler.저희가 듣지 아니하고 그 목을 굳게 하기를 그 하나님 여호와를 믿지 아니하던 저희 열조의 목 같이 하여
Ama dinlemediler, Tanrıları RABbe güvenmeyen ataları gibi inat ettiler.Men de vilde ikke høre; de gjorde sig halsstarrige som deres Fædre, der ikke stolede på HERREN deres Gud;
Ama dinlemediler, Tanrıları RABbe güvenmeyen ataları gibi inat ettiler.Men de vilde ikke høre og var hårdnakkede som sine fedre, som ikke trodde på Herren sin Gud,
Ama dinlemediler, Tanrıları RABbe güvenmeyen ataları gibi inat ettiler.Men de ville icke höra, utan voro hårdnackade såsom deras fäder, vilka icke trodde på HERREN, sin Gud.
Ama dinlemediler, Tanrıları RABbe güvenmeyen ataları gibi inat ettiler.Но они не слушали и ожесточили выю свою, как была выя отцов их, которые не веровали в Господа, Бога своего;
Ama dinlemediler, Tanrıları RABbe güvenmeyen ataları gibi inat ettiler.ולא שמעו ויקשו את ערפם כערף אבותם אשר לא האמינו ביהוה אלהיהם׃
Ama dinlemediler, Tanrıları RABbe güvenmeyen ataları gibi inat ettiler.فلم يسمعوا بل صلّبوا اقفيتهم كاقفية آبائهم الذين لم يؤمنوا بالرب الههم.
Ama dinlemediler, Tanrıları RABbe güvenmeyen ataları gibi inat ettiler.他 們 卻 不 聽 從 、 竟 硬 著 頸 項 、 效 法 他 們 列 祖 、 不 信 服 耶 和 華 他 們 的 神
Ama dinlemediler, Tanrıları RABbe güvenmeyen ataları gibi inat ettiler.他 們卻 不 聽從 、 竟 硬 著 頸項 、 效法 他 們 列祖 、 不 信服 耶和華 他 們的神
Ancak madde koymadan bir ajan güvenmezler olabilir hassas oldu onun gücü kendimi.Ám az ügy annyira kényes, hogy nem tudtam bízom, hogy egy ügynök anélkül, hogy magam az ő erejét.
Ancak madde koymadan bir ajan güvenmezler olabilir hassas oldu onun gücü kendimi.Doch die Sache war so zart, dass ich nicht vertraue es an einen Agenten, ohne die selbst in seiner Macht.
Ancak madde koymadan bir ajan güvenmezler olabilir hassas oldu onun gücü kendimi.Jednak materia była tak subtelna, że ​​nie mogę zaufać do środka bez wkładania się w jego mocy.
Ancak madde koymadan bir ajan güvenmezler olabilir hassas oldu onun gücü kendimi.Jenže věc byla tak jemná, že jsem nemohl svěřit, aby agenta, aniž by jsem v jeho moci.
Ancak madde koymadan bir ajan güvenmezler olabilir hassas oldu onun gücü kendimi.그러나 문제는 제가 퍼팅없이 대리인에게 그것을 신뢰하지 수 있도록 섬세했습니다
Ancak madde koymadan bir ajan güvenmezler olabilir hassas oldu onun gücü kendimi.Lenže vec bola taká jemná, že som nemohol zveriť, aby agenta, bez som v jeho moci.
Ancak madde koymadan bir ajan güvenmezler olabilir hassas oldu onun gücü kendimi.Maar de zaak was zo gevoelig dat ik het niet kon toevertrouwen aan een agent zonder dat me in zijn macht.
Ancak madde koymadan bir ajan güvenmezler olabilir hassas oldu onun gücü kendimi.Men frågan var så känslig att jag inte kunde anförtro det till en agent utan att mig själv i hans makt.
Ancak madde koymadan bir ajan güvenmezler olabilir hassas oldu onun gücü kendimi.Men sagen var så sart, at jeg ikke kunne betro det til en agent, uden at sætte mig selv i hans magt.
Ancak madde koymadan bir ajan güvenmezler olabilir hassas oldu onun gücü kendimi.Mutta asia oli niin herkkä, että en voinut uskoa sitä agentti vaarantamatta itseni hänen vallassaan.
Ancak madde koymadan bir ajan güvenmezler olabilir hassas oldu onun gücü kendimi.No entanto, o assunto era tão delicado que eu não poderia confiar-lo a um agente, sem colocar me em seu poder.
Ancak madde koymadan bir ajan güvenmezler olabilir hassas oldu onun gücü kendimi.Toda zadeva je bila tako občutljiva, da se nisem mogel zaupati, da posrednik ne da bi Sam je v njegovi moči.
Ancak madde koymadan bir ajan güvenmezler olabilir hassas oldu onun gücü kendimi.Але справа була настільки тонким, що я не міг довірити його агента, не піддаючи себе в його владу.
Ancak madde koymadan bir ajan güvenmezler olabilir hassas oldu onun gücü kendimi.Но въпросът е толкова деликатен, че не може да го довери агент, без да излагат себе си в неговата власт.
Ancak madde koymadan bir ajan güvenmezler olabilir hassas oldu onun gücü kendimi.Но дело было настолько тонким, что я не мог доверить его агента, не подвергая себя в его власть.
Ancak madde koymadan bir ajan güvenmezler olabilir hassas oldu onun gücü kendimi.עם זאת, היה זה עניין עדין, כך אני לא יכול לספר אותו סוכן בלי לשים
Ancak madde koymadan bir ajan güvenmezler olabilir hassas oldu onun gücü kendimi.وكان بعد في هذه المسألة الحساسة لدرجة أنني لا يمكن أن يثق أن وكيل دون وضع
Ancak madde koymadan bir ajan güvenmezler olabilir hassas oldu onun gücü kendimi.自分の力で自分自身。こんな方にプラハからお忍びで来て
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod