güvenilmez ile cümle

güvenilmez kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Algı her durumda güvenilmezdir, belirsizdir.Възприятието действително е слабо, в който и да е случай.
Algı her durumda güvenilmezdir, belirsizdir.Границ нет .
Algı her durumda güvenilmezdir, belirsizdir.כך שתפישה היא לא מהימנה בכל מקרה
Algı her durumda güvenilmezdir, belirsizdir.ولذلك فإن الادراك بالفعل مسرب في اي حال
Algı her durumda güvenilmezdir, belirsizdir.なので ある側面で悪いと思われるようなことをすると
"Bana lanet verimi ver cünkü siz insanlar veriyi temiz tutmada güvenilmezsiniz.""Berikan data milik saya, karena saya tidak percaya kalian menjaganya tetap bersih."
"Bana lanet verimi ver cünkü siz insanlar veriyi temiz tutmada güvenilmezsiniz.""Dajcie mi te moje cholerne dane, bo nie można ufać, że utrzymacie je w porządku."
"Bana lanet verimi ver cünkü siz insanlar veriyi temiz tutmada güvenilmezsiniz.""Datemi i miei maledetti dati, perché voi non siete capaci di tenerli in ordine."
"Bana lanet verimi ver cünkü siz insanlar veriyi temiz tutmada güvenilmezsiniz.""Daţi-mi datele mele afurisite, pentru că în voi nu pot avea încredere că le păstraţi fidele."
"Bana lanet verimi ver cünkü siz insanlar veriyi temiz tutmada güvenilmezsiniz.""Dêem-me os meus malditos dados, porque não se pode confiar em vocês para os manterem em ordem."
"Bana lanet verimi ver cünkü siz insanlar veriyi temiz tutmada güvenilmezsiniz.""Dejte mi moje zatracený data. protože vám se nedá věřit, že je udržíte v pořádku."
"Bana lanet verimi ver cünkü siz insanlar veriyi temiz tutmada güvenilmezsiniz.""Dénme mis sucios datos porque no confío en ustedes para que los conserven limpios".
"Bana lanet verimi ver cünkü siz insanlar veriyi temiz tutmada güvenilmezsiniz.""Donnez moi mes fichues données, parce qu'on ne peux pas vous faire confiance pour bien les tenir."
"Bana lanet verimi ver cünkü siz insanlar veriyi temiz tutmada güvenilmezsiniz.""Geben Sie mir meine verdammten Daten, denn Ihnen kann ich nicht vertrauen, dass Sie sie sauber halten."
"Bana lanet verimi ver cünkü siz insanlar veriyi temiz tutmada güvenilmezsiniz.""Geef me mijn verdomde gegevens, omdat jullie niet kunnen vertrouwd worden om ze zuiver te houden."
"Bana lanet verimi ver cünkü siz insanlar veriyi temiz tutmada güvenilmezsiniz.""Ge mig mina förbannade data, eftersom ni inte kan litas på att hålla ordning på dem."
"Bana lanet verimi ver cünkü siz insanlar veriyi temiz tutmada güvenilmezsiniz.""네 데이터를 주세요, 저는 당신들이 깨끗하게 관리하리라 믿지 않습니다."
"Bana lanet verimi ver cünkü siz insanlar veriyi temiz tutmada güvenilmezsiniz.""Δώστε μου το καταραμένο μου φάκελλο, επειδή δεν μπορώ να σας εμπιστευθώ ότι θα τον ενημερώνετε".
"Bana lanet verimi ver cünkü siz insanlar veriyi temiz tutmada güvenilmezsiniz.""Дайте си ми проклетите данни, защото на вас хора не може да се разчита да ги пазите чисти."
"Bana lanet verimi ver cünkü siz insanlar veriyi temiz tutmada güvenilmezsiniz.""Отдайти мои чертовы данные, я не уверен, что вы ничего там не напутаете."
"Bana lanet verimi ver cünkü siz insanlar veriyi temiz tutmada güvenilmezsiniz.""תביאו לי את המידע, בגלל שאתם אנשים לא יכולים להיות אמינים בכדי לשמור על המידע נקי."
"Bana lanet verimi ver cünkü siz insanlar veriyi temiz tutmada güvenilmezsiniz."" أعطني البيانات الخاصة بي ، لأنكم لا يمكن أن تؤتمنوا على الحفاظ عليها سليمة ".
"Bana lanet verimi ver cünkü siz insanlar veriyi temiz tutmada güvenilmezsiniz."お前らは俺のデータをぐちゃぐちゃにしてしまうだけだ!」 データがせき止められてしまったのだ(DamnとDamをかけている)-
Bence insanlık için en büyük uyarı bizim güvenilmez bir durumda oluşumuzçDet är den största röda varningsflaggan- -som visar att situationen är riskabel.
Bence insanlık için en büyük uyarı bizim güvenilmez bir durumda oluşumuzçE' la bandiera rossa d'allarme per l'umanità che rivela la nostra situazione precaria.
Bence insanlık için en büyük uyarı bizim güvenilmez bir durumda oluşumuzç제 생각에, 이것은 우리가 위태로운 상황에 있다는 것을 인간에게 경고하는 커다란 빨간 깃발인 것 같습니다.
Bence insanlık için en büyük uyarı bizim güvenilmez bir durumda oluşumuzçMeiner Meinung nach die gröβte rote Warnflagge für die Menschheit dass wir in einer prekären Lage sind.
Bence insanlık için en büyük uyarı bizim güvenilmez bir durumda oluşumuzçMinun mielestäni suurin punainen varoituslippu ihmiskunnalle siitä, että me olemme arveluttavassa tilanteessa.
Bence insanlık için en büyük uyarı bizim güvenilmez bir durumda oluşumuzçMyślę sobie, że najważniejszą flagą ostrzegawczą dla ludzkości jest to, że jesteśmy w niepewnej sytuacji.
Bence insanlık için en büyük uyarı bizim güvenilmez bir durumda oluşumuzçPara mí, la mayor alerta roja para la Humanidad es que estamos en una situación precaria.
Bence insanlık için en büyük uyarı bizim güvenilmez bir durumda oluşumuzçPodle mého názoru je tohle největší varovná červená vlajka pro lidstvo, že jsme v prekérní situaci.
Bence insanlık için en büyük uyarı bizim güvenilmez bir durumda oluşumuzçΓια μένα είναι το μεγαλύτερο καμπανάκι κινδύνου της ανθρωπότητας ότι είμαστε σε μία δύσκολη κατάσταση.
Bence insanlık için en büyük uyarı bizim güvenilmez bir durumda oluşumuzçМне кажется, это огромнейшее предупреждение для человечества означающее, что мы в рискованной ситуации.
Bence insanlık için en büyük uyarı bizim güvenilmez bir durumda oluşumuzçСпоред мен, най-големият предупредителен червен флаг за човечеството, че се намираме в опасна ситуация.
Bence insanlık için en büyük uyarı bizim güvenilmez bir durumda oluşumuzçבעיני, זה דגל האזהרה האדום הכי גדול מבחינת האנושות לכך שאנחנו במצב מסוכן.
Bence insanlık için en büyük uyarı bizim güvenilmez bir durumda oluşumuzçفي رأيي هذا هو أبرز رايات الخطرالحمراء لتُنذِر الإنسانية بأننا حقاً في موقفٍ حرج متزعزع.
Bence insanlık için en büyük uyarı bizim güvenilmez bir durumda oluşumuzçちなみにこの地に立ったレッドフラッグといえば 某国が派遣した潜水艦が
Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar.(5:10) Ибо нет в устах их истины: сердце их – пагуба, гортань их – открытый гроб, языком своим льстят.
Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar.Herra, johdata minua vanhurskaudessasi minun vihamiesteni tähden, tasoita tiesi minun eteeni.
Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar.HERRE, led mig genom din rättfärdighet, för mina förföljares skull; gör din väg jämn för mig.
Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar.Herre, led mig ved din rettferdighet for mine motstanderes skyld, gjør din vei jevn for mitt åsyn!
Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar.Hospodine, proveď mne v spravedlnosti své, pro ty, jenž mne střehou; spravuj přede mnou cestu svou.
Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar.Hospodine, voď ma vo svojej spravedlivosti pre tých, ktorí ma strežú. Urovnaj predo mnou svoju cestu.
Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar.저희 입에 신실함이 없고 저희 심중이 심히 악하며 저희 목구멍은 열린 무덤같고 저희 혀로는 아첨하나이다
Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar.Signore, guidami con giustizia di fronte ai miei nemici; spianami davanti il tuo cammino
Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar.Thi blottet for Sandhed er deres Mund, deres Hjerte en Afgrund, Struben en åben Grav, deres Tunge er glat.
Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar.Uram, vezess engem a te igazságodban az én ellenségeim miatt; egyengesd elõttem a te útadat!
Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar.כי אין בפיהו נכונה קרבם הוות קבר פתוח גרונם לשונם יחליקון׃
Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar.‎لانه ليس في افواههم صدق. جوفهم هوّة. حلقهم قبر مفتوح. ألسنتهم صقلوها‎.
Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar.因 為 他 們 的 口 中 沒 有 誠 實 . 他 們 的 心 裡 滿 有 邪 惡 . 他 們 的 喉 嚨 、 是 敞 開 的 墳 墓 . 他 們 用 舌 頭 諂 媚 人
Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar.因為 他 們 的 口中 沒 有 誠實 . 他 們的 心裡滿 有 邪惡 . 他 們的 喉嚨 、 是 敞開 的 墳墓 . 他 們用 舌頭諂 媚人
Demek istediğim şey bu adamların bu sorular karşısında güvenilmez oluşları değil.Ja nie mówię, że ci ludzie nie powinni odpowiadać na pytania.
Demek istediğim şey bu adamların bu sorular karşısında güvenilmez oluşları değil.그래서 저는 이들이 질문들에 답을 하기 위해 거짓을 말하지 않을거라 확신할 수 없습니다.
Demek istediğim şey bu adamların bu sorular karşısında güvenilmez oluşları değil.Og jeg siger ikke, at de her fyre ikke er forpligtede til at svare på spørgsmål --
Demek istediğim şey bu adamların bu sorular karşısında güvenilmez oluşları değil.Und darum sage ich nicht, dass diese Typen nicht verpflichtet sind Fragen zu beantworten,
Demek istediğim şey bu adamların bu sorular karşısında güvenilmez oluşları değil.אני לא אומרת שהאנשים האלה לא צריכים לענות על שאלות,
Demek istediğim şey bu adamların bu sorular karşısında güvenilmez oluşları değil.و لذلك أنا لا أقول أن هؤلاء الأشخاص ليسو عرضة للاستجواب
Demek istediğim şey bu adamların bu sorular karşısında güvenilmez oluşları değil.ただ 彼等が貪欲な奴らかどうかということに 拘っていると
Döneklik edip ataları gibi ihanet ettiler, Güvenilmez bir yay gibi bozuk çıktılar.(77:57) отступали и изменяли, как отцы их, обращались назад, как неверный лук;
Döneklik edip ataları gibi ihanet ettiler, Güvenilmez bir yay gibi bozuk çıktılar.ale sa obrátili zpät a robili neverne jako ich otcovia; zvrhli sa jako klamné lučište.

İlgili Sayfalar