güvenilmez ile cümle
güvenilmez kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Grand Ole Opry tarafından güvenilmezliği ve alkolikliği nedeniyle görevden alındı.He was dismissed by the Grand Ole Opry because of his unreliability and alcoholism.
Güvenilmez nakilcilerUnreliable transmitters
Böyle bir adama güvenilmez.Einem solchen Mann kann man nicht vertrauen.
Sanırım Tom güvenilmez.Ich glaube, Tom ist nicht vertrauenswürdig.
Kimin güvenilmez olduğu ortaya çıkmıştır."Er durchschaut jedoch noch nicht, wer hinter der Intrige steht.
Ancak kimi kaynaklar bu bilgileri de güvenilmez bulmaktadır.Allerdings gibt es auch Unternehmen, die diese Art von Transparenz nicht schätzen.
Çeşitli araştırmalar anket sonuçlarının güvenilmez olduğunu önermiştir.Viele Teams empfanden die Bewertung ihrer Lösungen als ungerecht.
Hikâye bölümleri, güvenilmez anlatıcı konumunda olan Silas Greaves'in anılarına geri dönüşlerdir.Los niveles de la historia son recuerdos de la vida de Silas Greaves, quien es un narrador poco fiable.
Erkekler güvenilmez ve duyarsızdırlar.Son impasibles y sensatos.
Bu eğilimler, bu tarz bilgileri güvenilmez olarak yorumlayarak etkisini azaltır.I soggetti riducono l'impatto di tali informazioni interpretandole come non affidabili.
Tom güvenilmez.Том ненадёжен.
Bu eğilimler, bu tarz bilgileri güvenilmez olarak yorumlayarak etkisini azaltır.Они уменьшали влияние такой информации, интерпретируя её как ненадёжную.
Ancak kimi kaynaklar bu bilgileri de güvenilmez bulmaktadır.Некоторые исторические источники, впрочем, эти сведения считают недостоверными.
Ancak eninde sonunda güvenilmezliğini ortaya çıkartır.Но она пока скрывает своё неверие.
Bu eğilimler, bu tarz bilgileri güvenilmez olarak yorumlayarak etkisini azaltır.يقوم الأشخاص بتقليل أثر تلك المعلومات عن طريق تفسيرها بأنّها غير موثوقة.
Bu da Güvenilmez anlatıcı(lar)a güzel bir örnektir.وهو عكس الجيد والحسن ويقول (فلان علومه رديه) أي أفعاله .
Zirve, Filistinliler ile İsrail arasındaki güvenilmezlik tezleri artırmasına neden olmuştur.السبب الآخر هو مشروع الاستيطان، والذي أدّى إلى تنامي العداوة بين الفلسطينيين واليهود.
IP gibi, en iyi bir çabası, "güvenilmez" bir protokoldür.Ele é um protocolo de "melhor esforço" ou "não confiável".
Üretimi çok zor ve güvenilmezdi.Het werk was zwaar en onveilig.
Tipik olarak Osmanlı'nın güvenilmez posta sistemi tarafından motive ediliyorlardı.Het kleinood is sterk door de oude Ottomaanse Medijeh-Orde geïnspireerd.
Kimin güvenilmez olduğu ortaya çıkmıştır."Een leek is iemand die geen wijding heeft ontvangen.
Erkekler güvenilmez ve duyarsızdırlar.Personen blir otroligt rädd och osäker.
Buna karşılık Abdullah da Arap ülkeleri liderlerini Güvenilmez olarak görüyordu.У відповідь Абдалла не довіряв лідерам інших арабських країн.
Bu eğilimler, bu tarz bilgileri güvenilmez olarak yorumlayarak etkisini azaltır.Вони зменшували вплив такої інформації, інтерпретуючи її як ненадійну.
Müşteri, gözetim, sansür ve güvenilmez internet bağlantılarına karşı dirençli olacak şekilde tasarlanmıştır.Klient byl navržen tak, aby byl odolný proti sledování, cenzuře a nedůvěryhodnému připojení k Internetu.
Buna karşılık Abdullah da Arap ülkeleri liderlerini Güvenilmez olarak görüyordu.Na oplátku však Abdalláh nedůvěřoval ostatním arabským vůdcům.
Ancak bu ilk tabancalar kullanışsız ve güvenilmez silahlardı.První samočinné pušky byly zatím konstrukčně málo dokonalé a nespolehlivé.
Hikâye bölümleri, güvenilmez anlatıcı konumunda olan Silas Greaves'in anılarına geri dönüşlerdir.Misiunile jocului sunt reprezentate de amintirile lui Silas Greaves, un narator incredibil.
Çeşitli araştırmalar anket sonuçlarının güvenilmez olduğunu önermiştir.Több kutatás azt állítja, hogy a megkérdezések eredményei nem megbízhatóak.
Ancak eninde sonunda güvenilmezliğini ortaya çıkartır.Végül mégis sikerül elnyernie a bizalmát.
Erkekler güvenilmez ve duyarsızdırlar.Miehet ovat elämää ymmärtämättömiä ja toivottomia typeryksiä.
IP gibi, en iyi bir çabası, "güvenilmez" bir protokoldür.Cũng như IP, nó là một giao thức nỗ lực tối đa hay "không đáng tin cậy".
Bu eğilimler, bu tarz bilgileri güvenilmez olarak yorumlayarak etkisini azaltır.Họ giảm trừ ảnh hưởng của những thông tin như vậy bằng cách diễn giải rằng chúng không đáng tin cậy.
Kimin güvenilmez olduğu ortaya çıkmıştır."而轼独若无所为者。
Buna karşılık Abdullah da Arap ülkeleri liderlerini Güvenilmez olarak görüyordu.名義上,利比亞阿拉伯民眾國並無國家元首。
OpenShot'ın önceki sürümleri, güvenilmez olduğu için oldukça eleştirildi.大約在2013年時,OpenShot以不夠可靠為由被批評。
Bedenini duyu kullanımı aracılığıyla algılar; fakat, duyular kimi zaman güvenilmezdir.Той възприема своето тяло с помощта на усещанията, но те не могат да бъдат приети за надеждни.
Açıkça konuşmak gerekirse, o güvenilmez biri.Ако трябва да сме честни, той е човек, на когото не можеш да се довериш.
Üretimi çok zor ve güvenilmezdi.Bila je vrlo loše dizajnirana i nepouzdana.
Köroğlu'nun etrafındakiler ona Hamza'nın güvenilmez bir kişi olduğunu söylerler.Tarp Mahometo bendražygių buvo paskleistos paskalos, kad Aiša jam buvo neištikima.
Zirve, Filistinliler ile İsrail arasındaki güvenilmezlik tezleri artırmasına neden olmuştur.Intifados pradžią skatino didėjantis priešiškumas tarp palestiniečių ir izraeliečių.
Motor ileri derecede güvenilmez olmasına rağmen uçak muhteşem bir performansa sahipti.Hoolimata välisest sarnasusest oli lennukimootorit oluliselt täiustatud.
Erkekler güvenilmez ve duyarsızdırlar.Rahvas on mõtlik ning õnnetu.
Güvenilmez bir yoldaşlık üyesidir ama Albus Dumbledore'a sadıktır.Ordu loojaks ja juhiks on Albus Dumbledore.
Adrenalin güvenilmezdir. Dörtte bir oranda kalp kriziyle atlatýlýr.A adrenalina não é fiável, pode deixá-lo em paragem respiratória.
Algı her durumda güvenilmezdir, belirsizdir.Aşa că percepţia are scăpări în orice caz.
Algı her durumda güvenilmezdir, belirsizdir.Así que la percepción es, en todo caso, imperfecta.
Algı her durumda güvenilmezdir, belirsizdir.Dojemanje je res nepopolno.
Algı her durumda güvenilmezdir, belirsizdir.Donc la perception est effectivement parméable dans tous les cas.
Algı her durumda güvenilmezdir, belirsizdir.Dus perceptie is in ieder geval gebrekkig.
Algı her durumda güvenilmezdir, belirsizdir.Ecco perché la percezione è fallace, in ogni caso.
Algı her durumda güvenilmezdir, belirsizdir.E quindi la percezione non è comunque perfetta.
Algı her durumda güvenilmezdir, belirsizdir.사람들의 인식은 언제나 한결같지 않습니다.
Algı her durumda güvenilmezdir, belirsizdir.Så opfattelsen er faktisk hullet under alle omstændigheder.
Algı her durumda güvenilmezdir, belirsizdir.Tak więc percepcja jest wadliwa w każdym przypadku.
Algı her durumda güvenilmezdir, belirsizdir.Takže vnímanie v každom prípade je deravé.
Algı her durumda güvenilmezdir, belirsizdir.Und so ist Wahrnehmung tatsächlich in jedem Fall "undicht".
Algı her durumda güvenilmezdir, belirsizdir.Và như vậy nhận thức thực sự bị rò rỉ trong bất kỳ trường hợp nào.
Algı her durumda güvenilmezdir, belirsizdir.Vnímání se tedy vždy prolíná.
Algı her durumda güvenilmezdir, belirsizdir.Εν πάση περιπτώσει η αντίληψη είναι διάτρητη.