Burada kalmanın güvenli olduğunu düşünüyor musun?Do you think it's safe to stay here?
Seni güvensiz yapmak bu kadar kolay mı?Is it this easy to make you unsure?
Ödeme sistemleri narin ve dengesizdir - Nakit daha güvenlidir.Payment systems are delicate and unstable - Cash is safer.
Tom'a çok fazla güvenmen gerektiğini sanmıyorum.I don't think you should trust Tom too much.
Yolcularınızın güvenliği hakkında düşünün.Think about the safety of your passengers.
Ben de onlardan birine güvenmem.I don't trust either one of them.
Karanlıktan sonra eve yürümenin güvenli olduğunu düşünüyor musun?Do you think it's safe to walk home after dark?
Gerçekten bu suyu içmenin güvenli olduğunu düşünüyor musun?Do you really think it's safe to drink this water?
Kollarında güvende hissediyorum.I feel safe in your arms.
Yolu boşaltın. Güvenli değil.Clear the road. It's not safe.
Jim güvende.Jim is safe.
Sanırım orası güvende.I think it's safe.
Tom, Mary'nin tek başına evine yürümesinin güvenli olmayacağını düşünüyordu.Tom thought it wouldn't be safe for Mary to walk home by herself.
Güvenli bir şekilde hastaneye vardık.We safely arrived at the hospital.
Kendi güvenliğiniz için kurallara uymak zorundasınız.You have to follow the rules for your own safety.
Tom'un söylediği bir şeye nasıl güvenebilirsin? O patolojik bir yalancı.How can anyone trust anything Tom says? He's a pathological liar.
O kadına hiç güvenmiyorum.I don't trust that woman at all.
Onun güvenli olduğunu nasıl bilebilirim?How do I know it's safe?
Tom, Mary'nin tek başına evine yürümesinin güvenli olacağını düşündü.Tom thought it would be safe for Mary to walk home by herself.
Sen sadece bana güvenmiyorsun. Kabul et.You just don't trust me. Admit it.
"Jamal aziz değildir." "Buna rağmen ona güveniyorum.""Jamal is not a saint." "Yet I trust him."
Şu an itibariyle tüm tümörleri güvenilir şekilde tedavi edebilecek bir yöntem yoktur.As of yet, there is no method that can reliably cure all tumors.
Onların güvende olduklarını sanmıyorum.I don't think they're safe.
Güvenlik görevlisini aramam gerek.I need to call the security guard.
Güvenlik görevlisini aramam lazım.I need to call the security guard.
Orada kaç tane güvenlik görevlisi var?How many guards are there?
Tom bunu yapmnın güvenli olacağını düşündü.Tom thought it would be safe to do that.
Başka kimseye güvenmezdim.I wouldn't trust anyone else.
Buradaki hiç kimseye güvenmezdim.I wouldn't trust anyone here.
Fadıl, ikizlerin daha agresif ve kendine güveneniydi.Fadil was the more aggressive and assertive of the two twins.
Fadıl'ın Layla'ya güvenmemek için herhangi bir sebebi yoktu.Fadil didn't have any reason not to trust Layla.
Tom'un Mary'ye güvenmemesi için herhangi bir sebebi yoktu.Tom didn't have any reason not to trust Mary.
Fadil hâlâ her zaman güvenebileceği bir kişiye sahip.Fadil still has one person he can always count on.
Fadıl kendini güvende hissetmiyordu.Fadil wasn't feeling secure.
Tom hâlâ her zaman güvenebileceği bir kişiye sahip.Tom still has one person he can always count on.
Güvende olacağımI'll be safe.
Tom hâlâ güvenebileceğimiz birisidir.Tom is still someone we can count on.
Kendimize aşırı güvendiğimiz için maçı kaybettik.We lost the game because we were overconfident.
Tom'un güvende olduğunu nereden biliyorsun?How do you know Tom is safe?
Tom'un güvende olduğunu nasıl biliyorsun?How do you know Tom is safe?
İngilizler deniz gücüne güveniyorlardı.The British relied on sea power.
Tom'un yardımına asla güvenmem.I never count on Tom's help.
Tom'a tekrar nasıl güvenebiliriz?How can we ever trust Tom again?
Kasabanın bu kısmı ne kadar güvenlidir?How safe is this part of town?
Burada kendimi güvende hissetmem.I wouldn't feel safe here by myself.
Tom'un söylediğine ne kadar güveniyorsun?How much do you trust what Tom says?
Bence güvenlik en ileri öncelik olmalıdır.I think safety should be a top priority.
Geceleyin dışarı çıkmanın güvenli olduğunu sanmıyorum.I don't think it's safe to go out at night.
Bu bilgi ne kadar güvenilir?How reliable is this information?
Tom bunun güvenli bir toplum olduğunu söyledi.Tom said this is a safe community.
Tom bar güvenlik elemanını geçemedi.Tom couldn't get past the bouncer.
Kendimi güvensiz hissediyorum.I feel insecure.
Biz henüz güvende değiliz.We're not safe yet.
Geceleri kendi başınıza dışarı çıkmanın güvenli olduğunu sanmıyorum.I don't think it's safe to go out at night by yourself.
Tom'un Mary'ye güvenmemek için herhangi bir sebebi yok.Tom doesn't have any reason not to trust Mary.
Bana güvenebilirsin, Tom.You can count on me, Tom.
Artık kime güveneceğimi bilmiyorum.I don't know who to trust anymore.
Sonunda güvendeyim.I'm finally safe.
Tom güvenilmez olduğumu söylüyor.Tom says I'm undependable.
Tom çok güvenen olduğumu söylüyor.Tom says I'm too trusting.