Ana içeriğe geç
Sözlük

güven ile cümle

güven kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom'a asla güvenemezsin.You can never count on Tom.
Tom güvenli bir yerde.Tom is in a safe place.
Sana güvenebileceğime inanıyorum.I believe I can trust you.
Tom'a güvenebileceğimi hissettim.I felt I could trust Tom.
Henüz sana güvenemem.I can't trust you yet.
Ben kendimi çok güvende hissettim.I felt very safe.
Tom Mary'ye güvenmememi söyleyen kişidir.Tom is the one who told me not to trust Mary.
Tom'un Mary'ye güvendiğini sanmıyorum.I don't think Tom trusts Mary.
Rio de Janeiro, tehlikeli alanların dışında kaldığınız sürece tamamen güvenlidir.Rio de Janeiro is perfectly safe as long as you stay out of the dangerous areas.
Ben kesinlikle hiç kimseye güvenmiyorum.I trust absolutely no one.
Ona güvenmemek için hiçbir nedenim yok.I have no reason not to trust him.
Tom'a güvenmemek için hiçbir nedenim yok.I have no reason not to trust Tom.
Savunma avukatı onun beraatini güvenceye almak için Tom adına elinden geleni yaptı.The defence attorney did his best on behalf of Tom to secure his acquittal.
Tom gerçekten kendine güvenen bir çocuk.Tom is a really confident kid.
Dönel kavşaklar dört yollu kavşaklardan daha güvenli ve verimlidir.Roundabouts are both safer and more efficient than four-way intersections.
Sistem neredeyse hiç güvenli değil.The system is hardly foolproof.
Düşmanlarıma dostlarımdan daha çok güvenirim.I trust my enemies more than my friends.
Sen ve benim herhangi tatsız sürprizlerden güvende olmamızı istiyorum.I want you and me to be safe from any unpleasant surprises.
Tom ve Mary güvende olduğu için mutluyum.I'm very happy Tom and Mary are safe.
Bana hikayeyi anlatabilirsin, güven bana.You can tell me the story, trust me.
Rio dünyadaki en güvenli şehir değildir.Rio isn't the safest city in the world.
Ona güvenilmez.She cannot be trusted.
Güvenebileceğim insanlara ihtiyacım var.I need people who I can trust.
Güvenlik duvarı, internette güvenliğinizi garanti eder.A firewall guarantees your security on the internet.
O, güç ve güven duygularına ilham verdi.He inspired feelings of strength and security.
Ben hala tam olarak Tom'a güvenmiyorum.I still don't entirely trust Tom.
Tom'a hâlâ tam manasıyla güvenmiyorum.I still don't entirely trust Tom.
Bir kalabalığın içinde kendimi hala güvensiz ve rahatsız hissediyorum.I still feel unsafe and uncomfortable in a crowd.
O biraz utangaç ama güven bana o çok güzel.He's a little shy, but trust me, he is adorable.
O sadece güvendiğim insanlardan biri.She's actually one of the only people I do trust.
Bana güvenmemen için seni uyarmıştım.I warned you not to trust me.
Tom'a olan güvenimi kaybettim.I've lost confidence in Tom.
Tom'a çok güvenimiz var.We have a lot of confidence in Tom.
Tom'a tam güvenimiz var.We have complete confidence in Tom.
Tom'a tamamen güveniyoruz.We have complete confidence in Tom.
Bu, insanların güvende hissettiği bir yer.It's a place where people feel safe.
Patlayıcı madde imha ünitesi patlamamış bombayı güvenli bir şekilde imha etti.The explosive ordnance disposal unit safely disposed of the unexploded bomb.
Başbakan güvensizlik oyundan sonra devam edemedi.The Prime Minister could not continue after a vote of no confidence.
Tom'un güveni var.Tom has confidence.
Marie, Tom'a güvenebilir.Marie can trust Tom.
Onunla kendimi güvende hissediyorum.I feel safe with him.
Sana güvenmediğim için üzgünüm.I'm sorry I didn't trust you.
Biz senin kararına güveniyoruz.We trust your judgment.
Biz kendimizi oldukça güvende hissediyoruz.We feel pretty confident.
Kimseye güvenme, bana bile güvenme.Don't trust anyone, not even me.
Hiç kimseye güvenme, Tom'a bile.Don't trust anyone, not even Tom.
Ben kimseye güvenmiyorum, Tom'a bile değil.I don't trust anyone, not even Tom.
Sen bana güvenmiyorsun, değil mi?You don't trust me, do you?
Onların sözüne güvenme.Don't take their word for it.
Gerçekten Tom'a güvenemem.I can't really trust Tom.
Ben orada güvende olduğumu biliyordum.I knew I was safe there.
Sana olan güvenimi kaybediyorum.I'm losing faith in you.
Tom gerçekten Mary'ye hiç güvenmedi.Tom never really trusted Mary.
Tom'a güvenimiz tam.We have total confidence in Tom.
Ben Tom'a güvendiğimden emin değilim.I'm not certain that I trust Tom.
Polis bizi güvende tutar.The police keep us safe.
Biz çok güvenliyiz.We're very confident.
Oraya tek başına gitmen güvenli olmazdı.It wouldn't be safe to go there by yourself.
Biz çocuklarımızın güvende olmasını istiyoruz.We want our kids to be safe.
Biz NASA'ya güvenemiyorsak bu geçekten aya gitmediğimiz anlamına mı geliyor.If we can't trust NASA, does that mean that we didn't really go to the moon?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod