Hiç kimse ülkeme güvenmek istemez.Nobody wants to trust my country.
Tom saygın ve güvenilir bir kişidir.Tom is a reputable and a trustworthy person.
O güvenden yoksundur.He lacks confidence.
Güven eksikliğim var.I lack confidence.
Güvenli bir biçimde nasıl kilo kaybedebilirim?How can I lose weight safely?
O, güvenli şekilde nasıl kilo verebileceğini bilmek istiyor.He wants to know how he can lose weight safely.
Güvenli biçimde nasıl kilo verilir bilmek istiyor.She wants to know how to lose weight safely.
O benimle birlikte güvende olacak.He'll be safe with me.
O benimle güvende olacak.She'll be safe with me.
Siz benimle güvende olacaksınız.You will be safe with me.
Onlar benimle güvende olacaklar.They will be safe with me.
Onlar onunla güvende olacaklar.They will be safe with her.
Onunla güvende olacaksın.You'll be safe with him.
O, güvenliği için endişeli.She's worried for his safety.
Artık güvendesin.You're safe now.
O çok güven verici değil.That's not very reassuring.
Tom'u sevmiyorum ve ona güvenmiyorum.I don't like Tom and I don't trust him.
Bana güveniyor musun?Do you trust me?
Tom'a güvenme.Don't trust Tom.
Orada durma. Güvenliği ara.Don't just stand there. Call security.
Sana güvendim.I trusted you.
Size güvendim.I trusted you.
Tom tam Mary'ye güvenmeye başlıyordu.Tom was just starting to trust Mary.
Ben güvenli bir yerde olduğunu umuyorum.I hope you are in a safe place.
Umarım güvenli bir yerdesindir.I hope you are in a safe place.
Tom Mary'ye güvenilmeyeceğini biliyordu.Tom knew that Mary couldn't be trusted.
Sosyal güvenlik numaranızı isteyebiliriz.We may ask for your social security number.
Banka müdürü, kasiyerlerden birine güvenmedi.The bank manager distrusted one of the cashiers.
İlk paragraf güven vericidir.The first paragraph is reassuring.
Tom'a güvenebilir miyiz?Can we trust Tom?
Güvenlik kim?Who's on watch?
En güvenli yerin nerede olacağını düşünüyorsunuz?Where do you think the safest place would be?
Şimdi güvenli mi?Is it safe now?
Bana güvenmiyorsan sana yardım edemem.I can't help you if you don't trust me.
Bana güvenmiyorsan seninle çalışamam.I can't work with you if you don't trust me.
Kimseye güvenmem.I don't trust anyone.
Ben Tom'a Mary'ye çok fazla güvenmemesi gerektiğini tavsiye ettim.I suggested to Tom that he shouldn't trust Mary so much.
Sadece Tom'a güvenemeyeceğimizi söylüyorum.I'm just saying we can't trust Tom.
Ben sadece Tom'a güvenmemen gerektiğini söylüyorum.I'm just saying you shouldn't trust Tom.
En azından şimdilik güvendeyiz.We're safe, at least for now.
Burada mükemmel bir biçimde güvendeyiz.We're perfectly safe here.
Burası güvenli.It's safe here.
Burası güvenli değil.It's not safe here.
Sen güvendiğim tek kişisin.You're the only one I trust.
Şu anda gitmezsen güvenliği arayacağım.If you don't leave right now, I'll call security.
Güven kazanılır.Trust is earned.
Tom çalışkan ve güvenilir.Tom is hardworking and dependable.
O çalışkan ve güvenilir.She's hardworking and dependable.
Tom'a güveniyor musun?Do you trust Tom?
Tom güvenebileceğiniz bir insan türü.Tom is the kind of man you can trust.
O etrafı çevrili güvenlikli sitede yaşıyor.He lives in a gated community.
Dostluk bir güven meselesidir.Friendship is a matter of trust.
Bu daha basit ve daha güvenilir.It's simpler and more reliable.
Bu araba bir Lada'dan daha güvenilir.This car is more reliable than a Lada.
Ben senin güvenini takdir ediyorum.I appreciate your confidence.
Bana olan güvenini takdir ediyorum.I appreciate your confidence in me.
Bende gösterdiğin güveni takdir ediyorum.I appreciate the trust you've shown in me.
Güvenlik başkanı ile konuşmak istiyorum.I'd like to talk to the head of security.
Burada güvende olacağımızı düşündüm.I thought we'd be safe here.
Gölün bu tarafında güvenle paten yapabilirsin.You can skate safely on this side of the lake.