Ana içeriğe geç
Sözlük

gür ile cümle

gür kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Benimle gurur duymanı istedim.I wanted you to be proud of me.
Bütün bunlara rağmen, ben son derece gurur duyuyorum.Nevertheless, I'm immensely proud.
Yine de ben son derece gurur duyuyorum.Nevertheless, I'm extremely proud.
Tom şimdi sağlıklı bir bebek kızın gururlu babası.Tom is now the proud father of a healthy baby girl.
O gürültü hakkında bir şey yap.Do something about that noise.
Şu gürültünün icabına bakın.Do something about that noise.
Gürültüden dolayı kendimi duyurmayı zor buldum.I found it difficult to make myself heard because of the noise.
Onun midesi gurulduyor.His stomach growls.
O çok gururlu ve asla birine dalkavukluk etmeyecek.He is very proud and will never lick anyone´s boots.
Mahalle nasıl? Sakin mi? Gece gürültülü mü?How's the neighborhood? Quiet? Noisy at night?
Oğlumla çok gurur duyuyorum.I'm very proud of my son.
Kızımla çok gurur duyuyorum.I'm very proud of my daughter.
Lütfen daha yüksek sesle konuş. Burası çok gürültülü.Please speak louder. It is too noisy here.
Benim düşünceme göre, doğu müziği fazla gürültülüdür.In my opinion, eastern music is too noisy.
Ebeveynlerim benimle gurur duyardı.My parents were proud of me.
Tom gürültülüdür.Tom is loud.
Sen gürültülüsün.You're loud.
Gururunu ayaklar altına alma.You need to swallow your pride.
Ben bir Burgonyalı olmaktan gurur duyuyorum.I'm proud to be a Burgundian.
Bu gürültü ne?What is that noise?
Çok gürültülüsünüz.You're too loud.
O bir gürme.He's a foodie.
O gürültü nedir?What's that noise?
Gururlu değilim.I'm not proud.
Gerçekten gürültülü.It's really loud.
Çok gürültülü.It's so loud.
Bu çok gürültülü.It's very loud.
Gürültü devam etti.The noise continued.
Gürültü durdu.The noise stopped.
Çocuklar çok gürültü yapıyor.The children are making a lot of noise.
Ailem benimle çok gurur duyuyor.My family is very proud of me.
Gürültü tüm kasabayı telaşlandırdı.The noise alarmed the whole town.
Boğa güreşi çok ilginç bir gösteridir.Bull fighting is a very interesting spectacle.
O gürültü nedeniyle huzursuz olmaya başladı.He began to get restless because of that noise.
Galerideki izleyiciler çok gürültü yapıyorlardı.The spectators in the gallery were making a lot of noise.
Tom gürültülü oluyor.Tom is getting loud.
Tom gurur duyardı.Tom would've been proud.
O gürültünün ne olduğunu her zaman merak ettim.I always wondered what that noise was.
Gök gürültülü fırtınaları sever misin?Do you like thunderstorms?
Yaşadığım yerde bütün gece boyunca trafik gürültüsü duyabiliyorum.I can hear traffic noise all night long where I live.
O bir katolik olmaktan gurur duyar.She's proud to be a Catholic.
Gök gürültülü fırtınalar hem korkutucu hem de heyecan vericidirler.Thunderstorms are both scary and exciting.
Gürültüye daha fazla dayanamadım.I couldn't stand the noise anymore.
Her zaman Tom'la gurur duydum.I've always been proud of Tom.
Onunla hep gurur duydum.I've always been very proud of that.
Gurur duymadığım şeyler yaptım.I've done things I'm not proud of.
Seninle hiç bu kadar gurur duymamıştım.I've never been more proud of you.
Asla daha gururlu olmadım.I've never been more proud.
Seninle hiç böyle gurur duymadım.I've never been so proud of you.
Hiç böyle gururlu olmadım.I've never been so proud.
Büyük bir gürültü duydum.I heard a crash.
Ben artık o gürültüyü fark etmem bile.I don't even notice that noise anymore.
Kanadalı olmaktan gurur duyuyorum.I'm proud to be a Canadian.
Ben sadece seni gururlandırmak istedim.I just wanted to make you proud.
Beni gururlandıracağını biliyorum.I know you'll make me proud.
Burada yaptığım işten gurur duyuyorum.I'm proud of the work I've done here.
Onun boş gururu cumhuriyeti tehlikeye attı.His vainglory put the Republic at risk.
Tom, Mary'ye kendisinin güreş takımının kaptanı olmadığını söyledi.Tom told Mary that he wasn't the captain of the wrestling team.
Oğlum yarışmada birincilik ödülünü kazandığında ben çok gurur duydum.I was very proud when my son won first prize at the competition.
Yandaki gürültü hakkında yöneticiye şikâyette bulunduk.We complained to the manager about the noise next door.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod