O gürültüye artık dayanamıyorum.I cannot stand that noise anymore.
Bütün bu gürültüye neyin sebep olduğunu bulabilip bulamayacağını anlayabilir misin?Would you see if you could find out what's causing all that noise?
Dün gece çok gürültülüydün ve beni uyandırdın.You were very loud last night and woke me up.
Babanın seninle çok gurur duyduğundan eminim.I'm sure your father is very proud of you.
Lütfen gürültüyü engeller misin?Would you please keep the noise down?
Tom seninle gurur duyardı.Tom would've been proud of you.
Tom'un seni gururlu yapacağından eminim.I'm sure Tom will make you proud.
Tom seninle çok gurur duyardı.Tom would be very proud of you.
Tom çok gürültü yapıyordu.Tom was making a lot of noise.
Gürültü yapmamaya çalıştım.I tried not to make any noise.
Ben senin baban olmaktan gururluyum.I'm proud to be your father.
Yaptıklarımdan gurur duymuyorum.I'm not proud of what I did.
Onlar kaybedenler güruhu.They're a bunch of losers.
Gürültü için üzgünüm.I'm sorry about the noise.
Ben sizi benimle gurur duyduracağım.I'll make you proud of me.
Seninle çok gurur duyuyorum, Tom.I'm so proud of you, Tom.
Gerçekten bununla gurur duyuyorum.I'm really proud of this.
Ben sadece seninle çok gurur duyuyorum.I'm just so proud of you.
Müzik çok gürültülüydü.The music was very loud.
Hepinizle gurur duyuyorum.I'm proud of all of you.
Ben gerçekten onunla gurur duyuyorum.I'm really proud of it.
Seninle gurur duyuyorum, Tom.I'm proud of you, Tom.
Sizlerle gurur duyuyorum arkadaşlar.I'm proud of you guys.
Gururum incinmiş değil.My pride's not hurt.
Ben Tom'la çok gurur duyuyorum.I'm so proud of Tom.
Kendimle gurur duyuyorum.I'm proud of myself.
Tom'la gurur duydum.I was proud of Tom.
Biz çok gururluyduk.We were so proud.
Ben Tom'la gurur duyuyorum.I'm proud of Tom.
Tom gururluydu.Tom was proud.
O gürültülüydü.It was noisy.
Müzik çok gürültülü.The music is too loud.
Ben annem ve babamla gurur duyuyorum.I'm very proud of my parents.
Ben bunu sana gururla veriyorum.I proudly grant you this.
Tom buranın gürültülü olacağı konusunda beni uyardı.Tom warned me it would be noisy here.
Hem Tom hem de ben seninle gurur duyuyoruz.Tom and I are both very proud of you.
Tom gürültüden korktu.Tom was startled by the noise.
Neden bu kadar gürültülü davranıyorsun?Why are you being so noisy?
Sen çok gururlu olmalısın.You must be very proud.
Tom çok gururlu olmalı.Tom must be very proud.
Tom çok gurur duyardı.Tom would be so proud.
Çok gururlu olmalısın.You must be so proud.
Tom çok gururlu olacak.Tom will be so proud.
Gurur duyuyor olmalısın.You must be proud.
Babasının büyük bir bilimci olmasıyla gurur duyuyor.He's proud that his father was a great scientist.
Komşunun çocukları ile sorun onların her zaman gece geç saatlerde gürültülü olmaları.The problem with the neighbor's kids is that they're always noisy late at night.
Gök gürültüsünü duydum, fakat şimşeği görmedim.I heard the thunder, but did not see the lightning.
Gürültüye nasıl katlanıyorsunuz?How can you stand the noise?
Liisa gürültüden bıktı.Liisa was sick of the noise.
Bu turistler gürültücü ve kabadır.These tourists are loud and rude.
Tom'un midesi guruldadı.Tom's stomach growled.
Trafik gürültüsü tarafından zulmediliyorum.I'm tormented by the noise of traffic.
Yakında gürültüye alışacaksın.You'll soon get used to the noise.
Yakında gürültüye alışacaksınız.You'll soon get used to the noise.
Bu gürültüye artık dayanamıyorum.I can't stand that noise anymore.
Gerçekten gurur duyuyor olmalısın.You must be really proud.
Kahretsin, o lanet baykuşun çok gürültülü bir şekilde cırlaması yüzünden uyuyamıyorum.Fuck, I can't sleep because those damn owls are screeching so loudly.
Bu sabah gök gürültüsü ile uyandım.I was woken up by the sound of thunder this morning.
Gök gürültüsü o kadar yüksekti ki birbirimizi güçlükle duyabiliyorduk.The thunder was so loud that we could barely hear each other.
Kendinle gerçekten gurur duymalısın.You should be real proud of yourself.