Ana içeriğe geç
Sözlük

gür ile cümle

gür kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Uyukladım, ama bazı akılda kalıcı... ve gurur kırıcı rüyalar gördüm.I dozed off, but was haunted by vivid and humiliating dreams.
Sizi tanıdığımız için korkunç bir gurur duyduk.We were terribly proud to know you.
Burada büyük ve gürültülü bir şey var.There's something big and loud over here.
Sizin hiç gururunuz yok mu?Don't you guys have any pride?!
Gurur seni üniversiteye sokabilir mi?Does pride get you into university?
Gurur mu?Pride?!
Ikincisi benim sahsen cok gurur duydugum bir kaynak.The second is a resource I'm personally really proud of.
Hizmet ettiği ülke ile gurur duymuş ve tanıştığı insanların onurlu insanlar olduğunu düşünmüştür.He took pride in the country he served, and he saw dignity in the people that he met.
Umarım duymadınız, karnım gurulduyorduHope you didn't hear that, it was my stomach growling.
Çok büyük bir gök gürültüsü ve bardaktan boşalırcasına yağmur.This massive thunderclap, and sheets of rain.
Şu anda, Gürcistan'da bir ormanda.Right now, he's in a forest in Georgia.
Bu yüzden, çok gurur duydum.So, I'm flattered.
Kanji Maya, gururlu bir anne.Kanji Maya, she's a mother, and a proud one.
O zaman sen partnerinin Gurusu olacaksın ve o da senin Gurun olacak.Because your partner will be your guru and you will be their guru.
Buradaki gürültü derken sesi kastetmiyorum.Now by noise, I do not mean sound.
Ama genel anlamda, bu gürültü sinyali bozan bir şeydir.But more generally, this noise is something that corrupts the signal.
Aynı şekilde, motor çıktısını hareket çıktısının üstüne koyarsanız, çok gürültülü olacaktır.Similarly, when you put motor output on movement output, it's extremely noisy.
Yani bütün duyusal hareket görevlerimizi gürültü altında yapıyoruz.So we work in a whole sensory movement task soup of noise.
Ama buna eklenen bir gürültü var.But there's noise added to this.
Yani aslında bu istediğim güzel ve akıcı hareketle elime geçen çok gürültülü bir versiyon.So what I actually get, based on this lovely, smooth, desired force, is a very noisy version.
Her seferinde farklı bir gürültülü versiyona ulaşırım, çünkü gürültüler değişir.I will get a different noisy version each time, because noise changes each time.
Henry James gurur duyardı.Henry James would be proud.
Çok gururlu bir kadındı.She was a proud lady.
Büyük gurura sahipti.She had a lot of pride.
Anne babasının öğütlediği Garvey gururundan ve bağımsızlığından çok uzaktaydı.He had wandered far from the Garvey pride and independence his parents had preached.
Biz zaten dahil olduğumuzda, bununla gurur duyuyorduk.We were already that when we came in.
O an, siyahi olduğum için gurur duymuştum.And I was proud, at that moment, to be black.
Gök gürültüsünü, şimşeği ve doluyu üreten şey bu buluttur .It's what's produces thunder and lightning and hail.
Kısacası, yolumuz uzun. Dilin çoğu gürültüden ibaret.So you have a long way to go, most language is noise.
Gurur duyduğum eserlerden biri hakkında oldukça kısa bir konuşma yaptım.I spoke very briefly about one of my proudest creations.
Yani insanlar ve şempanzeler, gorillerle akraba, kuzen olan bir doğal gurup.So humans and chimps are a natural group, which are related to gorillas, cousins of gorillas.
Gururla Kral Lear'i oynadığını söyledi.He proudly said he played King Lear.
Bence bütün serbest fonları bir bütün olarak guruplamamak çok önemli. -And I think it's very important not to group all hedge funds together.
Hiçbir devlet veya dini guruba bağlı değiliz.We are not part of any governments or religious groups.
Bugün burada olduğum için çok gururluyum, tüm dünyadaki çocukları temsilen.I'm so proud to be here today representing children from all over the world.
Bu yüzden de bu etkinliğin bir parçası olmaktan gurur duyuyorum.So that's why I'm so proud to be part of this event.
"En lanet biraz gürültü yaparsanız," Samuel "Ben cehenneme gönderecek." Yanıtladı"If you make the least damn bit of noise," replied Samuel, "I will send you to hell."
Halen bir isyan gürültü olmadan duyuldu.Presently a rioting noise was heard without.
Çok gururluyum.I'm so proud.
Sadece onunla gurur duyman ve seyircinin her neticede gelecegini dusunmen gerekiyor.You just have to be very proud of it, and then think the audiences will come eventually.
Web sayfasında Washington'ın en büyük lobisi olmasıyla gurur duyar.It boasts on its web page that it is the biggest lobby in Washington.
En iyi Ridgeway'a nasıl gidebileceğini sordum, ve Gurnsey üzerinden gitmemi söyledi.I asked how to do the greater Ridgeway, and it told me to go via Guernsey.
Corky resmi düşmanca bakışlar, ve kuru bir tür, gürültü emme oldu ağzını.Corky was glaring at the picture, and making a sort of dry, sucking noise with his mouth.
Bobbie, o onunla gurur, ve onu elişi rahatsız istemiyor.Bobbie, she's proud of him, and doesn't want her handiwork disturbed.
Bu yapmak için çok fazla gururlu olman gerekir.You have too much pride to do that.
Gürültü yapamazdım.I can't make noise.
Sizin çıkardığınız gürültüyü duyuyorum.I can feel your noise.
Seninle gurur duyuyordum, Dan.I was proud of you, Dan.
Doğru, ben her zaman gurur duyduğun kızın oldum.That's right. I've always been a daughter that you could be proud of.
Anlarsınız işte, Tony Blair özelinde moda gurusu ile birlikte ne giyer?You know, what does Tony Blair get up to in private with his fashion guru?
Çocuklar devamlı gürültü yapar, kavga eder, bir şeyleri kırarlardı.The kids are noisy, they break things
- Çavuş Stunk ailesini gururlandırıyor.Sergeant Stunk makes his family very proud of him.
Senle gurur duyardı.He would be proud of you.
Dünyanın en büyük oyun tasarım organizasyonuna ev sahipliği yapmaktan büyük gurur duyuyoruz.We are so proud to be hosting, this, the World's largest game creation event.
Ve en gurur duyduğum şeylerden biri IBM için yapılan bu anlaşma.And one of the things I'm most proud of is this agreement for IBM.
Fakat bu, onun ana okulunda gürültü patırtı çıkaramayacağı gerçeğinin kanıtıdır.But here he stands as testament to the fact that you can't roughhouse on the playground today.
Harvard İşletme Okulu gurusu ve profesörlerimden biri.Harvard Business School guru and a professor of mine.
Bunun için çok mutlu ve gururluyum çünkü, erişilebilecek mükemmel bir pozisyon.And I'm very proud and happy to be in that role because it is a fascinating position to be in.
Sizinle gurur duyuyorum.Son ders yılı boyunca hep birinci sırada kaldınız ve...I am very proud of you. Over the course of last year, you have stayed first and...
Çok gürültülü oluyorsunuz.You're being too loud.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod