günlük ile cümle
günlük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ocak ayı sonlarında, üç günlük bir sürede çekimleri tamamlandı.Na początku czerwca składał trzygodzinne zeznania.
"İlk günlük gazete".Pierwsza bydgoska gazeta.
30 günlük deneme sürümü bulunmaktadır.Próby objęły 30-godzinny test długodystansowy.
Yıllık ve günlük sıcaklık farkları yüksektir.Ogólnie roczne i dobowe wahania temperatur są wysokie.
Günlük gereksinim düzeyi 300–350 mg arasındadır.Dzienne zapotrzebowanie na magnez wynosi 250-350 mg.
Kentte dört ulusal günlük gazete yayımlanmaktadır.W mieście wychodzą aż cztery tytuły prasowe.
Bir porsiyon günlük değerin %38'ini karşılayan fiolik asit bakımından zengindir.38% Z alergologicznego punktu widzenia największe znaczenie z liczącego ok.
Bazı Sihler günlük yaşamlarında Kakkas kuralına tam olarak riayet etmezler.Zastosowanie jednostek Plancka byłoby w życiu codziennym mało wygodne.
Bu yaklaşık 15 günlük bir süreyi kapsar.Zażywać przez okres maksymalnie 15 dni.
Hafta ise 10 günlüktü.10 godzin dziennie.
Böylelikle New Day'in 483 günlük rekorunu da sonlandırmış oldular.Zakończyli również 483-dniowe panowanie The New Day będące najdłuższym w historii federacji.
13 Ocak 2011'de Gaines Toronto Raptors ile 10 günlük bir kontrat imzaladı.14 marca podpisał 10-dniową umowę z Toronto Raptors.
İlk olarak haftalık yayımlanan gazete, Haziran 1905'ten itibaren günlük olarak yayımlanmaya başlandı.Początkowo wychodził jako tygodnik, a od czerwca 1905 stał się dziennikiem.
80 günlük kuluçka devresinden sonra çıkan yavruyu 8-9 ay sindirilmiş besinleri gagasına kusarak beslerler.Młode zaczynają samodzielnie pobierać pokarm po 8–9 dniach od wylęgu.
La Gazzetta dello Sport, İtalya'da yayımlanan ve sporla ilgili içeriğe sahip olan günlük gazete.Z okazji igrzysk we Włoszech powstało pismo La Gazzetta dello Sport, poświęcone w całości tematyce sportowej.
Kurier, Avusturya'da yayınlanan günlük gazetedir.Kurier - niezależny dziennik ukazujący się na terenie Austrii.
Günlük aktivitelerin sayısını belirtmek için Isı haritası.Numeryczna mapa sumy opadów rocznych.
Bu yıldız yarıdüzenli değişen olarak kategorilendirilmiştir ve 2.000 günlük bir yörünge süresi vardır.Jest sklasyfikowana jako gwiazda zmienna półregularna i ma szacunkowy czas obrotu około 2000 dni.
Günlük 10 akçe kira bedeli çıkarıldı.Parcela została wynajęta za 31 scudi rocznie.
Ağır böbrek yetmezliği olan diyaliz hastalarında günlük toplam doz 7.5 mg'ı aşmamalıdır.U pacjentów dializowanych z ciężką niewydolnością nerek nie należy stosować dawki większej niż 7,5 mg na dobę.
2006 yılı içinde, günlük ortalama 150.000 araç köprüyü geçmektedir.W 2011 roku średnio dziennie przez most przejeżdżało 95 000 samochodów.
1948 yılından sonra ise günlük yayıma geçildi.Od 1948 czasopismo zaczęło ukazywać się codziennie.
Tahıllar günlük yaşamda da büyük yer edinmişti.Pokora uwieczniał także codzienne życie wsi.
Parti günlük gazetesi Kızıl Sabah'dır.Wydawcą bezpłatnej gazety jest Red Top Media.
Günlük hayat, gerçekten."Prawdziwa historia życia".
Günlük saç kaybı 100'e kadar çıkabilir.Strata plonu ziarna może wynosić nawet kilkadziesiąt procent.
Bütün bu ağ içinde günlük yolcu trenleri vardır.Linią tą przejeżdża kilkanaście par pociągów pasażerskich dziennie.
Aftonbladet (İsveççe: ), Stockholm merkezli, günlük bir İsveç gazetesi.Aftonbladet (szw. gazeta wieczorna) – szwedzki dziennik popołudniowy ukazujący się od 1830 roku w Sztokholmie.
Günlük tüketim ihtiyaçlarını, taze olduğu halde çöpe atılmış gıdalardan karşılamaktadırlar.Owoce Podłużnie żeberkowane, bocznie spłaszczone.
Günlük dizi sezonlarında bölüm sayısı en fazla 500-600 bölümdür.Główny grzbiet gazety liczy codziennie od 40 do 56 stron.
Dagbladet, Türkçe "günlük gazete" demektir.Tytuł znaczy "Nowa Gazeta".
Skeçlerden oluşan bu program günlük olaylardan bahsetmektedir.Program pokazuje proces produkcji przedmiotów, z którymi mamy do czynienia na co dzień.
Bu günlüklerin her birinde, konu olan olayların değişik yönleri dile getirilmektedir.We wszystkich przykładach dyskutanci przyjmowali różne znaczenia używanych przez siebie słów.
Tören televizyonlardan canlı yayınlandı, ülkede 3 günlük yas ilan edildi.Korporacja Live Nation ogłosiła kolejny na tym samym stadionie, zaplanowany na dwa dni później.
Avrupa'ya ortalama 49 günlük bir yolculuk sonrasında mart ayı sonunda ve nisan ayında ulaşırlar.Pod koniec marca i w kwietniu powracają do Europy po trwającej około 49 dni wędrówce.
Bugün Radyo Manila günlük İspanyolca yayın yapmaktadır.Aktualnie Radio Sputnik przygotowuje w języku polskim codzienny godzinny program o charakterze magazynowym.
Ext dosya sistemi ext3 sürümünden itibaren günlükleme desteği sunmaktadır.Konwersja systemu plików z ext2 do ext3 polega na dodaniu pliku dziennika.
Tiyatro oyunları kadar, sade anlatımıyla günlük yaşamın ayrıntılarını işlediği öyküleri ile de dikkati çeker.Ma dar jasnowidzenia, wszystkie wydarzenia z życia notuje w swoim dzienniku.
Genel olarak 8 günlük bayram süresince üç şükran dile getirilir.W łukach nadokiennych ośmiu okien przedstawił z kolei Osiem błogosławieństw.
Günlük sınırsız bilet ise $3 olarak ücretlendiriliyor.Normalny bilet wstępu kosztuje 3 €.
Kişiye özgü sağlık duyusunu belirleyen temel faktör olup, insanın günlük yaşamında merkezi bir rol oynar.Podkreślana jest kluczowa rola pielęgniarki, odpowiedzialnej za codzienne towarzyszenie umierającemu.
Böbrek yetmezliği olan hastalarda uygulanacak günlük doz yarıya indirilmelidir.Comiesięczne badanie piersi powinno być szeroko propagowane.
Her gün günlük 2000 kişi ziyaret eder.10 000 osób dziennie.
Günlük yaşam ile dalga geçti.Prowadzi dzienny tryb życia.
The Daily Mail, Birleşik Krallık'ta tabloid olarak yayımlanan günlük gazete.Daily Mail – brytyjska gazeta, wydawana w formacie tabloidu.
Daha sonra günlük yayınlanan Polonya gazetesi olan "Dziennik Śląski" 'de görev aldı.Równocześnie wystartował nowy, rozbudowany serwis internetowy „Dziennika Polskiego”.
Bu görüntüler yemekleri, mimari eserleri, insan portrelerini ve insanların günlük yaşamlarını göstermektedir.Można na nich zobaczyć jedzenie, architekturę i czynności życia codziennego.
Günlük hayatımızın içinde farkına bile varmadığımız görüntü çokluğu içinde yaşamaktayız.Zdałem sobie sprawę, że dalej w moim życiu, nie będzie go tak wiele, jak gdy widziałem go na co dzień.
Günlük hayatta da sıklıkla kullanılmaktadır.Także ci częściej wybierają Życie.
Özneldir Anı ile günlük çoğu zaman karıştırılmaktadır.Najczęściej podaje się go w ujęciu dziennym.
1975'ten 1983'e kadar haftalık olarak yayımlanan gazete 1983'ten beri günlük olarak yayımlanmaktadır. ^ sitesiOd 1983 „The Forward” ukazuje się jako tygodnik.
17 Mart 2014 tarihinde Philadelphia 76ers ile 10 günlük sözleşme imzaladı.14 marca 2014, podpisał 10-dniowy kontrakt z Philadelphia 76ers.
Bu yaygın bir problemdir ve kronik günlük baş ağrısına yol açabilir.Detta är ett vanligt problem som kan leda till kronisk, daglig huvudvärk.
8 Mayıs 1933'te Gandi, Harijan hareketine destek olmak için 21 günlük kişisel arınma orucuna başladı.Den 8 maj 1933 inledde Gandhi en 21-dagars självreningsfasta för att hjälpa harijanrörelsen.
Deprem nedeniyle dönemin Portekiz başkanı António Ramalho Eanes üç günlük ulusal yas ilan etti.Efteråt utlöste Portugals president António Ramalho Eanes tre dagars landssorg.
Basit İYE’ler için, çocuklar genellikle üç günlük bir antibiyotik kullanımına yanıt verirler.För enkla UVI:er svarar barn ofta på en tredagarskur med antibiotika.
15 Ekim'de Castro, Guevara'nın öldüğünü kabul eder ve tüm Küba'da üç günlük yas ilan eder.Den 15 oktober erkände Castro att Guevara var död och utlyste tre dagars sorg.
Günlükleri yasaklandı.Tidningar blev förbjudna.
The Age, 1854'ten beri Melbourne, Avustralya'da yayımlanan günlük bir gazete.The Age är en dagstidning, som har publicerats i Melbourne, Australien sedan 1854.
1702 - İngiltere'nin günlük olarak yayımlanan ilk ulusal gazetesi, Daily Courant çıkmaya başladı.1702 – Storbritanniens första dagstidning The Daily Courant börjar ges ut.