günlük ile cümle

günlük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O bir günlük tutar.He keeps a diary.
Günlük hayatında fazla enerji kullanmaya karar verdi.He decided not to use much energy in his daily life.
Her gün günlük tutmaya karar verdi.He made up his mind to keep a diary every day.
Monoton günlük yaşantısı yüzünden bunalmış gibi görünüyor.He seems to be oppressed by his monotonous daily life.
O, yolculuğu esnasında bir günlük tuttu.He kept a diary during the trip.
Onlara günlük ödenir.They are paid by the day.
Onların günlük bakıma ihtiyacı var.They need daily care.
3 yıldır bir günlük tutuyor.She has kept a diary for 3 years.
O, bir günlük tutardı, ama artık tutmuyor.She used to keep a diary, but she no longer does.
O, bir günlük tutmaya karar verdi.She decided to keep a diary.
Günlük hayattan uzaklaşmak istedi.She wanted to get away from everyday life.
Arkadaşlarıyla on günlük bir Avrupa gezisine çıktı.She took a ten-day trip to Europe with her friends.
Ben günlük hayatın monotonluğu ile sıkılmıştım.I was bored with the monotony of daily life.
Annem işten eve gelirken günlük alışverişini yapar.My mother does her usual shopping on her way home from work.
Ben her gün günlük tutmayı zor buldum.I found it difficult to keep a diary every day.
Günlük egzersiz, obezitenin üstesinden gelmek için etkilidir.Daily exercise is effective in overcoming obesity.
Hayatın günlük rutininden usandım.I am tired of the day-to-day routine of life.
Ben her gün bir günlük tutuyorum.I keep a diary every day.
İş ilişkilerim hakkında günlük kayıt tutarım.I keep a daily record of my business dealings.
Günlük hayatımda sağlığıma zarar vermemek için vücudumla çeşitli şekillerde ilgileniyorum.In my daily life I take care in various ways of my body so as not to damage my health.
Bebek bir günlüktür.The baby is one day old.
Kedi yirmi günlüktür.The cat is twenty days old.
Birkaç günlük bir tatile çıkalım.Let's take a short break.
Bir günlük turlarınız var mı?Do you have one-day tours?
Günlük olarak egzersiz yapmak son derece önemlidir.It is extremely important to exercise daily.
Matematik günlük hayatta önemlidir.Mathematics is important in daily life.
Günlük 100 avro.100 euros for the whole day.
Günlük spor, sağlığın için gereklidir.Daily exercise is essential for your health.
Kırmızı bir günlük aldım.I bought a red diary.
O günlük yaşamından memnun mu?Is she satisfied with her daily life?
Sözde "30 günlük" dil kurslarından nefret ediyorum.I hate so-called "30 days" language courses.
O günlük olarak tıraş olur.He shaves daily.
Tom Hilton otelinde üç günlük bir rezervasyon yaptı.Tom made a reservation for three days at the Hilton Hotel.
Tom bir günlük tutar.Tom keeps a diary.
Tom Fransızca bir günlük tutuyor.Tom keeps a diary in French.
Tom bu yıl günlük tutmaya karar verdi.Tom has decided to keep a diary this year.
Tom bir günlük izin almak istiyor.Tom wants to take a day off.
Bir günlük tutuyor musun?Are you keeping a journal?
Günlük yazmak iyi bir alışkanlıktır.Writing in a diary is a good habit.
Tom, bir günlük izin almalı.Tom needs to take a day off.
Babam her gün bir günlük tutar.My dad keeps a journal every day.
Biz günlük çalışırız.We work daily.
Günlük İngilizce rutinim çok azaltıldı.My daily routine of English has been greatly reduced.
Günlük tutardı fakat artık tutmuyor.She used to keep a diary, but doesn't anymore.
Bu yıl bir günlük tutmaya karar verdim.I have decided to keep a diary this year.
Bu yıl bir günlük tutmak için karar verdim.I have made a resolution to keep a diary this year.
Bu arada kaç taneniz günlükler tutuyor?By the way, how many of you keep diaries?
Bu arada, kaç taneniz bir günlük tutuyor?By the way, how many of you keep a diary?
Günlük ücret nedir?What's the daily fee?
Bana günlük olarak hangi ilacı aldığını söyler misin?Can you tell me which medication are you taking daily?
Ona aylık değil, günlük ödeme yapılıyor.She isn't paid monthly, but daily.
Onun maaşı aylık değil, günlük.She isn't paid monthly, but daily.
Babamın 30 yıl boyunca tuttuğu bir günlük buldum.I found a diary my father kept for thirty years.
Üç günlük hafta sonlarını seviyorum.I love three-day weekends.
O, isteksizce günlük işlerini halletti.She performed her daily duties without any passion.
Tom'un günlük planından bir kopya istiyorum?I want a copy of Tom's daily schedule.
Otel pahalıydı ama günlük fiyata kahvaltı dahildi.The hotel was expensive, but the daily rate included breakfast.
Günlük fiyata kahvaltının dahil olduğunu unuttum.I forgot that the daily rate included breakfast.
Veganlar günlük yaşamlarında, hayvansal ürünler, ya da yan ürünler kullanmazlar.Vegans do not use animal products, or by-products, in their everyday lives.
O, fikrini günlük olarak değiştirdi.He changed his mind daily.

İlgili Sayfalar