günlük ile cümle
günlük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Çoğu kişi günlük hayatı hakkında yazı yazar.Most people write about their daily life.
Bir günlük tutuyor musunuz?Do you keep a diary?
Bana günlük yaşantından bahset.Tell me about your daily life.
Altın fiyatı günlük olarak dalgalanır.The price of gold fluctuates daily.
Doktor hastanın sadece birkaç günlük ömrü olduğunu vurguladı.The doctor emphasized that the patient had only a few days.
Günlük oran nedir?What's the daily rate?
Bir tam günlük çalışmadan sonra bir bardak bira gibi bir şey yoktur.There is nothing like a glass of beer after a whole day's work.
Bir günlük izin alabilir miyim?Do you mind if I take a day off?
Günlük turlar önerir misiniz?Do you offer any all-day tours?
Bir günlük sıkı çalışmadan sonra sessiz olmak istiyorum.I want to be quiet after a day's hard work.
Moskova'ya ulaşmadan önce dört günlük daha seyahatiniz kaldı.You've got another four day's journey before you reach Moscow.
Mike günlüklerinden kaba bir tablo yaptı.Mike made a rude table from the logs.
Ben öğrenciyken İngilizce günlük tutardım.I used to keep a diary in English when I was a student.
Bu arada, kaç taneniz günlük tutuyor?By the way, how many of you are keeping a diary?
Bu arada, kaçınız bir günlük tutuyor?By the way, how many of you are keeping a diary?
TV günlük yaşamda önemli bir rol oynar.TV plays an important part in everyday life.
TV'nin icadı günlük hayatımızda köklü bir değişime neden oldu.The invention of TV caused a drastic change in our daily life.
Takeshi İngilizce bir günlük tutar.Takeshi keeps a diary in English.
Hikaye tüm günlük gazetelerdeydi.The story was in all daily newspapers.
En azından günlük konuşmalar yapabilmeyi istiyorum.At the very least, I'd like to be able to have everyday conversations.
Bu bir günlük olay.This is a daily occurrence.
Bu onun tuttuğu günlüktür.This is the diary which she kept.
Saf su günlük yaşantımızda gereklidir.Pure water is necessary to our daily life.
O süpermarkete giderseniz, günlük hayatta kullandığınız pek çok şeyi satın alabilirsiniz.If you go to that supermarket, you can buy most things you use in your daily life.
Birkaç günlük istirahat sana iyi gelecektir.A few days' rest will do you good.
Hiç günlük turunuz var mı?Do you have any day tours?
Bu bir günlük gazetedir.This is a daily newspaper.
Günlük yaşantından memnun musun?Are you satisfied with your daily life?
Lisedeyken günlük tutardım.I used to keep a diary when I was at high school.
Bu hafta üç günlük bir hafta sonu yaşıyoruz.We're having a three-day weekend this week.
Yaklaşan üç günlük tatili nasıl geçireceksin?How will you spend the coming three-day holiday?
Bu günlük bu kadar yeter. Çok yorgunum.I've had it for today. I'm too tired.
Karım iki günlük bir geziye gitti.My wife went on a two-day trip.
Karım günlük işlerden yoruluyor.My wife is getting tired of the daily routine.
Dün bir günlük izin aldım ve pikniğe gittim.I took a day off yesterday and went on a picnic.
Üç günlük tartışma zaman harcamaya değerdi.The three-day discussion was worthwhile.
Bir günlük tutardım.I used to keep a diary.
Birkaç günlük izne ayrılıyorum.I am taking a couple of days off.
Üç yıldır bir günlük tutmaktayım.I have kept a diary for three years.
Amerikan günlük yaşamını öğrenmek istiyorum.I want to learn about American daily life.
Paskalya Adası'na on günlük bir seyahate gittim.I went on a ten-day trip to Easter Island.
Bu on yıl İngilizce bir günlük tuttum.I have kept a diary in English these ten years.
Seyahat ederken genellikle günlük tutarım.I usually keep a diary when I travel.
İngilizce bir günlük tutuyorum.I keep a diary in English.
Bana günlük ödeniyor.I'm paid by the day.
Her gün bir günlük tutuyorum.I am keeping a diary every day.
Patron hepimize bir günlük izin verdi.The boss gave us all a day off.
Kesinlikle üç günlük bir hafta sonu diliyorum.I sure wish I could have a three-day weekend.
Gelişme günlük olarak takip edilir ve bir veritabanında saklanır.Progress is monitored daily and stored in a database.
Ben gençken her gün günlük tutardım.I used to keep a diary every day when I was young.
Öğretmen günlük çalışmanın önemini vurguladı.The teacher stressed the importance of daily practice.
Şiddetli yağış son iki ayın günlük sebze fiyatlarının artmasına sebep oldu.The heavy rainfall has caused vegetable prices to rise daily for the last two months.
Siz hiç günlük turlar sunuyor musunuz?Do you offer any day tours?
Bir günlük tutmak iyi bir alışkanlıktır.Keeping a diary is a good habit.
Günlük eşya bölümü hangi katta?What floor is the daily goods department on?
Yarım günlük turlarınız var mı?Do you offer any half-day tours?
Onun bir günlük izin isteğini reddetti.He turned down her request for a day off.
O, İngilizce bir günlük tutar.He keeps a diary in English.
O, bugün bir günlük izin alıyor.He is taking a day off today.
O bir günlük seyahate çıktı.He went on a one-day trip.