günlük ile cümle
günlük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bir günlük tutmuyorum.I don't keep a diary.
Günlük işinden vazgeçme.Don't give up your day job.
Bu restoranda öğle yemeği yediğimde her zaman günlük özeli sipariş ederim.I always order the daily special when I eat lunch at this restaurant.
Tom'a günlük izin verdim.I gave Tom the day off.
Sadece eski bir günlük buldum.I just found an old diary.
Ben bir günlük tutuyorum.I keep a journal.
Son üç yıldır Fransızca bir günlük tuttum.I've kept a diary in French for the past three years.
Bir öğrenciyken Fransızca bir günlük tuttum.I kept a diary in French when I was a student.
Fransızca bir günlük tutuyorum.I keep a diary in French.
Günlük on kilometre koşarım.I run ten kilometers daily.
Tom günlük işlemcidir.Tom's a day trader.
Tom bir günlük tuttu.Tom kept a diary.
Günlük egzersiz yapmaya çalışacağım.I'll try to exercise daily.
Yarım günlük bir işim var.I have a part-time job.
Bana günlük yaşamından bahset.Tell me about your everyday life.
Günlük hedefi nedir?What is his daily goal?
Bir günlük özgürlük, on yıllık zulümden daha iyidir.One day's freedom is better than ten years of oppression.
Öğrenciye üç günlük bir uzaklaştırma verildi.The student was given a three day suspension.
Bu su kulesi üç günlük tedariki tutar.That water tower holds a three-day supply.
Tom'un bir günlük tutmasını öneren kişi bendim.I was the one who suggested Tom keep a journal.
Ben günlük olarak okula giderim.I go to school daily.
Tom üç günlük bir seyahate gitti.Tom went on a three-day trip.
Tom günlük tutmaya karar verdi.Tom has decided to keep a diary.
Gelecek hafta birkaç günlük izine ihtiyacım olabilir.I may need a few days off next week.
Tom üç günlük zaman içerisinde gidiyor.Tom is leaving in three days time.
Tom bugün bir günlük izin alıyor.Tom is taking a day off today.
Günlük olarak iç çamaşırı değiştirin.Change underwear daily.
Bu günlükler ağır.These logs are heavy.
Ebola virüsü taşıdıklarından süphelenilen kişiler için 21 günlük bir karantina vardır.There is a 21-day quarantine for people suspected of having contracted the Ebola virus.
Türkiye'ye iki günlük bir seyahat için yola çıktılar.They set out for Turkey on a two-day trip.
Tom asla hayatında bir günlük çalışma kaçırmadı.Tom has never missed a day's work in his life.
Ben hiç günlük tutmadım.I've never kept a diary.
Yarın bir günlük izin.Tomorrow is a day off.
Dan iki günlük tutsaklıktan sonra nihayet rehinesini serbest bıraktı.Dan finally released his hostage after two days of captivity.
Müzik günlük hayatımızda her daim vardır.Music is ever present in our daily lives.
Bizim sadece üç günlük yeterli yiyecek ve suyumuz var.We only have enough food and water for three days.
Neden bir günlük izin istemiyorsun?Why don't you ask for a day off?
Bu, günlük kaç para?How much does that cost per day?
Orkideler günlük bakım ister.Orchids demand daily care.
Küçükken bir günlük tuttum.When I was small I kept a diary.
Ben son üç yıldır Fransızca bir günlük tutuyorum.I've been keeping a diary in French for the last three years.
Fransızca bir günlük tutardım.I used to keep a diary in French.
Tom bir günlük izin almaya karar verdi.Tom has decided to take the day off.
Günlük gazete dünya'nın sorunlarını kahvaltı masasına getirir.The daily newspaper brings the world's problems to the breakfast table.
Günlük işini bırakma.Don't quit your day job.
Emirliklerin New York'tan Dubai'ye günlük beş uçuşu vardır.Emirates has five daily flights from New York to Dubai.
Günlük çekişmeler yüzünden sıkıntılıyım.I'm distressed by the daily squabbles.
Çamaşır günlük ev işidir.Laundry is a chore.
Red Light Işınlama GDR'de günlük bazda kullanılan bir kelimeydi.Red Light Irradiation was a word that was used on a daily basis in the GDR.
O zaten günlük gazeteyi okudu.He has already read the daily newspaper.
Mary bir günlük gezi yapmak istiyor.Mary wants to make a day trip.
Tom bir günlük gezi yaptı.Tom made a day trip.
Ben bir günlük gezi yaptım.I made a day trip.
Ustalık çocukluktan itibaren günlük pratikte yıllar gerektirir.Virtuosity requires years of daily practice from childhood.
Ben uzun süre bir günlük izin almadım.I haven't had a day off in a long time.
Günlük yaşam, yoğun, telaşlı ve bazen ezici olabilir.The daily life can be busy, hectic and sometimes overwhelming.
Bu gazete 5,5 milyonluk günlük ortalama okuyucu kitlesiyle böbürlenir.This newspaper boasts an average daily readership of 5.5 million.
Bir günlük izin aldım.I took a day off.
Ben üç günlük hafta sonlarını severim.I like three day weekends.
Günlük fitness antrenmanı onun için çok önemlidir.His daily fitness training is very important to him