gündem ile cümle

gündem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Yugoslavya'nın dağılması sonucu tekrar gündeme gelmiştir.Na de afscheiding van Joegoslavië werd dit weer ongedaan gemaakt.
Gündem "Yeni Avrupa'daki kriz" idi.In Europa was daarmee 'Boek van het jaar'.
Gerçek Gündem.De Ware Tijd.
1896'da ortaya çıkan bir olay Dreyfus davasını yeniden gündeme getirdi.In 1899 werd de zaak heropend en werd Dreyfus opnieuw schuldig bevonden.
Bugün Meksika’da La Malinche hala çok zıt özellikleriyle gündemde yer alır.In Le Menec staan 11 rijen van menhirs bijna evenwijdig aan elkaar.
Bölgedeki Rus varlığını güçlendirmek için; yeni bir yönetim birimi kurulması gündeme geldi.De situatie in Rusland en de opkomst van een nieuwe sterke man wordt op de achtergrond genoemd.
Bu proje gündeme geldiğinde tekrar izin istemeyi düşündüm ve bu sefer kabul ettiler.Verrast zegt zij nu weer ja en deze keer meent zij het.
Bu konu en son 3 Mart 2006'da yeniden gündeme gelmiştir.Op 3 maart 2006 werd de noodtoestand weer ingetrokken.
Son zamanlarda Maroon 5 - Moves like Jagger şarkısı ile gündeme gelmiştir.Het grootste succes tot op heden scoorden de mannen van Maroon 5 met het nummer Moves like Jagger.
1990'lı yıllarda büro iki olay nedeniyle gündeme geldi ve olumsuz eleştiriler aldı.In de jaren zestig werden de laatstgenoemde twee lijnen opgeheven wegens tegenvallend resultaat.
Bu sebeple Nintendo'ya dava açılması bile gündeme geldi.Dit was echter niet de reden voor zijn daaropvolgende vertrek bij Nintendo.
Düşünce Gündem.Dzień do namysłu.
Gündem değiştirmek istiyorlar.Zastąpił on Rozmowę dnia.
İlk olarak 1956 Melbourn'da konu gündeme geldi.Po raz pierwszy złoto zdobył w 1956 w Melbourne.
"Tasfiye Gündemde". gazetegercek.com.tr.Czubaszek na śniadanie. pytanienasniadanie.tvp.pl. .
"Asker Neden Hep Gündemde?".Dlaczego zawsze mnie to spotyka?".
Muhalefet adayları seçimlerde usulsüzlük olduğu yönünde iddiaları gündeme getirmiştir.Opozycja ogłosiła, że wybory nie mają sensu.
Günlük Gündem.Życie codzienne.
Fransa'da gündemde olmuştur.Rok przebywał we Francji.
Kendisi gündeminde Libya ekonomisi üzerine odaklanmaktadır.Miało to znaczny wpływ na gospodarkę libijską.
Gündemin önemli maddesi "parti programı" konusu idi.Ważnym element tego systemu był tzw. voter.
1990'da iki Almanya'nın birleşmesi sonucu konu tekrar gündeme geldi.W lutym roku 1990 odbyło się wspólne posiedzenie rządów obu państw niemieckich.
Uzun süre Türkiye'nin gündeminden düşmedi.Europa przez dłuższy czas nie zdawała sobie sprawy z rozmiaru zwycięstwa Turcji.
İlk olarak 1956 Melbourn'da konu gündeme geldi.Första OS var alltså 1956 i Melbourne.
Yeni Gündem.Nya Dagen.
90'lı yıllarda grup bazı şiddet olaylarıyla gündeme geldi.Under 1990-talet var gruppen aktiv i sin våldsverksamhet.
Eleştirel Rasyonalizm: Karl Popper'in pozitivizme yaptığı itiraz ile gündeme gelmiştir.Frågor om induktion är ännu levande, detta trots att Karl Popper ansåg sig ha löst problemet.
Düşünce Gündem.Tankar för dagen
Birçok kez gündeme gelen metronun ihalesi sık sık ertelenmiştir.Nuvarande provisorium för besökare har mycket ofta kritiserats.
Bu özelliğiyle son yıllarda Küresel Isınma'ya çare olarak gündeme gelmiştir.Detta kan vara den största orsaken till de senaste decenniernas temperaturstegring.
Buna rağmen yapılan iddialar uzun süre gündemde kalsa da herhangi bir sonuç alınamayacaktır.Om man blev kvar där under hela arbetet framgår inte.
Bununla birlikte, gündemde bu amaçla hazırlanan birçok proje bulunmaktadır.Samtidigt försöker många att stoppa projektet.
1966 - Fransa'da NATO üslerine karşı çıkılınca, Türkiye'deki üslerin durumu gündeme getirildi.Frankrike lämnade det militära samarbetet inom NATO 1966 och alla amerikanska baser i Frankrike fick stängas.
Ulusal seçimler periyot zamanda belirlendi ve iptal edildi; ülkenin gündemini hiçbir zaman işgal etmedi.Presidentval skulle hållas 1997 men sköts upp och har hittills aldrig hållits.
Gündem Eğitim.Vetenskap till vardags.
Meclisteki sivri dilli konuşmalarıyla sık sık gündeme geldi.Moro utmärker sig ofta genom sina mycket snabba bestigningar.
Sık sık Portekiz sömürgelerindeki durum Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda gündeme getirildi.Ofta samarbetar därför ISM med de regionala folkkommittéerna i utförandet av manifestationer.
Günlük Gündem.Vardagsliv.
Daha çok WWF'deki zamanları ile gündeme gelmiştir.Найбільшу популярність здобув, виступаючи в WWF.
Fransa'da gündemde olmuştur.В даний час знаходиться у Франції.
Hambach'da, birçok konuşmacı birbirinden tamamen farklı gündemler hakkında konuşmuştu.На Хамбаському фестивалі промови багатьох ораторів були сповнені розпачі.
Yugoslavya'nın dağılması sonucu tekrar gündeme gelmiştir.Внаслідок вторгнення Югославія розчленована.
Oyuncu özel hayatıyla da birçok kere gündeme gelmiştir.Згодом актор не раз відкрито жалкував про своє рішення.
Gerçek Gündem.Реальний час.
Sovyetler Birliği, Nazi Almanyası'nı kesin olarak yenince, 1945 ve 1946 yılında konuyu tekrar gündeme getirdi.Після розгрому Німеччини 1945, СРСР повернувся до цього питання. в 1945 та 1946.
Takip eden haftalarda, İspanyol teklifi Avrupa'da gündem haline geldi.Протягом наступних кількох тижнів іспанська пропозиція стала головною темою розмов про майбутнє Європи.
Yerel haberler sunan radyo ilin gündemine ışık tutarak halkın beğenisini kazanmıştır.У чому, безсумнівно, виграє — популярність радіостанції зростає.
Dünya Gündemi gazetesinin kurucusudur.Погода в селі Пісочне Газета Наше слово.
Veri haberleşmesi konsepti ilk bilgisayarların ortaya çıkmasından daha önce gündeme gelmişti.Власне перші мови програмування з'явилися задовго до появи перших комп'ютерів.
Proje Osmanlılar zamanında yedi kez gündeme gelmiştir.Атаки німців повторювались до семи разів на добу.
"Asker Neden Hep Gündemde?".Чому завжди на роботі?
Son zamanlarda Maroon 5 - Moves like Jagger şarkısı ile gündeme gelmiştir.Також був випущений пост-хардкор кавер пісні Maroon 5 — Moves like Jagger.
"En İyi Gündem Programı".Програма "Ти- найкраща!
Bir röportaj sırasında potansiyel bir turne planını da gündeme getirdi.Він також повідомив про можливий спільний бонус-трек.
Daha sonra o günlerde yeni kurulan Türkiye İş Bankası'nın Merkez bankasına dönüştürülmesi gündeme gelmiştir.В цьому ж році Османський Банк був перетворений в Центральний Банк Турецької Республіки.
Düşünce Gündem.Спеціальна умова дня.
1963'te Kennedy'nin öldürülmesi ile bu kehanet gündeme geldi.Світ починає оговтуватись після вбивства президента Кеннеді у 1963 році.
2015'te Suriye İç Savaşı neticesinde Rus hava bombardımanına uğramasıyla gündeme gelmiştir.У 2015 році у зв'язку з економічною кризою припинено вихід російськомовного випуску тижневика.
Gündem Gazetesi.Щоденна газета.
Gerçek Gündem sitesi.Карта в реальному часі.
İlgili Sayfalar