gündem ile cümle

gündem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Neco adı İlhan Feyman tarafından ilk defa bu programda gündeme getirilmiştir.Ім’я Неко вперше в цій програмі вигадала Ілхан Фейман .
"Tango"da ise 30'lu yılların tangolarını değişik düzenlemeleriyle tekrar gündeme getirdi.У «Танго» він знову запровадив виконання танго 30-х років з різними аранжуваннями.
Lucas ilk olarak Indiana Jones'un gençliğini gösteren sahneyi gündeme aldı.Jsem Indiana Jones Kdy se začaly dít tyhle věci?
Gündem "Yeni Avrupa'daki kriz" idi.In: Čaká nás nová Európa?
Sosyal olaraktan genellikle gündemdeki konulara ılımlı bir yaklaşımda bulunmuştur.Jinak řečeno shrnují to, co se v současnosti obecně očekává od dobré sociální služby.
Bu tür teklifler 19. yüzyılda defalarca gündeme geldi.K takové situaci došlo během 19. století několikrát.
Oldukça eski olan bu denetim türü, ilk olarak 1803 tarihli Marbury vs. Madison davasında gündeme gelmiştir.Toto poprvé uplatnil roku 1803 v případu Marbury versus Madison.
Türkiye'de de benzer şiddet eylemlerini 2006'da medya gündemde tutup dikkat çekti..Téma práva a násilí rozvinul také roku 2006 ve své rigorózní práci.
2007 yılında bu konu gündeme gelip incelenmiştir.Ten byl změřen a zvážen v roce 2007.
Muhalefet adayları seçimlerde usulsüzlük olduğu yönünde iddiaları gündeme getirmiştir.Protestující si stojí za tím, že volby byly zfalšovány.
90'lı yıllarda grup bazı şiddet olaylarıyla gündeme geldi.K posunu směrem dopředu došlo po sérii stížností na diskriminaci v devadesátých letech.
Binanın Kültür Bakanlığı’na devir edilmesinden sonra binanın restorasyon gündeme getirilmiştir.Před samotnou demolicí schválilo Ministerstvo kultury odpamátnění budovy.
Proje başlangıçta Yıldırım'ın 2009'da fikir projesi olarak gündeme geldi.V únoru 2009 přišla nečekaná zvěst jako z čistého nebe.
Çin projeyi 2013 yılında gündeme getirse de daha önce hazırlıklara başlamıştır.Realizaci projektu však přerušily události na Ukrajině od roku 2014.
Yeni Gündem.Nastává nový den.
Meclis-i Vükela, 26 Ekim 1905 tarihli oturumunda bu konuyu gündemine almıştır.Rezignaci na poslanecké křeslo oznámil na schůzi 26. září 1905.
AP de gündem yapıldı.Zbytek dne byl na návrh P.
Şarkı ilk olarak Narnia Günlükleri: Aslan, Cadı ve Dolap filminin soundtrackıyla gündeme geldi.Jejím celovečerním debutem se stal film Letopisy Narnie: Lev, čarodějnice a skříň.
Bu proje gündeme geldiğinde tekrar izin istemeyi düşündüm ve bu sefer kabul ettiler.Druhý den šla znovu zkusit štěstí, a tentokrát ji přijali.
Mısır Seferi, dönemin Fransa hükümetinin girişimiyle gündeme gelmiştir.Na dobu jeho vlády připadá ztráta Afriky.
Ocak 1987’de göstericileri korkutmak adına sınırdışı/sürgün politikası gündeme geldi.În ianuarie 1987 a fost introdusă și o politică de deportare pentru a îi intimida pe activiști.
İnsan Hakları Gündemi Derneği.Dați dreptul în ziua strânsului.
"En İyi Gündem Programı".Programul optimilor de finală”.
Eleştirel Rasyonalizm: Karl Popper'in pozitivizme yaptığı itiraz ile gündeme gelmiştir.A combătut raționalismul critic al lui Karl Popper.
Günlük Gündem.Însemnări zilnice.
Bu dönemde, Osmanlı tarihinde ilk defa yeniçerilerin kaldırılması gündeme geldi.Pentru prima dată în istorie, ienicerii și-au exprimat dezaprobarea față de modul de aprovizionare.
Ancak Pasolini, kardeşinin hatırasını lekelememek için bu olayı gündeme getirmekten kaçınıyordu.Aceasta era o minciună pentru a-l opri pe Memnon să profite de ea.
Almanya’da daha farklı bir gündem vardı.Germania avea cu totul alte interese.
Muhalefet adayları seçimlerde usulsüzlük olduğu yönünde iddiaları gündeme getirmiştir.Adversarii săi s-au retras denunțând condițiile de organizare a votului.
"'Gündeme karşı serin duruş'".Măcar o să stăm la căldură”.
Hambach'da, birçok konuşmacı birbirinden tamamen farklı gündemler hakkında konuşmuştu.La Hambach, pozițiile numeroșilor oratori ilustrau agendele lor disparate.
Dizinin tarihi boyunca, Doktor hakkında ek sorular gündeme geldi.Pe întreaga durată a seriei, acesta ne familiarizează cu termenii medicali.
Takip eden haftalarda, İspanyol teklifi Avrupa'da gündem haline geldi.În următoarele săptămâni, propunerea spaniolă a fost subiectul principal pe agenda Europei.
Gündemdeki toplantı daha küçük üç toplantıya bölünür.Regatul se împarte în trei regate mai mici.
Markus Selin prodüktörlüğünde 2012 yılı içerisinde de film haline getirilmesi gündemdedir.Ecranizarea romanului va fi realizată în cursul anului 2012 de către producătorul Markus Selin en .
Geçek Gündem erişilmiştirCălătorie în timp
Yugoslavya'nın dağılması sonucu tekrar gündeme gelmiştir.Războiul a făcut parte din destrămarea Iugoslaviei.
1966 - Fransa'da NATO üslerine karşı çıkılınca, Türkiye'deki üslerin durumu gündeme getirildi.Din 1966 în urma retragerii Franței din structurile de comandă comune, sediul OTAN este situat la Bruxelles.
16 Haziran'daki toplantı için işte son gündem.Iată ordinea de zi finală pentru întâlnirea de pe 16 iunie.
Oldukça eski olan bu denetim türü, ilk olarak 1803 tarihli Marbury vs. Madison davasında gündeme gelmiştir.Az első ilyen esetnek az 1803-as Marbury kontra Madison per bizonyult.
İnsan Hakları Gündemi Derneği.Jogi napi kérdések.
Özgür Gündem.Szabadnap.
1990'da iki Almanya'nın birleşmesi sonucu konu tekrar gündeme geldi.1990 – Ratifikálják a két Németország újraegyesítését.
Tabutların öyküsü 1688 yılındaki bir tutanak ile yeniden gündeme gelir.A temetésekről szóló feljegyzések 1698-ig mennek vissza.
Kendi ayrı gündemşleri olan Japonlar ise Baykal Gölünün batısına geçmeyi reddederler.A japán erők, szem előtt tartva a céljaikat, megtagadták, hogy a Bajkál-tótól nyugatabbra vonuljanak.
Berlin’in işgali gündeme gelince Türkiye’ye döndü.A krími háború kitörésekor visszatért Törökországba.
Olay ismini, iddiayı tekrar gündeme getiren, Tanzanyalı Erasto B. Mpemba'dan almaktadır.A jelenséget újrafelfedezőjéről, Erasto B. Mpemba tanzániai diákról nevezték el.
"Asker Neden Hep Gündemde?".Miért van mindig résen a szurikáta?
Kısa bir süre sonra anayasanın değiştirilmesi yolundaki isteklerini gündeme getirdi.Ezután – hasonló szándékkal – a házszabály módosítását tervezte véghez vinni.
Bu dönemde İspanya ile gündemde olan savaşa karşı çıkar.25), aki ebben az időben Hispániában viselt háborút.
Bilim kurgu kongreleri fantastik edebiyat konularını düzenli olarak gündemlerine alırlar.Kutatási konferenciák: az ESF az aktuális kutatási témákról rendszeresen szervez konferenciákat.
Düşünce Gündem.Gondolatok a nap alatt.
Klein ile Freud’un ayrıldığı temel noktalar bilinmekle beraber asla kesin bir ret olarak gündeme gelmemiştir.Crispus és Fausta valódi viszonyára, az események okaira valószínűleg már sosem derül fény.
Almanya’da daha farklı bir gündem vardı.Németország más utat járt be.
Erişim tarihi: 21 Ağustos 2016. ^ "e-muhtıra erken seçimi gündeme taşıdı".2016. május 21.: Létrejön az IGEN szavazásra buzdító Basta un sí bizottság.
O bir sorunu gündeme getirdi.Föltett egy kérdést.
İlk olarak 1956 Melbourn'da konu gündeme geldi.Tämä tapahtui Melbournessa 1956.
Gündem Eğitim.Arkipäivän oppiminen.
Uzun süre Türkiye'nin gündeminden düşmedi."Hän ei ole ollut Venäjän vallan suosiossa pitkään aikaan.
Yakın dönemde Dan Brown'un Da Vinci Şifresi kitabıyla tekrar gündeme gelmiştir.Dan Brown herätti tarinan uudelleen kirjassaan Da Vinci -koodi.
İlgili Sayfalar