gündem ile cümle

gündem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bir süre haftalık Yeni Gündem dergisi'de yazdı, İletişim Yayınları'nda çalıştı.Il en parle de nouveau le lendemain sur L'Internaute Magazine.
Bu hipotez, Edward O. Wilson'ın Biophilia adlı kitabıyla gündeme gelmiştir.Edward O. Wilson n'est pas le premier à utiliser le concept de biophilie.
Erişim tarihi: 23 Eylül 2018. ^ "Aynur Aydın Dünya Starı Olmak İstiyor". gundemgazetesi.net.Consultado el 23 de septiembre de 2018. «Aynur Aydın Dünya Starı Olmak İstiyor». gundemgazetesi.net.
Oyuncu özel hayatıyla da birçok kere gündeme gelmiştir.La actriz ha hablado con frecuencia sobre su vida privada.
"En İyi Gündem Programı".Mejor programa de actualidad.
Bu nedenle okuldan atılmakla cezalandırılması gündeme gelmişti.Por ello fue castigado con la expulsión de la escuela.
Özgür Gündem.¡Día libre!
Necdet Elmas, 1960’lı yıllarda banka soygunları ile gündeme gelmiş Türk gangster.Rocky - Ladrón que roba bancos en los Años '30.
Takip eden haftalarda, İspanyol teklifi Avrupa'da gündem haline geldi.Evidentemente, el ser español ha vuelto a ser hoy algo en el mundo.
Muhalefet adayları seçimlerde usulsüzlük olduğu yönünde iddiaları gündeme getirmiştir.Los partidos de oposición hicieron acusaciones acerca de graves irregularidades en las elecciones.
Gerçek Gündem.Tiempo Real.
Günlük Gündem.Día a Día.
Bununla birlikte, gündemde bu amaçla hazırlanan birçok proje bulunmaktadır.Este deseo le llevó a realizar muchos preparativos con este fin.
Bir süre haftalık Yeni Gündem dergisi'de yazdı, İletişim Yayınları'nda çalıştı.También colaboraba semanalmente en la Revista Mía.
Ardından Galleria tartışmaları gündeme geldi.De allí surgió la idea de Gallery.
Gündem, Dünya, Nokta gibi basın kuruluşlarında gazetecilik yaptı.En cada edición el periodista abordaba temas de actualidad en el ámbito nacional.
Manş Tüneli 1986'da tekrar gündeme geldi.El monasterio fue restaurado de nuevo en 1986.
Yeni Öncü dergisinin yayın kurulundan sonra, Özgür Gündem gazetesinde çalıştı.Desde el día de su boda llevaron un diario en conjunto.
Uzun süre Türkiye'nin gündeminden düşmedi.Para el Gran Premio de Turquía ya no compitió.
Eylül 1919'dan sonra konu gündemden düştü.En septiembre de 1911 la causa fue sobreseída.
Aralık 2011'de SOPA, ABD Yargı Heyeti gündemine alındı.La ACLU presentó una apelación a la Corte Suprema de Estados Unidos en diciembre de 2010.
Moskova Konferansı’nda Türkiye de gündeme geldi.Lo ha dicho Lenin en el Congreso de Moscú».
AP de gündem yapıldı.AP al día.
Poincaré 1904 yılında, bu konu ile ilgili tekrar gündeme geldi.Bucherer publicó sus resultados en 1904 y su nombre está vinculado a esta reacción.
Kanalı yeniden açma projesi gündemdedir.Actualmente se sigue repitiendo por el canal Volver.
1993 yılında Özgür Gündem gazetesinde kültür ve sanat üzerine yazılar yazmaya başladı.En 1993 comenzó su labor como redactora de Cultura y Espectáculos en Diario UNO.
Gündem "Yeni Avrupa'daki kriz" idi.«Day en Nueva York».
Bu kuvvetlere karşı izleyeceği plan olası Waterloo zaferinden sonra gündemde olacaktı.Sin embargo, llegarían poco tiempo después de la Batalla de Waterloo.
Eleştirel Rasyonalizm: Karl Popper'in pozitivizme yaptığı itiraz ile gündeme gelmiştir.En segundo lugar está el racionalismo crítico, la epistemología de K. Popper.
Bu proje gündeme geldiğinde tekrar izin istemeyi düşündüm ve bu sefer kabul ettiler.Pidió de nuevo volver a la guerra y esta vez la solicitud fue aprobada.
Böylelikle Mısır da komisyonun gündeminden çıkmıştı.De esta manera, Egipto accedió a la siguiente fase.
2005 yılında bu teori Alman tarihçi Eigel Wiese tarafından yine gündeme getirildi.È stata proposta una revisione di questa teoria nel 2005 da parte dello storico tedesco Eigel Wiese.
Gerçek Gündem.In tempo reale.
Rol için Anthony Hopkins'in adı da gündeme gelmişti.Il ruolo andò poi ad Anthony Hopkins.
Bu zararlar başkentte para darlığı sorununu tekrar gündeme getirdi.Così il problema dell'eccedenza di capitali si è riproposto a livello globale.
Bu tür teklifler 19. yüzyılda defalarca gündeme geldi.Questa via fu tentata più volte nel XIX secolo.
Kurt Russell ve Dennis Quaid'ın da Gordon'u canlandırmaları gündeme gelmişti.Per il ruolo furono considerati anche Kurt Russell e Dennis Quaid.
Biz kongreyi gündemden çıkardık.Ho abbandonato il Congresso.
Düşünce Gündem.Giorno della memoria.
Moskova Konferansı’nda Türkiye de gündeme geldi.Lo ha detto anche Lenin al Congresso di Mosca".
Kısa bir süre sonra anayasanın değiştirilmesi yolundaki isteklerini gündeme getirdi.Molto presto sorsero questioni in merito all'interpretazione della regola.
Sonra 1973'te on yıllık bir suskunluğa büründü ve daha sonra Yeni Gündem yazılarıyla tekrar ortaya çıktı.Arrestato una prima volta nel 1977, collezionerà altri 12 arresti.
Özgür Gündem.Libero quotidiano.
Günlük Gündem.Stato quotidiano.
1963'te Kennedy'nin öldürülmesi ile bu kehanet gündeme geldi.Su questa limousine Kennedy fu ucciso nel 1963.
1993 yılında Özgür Gündem gazetesinde kültür ve sanat üzerine yazılar yazmaya başladı.Inizia ad esporre i suoi lavori nel 1936 ai Littoriali della cultura e dell'arte.
Oyuncu özel hayatıyla da birçok kere gündeme gelmiştir.L'attrice incontrò difficoltà anche nella sua vita privata.
Kurallar, şayet bu uygulamalar gündeme geldiğinde ne gibi kuralların tatbik edileceğini de açıklamaktadır.Ogni regola può essere cambiata. incluso la regola che sancisce che le regole devono essere rispettate.
Bununla birlikte, gündemde bu amaçla hazırlanan birçok proje bulunmaktadır.Tuttavia ci sono adesso molti altri progetti che competono per queste risorse.
Blix 2004 yılı şubat ayında, İngiliz yayın kuruluşu BBC'ye verdiği bir mülakatla gündeme geldi.Nell'agosto 2004, il subcomandante ha mandato brevi comunicati alla stampa messicana.
Özgür Gündem.Твое свободное время.
Gündem Eğitim.Обучение дневное.
90'lı yıllarda grup bazı şiddet olaylarıyla gündeme geldi.В 90-х нам казалось, что мы совершаем некий прорыв.
1963'te Kennedy'nin öldürülmesi ile bu kehanet gündeme geldi.В 1963 году стал свидетелем убийства Кеннеди.
İran'dan Ermenistan'a ikinci bir boru hattı yapılması halen gündemdedir.Строится новая двухжильная высоковольтная электролиния из Армении в Иран.
Manş Tüneli 1986'da tekrar gündeme geldi.Ещё раз дворец обновлялся в 1986 году.
Terim olarak da ilk kez Jim Jarmusch'un Dead Man filmi ile gündeme gelmişti.Определённое сходство прослеживается с фильмом «Мертвец» Джима Джармуша.
“Afrodit” lakaplı sanatçı, her zaman olumlu tepki toplamasa da sürekli gündemde kalmayı başarmaktadır.Утреннее шоу «РЕАЛисты» — Обеспечим хорошим настроением на весь день...
Bu bağlamda daha çok Marx ile gündeme gelmiştir.Но и этого мало, добавил Маркс.
"En İyi Gündem Programı".«Лучший фильм года».
İlgili Sayfalar