gündem ile cümle
gündem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Terim olarak da ilk kez Jim Jarmusch'un Dead Man filmi ile gündeme gelmişti.Dieses Motiv wird in Jim Jarmuschs Film Dead Man zitiert.
Yugoslavya'nın dağılması sonucu tekrar gündeme gelmiştir.Dadurch wurde der Zerfall Jugoslawiens beschleunigt.
Gerçek Gündem.In: Gerçek Gündem.
Bu bağlamda daha çok Marx ile gündeme gelmiştir.Dabei kam er in engeren Kontakt mit Marx.
Savaş vergileri gündeme geldi.Das Problem mit den Kriegssteuern.
Hukuk Gündemi Dergisi.Fachzeitschrift Güncel Hukuk.
Özgür Gündem.Für freie Stunden.
Günlük Gündem.Dinge des Alltags.
Bu görülmedik olay Moğolların tekrar gündeme gelmesini sağladı.Dieses plötzliche Unglück brachte die Meuterer wieder zur Vernunft.
Aynı zamanda bu dönemde yolsuzluk haberleri ve basın özgürlüğü sürekli gündemde olmuştur.Eine Zeitung, die diese innere Pressefreiheit freiwillig gewährt, ist Die Zeit.
Fakat Şükrü Saraçoğlu'nun yeniden inşa edilmesi gündeme gelince grup stada yayılmıştır.Da der Clan von Abtrünnigen gegründet wurde, gilt er als abgeschworen.
Bu site Google'ın internet çerezlerini saklaması konusundaki soruları gündeme taşımıştır.Es ist wahrscheinlich, dass er diese Geschichte erzählte, um seine irischen Wurzeln zu kaschieren.
1990'da iki Almanya'nın birleşmesi sonucu konu tekrar gündeme geldi.Nach der Wiedervereinigung 1990 wurden beide deutsche Netze wieder miteinander verbunden.
Yeni Gündem.Der neue Tag.
Kurdele Projesi 1991 yılında New York temelli bir grup olan Visual AIDS tarafından gündeme getirildi.Der Awareness Ribbon wurde 1991 von der New Yorker Künstlergruppe Visual AIDS geschaffen.
Gündem "Yeni Avrupa'daki kriz" idi.Diese finden einmal im Jahr „irgendwo in Europa“ statt.
İlk olarak 1956 Melbourn'da konu gündeme geldi.Ebenso enttäuschend verlief das Turnier 1956 in Melbourne.
III. Murat devrinde (1591) proje yeniden gündeme gelmiştir.Bei der dritten Serie (RI 150-RI 159) fand ein erneuter Triebwerkwechsel statt.
2012 yılında All The Stars şarkısı ve klibiyle gündeme gelmiştir.Außerdem veröffentlichte er im August 2012 die Songs Quicksand und Everyday.
Gündemdeki toplantı daha küçük üç toplantıya bölünür.Zudem lässt sich die Halle in drei kleinere Abschnitte unterteilen.
Son zamanlarda tamamen yıkılması gündemdedir.)Schade, dass es sein muss Ist für heute wirklich Schluss???
Bunun üzerine sol partilerin birleşmesi gündeme geldi.Daraufhin kam das Thema der Fusionierung der Linksparteien wieder auf.
Bu filmdeki rolü nedeniyle saçlarını kazıtması gündem oldu.So spielte sie in der Verfilmung von Hair.
Birçok kez gündeme gelen metronun ihalesi sık sık ertelenmiştir.Die Auszahlung des Solds erfolgte oft verspätet.
Biz kongreyi gündemden çıkardık.An diesem Tag schied er wieder aus dem Kongress aus.
Trianon Antlaşması ülke gündemine geldi.Im Grand Trianon wurde der Vertrag von Trianon ausgehandelt.
Ana madde: Kızıldere Olayı THKO liderlerinin idamlarını engellemek için eylem yapılması hala gündemdeydi.Es war also nur noch eine Frage der Zeit, bis die letzten Indianer kapitulieren würden.
Bunun gibi bazı olaylar kardeşlerin ortak çalıştığı iddiasını gündeme getirdi.Es gibt ein paar Indizien, die darauf hindeuten, dass ihr Bruder sie etwas dabei unterstützte.
Oldukça eski olan bu denetim türü, ilk olarak 1803 tarihli Marbury vs. Madison davasında gündeme gelmiştir.So geschehen im Jahre 1803 im Verfahren Marbury v. Madison.
Bu uygulamanın gündeme gelmesinde ekonomik, siyasal, cinsel ya da kişisel bir talep söz konusudur.Typisch für diese Maßnahmen ist die Arbeit an einem gemeinnützigen, sozialen oder lokalen Projekt.
Kapak; gündemi belirleyen siyasî, ekonomik ya da sosyal olayları karikatürize eder.Der Comic nimmt immer Bezug auf aktuelle politische oder gesellschaftliche Belange und karikiert diese.
Böylelikle Mısır da komisyonun gündeminden çıkmıştı.Alsdann interessierte sich Ägypten für die Austragung.
Dünya Gündemi’nin haftasonu için hazırlanmış bir derlemesi de Cumartesi günü yayınlanmaktadır.Des Weiteren wird auch eine Wochenendausgabe herausgegeben, die samstags veröffentlicht wird.
Bu konu en son 3 Mart 2006'da yeniden gündeme gelmiştir.Am 3. März 2006 wurde der Ausnahmezustand wieder aufgehoben.
Mısır Seferi, dönemin Fransa hükümetinin girişimiyle gündeme gelmiştir.Neue Verfassung ist auf dem Weg Ägyptische Regierung.
Hâlen Özgür Gündem gazetesinde köşe yazarlığı yapmaktadır.Sie kooperiert mit der im selben Gebiet erscheinenden Zeitung Freies Wort.
Daha çok WWF'deki zamanları ile gündeme gelmiştir.Kurz darauf war seine Zeit in der WWF bereits beendet.
Takip eden haftalarda, İspanyol teklifi Avrupa'da gündem haline geldi.Au cours des semaines suivantes, l’offre espagnole déchaîna les passions en Europe.
Bununla birlikte, gündemde bu amaçla hazırlanan birçok proje bulunmaktadır.Néanmoins, plusieurs projets sont en voie d'être créés dans ce but.
Kendi ayrı gündemşleri olan Japonlar ise Baykal Gölünün batısına geçmeyi reddederler.Les Japonais, avec leurs propres objectifs en tête, refusèrent de dépasser le lac Baïkal.
Terim olarak da ilk kez Jim Jarmusch'un Dead Man filmi ile gündeme gelmişti.La référence au film Dead Man de Jim Jarmusch est évidente.
Ancak konu kısa sürede gündem dışı kalmıştır.Cependant, cette initiative reste sans lendemain du moins dans l'immédiat.
Bu gülümsemesiyle 'Cadı Gündemi' nin En büyüleyici Tebessüm Ödülü nü 5 kere kazanmıştır.Le professeur Lockhart reçut cinq fois le prix du sourire le plus charmeur de la part de ce magazine.
Diplomasi ve gündemle ilgili farklı televizyon programlarına konuk olmaktadır.Il donne fréquemment des conférences sur la politique étrangère et la diplomatie.
Hakkında 114 dava aynı zaman diliminde açılmış ve 100 yılı aşan süre mahkûmiyeti gündeme gelmişti.Cependant, ce qui devient connu pour être le procès des 114 se termine avec seulement 10 condamnations.
Gündem Eğitim.Journée de Formation.
Gündemde ilk o var.C'est son premier jour.
Sovyetler Birliği, Nazi Almanyası'nı kesin olarak yenince, 1945 ve 1946 yılında konuyu tekrar gündeme getirdi.Après la victoire des Alliés sur l'Allemagne, les Soviétiques reviennent sur la question en 1945 et 1946.
Uzun süre medyanın gündemi olmuş ve Dexter dizisinin ilk sezonunda önemli yer sahibi olmuştur.On veut s'établit et je crois que l'on a fait suffisamment dans notre première saison en PDL.
Bu klasik termodinamiğin eşbölüm kuramını tekrar gündeme getirmektedir.L'objectif de cette vie parasitaire est de se reproduire.
Rol için Anthony Hopkins'in adı da gündeme gelmişti.Le studio n'était pas très favorable à Anthony Hopkins pour le rôle-titre.
Dünya Gündemi’nin haftasonu için hazırlanmış bir derlemesi de Cumartesi günü yayınlanmaktadır.La desserte de la ville vers Paris devrait être également renforcée le week-end.
Özgür Gündem gazetesi 30 Mayıs 1992'de yayına başladı.Le télétexte est lancé le 30 mai 2002.
1949'da adliye sarayı için proje yarışması yeniden gündeme geldi.En 1949, le concours pour la poursuite des travaux est annoncé.
2002 yılında Yedinci Gündem tarafından düzenlendi.Il meurt en effet le septième mois de cette année.
1993'te Özgür Gündem tarafından düzenlendi.Il est fait prélat d'honneur en 1993.
Meclisteki sivri dilli konuşmalarıyla sık sık gündeme geldi.Lydon faisait ainsi part de ses commentaires souvent cyniques.
17 Temmuz - Türkiye Bakanlar Kurulu Terör Gündem maddesi ile toplandı.Au matin du 17 octobre, les généraux républicains se réunirent en conseil de guerre.
Muhalefet adayları seçimlerde usulsüzlük olduğu yönünde iddiaları gündeme getirmiştir.Les candidats de l’opposition s’étaient retirés pour protester contre les irrégularités du scrutin.
Elektronik para ya da cep telefonu gibi ödeme alternatifleri gündeme gelerek uygulanmaya başlandı.Des solutions de paiement comme Moneo ou utilisant le téléphone portable commencent à apparaître.
İlgili Sayfalar