gündem ile cümle

gündem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Siyasetçi ve parlamenterler, bütün enerjileri ile AB gündemine odaklanmalıdır.Politicians and parliamentarians must focus all their energy on the EU agenda.
Benzer bir yasa teklifi, Şubat 2011’de Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine de geldi.In Turkey, a draft was submitted in February 2011 by a group of deputies from the ruling AK Party.
Makedonya’da da benzer önlemlerin alınması gündemde.A similar measure is envisaged in Macedonia.
Partinin hükümet gündemini sunmak.Presenting the party's government agenda.
Gündem açıklık, güvenlik, farklılık ve erişim olmak üzere dört ana başlığa bölündü.The agenda is structured along four broad themes -- openness, security, diversity and access.
Ama maalesef siyasi konular gündemi zaptediyor."But unfortunately the political topics occupy the agenda.
AB savunma bakanlarının gayrıresmi toplantısında gündem Kosova ve BH olduKosovo, BiH on agenda of informal EU defence ministers' meeting
Organ kaçakçılığı sorunu sizin gündeminizde de yer alacak mı?Will the organ trafficking issue be on your agenda?
Gündemin başlıca konularını AB üyeliği ve bölgesel işbirliği oluşturuyor.The main issues on the agenda are EU integration and regional co-operation.
Politika belirleyenlerin gündemini bu tür bir yaklaşım şekillendirmeli.Such an approach should shape the agenda of policymakers.
Türk-Yunan ilişkileri Yunanistan'daki yeni hükümetin gündeminin üst sıralarında yer alıyor.Greek-Turkish relations are high on the agenda of the new government in Greece.
Balkanlarda biyoyakıt üretimi gündemdeBalkan biofuel could be on the horizon
Hatta etanolün hava taşımacılığında kullanımı da gündemde.They are even introducing it to the airline industry.
Gündemdeki başlıca konular arasında Kıbrıs da yer aldı.Cyprus was one of the main issues on the agenda.
Türkiye içinse konferans gündemindeki iki başlık son derece önem taşıyordu.For Turkey, two topics on the conference agenda are of particular importance.
Slovenya'nın AB dönem başkanlığı gündeminde Kosova ve Batı Balkanlar üst sıralardaKosovo, Western Balkans high on Slovenian EU presidency agenda
Yeni eğitim ve öğretim yılı yaklaşırken, eski bir şikayet konusu da yeniden gündeme geliyor.As the new school year approaches, an old complaint resurfaces.
Parti, Kürt hakları ve demokrasi reformunun gündemde kalmasını sağladı.It has ensured that issues like Kurdish rights and democratic reform remain on the agenda.
Mesele NATO'nun 9 Aralık zirvesinde büyük olasılıkla tekrar gündeme getirilecek.The issue would likely be revisited during NATO's summit on 9 December.
Başbakanın gündemindeki en hırslı maddeyi, kendi partisinde yapılacak yenilemeler oluşturuyor.The most ambitious item on the prime minister's agenda is the renewal of his own party.
Avrupa liglerinin gündemi, atılan goller kadar, futbol skandalları ile de meşgul.Football scandals in Europe may seem to happen as often as goals.
Yetkili, "AB gündemi bir iç reform gündemidir."The EU agenda is an internal reform agenda.
Brüksel Toplantılarında Gündem BalkanlarBalkans on Agenda of Brussels Meetings
Grubun ünü, uzmanlarının siyasi gündemde yer almasından kaynaklanıyor.The group's popularity is based on the political agenda of its experts.
Romanya, AB adaylığıyla ilgili önceki tartışmalarda Ulah meselesini gündeme getirmemişti.Romania did not raise the Vlach issue in previous discussions of EU's candidacy.
Gezi gündeminde ilk sırayı planlanan Karadağ'ın bağımsızlık referandumu aldı.The planned referendum on Montenegrin independence was a main focus of his trip.
İktidardaki AKP aleyhinde açılan dava ve olası fasıl açılışları da gündemdeki diğer konulardı.The case against the ruling AKP and possible chapter openings also were on the agenda.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Hükümetin gündeminde yer almıyor." dedi."[It is] not on the government's agenda," said Prime Minister Recep Tayyip Erdogan.
Profesör, "Sadece marjinal partiler bunun gündeme konmasını istiyor." dedi."Only the marginal nationalist parties want to put it on the agenda," he said.
Ancak Kıbrıs'ın Salı günkü son dakika itirazıyla oylama gündemden çıkarıldı.But Cyprus raised last-minute objections Tuesday, and it was taken off the agenda.
Ancak BM mahkemesi, bu seçeneklerin şu anda gündemde yer almadığını ifade etti.However, the UN tribunal has said these options are not currently on the table.
Ancak grubun gündeminde sırf çalışmak yok.The group's agenda is not all work however.
Yeni kabinenin en önemli gündem maddesi ekonomi olacak.The economy will be addressed as a top task for the new cabinet.
Öte yandan işsizlikle savaş da bir diğer ekonomik öncelik olarak gündemdeki yerini alıyor.Fighting unemployment remains another economic priority.
NATO'nun genişlemesi ve küresel güvenlik en önemli gündem maddelerini oluşturuyor.NATO enlargement and global security are at the top of the agenda.
Bu bölüm, gündemde ilk olacak ve en son kapatılacak.The chapter will be the first on the agenda and will be closed last.
Eski bakan, sunmuş olduğu raporun şu anda gündemdeki tüm soruları yanıtladığını söyledi.He said the report he submitted answers all the questions currently being raised.
Gündemde yer alan bir diğer konu da NATO'nun Afganistan'daki misyonunun yeniden düzenlenmesiydi.Also on the agenda was the need to reorganise NATO's mission in Afghanistan.
Haradinay'ın yeniden yargılandığı davada, tanık sindirme soruları gündeme getirildiWitness intimidation questions raised in Haradinaj retrial
Küreselleşmenin diğer bir sonucu da uluslararası politika gündeminin oluşturulmasıdır.Another consequence of globalisation is the creation of an international policy agenda.
Yolsuzluk sorununun da gündemde yer almaya devam ettiğini düşünüyorum." dedi.I think the issue of corruption remains on the agenda," Merkel said.
AP'nin haberine göre, Vukovar, yeni mahkemenin gündemindeki ilk dava olabilir.The Vukovar case could become the first on the new court's agenda, the AP reports.
Bakoyanni'nin ABD ziyaretinde gündemde Kıbrıs ve Balkanlar'da istikrar varCyprus, Balkan stability on agenda of Bakoyannis's US visit
Kıbrıs sorununun çözümü, gündemde yer alan bir diğer konuydu.Resolution of the Cyprus issue was another key topic on the agenda.
Sırbistan'da yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçimleri gündeme oturdu.Serbia's upcoming presidential election is in the public spotlight.
Romanya, NATO zirvesi siyasi gündemini sunduRomania presents NATO summit political agenda
İktidar koalisyonunda hangi partiler yer alırsa alsın, gündemdeki görevleri şimdiden belli.Whatever parties end up in the ruling coalition, the tasks on its agenda are already apparent.
SETimes: BH'de zaman zaman sınır değişikliği konusunu gündeme geliyor.SETimes: Talk of changing the borders is heard from time to time in BiH.
Güvenlik ve sivil hakları uzlaştırma konusu Avrupa Parlamentosu'nun da gündeminde.The issue of reconciling security and civil rights is on the agenda of the European Parliament.
NATO zirvesinin en önemli gündem maddesinin füze savunma planı olması bekleniyor. [Reuters]The missile defence plan should top the NATO summit agenda. [Reuters]
Türkiye’nin anakaradan Kıbrıs’a su transferi projesi, 1990’ların başından beri gündemdeydi.Turkey has been looking to transfer water from the mainland since the early 1990s.
Acı olay, Türkiye'deki inşaat uygulamalarıyla ilgili tartışmaları gündeme getirdi.The tragedy has revived a debate on construction practices in Turkey.
Komiser, "Kosova'nın kuzey için kapsamlı bir gündem oluşturması çok büyük önem taşımakta." dedi."It is of utmost importance that Kosovo launches a comprehensive agenda for the north," he said.
Konu gündemdeki yerini almasına karşın, 12 Haziran seçimlerine kadar ele alınmayabilir.The issue is gaining traction but may not be addressed until after the June 12th elections.
EAPC zirvesi gündeminin başında Kosova ve Balkanlar'ın geleceği yer aldıKosovo, Balkan future top EAPC summit agenda
Annan planı vardı, ama onu reddettiler." Talat, "Bu gibi askeri sorular gündemde yer almıyor."Such military questions are not on the agenda ...
Bugün Güneydoğu Avrupa, şimdiye dek hiç olmadığı kadar gündemde.Now, more than ever before, Southeast Europe is in the spotlight.
Bulgaristan’ı da ziyaret eden Bush’un gündeminin ilk sıralarında enerji meseleleri vardı.Energy issues were high on his agenda.
Kosova, AB zirvesi gündemindeKosovo on EU summit agenda
Polisten ihbar aldığı yönündeki şüpheler sürerken, mesele bir kez daha gündeme yerleşti.Amid lingering suspicions he was tipped off by police, the issue is receiving renewed attention.
İlgili Sayfalar