gündem ile cümle
gündem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Buna gündem belirleme deniyor.Αυτό λέγεται διαμόρφωση της θεματολογίας.
Buna gündem belirleme deniyor.Це називається верстка програми чи публікації.
Buna gündem belirleme deniyor.Это называется вёрстка программы.
Buna gündem belirleme deniyor.קוראים לזה "מיצוב סדר היום".
Buna gündem belirleme deniyor.و هذا ما يُسمي بالاجندة الموضوعة .
Bu nedenle bu tip şeyler, hastaların, doktorların ve halkın gündemine getirilmeli.Así que este tipo de cosas tiene que salir a la luz, para los pacientes, los médicos, para el público.
Bu nedenle bu tip şeyler, hastaların, doktorların ve halkın gündemine getirilmeli.Così questa cosa ha bisogno di essere portata alla luce, per i pazienti, per i dottori, per il pubblico.
Bu nedenle bu tip şeyler, hastaların, doktorların ve halkın gündemine getirilmeli.Deci acest gen de lucruri trebuie anunţate, penru pacienţi, pentru doctori, pentru public.
Bu nedenle bu tip şeyler, hastaların, doktorların ve halkın gündemine getirilmeli.Diese Sache muss also bekannter gemacht werden, unter Patienten, unter Ärzten, in der Öffentlichkeit.
Bu nedenle bu tip şeyler, hastaların, doktorların ve halkın gündemine getirilmeli.Dus moet dit soort dingen onder de aandacht gebracht worden van patiënten, van artsen, van het publiek.
Bu nedenle bu tip şeyler, hastaların, doktorların ve halkın gündemine getirilmeli.Il faut donc que cela soit porté à l'attention des patients, des docteurs, du public.
Bu nedenle bu tip şeyler, hastaların, doktorların ve halkın gündemine getirilmeli.그래서 이런 이야기들은 널리 환자들과 의사, 대중들에게 알려야 합니다.
Bu nedenle bu tip şeyler, hastaların, doktorların ve halkın gündemine getirilmeli.Những điều như thế này cần được thông báo, cho các bệnh nhân, bác sĩ, cho đại chúng.
Bu nedenle bu tip şeyler, hastaların, doktorların ve halkın gündemine getirilmeli.Por isso, este tipo de coisas precisa de ser divulgado aos doentes, aos médicos, ao público.
Bu nedenle bu tip şeyler, hastaların, doktorların ve halkın gündemine getirilmeli.Så denne slags ting bør gøres opmærksom på for patienter, for læger, for offentligheden.
Bu nedenle bu tip şeyler, hastaların, doktorların ve halkın gündemine getirilmeli.Så detta behöver uppmärksammas, för patienter, för läkare, för allmänheten.
Bu nedenle bu tip şeyler, hastaların, doktorların ve halkın gündemine getirilmeli.Tämä asia pitää tuoda julki potilaille, lääkäreille ja kaikille ihmisille.
Bu nedenle bu tip şeyler, hastaların, doktorların ve halkın gündemine getirilmeli.Tehát a felszínre kell hoznunk mindezt, a betegek, az orvosok és az emberek miatt is.
Bu nedenle bu tip şeyler, hastaların, doktorların ve halkın gündemine getirilmeli.Tieto veci sa musia dostať medzi informácie pre pacientov, doktorov a širokú verejnosť.
Bu nedenle bu tip şeyler, hastaların, doktorların ve halkın gündemine getirilmeli.To coś, co należy uświadomić powszechnie, wśród pacjentów, lekarzy, ogółu populacji.
Bu nedenle bu tip şeyler, hastaların, doktorların ve halkın gündemine getirilmeli.Tyto informace se musí dostat mezi informace pro pacienty, pro lékaře a pro širokou veřejnost.
Bu nedenle bu tip şeyler, hastaların, doktorların ve halkın gündemine getirilmeli.Οπότε αυτή η κατάσταση πρέπει να φανερωθεί, για γονείς, γιατρούς, για το κοινό.
Bu nedenle bu tip şeyler, hastaların, doktorların ve halkın gündemine getirilmeli.Такие вещи нужно доводить до сведения пациентов, врачей, общественности.
Bu nedenle bu tip şeyler, hastaların, doktorların ve halkın gündemine getirilmeli.Тож ці речі мають бути зауважені. Пацієнтами, лікарями, суспільством.
Bu nedenle bu tip şeyler, hastaların, doktorların ve halkın gündemine getirilmeli.Този тип неща трябва да бъдат доведени до знанието на пациентите, лекарите, обществеността.
Bu nedenle bu tip şeyler, hastaların, doktorların ve halkın gündemine getirilmeli.ולכן צריך להביא את הנושא למודעות עבור המטופלים, עבור הרופאים, עבור הציבור הרחב.
Bu nedenle bu tip şeyler, hastaların, doktorların ve halkın gündemine getirilmeli.اذن هذا النوع من الإحتياجات يجب أن يتم ملاحظته، من أجل المرضى ، و الأطباء , و من أجل الجمهور.
Bu nedenle bu tip şeyler, hastaların, doktorların ve halkın gündemine getirilmeli.世間のために もっと知られるべきなんです 最後に これは
Burada ülke çapında bir politika gündemi kurmaya çalışıyorum ve hepinizin bildiği gibi politika kişiseldir.Egy nemzeti színtű politikai irányzatot igyekszem építeni, és mint tudják, a politika személyes.
Burada ülke çapında bir politika gündemi kurmaya çalışıyorum ve hepinizin bildiği gibi politika kişiseldir.Estou a tentar criar um programa político nacional e como todos sabem, a política é pessoal.
Burada ülke çapında bir politika gündemi kurmaya çalışıyorum ve hepinizin bildiği gibi politika kişiseldir.Estoy intentando construir una agenda política nacional y como todos sabemos, la política es personal.
Burada ülke çapında bir politika gündemi kurmaya çalışıyorum ve hepinizin bildiği gibi politika kişiseldir.Mi zależy na skoordynowanych działaniach w całym kraju. Jak wiadomo, polityka to coś bardzo osobistego.
Burada ülke çapında bir politika gündemi kurmaya çalışıyorum ve hepinizin bildiği gibi politika kişiseldir.Snažím sa vytvoriť celonárodný politický program a ako viete, politici sú ľudia.
Burada ülke çapında bir politika gündemi kurmaya çalışıyorum ve hepinizin bildiği gibi politika kişiseldir.Snažím se zde vytvořit celonárodní politický program a jak víte, politici jsou lidé.
Burada ülke çapında bir politika gündemi kurmaya çalışıyorum ve hepinizin bildiği gibi politika kişiseldir.Yritän rakentaa on koko maan kattavaa menettelytapa-agendaa ja kuten tiedätte, politiikka on henkilökohtaista.
Burada ülke çapında bir politika gündemi kurmaya çalışıyorum ve hepinizin bildiği gibi politika kişiseldir.Това е национална политика, която се опитвам да построя и както всички знаете, политиката е лична.
Burada ülke çapında bir politika gündemi kurmaya çalışıyorum ve hepinizin bildiği gibi politika kişiseldir.Я пытаюсь превратить это в план национальной политики, а, как вы знаете, политика - дело субъективное.
Bu son 5-10 yıldır gündemde olan bir fikir.최근 5-10년 정도 우리가 주위에서 들은 내용이죠.
Bu son 5-10 yıldır gündemde olan bir fikir.הרעיון שרווח בחמש, עשר השנים האחרונות--
Bu son 5-10 yıldır gündemde olan bir fikir.هذه الفكرة التي بدأت في الانتشار خلال الخمس أو العشر سنوات الأخيرة
Bu son 5-10 yıldır gündemde olan bir fikir.胎内の赤ちゃんに音楽を聞かせたり 音楽を演奏してあげたりするだけで
Bu ‘uyuşturucu zirvesi’, uluslararası topluluğun yeni gündemini belirlerken üç anahtarDie Europäische Union spielt bei der Überprüfung der UNGASS-Ziele eine aktive Rolle.
Bu ‘uyuşturucu zirvesi’, uluslararası topluluğun yeni gündemini belirlerken üç anahtarZpráva také zdůraznila potíže při sběru údajů o aktivitách ke
Çünkü gündemi belirleyen hala diktatörler.Asta pentru ca tot dictatorii sunt cei care controleaza agenda.
Çünkü gündemi belirleyen hala diktatörler.Bo to wciąż dyktatorzy kontrolują program.
Çünkü gündemi belirleyen hala diktatörler.Därför att diktatorerna är fortfarande de som bestämmer agendan.
Çünkü gündemi belirleyen hala diktatörler.Karena pada akhirnya para diktatorlah yang mengendalikan agendanya.
Çünkü gündemi belirleyen hala diktatörler.의제를 통제하는 것은 여전히 독재자들입니다.
Çünkü gündemi belirleyen hala diktatörler.Mert még mindig a diktátorok mozgatják a szálakat.
Çünkü gündemi belirleyen hala diktatörler.Neboť diktátoři jsou stále těmi, kdo ovlivňují danou agendu.
Çünkü gündemi belirleyen hala diktatörler.Parce que ce sont toujours les dictateurs qui contrôlent l'agenda.
Çünkü gündemi belirleyen hala diktatörler.Porque os ditadores continuam a ser os que controlam a agenda.
Çünkü gündemi belirleyen hala diktatörler.Want het zijn nog altijd de dictators die de agenda controleren.
Çünkü gündemi belirleyen hala diktatörler.Weil es immer noch die Diktatoren sind, welche die Agenda kontrollieren.
Çünkü gündemi belirleyen hala diktatörler.Γιατί οι δικτάτορες παραμένουν αυτοί που καθορίζουν την ατζέντα.
Çünkü gündemi belirleyen hala diktatörler.Защото диктаторите още са онези, които контролират дневния ред.
Çünkü gündemi belirleyen hala diktatörler.Потому что именно диктаторы всё ещё контролируют происходящее.
Çünkü gündemi belirleyen hala diktatörler.כי האג'נדה השלטת היא עדיין זו של הרודן.
Çünkü gündemi belirleyen hala diktatörler.لأن الديكتاتور ما يزال هو الشخص الذي يتحكم في جدول الأعمال.
Çünkü gündemi belirleyen hala diktatörler.イランの例を見てみましょう
İlgili Sayfalar