gündem ile cümle
gündem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bugün burada bulunmamızın nedeni- -Avrupa Parlamentosu'ndaki en sıcak gündemlerden birini tartışmak.Συνεδριάζουμε σήμερα για να συζητήσουμε... ένα από τα καυτά θέματα αυτή τη στιγμή στο Ευρωπαϊκό Κοινοβούλιο.
Bugünlerde gündemin en üst sırasındaki konu olduğu için, seçeceğimiz iki para birimiSaya akan memberi Anda pemahaman intuitif tentang hal ini.
Bugünlerde gündemin en üst sırasındaki konu olduğu için, seçeceğimiz iki para birimiلنقل - لأنه موضوع هام جدا هذه الأيام -
Bugünlerde gündemin en üst sırasındaki konu olduğu için, seçeceğimiz iki para birimiHiện tại thì Trung Quốc và Mỹ đang khá là hot trên trường quốc tế, chúng ta
Bugünlerde gündemin en üst sırasındaki konu olduğu için, seçeceğimiz iki para birimiIch will Euch ein intuitives Verständnis dafür geben.
Bugünlerde gündemin en üst sırasındaki konu olduğu için, seçeceğimiz iki para birimilaten we zeggen -juist omdat het een belangrijk onderwerp is op dit moment-
Bu kibarcasıyla şu an gündemde değil.Aber das steht gerade nicht wirklich auf der Agenda.
Bu kibarcasıyla şu an gündemde değil.Ceea ce nu este o prioritate în momentul de faţă.
Bu kibarcasıyla şu an gündemde değil.Ce n'est pas le sujet d'aujourd'hui.
Bu kibarcasıyla şu an gündemde değil.Dat is, zacht uitgedrukt, niet wat er nu op tafel ligt.
Bu kibarcasıyla şu an gündemde değil.Eso, por decir lo menos, no es algo que esté sobre la mesa.
Bu kibarcasıyla şu an gündemde değil.Hal itu, secara halusnya, bukanlah bahan diskusi sekarang.
Bu kibarcasıyla şu an gündemde değil.하지만 현실은 그렇지 않지요.
Bu kibarcasıyla şu an gündemde değil.Não é isso o que está agora em cima da mesa.
Bu kibarcasıyla şu an gündemde değil.Není to, jemně řečeno, na pořadu dne.
Bu kibarcasıyla şu an gündemde değil.Och för att uttrycka det milt, det är inte vad som ligger på bordet nu.
Bu kibarcasıyla şu an gündemde değil.Per dirla delicatamente, non è quello che è sull'agenda ora.
Bu kibarcasıyla şu an gündemde değil.Sprawa ta wygląda, delikatnie mówiąc, nieco inaczej.
Bu kibarcasıyla şu an gündemde değil.To nie je, povedané veľmi jemne, momentálne na pretrase.
Bu kibarcasıyla şu an gündemde değil.Για να το θέσω απλά, αυτό δεν είναι και τόσο στα σχέδιά μας.
Bu kibarcasıyla şu an gündemde değil.Сейчас это, мягко говоря, не на повестке дня.
Bu kibarcasıyla şu an gündemde değil.Това, меко казано, не е актуалното в момента.
Bu kibarcasıyla şu an gündemde değil.Це зараз, м'яко кажучи, не на порядку денному.
Bu kibarcasıyla şu an gündemde değil.זה, בלשון המעטה, לא מה שעל השולחן עכשיו.
Bu kibarcasıyla şu an gündemde değil.وهذا لكي نكون واقعيين ليس ما هو موجود على طاولة الحوار اليوم
Bu kibarcasıyla şu an gündemde değil.そして今日の現実に直面して
Bu konuyu kendi ortamında gündeme getireceğine söz verdi.Ea a promis să discute problema în comunitatea ei.
Bu konuyu kendi ortamında gündeme getireceğine söz verdi.Ella prometió plantear el asunto con su comunidad.
Bu konuyu kendi ortamında gündeme getireceğine söz verdi.Elle promit de soulever le problème dans sa communauté.
Bu konuyu kendi ortamında gündeme getireceğine söz verdi.그녀는 그녀의 공동체에 이 문제를 제기하겠다 약속했죠
Bu konuyu kendi ortamında gündeme getireceğine söz verdi.Megígérte, hogy felveti ezt a közösségében.
Bu konuyu kendi ortamında gündeme getireceğine söz verdi.Obiecała poruszyć ten temat w jej otoczeniu.
Bu konuyu kendi ortamında gündeme getireceğine söz verdi.Promise che ne avrebbe parlato nella sua comunità.
Bu konuyu kendi ortamında gündeme getireceğine söz verdi.Sie versprach dieses Thema in ihrer Gemeinde zur Sprache zu bringen.
Bu konuyu kendi ortamında gündeme getireceğine söz verdi.Ze beloofde de kwestie met haar gemeenschap te bespreken.
Bu konuyu kendi ortamında gündeme getireceğine söz verdi.Της υποσχέθηκε να θέσει το ζήτημα και στη δική της κοινότητα.
Bu konuyu kendi ortamında gündeme getireceğine söz verdi.Она пообещала обсудить эту проблему в ее общине.
Bu konuyu kendi ortamında gündeme getireceğine söz verdi.Тя й обещала да повдигне този въпрос в нейната общност.
Bu konuyu kendi ortamında gündeme getireceğine söz verdi.היא הבטיחה כי תציף את הנושא גם בקהילה שלה.
Bu konuyu kendi ortamında gündeme getireceğine söz verdi.وتعهدت بإن تثير الموضوع في مجتمعها.
Bu konuyu kendi ortamında gündeme getireceğine söz verdi.次の金曜の説教の時、モスクの
Bu konuyu neden gündeme getirdim?그 날의 Barack의 연설이 오늘 떠오르는 이유는
Bu konuyu neden gündeme getirdim?Và tôi nghĩ về điều đó hôm nay bởi vì tôi tin rằng tất cả các bạn ở ngôi trường này
Bu konuyu neden gündeme getirdim?ואני חושבת על זה היום מפני
Bu konuyu neden gündeme getirdim?وأنا افكر في ذلك اليوم لأنني
Bu konuyu neden gündeme getirdim?この学校にいる皆さんが
Buna gündem belirleme deniyor.Asta înseamnă selectarea informațiilor prioritare.
Buna gündem belirleme deniyor.Cela s'appelle une mise à l'agenda.
Buna gündem belirleme deniyor.Chama-se a isto agendamento.
Buna gündem belirleme deniyor.Das nennt sich Agendasetzung.
Buna gündem belirleme deniyor.Dat heet 'de agenda bepalen'.
Buna gündem belirleme deniyor.Ez az "agenda-setting", a napirend irányítása.
Buna gündem belirleme deniyor.FacebookやGoogleの創設者を
Buna gündem belirleme deniyor.이것이 바로 의제 설정이라고 불리는 것입니다.
Buna gündem belirleme deniyor.Nó được gọi là thiết lập mục lục.
Buna gündem belirleme deniyor.Questa è la teoria dell'agenda setting.
Buna gündem belirleme deniyor.Se llama 'orden del día'.
Buna gündem belirleme deniyor.Sitä sanotaan päiväjärjestykseksi.
Buna gündem belirleme deniyor."Teoria porządku dziennego".
Buna gündem belirleme deniyor.Volá sa to selekcia tém určených na zverejnenie.
İlgili Sayfalar