gündem ile cümle

gündem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Aral denizi ile ilgili sorunlar gündeme getirdiler. Ve bu dönemde -- bir takım şeyler oldu.Ze waren vervuld van een soort pioniers-passie, fanatiek over de problemen van het Aralmeer.
Aral denizi ile ilgili sorunlar gündeme getirdiler.Y es interesante, cuando hago memoria, ellos fueron los primeros ambientalistas de verdad.
Aral denizi ile ilgili sorunlar gündeme getirdiler.נסערים מהבעיות של ימת אראל.
Aral denizi ile ilgili sorunlar gündeme getirdiler.تحدثت عن مشاكل بحر الآرال.
Aral denizi ile ilgili sorunlar gündeme getirdiler.その時代には ある意味--
-Avrupa Parlamentosu'ndaki en sıcak gündemlerden birini tartışmak.- der momentan heißesten Themen im Europäischen Parlament zu diskutieren.
-Avrupa Parlamentosu'ndaki en sıcak gündemlerden birini tartışmak.-der momentan heißesten Themen im Europäischen Parlament zu diskutieren.
-Avrupa Parlamentosu'ndaki en sıcak gündemlerden birini tartışmak.-één van de grooste problem op het moment in het Europese Parlement.
-Avrupa Parlamentosu'ndaki en sıcak gündemlerden birini tartışmak.- en af de hotteste sager i Europa Parlamentet lige nu.
-Avrupa Parlamentosu'ndaki en sıcak gündemlerden birini tartışmak.-jedną z głośniejszych spraw w Parlamencie Europejskim.
-Avrupa Parlamentosu'ndaki en sıcak gündemlerden birini tartışmak.-jedno z témat na půdě Evropského Parlamentu.
-Avrupa Parlamentosu'ndaki en sıcak gündemlerden birini tartışmak.-keskustellaksemme yhdestä kuumimmista aiheista Euroopan parlamentissa.
-Avrupa Parlamentosu'ndaki en sıcak gündemlerden birini tartışmak.가장 뜨거운 이슈 중 하나에 대해 토론하고자 모였습니다.
-Avrupa Parlamentosu'ndaki en sıcak gündemlerden birini tartışmak.-uno de los asuntos más importantes en el Parlamente Europeo.
-Avrupa Parlamentosu'ndaki en sıcak gündemlerden birini tartışmak.-Одна из актуальных вопросов прямо сейчас В Европейском парламенте.
-Avrupa Parlamentosu'ndaki en sıcak gündemlerden birini tartışmak.אחד הנושאים החמים ביותר .היום בפרלמנט האירופי
-Avrupa Parlamentosu'ndaki en sıcak gündemlerden birini tartışmak.واحدة من القضايا الساخنة في الوقت الراهن في البرلمان الأوروبي
-Avrupa Parlamentosu'ndaki en sıcak gündemlerden birini tartışmak.招待頂き 感謝します 勇気ある行動です
Bazı ülkelerde gündemde olan kalite kontrolü tedavisi 6.Leczenie uzależnień od opiatów zostało przeanalizowane szczegółowo w rozdziale 6.
Bazı ülkelerde gündemde olan kalite kontrolü tedavisi 6.Zdravljenje odvisnosti od opioidov je podrobneje obravnavano v poglavju 6.
Belki çok gündemde olan bir arayış olabilir, fakat en yerinde olan bu değil.Pero no, esa es quizá la búsqueda más mediática pero no la más relevante.
Bilgisayar Sahtekarlýđý ve Ýstismarý Yasasý'ný reforme edecek bir yönetmelik gündeme getirdiler.قدموا تشريعا سيصلح .قانون الاحتيال والاعتداء الحاسوبيين
Bilgisayar Sahtekarlýđý ve Ýstismarý Yasasý'ný reforme edecek bir yönetmelik gündeme getirdiler.修正する法案を提出。
Bir tür öncü tutku ile doluydular Aral denizi ile ilgili sorunlar gündeme getirdiler.Erano pieni di una sorta di passione pionieristica, stanchi del problema del Mare d'Aral.
Bir tür öncü tutku ile doluydular Aral denizi ile ilgili sorunlar gündeme getirdiler.Erau plini de o pasiune inovatoare, sătui de problemele cu Marea Aral.
Bir tür öncü tutku ile doluydular Aral denizi ile ilgili sorunlar gündeme getirdiler.Estavam repletos de uma paixão pioneira, entusiasmavam-se com os problemas do Mar de Aral.
Bir tür öncü tutku ile doluydular Aral denizi ile ilgili sorunlar gündeme getirdiler.Przepełniała ich pionierska pasja, rozpalona problemami Jeziora Aralskiego.
Bir tür öncü tutku ile doluydular Aral denizi ile ilgili sorunlar gündeme getirdiler.Sie waren von einem Pioniergeist beseelt, angetrieben durch die Probleme im Aralsee.
Bir tür öncü tutku ile doluydular Aral denizi ile ilgili sorunlar gündeme getirdiler.Ήταν γεμάτοι με το πάθος των πρωτοπόρων εξ αιτίας των προβλημάτων στη λίμνη Αράλη.
Bir tür öncü tutku ile doluydular Aral denizi ile ilgili sorunlar gündeme getirdiler.Бяха изпълнени с един вид пионерска страст, запалени по проблемите на Аралско море.
Bir tür öncü tutku ile doluydular Aral denizi ile ilgili sorunlar gündeme getirdiler.Они были переполнены некой страстью первооткрывателей, озабоченные проблемой Аральского моря.
Bir zamanlar, tüm dünyanın örnek aldığı eğitim sistemimiz artık sadece yanlışlarıyla gündeme geliyor.Educaţia noastră de stat, cândva un model pentru lume, a ajuns în centrul atenţiei pentru eşecurile sale.
Bir zamanlar, tüm dünyanın örnek aldığı eğitim sistemimiz artık sadece yanlışlarıyla gündeme geliyor.Giáo dục công của chúng ta, từng là mô hình cho thế giới, đã trở nên đáng nhớ nhất vì các thất bại của nó.
Bir zamanlar, tüm dünyanın örnek aldığı eğitim sistemimiz artık sadece yanlışlarıyla gündeme geliyor.한 때 세계에 참조모델이 되어주었던 우리의 공교육 제도는 이제 실패한 부분들로 가장 잘 알려졌습니다.
Bir zamanlar, tüm dünyanın örnek aldığı eğitim sistemimiz artık sadece yanlışlarıyla gündeme geliyor.Notre éducation publique, jadis un modèle pour le monde, se fait maintenant remarquer pour ses échecs.
Bir zamanlar, tüm dünyanın örnek aldığı eğitim sistemimiz artık sadece yanlışlarıyla gündeme geliyor.Ons openbaar onderwijs, ooit een rolmodel voor de wereld, is nu vooral bekend vanwege zijn mislukkingen.
Bir zamanlar, tüm dünyanın örnek aldığı eğitim sistemimiz artık sadece yanlışlarıyla gündeme geliyor.Unser Schulsystem, einst ein Vorbild für die Welt, war am besten für sein Versagen bekannt geworden.
Bir zamanlar, tüm dünyanın örnek aldığı eğitim sistemimiz artık sadece yanlışlarıyla gündeme geliyor.Η δημόσια εκπαίδευσή μας, κάποτε παγκόσμιο πρότυπο, έχει γίνει διαβόητη για τις αποτυχίες της.
Bir zamanlar, tüm dünyanın örnek aldığı eğitim sistemimiz artık sadece yanlışlarıyla gündeme geliyor.Наша державна освіта, колись зразок для решти країн, стала відомою переважно своїми провалами.
Bir zamanlar, tüm dünyanın örnek aldığı eğitim sistemimiz artık sadece yanlışlarıyla gündeme geliyor.Нашето държавно образование, някога модел за света, стана най-забележително заради провалите си.
Bir zamanlar, tüm dünyanın örnek aldığı eğitim sistemimiz artık sadece yanlışlarıyla gündeme geliyor.החינוך הציבורי שלנו, שפעם היה מופת לעולם, הפך ידוע לשמצה בעיקר בשל כשלונותיו.
Bir zamanlar, tüm dünyanın örnek aldığı eğitim sistemimiz artık sadece yanlışlarıyla gündeme geliyor.لدينا التعليم العام، ومرة ​​واحدة في نموذجا للعالم، أصبح أبرز لإخفاقها.
Bir zamanlar, tüm dünyanın örnek aldığı eğitim sistemimiz artık sadece yanlışlarıyla gündeme geliyor.今や その失敗が 非常に顕著になっています 私たちの学生の大多数は 基本技能と
Bu Airstream'a danışmaya başladığım zamanları gündeme getirdi.Asta mă aduce la timpul când am început consultanţa pentru Airstream.
Bu Airstream'a danışmaya başladığım zamanları gündeme getirdi.Ceci m'amène à l'époque où j'ai commencé à travailler pour Airstream.
Bu Airstream'a danışmaya başladığım zamanları gündeme getirdi.Dies führt uns zur Zeit als ich anfing Airstream zu beraten.
Bu Airstream'a danışmaya başladığım zamanları gündeme getirdi.E questo ci porta al periodo in cui ho cominciato a fare consulenza per la Airstream.
Bu Airstream'a danışmaya başladığım zamanları gündeme getirdi.Esto nos lleva al momento en que comencé a dar asesoría para Airstream.
Bu Airstream'a danışmaya başladığım zamanları gündeme getirdi.이것은 내가 에어스트림에 관해 고민할때, 우리에게 시간을 시간을 가져다 줘요.
Bu Airstream'a danışmaya başladığım zamanları gündeme getirdi.Nó gợi chúng tôi về quãng thời gian bắt đầu tham khảo Airstream.
Bu Airstream'a danışmaya başladığım zamanları gündeme getirdi.To doprowadziło do tego, że stałem się ich konsultantem.
Bu Airstream'a danışmaya başladığım zamanları gündeme getirdi.Zo komen we bij de periode waarin ik consultant voor Airstream werd.
Bu Airstream'a danışmaya başladığım zamanları gündeme getirdi.Това ни води към момента, когато станах консултант на "Еърстрийм".
Bu Airstream'a danışmaya başladığım zamanları gündeme getirdi.Что приводит нас ко времени, когда я стал консультантом в Эйрстрим.
Bu Airstream'a danışmaya başladığım zamanları gündeme getirdi.זה מביא אותנו לזמן שהחלתי לייעץ לאיירסטרים.
Bu Airstream'a danışmaya başladığım zamanları gündeme getirdi.هذا يوصلنا إلى حين بدئت بتقديم المشورات لإير ستريمر
Bu Airstream'a danışmaya başladığım zamanları gündeme getirdi.彼らは私にこう言いました
Bugün burada bulunmamızın nedeni- -Avrupa Parlamentosu'ndaki en sıcak gündemlerden birini tartışmak.Azért vagyunk ma itt, hogy megbeszéljük az Európai Parlament egyik legfontosabb problémáját.
Bugün burada bulunmamızın nedeni- -Avrupa Parlamentosu'ndaki en sıcak gündemlerden birini tartışmak.Chúng ta gặp mặt hôm nay để thảo luận về... ...1 trong những vấn đề nóng tại nghị viện châu Âu
Bugün burada bulunmamızın nedeni- -Avrupa Parlamentosu'ndaki en sıcak gündemlerden birini tartışmak.Ne-am adunat astăzi aici pentru a discuta în Parlamentul European despre una din cele mai fierbinţi probleme.
İlgili Sayfalar