gündem ile cümle
gündem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Yeni Gündem.Uus aeg.
1993 yılında Özgür Gündem gazetesinde kültür ve sanat üzerine yazılar yazmaya başladı.Aastal 1992 algatas Kurg kultuuriajakirja Sina ja Mina.
Özgür Gündem gazetesi 30 Mayıs 1992'de yayına başladı.Praegune, vana mälestussamba koopia avati 30. augustil 1992.
Bunun gibi bazı olaylar kardeşlerin ortak çalıştığı iddiasını gündeme getirdi.Teine osa jutustab sellest, mis saab Vennaskonna liikmetest edasi.
1998'deki bu saldırı sivil eylemi gündeme getirdi.1998 년 민사 소송이 시작되었습니다.
1998'deki bu saldırı sivil eylemi gündeme getirdi.Akcja cywili z 1998 roku.
1998'deki bu saldırı sivil eylemi gündeme getirdi.Die Zivilklage wurde 1998 eingereicht.
1998'deki bu saldırı sivil eylemi gündeme getirdi.Een civiele zaak werd aanhangig gemaakt in 1998.
1998'deki bu saldırı sivil eylemi gündeme getirdi.En 1998 se llevó a juicio.
1998'deki bu saldırı sivil eylemi gündeme getirdi.TIndakan sipil dilakukan pada tahun 1998.
1998'deki bu saldırı sivil eylemi gündeme getirdi.Uma acção civil foi trazida de 1998.
1998'deki bu saldırı sivil eylemi gündeme getirdi.Un'azione civile è stata condotta nel 1998.
1998'deki bu saldırı sivil eylemi gündeme getirdi.Un caz a fost adus din 1998.
1998'deki bu saldırı sivil eylemi gündeme getirdi.Un recours civil a été fait depuis 1998.
1998'deki bu saldırı sivil eylemi gündeme getirdi.С 1998 года был возбуждён гражданский иск.
1998'deki bu saldırı sivil eylemi gündeme getirdi.ב-1998 הוגשה תביעה אזרחית.
1998'deki bu saldırı sivil eylemi gündeme getirdi.تم توجيه دعوى مدنية من عام 1998.
1998'deki bu saldırı sivil eylemi gündeme getirdi.オマーでは 和平交渉中に武装組織が
Afganlar Twitter'da #GrowingUpAfghan'ı Gündeme SokuyorAfghanen überbieten sich auf Twitter gegenseitig mit dem Hashtag #GrowingUpAfghan
Afganlar Twitter'da #GrowingUpAfghan'ı Gündeme SokuyorLa etiqueta "Creciendo como afgano", todo un suceso en Twitter
Afganlar Twitter'da #GrowingUpAfghan'ı Gündeme SokuyorLes Afghans en famille : "Grandir à l'Afghane" sur Twitter
Afganlar Twitter'da #GrowingUpAfghan'ı Gündeme SokuyorКаково это — вырасти в афганской семье? Забавные истории в Twitter
Afrika'da evrimleştiği kavramını gündeme getirdi.10만 내지 20만년 전에 아프리카에서 진화했지요.
Afrika'da evrimleştiği kavramını gündeme getirdi.לפני 100,000 עד 200,000 שנה.
Afrika'da evrimleştiği kavramını gündeme getirdi.بين 100-200 ألف عام مضت
Afrika'da evrimleştiği kavramını gündeme getirdi.その後 約5~10万年前に
Ajans, geniş kapsamlı bir çevre gündemini ele alır ve gözünü yeni ortaya çıkan eğilimlerden ayırmaz.A Agência tem uma agenda ambiental muito abrangente e mantém se atenta às tendências emergentes.
Ajans, geniş kapsamlı bir çevre gündemini ele alır ve gözünü yeni ortaya çıkan eğilimlerden ayırmaz.Agencija pokriva obsežen okoljski program in budno spremlja nastajajoče trende.
Ajans, geniş kapsamlı bir çevre gündemini ele alır ve gözünü yeni ortaya çıkan eğilimlerden ayırmaz.Agencja ma rozległy harmonogram w zakresie środowiska i z uwagą śledzi nowe tendencje.
Ajans, geniş kapsamlı bir çevre gündemini ele alır ve gözünü yeni ortaya çıkan eğilimlerden ayırmaz.Agenţia acoperă o multitudine de tematici de mediu şi urmăreşte îndeaproape tendinţele noi.
Ajans, geniş kapsamlı bir çevre gündemini ele alır ve gözünü yeni ortaya çıkan eğilimlerden ayırmaz.Agentura má široký program v oblasti životního prostředí a pozorně sleduje vznikající trendy.
Ajans, geniş kapsamlı bir çevre gündemini ele alır ve gözünü yeni ortaya çıkan eğilimlerden ayırmaz.Agentúra sa zaoberá širokým spektrom environmentálnych tém a podrobne sleduje vznikajúce trendy.
Ajans, geniş kapsamlı bir çevre gündemini ele alır ve gözünü yeni ortaya çıkan eğilimlerden ayırmaz.Agenturet har en bred dagsorden for miljøet og overvåger udviklingen tæt.
Ajans, geniş kapsamlı bir çevre gündemini ele alır ve gözünü yeni ortaya çıkan eğilimlerden ayırmaz.Byrån har en omfattande dagordning och övervakar noga nya trender.
Ajans, geniş kapsamlı bir çevre gündemini ele alır ve gözünü yeni ortaya çıkan eğilimlerden ayırmaz.Celle-ci aborde un grand nombre de thématiques environnementales et est à l'écoute des tendances émergentes.
Ajans, geniş kapsamlı bir çevre gündemini ele alır ve gözünü yeni ortaya çıkan eğilimlerden ayırmaz.Die Agentur befasst sich mit einer breiten Umweltagenda und beobachtet eingehend neue Entwicklungen.
Ajans, geniş kapsamlı bir çevre gündemini ele alır ve gözünü yeni ortaya çıkan eğilimlerden ayırmaz.Het agentschap bestrijkt een brede milieuagenda en volgt opkomende trends nauwlettend.
Ajans, geniş kapsamlı bir çevre gündemini ele alır ve gözünü yeni ortaya çıkan eğilimlerden ayırmaz.La Agencia trata muchos aspectos del medio ambiente y se mantiene al tanto de las nuevas tendencias.
Ajans, geniş kapsamlı bir çevre gündemini ele alır ve gözünü yeni ortaya çıkan eğilimlerden ayırmaz.L’Agenzia si occupa di molte tematiche ambientali e segue con attenzione le tendenze emergenti.
Ajans, geniş kapsamlı bir çevre gündemini ele alır ve gözünü yeni ortaya çıkan eğilimlerden ayırmaz.Ympäristökeskus käsittelee monenlaisia ympäristöasioita ja seuraa tarkasti uusia suuntauksia.
Ajans, geniş kapsamlı bir çevre gündemini ele alır ve gözünü yeni ortaya çıkan eğilimlerden ayırmaz.Ο Οργανισμός καλύπτει ένα ευρύ φάσμα περιβαλλοντικών θεμάτων και παρακολουθεί στενά τις αναδυόμενες τάσεις.
Ajans’ta, çok kapsamlı bir çevre gündemi kapsamında paranın karşılığını verme çabası içindeyiz.A Agência está empenhada numa boa gestão dos recursos afectados à sua vastíssima agenda ambiental.
Ajans’ta, çok kapsamlı bir çevre gündemi kapsamında paranın karşılığını verme çabası içindeyiz.Agencja dąży do oszczędnej realizacji olbrzymiego harmonogramu działań w zakresie ochrony środowiska.
Ajans’ta, çok kapsamlı bir çevre gündemi kapsamında paranın karşılığını verme çabası içindeyiz.Europeiska miljöbyrån strävar efter att erbjuda valuta för pengarna inom ramen för en enorm miljödagordning.
Ajans’ta, çok kapsamlı bir çevre gündemi kapsamında paranın karşılığını verme çabası içindeyiz.V agentuře usilujeme o to, abychom celé obrovské agendě životního prostředí poskytli náležitou hodnotu.
Ajans’ta, çok kapsamlı bir çevre gündemi kapsamında paranın karşılığını verme çabası içindeyiz.Ympäristökeskus pyrkii tuottamaan rahalle vastinetta koko laajan ympäristökentän alueella.
Altı ay önce, Güney Lübnan'daki Adloun plajı yerel medya organları tarafından gündeme getirilmişti.Πριν από έξι μήνες, το ζήτημα της παραλίας Αντλουν στον νότιο Λίβανο παρουσιάστηκε από τα τοπικά ΜΜΕ.
Ama ben bu konuda konuşmak istediğiniz bir şey var kamuoyu tartışmasını gündeme değildir.Dar un lucru aş vrea să discut ce de regulă nu se menţionează în dezbaterile publice.
Ama ben bu konuda konuşmak istediğiniz bir şey var kamuoyu tartışmasını gündeme değildir.Je jedna věc, o které bych chtěl mluvit, která není ve veřejné debatě nikdy moc zmiňována.
Ama ben bu konuda konuşmak istediğiniz bir şey var kamuoyu tartışmasını gündeme değildir.Jest jednak jedna rzecz, którą chciałbym poruszyć, chociaż nigdy nie pojawia się w publicznej debacie.
Ama ben bu konuda konuşmak istediğiniz bir şey var kamuoyu tartışmasını gündeme değildir.하지만 여기서 한 가지 논쟁에서 제외된 것을 말하고 싶습니다
Ama ben bu konuda konuşmak istediğiniz bir şey var kamuoyu tartışmasını gündeme değildir.Ma c'è una cosa di cui voglio parlare, che nel dibattito pubblico non viene mai fuori.
Ama ben bu konuda konuşmak istediğiniz bir şey var kamuoyu tartışmasını gündeme değildir.Pero hay una cosa que quiero hablar de ello en la nunca se planteó el debate público.
Ama ben bu konuda konuşmak istediğiniz bir şey var kamuoyu tartışmasını gündeme değildir.Tapi ada satu hal yang saya ingin bicara tentang itu di debat publik tidak pernah dibesarkan.
Ama ben bu konuda konuşmak istediğiniz bir şey var kamuoyu tartışmasını gündeme değildir.Искам да поговоря за нещо, което не се споменава в обществените дебати.
Ama ben bu konuda konuşmak istediğiniz bir şey var kamuoyu tartışmasını gündeme değildir.ברצוננו להבהיר כי ישנו דבר נוסף השייך לעניין, שלא נידון בפומבי.
Ama ben bu konuda konuşmak istediğiniz bir şey var kamuoyu tartışmasını gündeme değildir.ولكن هناك شيء واحد أريد أن أتحدث عن هذا الموضوع في ابدأ هو طرح المناقشة العامة.
Ama ben bu konuda konuşmak istediğiniz bir şey var kamuoyu tartışmasını gündeme değildir.公開討論は決して育てられました。 このときの概念が、胚を取得する - あなた
Aral denizi ile ilgili sorunlar gündeme getirdiler.그 당시에는
Aral denizi ile ilgili sorunlar gündeme getirdiler. Ve bu dönemde -- bir takım şeyler oldu.Ils étaient pleins d'une passion pionnière, ils s'enflammaient pour les problèmes de la mer Aral.
İlgili Sayfalar