gündem ile cümle

gündem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
90'lı yıllarda grup bazı şiddet olaylarıyla gündeme geldi.בתחילת שנות ה-90 אירעו מעשי אונס אחדים שיוחסו לו.
Gündemdeki toplantı daha küçük üç toplantıya bölünür.סדר היום בישיבה קפדני פחות מרוב הישיבות.
Bu filmindeki çıplak sahneleriyle gündeme geldi.להידי היו סצנות עירום בסרט.
ABD eski başkanlarından Bill Clinton ile yaşadığı seks skandalı ile gündeme gelmiştir.התפרסמה בעקבות פרשת יחסי מין עם נשיא ארצות הברית ביל קלינטון.
"Asker Neden Hep Gündemde?".("אז למה לא כל יום שבת?").
AP de gündem yapıldı.ב' קורה באותה עת.
Biz kongreyi gündemden çıkardık.עבודות השיש האלה מופקעות מעת לעת על ידי הקונגרס.
Bu nedenle okuldan atılmakla cezalandırılması gündeme gelmişti.בשל כך הוא גורש מבית הספר באזהרה.
"Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi 'Kudüs' gündemiyle toplandı".הצטרף לאגודת ישראל מיום היווסדה.
Ayrıca gündeme dair konuları farklı yönleriyle ele alan dosyalar hazırlamıştır.הוא אף הוציא כמה ספרים בנושאים שונים הקשורים ליהדות.
Savaş vergileri gündeme geldi.בתקופה זו הושת מס מלחמה.
Bugün Meksika’da La Malinche hala çok zıt özellikleriyle gündemde yer alır.דמותו של קואיטלאואק מונצחת כיום באתרים רבים ברחבי מקסיקו המודרנית.
Özgür Gündem.Свободно време.
Dosya paylaşımı telif hakkı sorunlarını gündeme getirir ve birçok dava açmıştır.Правния дебат около споделянето на файлове причинява много съдебни дела.
Cemiyetin gelişmesiyle birlikte daha büyük ölçekli bir okulun kurulması gündeme alındı.Осезаемо расте нуждата от ново училище.
Gündeme Bakış.Поглед отвътре.
Günlük Gündem.Всеки ден...
Medya Gündem.Междено време.
Yeni Gündem.Нова година.
Uzun metrajlı olası Simpsonlar filminin tartışması, dizinin ilk sezonlarından itibaren gündemdeydi.Разговори за евентуален пълнометражен филм „Семйство Симпсън“ са водени още от ранните дни на анимацията.
Bunun gibi bazı olaylar kardeşlerin ortak çalıştığı iddiasını gündeme getirdi.Трудно да се посочи индивидуалната работа на отделните братя.
Meclisin gündemini belirlemede hükûmetin büyük etkisi vardır.Важна роля за края на маккартизма изиграва Върховният съд.
Yugoslavya'nın dağılması sonucu tekrar gündeme gelmiştir.Obnovila se tek raspadom Jugoslavije.
Trianon Antlaşması ülke gündemine geldi.Trianonskim sporazumom pripao je Kraljevstvu SHS.
Gündem Eğitim.Putovati kroz vrijeme?
"Asker Neden Hep Gündemde?".Zašto to moram uvijek ponavljati?”
Gerçek Gündem.Realni svijet.
Günlük Gündem.Svakodnevne stvari.
Fransa'da gündemde olmuştur.Nalazilo se u današnjoj Eritreji.
Bu filmdeki rolü nedeniyle saçlarını kazıtması gündem oldu.Za potrebe tog filma, glumac je obrijao glavu.
ABD'nin gündemindeki en önemli konu ise Fidel Castro yönetimindeki Küba'dır.Najdugovječniji predsjednik bio je kubanski Fidel Castro.
1991 yılında Alladı Pulladı albümü ile tekrar gündeme gelir.Godine 2002. godine ponovo odlučuje napraviti diskografsku stanku.
Bunun gibi bazı olaylar kardeşlerin ortak çalıştığı iddiasını gündeme getirdi.To by vysvetľovalo, prečo sa v sporoch s bratom obracal na strýka.
Yeni Gündem.Nový Čas.
Abdullah, iktidarının ilk senesinde, ülkesinin gündemini iktisadi olarak gelişmeye yöneltmiştir.Cartes sa v priebehu svojho funkčného obdobia začal snažiť o možnosť druhého funkčného obdobia.
Muhalefet adayları seçimlerde usulsüzlük olduğu yönünde iddiaları gündeme getirmiştir.Protestujúci si stoja za tým, že voľby boli sfalšované.
Gündem Eğitim.Debutoval v štud. čas.
Kanalı yeniden açma projesi gündemdedir.Kanál je dodnes v prevádzke.
Ayrıca telefon şakalarıyla meşhurdur ve yaptığı şakalarla sık sık gündeme gelmiştir.Je hrdá aj na svoj newyorkský prízvuk, ktorý často prezentuje.
Eleştirel Rasyonalizm: Karl Popper'in pozitivizme yaptığı itiraz ile gündeme gelmiştir.Prvý z mysliteľov, ktorý kritizoval logický pozitivizmus bol už Karl Popper v súvislosti s falzifikacionizmom.
Kürt sorununun çözümü konusundaki söylemleriyle gündeme geldi.Čo na to hovorí Nashov koncept riešenia vyjednávania?
On iki yıl aradan sonra konu, 1950 yılında tekrar gündeme getirildi.Po tom, čo tu nebol 40 rokov pozorovaný, bol tu znovuobjavený v roku 2002.
Almanya’da daha farklı bir gündem vardı.Precej drugače pa je bilo v Nemčiji.
Medya Gündem.Miti našega časa.
Bu dönemde Japonya askeri bir güç olarak yeniden gündeme gelmiştir.V njenem času se je Rusija uveljavila kot pomembna evropska vojaška sila.
Toplantı birleşme gündemliydi.A zveza je bila nenaravna.
Bu proje gündeme geldiğinde tekrar izin istemeyi düşündüm ve bu sefer kabul ettiler.Ko se je vrnil, je ponovno zaprosil za službo in so ga sprejeli.
Filmle kilise ve Moravya Halkı tekrar gündeme gelmiştir.Cerkvi je uspela na Češkem in Moravskem pospešena rekatolizacija.
1980'li yıllarda dönemin müzikal formlarına daha yakın bir yapı ile tekrar gündeme geldiler.Ponovno so se združili v nekoliko prenovljeni postavi leta 1980.
Eurovisiona gitmesi gündemdedir.Tačiau, tai turbūt, ko „Eurovizijai“ ir reikia.
Günlük Gündem.Kasdienės paslaptys.
Toplantı birleşme gündemliydi.Kunigaikštystė nebuvo vieninga.
Erkek öğrencilerin de okula alınacak olması lisenin isminin değiştirilmesini gündeme getirdi.Pakeitus mokyklos vardą, pakeista ir mokyklos emblema.
4 Ekim - TBMM Suriye gündemiyle olağanüstü toplandı.Spalio 2 d. – spalio 14 d. Gardine vyko neeilinis ATR seimas.
Rol için Anthony Hopkins'in adı da gündeme gelmişti.Pagrindinį romėnų karvedžio Tito vaidmenį atliko Anthony Hopkins.
Trianon Antlaşması ülke gündemine geldi.Iki Trianono sutarties priklausė Vengrijai.
Poincaré 1904 yılında, bu konu ile ilgili tekrar gündeme geldi.Manlicheris mirė 1904 m., tad jo darbai šia kryptimi nutrūko.
Yıllardır ülkenin gündemini takip eden Arena programıyla çok sayıda ödülün sahibi oldu.Ši idėja paskui daugelį metų dominavo laisvosios rinkos valstybėse.
Kelime ilk kez 1991 yılında kullanılmış olup 11 Eylül saldırıları ile gündeme getirilmiştir.Õieti rakendati seda esimest korda aastal 2001, vastusena 11. septembri terrorirünnakutele.
Ancak 19. yüzyılda, Fransız hükümetinin balık üretimini başlatmasıyla yeniden gündeme geldi.Mõlemal juhul oli see alles pärast 700. aastat, kui kristlik tsivilisatsioon piirkonnas taastus.
İlgili Sayfalar