gündem ile cümle

gündem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yeni Gündem.Một Ngày Mới.
Rihanna'nın yeni albüm çalışmasına başladığı haberleri 2014'te gündemdeydi.Tin tức về công việc của Rihanna trong album phòng thu thứ tám của cô bắt đầu vào năm 2014.
Sovyetler Birliği, Nazi Almanyası'nı kesin olarak yenince, 1945 ve 1946 yılında konuyu tekrar gündeme getirdi.Sau khi quân Đồng minh đánh bại Đức Quốc xã, Liên Xô đã trở lại vấn đề vào năm 1945 và 1946.
Kanalı yeniden açma projesi gündemdedir.Chiến lược phát triển kênh phân phối hiện có.
Günlük Gündem.Thời gian ban ngày.
İlk olarak 1956 Melbourn'da konu gündeme geldi.Malaysia lần đầu tiên tham gia Thế vận hội vào năm 1956 tại Melbourne.
Daha sonra ise tekrardan Ersen ile çalışma kararı gündeme geldi.Trong hoàn cảnh đó, một cái nghề nữa đến với Holst.
Aynı zamanda, Josef Stalin'in yükselen figürü farklı bir gündem getirdi.Đồng thời con số ngày càng tăng của Joseph Stalin theo đuổi một chương trình nghị sự khác.
Oldukça eski olan bu denetim türü, ilk olarak 1803 tarihli Marbury vs. Madison davasında gündeme gelmiştir.Quyền lực này được tuyên bố vào năm 1803 trong vụ Marbury đối đầu Madison.
Gündemdeki toplantı daha küçük üç toplantıya bölünür.Ba giai đoạn đó lại được chia nhỏ nữa.
1993'te Özgür Gündem tarafından düzenlendi.Cuộc bầu cử tự do đã được tổ chức vào năm 1993.
Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır. www.gundemira.com ^Thành phố có kết nối đường bộ và đường sắt với thủ đô. ^ vodafon.com.gh
2005 yılında bu teori Alman tarihçi Eigel Wiese tarafından yine gündeme getirildi.Một giả thuyết tinh vi hơn dựa trên lập luận này được nhà sử học người Đức Eigel Wiese đưa ra năm 2005.
Markus Selin prodüktörlüğünde 2012 yılı içerisinde de film haline getirilmesi gündemdedir.Markus Selinのプロデュースにより、2012年に映画化された。
Türk okulları özellikle Uluslararası Bilim Olimpiyatlarındaki başarıları ile gündeme gelmektedir .ギュレン学校は特に国際科学オリンピックにおいて成功を収めていることで話題となった。
Almanya’da daha farklı bir gündem vardı.またドイツ国でも同様の時期があった。
Gündem değiştirmek istiyorlar.日によって変動する。
"Asker Neden Hep Gündemde?".あさ〜from day to day どうして?
Patrick Henry'nin insanları kendi seçtikleri cemaate vergi ödemeye zorlayan planını gündemden çıkardı.パトリック・ヘンリーが考えた市民にその選択する宗教会派に献金することを強制する案を排除した。
Her ikisinin de gündemindeki asıl ağırlıklı konu enerji.最も重視する2国間関係は日米関係より日中関係。
Gerçek Gündem.大正時代。
Aynı zamanda Güneyin özgürleştirilmesi de gündemdedir.同時に南口が開設される。
Gerçek Gündem sitesi.^ 実在する記念日。
İslâm âleminde kader konusunu tartışma gündemine getiren ilk şahsın Ma'bed bin Hâlid el-Cühenî (öl.名人の最初は織田信長が任命した一世本因坊本因坊算砂(日海)と言われる。
Bofors 40 mm'lik topla değiştirilmesi gündeme gelmişti, savaş bitene dek bazı gemilerde kullanılmıştır.この機銃は、可能な時に速やかにボフォース 40mm機関砲と交換されたが、いくつかの艦船では終戦まで使われ続けた。
2005 yılında bu teori Alman tarihçi Eigel Wiese tarafından yine gündeme getirildi.2005年、ドイツの歴史家アイゲル・ヴィーゼ(Eigel Wiese)がこの説を改訂した。
Gündem Eğitim.生涯学習
Daha çok WWF'deki zamanları ile gündeme gelmiştir.さらにアメリカのWWFにも参戦。
Bu filmdeki rolü nedeniyle saçlarını kazıtması gündem oldu.^ この役作りのため、髪を茶髪にしていた。
Aralık 2015'te İsviçre'de yaşadığı banka skandalıyla gündeme gelmiştir.2015年1月の急騰についてはスイス国立銀行を参照されたい。
Kanalı yeniden açma projesi gündemdedir.^ 表記チャンネルによる県域放送開始日。
Çeşitli basın organlarında bazı suçlarla itham edildiği iddialarla da gündeme gelmiştir.のもとに誤解を招くような広告内容であるとの苦情が来た。
Gündeme ilişkin yazılarının yanında bir de kitap yazmıştır.また父と同じく犯罪に関する本を執筆している。
Bu yasa aynı zamanda tartışmalı bir konu olan Yaz saati uygulamasını da gündeme getirmişti.この土地の譲渡が合法的に行われたかについてはその後も激しい論争の対象になってきた。
Yugoslavya'nın dağılması sonucu tekrar gündeme gelmiştir.この後ユーゴスラビアの分裂が決定的となる。
Ancak 19. yüzyılda, Fransız hükümetinin balık üretimini başlatmasıyla yeniden gündeme geldi.1950年代に入ってフランスの兵器生産能力が復旧するのに伴い、整理が始まった。
Bu tür teklifler 19. yüzyılda defalarca gündeme geldi.この楽器は19世紀に何度も改造された。
Klasik kuşkuculuğu yeniden gündeme getirmiştir.しかし、陰謀の疑いは再び浮上した。
Hitler'in gündemini eleştirenler, bastırılmış, korkutulmuş veya öldürülmüştür.批评希特勒政策的人被压制、恐吓或被谋杀。
"En İyi Gündem Programı".最好的時光 (電視劇)。
Bu dönemde Avrupa liberalizmi ivme kazanmış; ekonomik, sosyal ve politik meseleler gündeme getirilmiştir.在这段时间内,欧洲自由主义的发展势头增长;其议程包括经济、社会和政治的议题。
Takip eden haftalarda, İspanyol teklifi Avrupa'da gündem haline geldi.在此后的几周内,西班牙的提议成为了欧洲的重要话题。
İskilipli Âtıf'ın sicili de gündeme gelmiştir.《GE真面目──揭開由盛世到亂世之謎》作者。
Son zamanlarda tamamen yıkılması gündemdedir.)今不得不为除恶务尽之举矣)。
Gerçek Gündem sitesi.皇極之日。
Kanalı yeniden açma projesi gündemdedir.新闻综合频道首播节目,该频道只作重播。
Hambach'da, birçok konuşmacı birbirinden tamamen farklı gündemler hakkında konuşmuştu.在哈姆巴赫,许多演讲者的立场展现出了他们截然不同的政纲。
Gündem Eğitim.時度弟子。
Bu filmindeki çıplak sahneleriyle gündeme geldi.在作品里出现过静香全裸的画面。
Çünkü Siemens o yıllarda renkli kamera kiralamaları ile gündemdeydi.這七年間,史葛同時當上了錄音室樂手。
Konferansın gündemi İcra Komitesinin teklifi üzerine Genel Komite tarafından belirlenir.由全国人大常委会会议决定常委会会议议程。
Savaş vergileri gündeme geldi.전쟁배상금도 막대했다.
Seçimden önce Sağda ittifak arayışları gündeme gelse de bir ittifak olmadı.대개는 좌파(비판 하는 쪽의 출정의 유무는 관계 없음)가 공화당 지지자에 대하여 사용하며, 이전에는 징병이 의도되지 않고 있었기 때문 여성에게는 그다지 일컬어지지 않는다.
Son zamanlarda tamamen yıkılması gündemdedir.)최근에는 체벌이 금지되어 있다.)
Konferansın gündemi İcra Komitesinin teklifi üzerine Genel Komite tarafından belirlenir.인접국간 협의를 바탕으로 ICAO 이사회의 승인을 통해 설정된다.
Daha çok WWF'deki zamanları ile gündeme gelmiştir.과거에는 WWF에서 활동을 했다.
Görüşmelerde, enerji ve PKK gündeme gelecek.이로 인해 터키군과 PKK 반군 간의 전투가 벌어진다.
Hâlihazırda Mersin'de sürdürülen tartışmalı etkinlikleri nedeniyle gündemdedir.이 때문에 화성에 존재하는 메탄에 대한 오랜 논쟁이 계속되고 있다.
Ekim Devrimi'nin ardından Kilise bağımsızlığı gündeme getirilmiş ancak bir sonuç elde edilememiştir.독립 직후 그리스 혁명의 결과는 확실하게 바로 드러나지 않았다.
2001 yılında “Yedinci Gündem” tarafından düzenlendi.2001년 11월 7일에 시행했다.
İlgili Sayfalar