gündem ile cümle
gündem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
"Asker Neden Hep Gündemde?".Miksi aika aina tahtoo loppua?.
Özgür Gündem gazetesi 30 Mayıs 1992'de yayına başladı.Arte aloitti lähetykset 30. toukokuuta 1992.
Yeni Gündem.Uusi Päivä.
Muhalefet adayları seçimlerde usulsüzlük olduğu yönünde iddiaları gündeme getirmiştir.Vangit esittivät protestinsa syyksi tyytymättömyyden oloihinsa.
2007’deki Hudson olayı haberiyle gündeme geldi.Vuonna 2007 Johnson esiintyi vain satunnaisesti.
Eurovisiona gitmesi gündemdedir.Tässä vaiheessa oli jo tiedossa Euroviisuihin osallistuminen.
Duruşma oturumu, olayı gündeme getiren kişi tarafından açılır.Muutoksenhakumenettely puolestaan alkaa asianosaisen tehdessä valituksen.
1960'ta Somali'nin bağımsızlığını kazanmasından sonra sınır çatışmaları yeniden gündeme geldi.Somalian itsenäistyttyä vuonna 1960 maan olot ovat olleet aina sekavat.
Daha sonra o günlerde yeni kurulan Türkiye İş Bankası'nın Merkez bankasına dönüştürülmesi gündeme gelmiştir.Sodan jälkeen niistä muodostettiin osa uuden pankin, Türkiye İş Bankasın peruspääomaa.
2007 yılında kendisinin öldüğüne dair gündeme gelse de bu iddialar yalanlanmıştır.Hänen omasta kuolemastaan ilmoitettiin huhtikuussa 2007. artikkelia.
Özgür Gündem.Ελεύθερη Ώρα.
Aynı zamanda, Josef Stalin'in yükselen figürü farklı bir gündem getirdi.Ταυτόχρονα η ανερχόμενη μορφή του Ιωσήφ Στάλιν ακολουθούσε διαφορετική ατζέντα.
Oldukça eski olan bu denetim türü, ilk olarak 1803 tarihli Marbury vs. Madison davasında gündeme gelmiştir.Για πρώτη φορά αποφάσισε το Ανώτατο Δικαστήριο των ΗΠΑ (US Supreme Court) το 1803 στην υπόθεση Marbury v.
Yugoslavya'nın dağılması sonucu tekrar gündeme gelmiştir.Μετά την κατάρρευση της Γιουγκοσλαβίας, το ζήτημα της ταυτότητας προέκυψε και πάλι.
Kutsal devlet ve kilisenin otoritesinin sorgulanması gündeme geldi.Διεσώθησαν μόνο η Αγία Τράπεζα και το ιερό της εκκλησίας.
Eleştirel Rasyonalizm: Karl Popper'in pozitivizme yaptığı itiraz ile gündeme gelmiştir.Ο Στράους απέρριψε ενεργά τις απόψεις του Καρλ Πόπερ ως παράλογες.
Toplantı birleşme gündemliydi.Η διάλυση της Συνέλευσης ήταν αναπόφευκτη.
Olay ülkenin gündemine oturur ve ismi tüm yurtta duyulur.Ξεπέρασε τα σύνορα της πατρίδας του και ακούστηκε σε όλο τον κόσμο.
Muhalefet adayları seçimlerde usulsüzlük olduğu yönünde iddiaları gündeme getirmiştir.Οι ανεξάρτητοι παρατηρητές εκφράζουν την ανησυχία τους για τον τρόπο διεξαγωγής των εκλογών.
Uzun metrajlı olası Simpsonlar filminin tartışması, dizinin ilk sezonlarından itibaren gündemdeydi.Der havde været tale om en mulig Simpsons-film i fuld længde siden seriens første sæsoner.
Trianon Antlaşması ülke gündemine geldi.Trianon-traktaten fastsatte retningslinjerne for Ungarn.
Gündem Eğitim.Dannelse til tiden.
Düşünce Gündem.Betænkningstid.
Bu sebeple Nintendo'ya dava açılması bile gündeme geldi.Retssagen endte i Nintendos favør.
Dizinin tarihi boyunca, Doktor hakkında ek sorular gündeme geldi.Igennem programmets lange historie, har der været opdagelser om Doktoren der har rejst yderligere spørgsmål.
Gündeme Bakış.Oras at a glance.
"'Gündeme karşı serin duruş'"."Tid til at stå fast".
Bu dönemde, Osmanlı tarihinde ilk defa yeniçerilerin kaldırılması gündeme geldi.Det var første, og hidtil eneste gang i Galaxys historie at et rygnummer er blevet trukket tilbage.
Bofors 40 mm'lik topla değiştirilmesi gündeme gelmişti, savaş bitene dek bazı gemilerde kullanılmıştır.Bulwark-typen kunne ombygges til panserskibe, hvis man ønskede det, så de blev holdt i reserve til det formål.
Bu zararlar başkentte para darlığı sorununu tekrar gündeme getirdi.Dette førte til tilbagegang for Højre i hovedstaden.
Takip eden haftalarda, İspanyol teklifi Avrupa'da gündem haline geldi.De neste ukene var det spanske tilbud på alles lepper i Europa.
İlk olarak 1956 Melbourn'da konu gündeme geldi.Første gang var i Melbourne i 1956.
Trianon Antlaşması ülke gündemine geldi.Trianon-traktaten fastsatte vilkårene for Ungarn.
Aynı zamanda Güneyin özgürleştirilmesi de gündemdedir.Her er det også fri sikt mot syd.
Kendi ayrı gündemşleri olan Japonlar ise Baykal Gölünün batısına geçmeyi reddederler.Japanerne hadde derimot sine egne objektiver, og nektet å dra vest for Bajkalsjøen.
Biz kongreyi gündemden çıkardık.Kongressen vedtok planen dagen etter.
Yakın dönemde Dan Brown'un Da Vinci Şifresi kitabıyla tekrar gündeme gelmiştir.Senere ble disse påstandene innlemmet i handlingen i Dan Browns roman Da Vinci-koden.
Gerçek Gündem.Sannhetens øyeblikk.
Cemiyetin gelişmesiyle birlikte daha büyük ölçekli bir okulun kurulması gündeme alındı.Den økende befolkningen i Glemmen trengte en større skole.
Serie A’da Udinese takımının formasını giyen Tomas Sivok'un, daha sonra AC Milan'a transferi gündeme geldi.Joughin gikk deretter inn på mannskapsrommet på A-dekket for å ta seg litt vann.
Düşünce Gündem.Vår tids tanker.
Yugoslavya'nın dağılması sonucu tekrar gündeme gelmiştir.Jugoslavia opphører å eksistere.
Şarkı ilk olarak Narnia Günlükleri: Aslan, Cadı ve Dolap filminin soundtrackıyla gündeme geldi.Prisen gikk imidlertid til Legenden om Narnia – Løven, heksa og klesskapet.
Facia dünya gündemini uzun süre işgal etmiş, dış basında geniş yer bulmuştur. ^ Çatak, Maçka ^Tiltaket ble finansiert gjennom EU. ^ User, Super.
"En İyi Gündem Programı".«Tiårets viktigste film».
Bu hipotez, Edward O. Wilson'ın Biophilia adlı kitabıyla gündeme gelmiştir.Uttrykkets opphav er fra Edward O.Wilson sin bok Biophilia fra 1984.
Savaş vergileri gündeme geldi.Perang Belasting pun meletus.
Takip eden haftalarda, İspanyol teklifi Avrupa'da gündem haline geldi.Dalam beberapa minggu, tawaran Spanyol menjadi topik perbincangan di Eropa.
Dosya paylaşımı telif hakkı sorunlarını gündeme getirir ve birçok dava açmıştır.Layanan berbagi berkas menimbulkan masalah hak cipta dan telah menyebabkan banyak tuntutan hukum.
Bugün Meksika’da La Malinche hala çok zıt özellikleriyle gündemde yer alır.Di Meksiko saat ini, La Malinche dianggap sebagai orang yang berpengaruh.
Bu filmindeki çıplak sahneleriyle gündeme geldi.Ia juga muncul dalam adegan telanjang frontal penuh di film ini.
1993'te Özgür Gündem tarafından düzenlendi.Pemilihan bebas diadakan pada 1993.
Songun siyaseti sürmekte olan nükleer kriz başlığında da gündemdedir.Politik Songun juga berkembang saat krisis nuklir yang sedang berlangsung.
Hambach'da, birçok konuşmacı birbirinden tamamen farklı gündemler hakkında konuşmuştu.Di Hambach, para pembicara memiliki agenda tersendiri.
İnsan Hakları Gündemi Derneği.Peringatan Hari Hak Asasi Manusia.
Bina yapımından 1,5 yıl sonra Kasım 1970’te yandı ve yapının yeniden yapımı gündeme geldi.Terbakar tahun 1903 dan 1925; setelah terbakar hotel itu dibangun kembali.
Günlük Gündem.Harian MedanBisnis.
Gündemdeki toplantı daha küçük üç toplantıya bölünür.Babak final terbagi dalam tiga babak kecil.
Galatasaray başkanlığına Mehmet Cansun'un gelmesiyle birlikte, yeni stadyum fikri tekrar gündeme geldi.Barulah setelah pemerintahan Presiden Megawati, ide itu kembali dilanjutkan melalui Kanal Banjir Timur.
Bir röportaj sırasında potansiyel bir turne planını da gündeme getirdi.Trong buổi phỏng vấn, ông đồng thời cũng đề cập đến việc lên kế hoạch cho một tour lưu diễn khả thi.
İlgili Sayfalar