gündelik ile cümle
gündelik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ancak zamanların bazıları gündelik konuşmada kullanılmaz.Ambos são comumente usados em eventos, não diariamente.
Pamuklu gündelik kimonolarda kullanılır.Alguns muçulmanos usam o taqiyah diariamente.
"Gündelik ekmeğimizi bize bugün ver."Geef ons heden ons dagelijks brood.
Bugün bize gündelik ekmeğimizi ver.Geef ons vandaag het brood dat wij nodig hebben.
Aşınmayı gündelik yaşamın her cephesinde de görmek mümkündür.Ik kan alles : survivalgids voor het dagelijks leven.
Tarihi evler geçmişteki gündelik yaşam görünümünü göz önüne sunmaktadır.Geconstrueerde taferelen laten het dagelijks leven zien uit het verleden.
Bunun haricinde, gündelik hayatı çok sıkıcıydı.Zijn persoonlijke leven was allesbehalve saai.
De Certeau'nun en bilinen eseri Gündelik Hayatın Keşfi'dir.Het belangrijkste van Beter Spellen is de dagelijkse test.
Ortaçağda ne gündelik yaşamda, ne de mutfakta günümüzdeki gibi bir temizlik anlayışı yoktu.In de middeleeuwen was er geen sprake van een kern zoals tegenwoordig.
"Gündelik ekmeğimizi bize bugün ver."Daj nam chleba naszego powszedniego dzisiaj.
Para gündelik yaşamda takas aracı olarak kullanılır.Na co dzień funkcjonuje jako obiekt treningowy.
Törenin esası, ev sahibinin konuklarına çay hazırlaması gibi gündelik bir ihtiyaca dayanır.Często oddziela miejsce gospodarza przygotowującego herbatę od miejsca gościa.
Bunun haricinde, gündelik hayatı çok sıkıcıydı.W godzinach nocnych sytuacja w mieście była niezwykle skomplikowana.
Bugün bize gündelik ekmeğimizi ver.Ge oss idag det bröd vi behöver.
"Gündelik ekmeğimizi bize bugün ver."Ge oss i dag vårt bröd för dagen.
Öykülerinde çoğunlukla yoksul ya da orta halli insanları; gündelik hayattaki küçük mutsuzlukları anlattı.Vad stora och små människor sagt eller trotts säga vid sin död.
"Gündelik ekmeğimizi bize bugün ver."Хліба нашого насущного дай нам сьогодні.
Ancak bunlar gündelik kullanımı etkilemez.Тому воно не підходять для щоденного користування.
Savaş milyonlarca çocuk için gündelik hayatın bir parçasıdır.Тому війна стала частиною повсякденного життя людини.
Para gündelik yaşamda takas aracı olarak kullanılır.Як машина часу тут використана монета.
Hikâyeler, Japonya'da yaşayan kadınların gündelik deneyimleri hakkında olmaya meyillidir.Сюжет найчастіше описує повсякденне життя жінки, що живе в Японії.
Gündelik dilin deyimlerini ve kalıplarını kullandı.Užívání a zneužívání jazyka v naší době.
Gündelik ekmeğimizi bize bugün ver.Zdravá výživa pro každý den.
Gündelik işlerle uğraştı, 6 yılda 19 kitap çevirdi sonra bir gazete için muhabir olarak çalıştı.Také překládá knihy do ruštiny (19 knih za 6 let) a pracuje jako novinový dopisovatel.
Sonra sırasıyla Yeni Gün, Ankara Ulus, Yeni İstanbul ve Vatan gazetelerinde gündelik yazılar yazdı.Druhý den však už celý New York čte reportáž o mortadele a hrdinské Italce.
Kadınlar gündelik yaşamda ikincil sırada olmaya devam etti.Hádky mezi manželi byly na denním pořádku.
Gündelik ekmeğimizi bize bugün ver.Pâinea noastră cea de toate zilele dă-ne-o nouă'n fiecare zi.
Gündelik işlerle uğraştı, 6 yılda 19 kitap çevirdi sonra bir gazete için muhabir olarak çalıştı.A muncit ca traducător, (19 cărți în 6 ani), iar mai apoi a fost corespondentul unui ziar.
18. yüzyılın sonlarında ise sanatçılar gündelik yaşama yöneldiler.De abia în secolul al XX-lea bărbații americani au început să se radă zilnic .
Üzümü Arap gündelikçi sıkar ve şarabını semiz Yahudi içer.Evreii din Israel mănâncă mere unse cu miere, pentru ca noul an să fie foarte dulce.
Duncan, babası onları terk ettikten sonra kız kardeşi, Judy ve annesi Jean Duncan (gündelikçi) ile büyüdü.Miután apja elhagyta a családot, testvérével, Judyval és anyjukkal, Jean Duncannel nőtt fel.
Bugün bize gündelik ekmeğimizi ver.Ez a mindennapi kenyerünk.
Gündelik ekmeğimizi bize bugün ver.A Szentírás mindennapi kenyerévé vált.
Kişinin gündelik işlevlerini yerine getirmesi zorlaşır.A személy visszatérhet mindennapi teendőihez.
Kendimi kendim sandığım birini, bir insanı gündelik, basit, iç yaşamıyla vermek denemeleri.Azok szavával a verseiben, akiké a nehéz élet, a nehéz sors, a mindennapi küzdelem.
Bunun haricinde, gündelik hayatı çok sıkıcıydı.Állapota ennek ellenére napokig válságos volt.
"Gündelik ekmeğimizi bize bugün ver."Anna meille tänä päivänä jokapäiväinen leipämme.
Bunun haricinde, gündelik hayatı çok sıkıcıydı.Päivätyön ohella urakka on ollut melkoinen.
Bunlara ek olarak birçok dermatolojik rahatsızlık gündelik yaşantımızda karşımıza çıkabilir.Dermatillomania häiritsee usein päivittäistä elämää.
Fobi, bir şeye karşı duyulan korkunun, bireyin gündelik yaşamını olumsuz yönde etkilemesi hali.Puritanismi: ahdistava pelko siitä että jossakin joku on onnellinen.
Gündelik ekmeğimizi bize bugün ver.Παράπλους ἀπὸ Ἀβροτόνου ἡμέρας μιᾶς.»
"Gündelik ekmeğimizi bize bugün ver."Giv os i dag vort daglige brød.
Halk Latincesi ise herkesin gündelik olarak kullandığı dildi.Endvidere var det sandsynligvis også det sprog, Jesus brugte til daglig.
Gündelik dilde bazen kehanet de denir.Dialekten kaldes af og til et kreolsprog.
Bugün bize gündelik ekmeğimizi ver.1966 Vårt daglege brød.
Halen ilçe nüfusunun büyük bir kısmı gündelik hayatta Arapça konuşur.Likevel bruker de fleste innbyggere her engelsk daglig.
Gündelik ekmeğimizi bize bugün ver.«Forkynn evangeliet hver dag»!.
Üzümü Arap gündelikçi sıkar ve şarabını semiz Yahudi içer.Husfaren velsigner vinen og skjærer sabbatsbrødet.
Savaş milyonlarca çocuk için gündelik hayatın bir parçasıdır.Religion er en svært viktig del av det daglige liv for innbyggerne.
Bu üç yasa, gündelik koşullarda makroskopik cisimlerin hareketi için iyi bir yaklaşıklık ile geçerlidirler.Ketiga hukum ini juga merupakan pendekatan yang baik untuk benda-benda makroskopis dalam kondisi sehari-hari.
Soft rock şarkılar genellikle aşkı, gündelik yaşamı ve ilişkileri konu alır.Soft rock umumnya dipakai untuk lagu-lagu bertema cinta, kehidupan sehari-hari dan pertemanan.
Letâifnâme Eser mizahi ve gündelik hayat hakkında hikâyelerden ibarettir.Dalam kehidupan sehari-hari ada pembagian tugas yang jelas antara kaum lelaki dan perempuan.
"Gündelik ekmeğimizi bize bugün ver."Roti kami setiap hari, berikanlah kami hari ini.
Bunun haricinde, gündelik hayatı çok sıkıcıydı.Disamping itu, kondisi Tongar waktu malam cukup mengerikan.
Bu kara sayesinde Yiwu gündelik eşya pazarı doğdu.Pasar Wiyoro memiliki hari pasaran pahing.
Söz konusu bu tür kavramlar, avcı-toplayıcı toplumlarda gündelik hayatın bir parçası olurdu.Konsep ini mungkin juga menjadi bagian sehari-hari di dalam kawanan pemburu.
Gündelik ekmeğimizi bize bugün ver.Hoạt động kiếm ăn ban ngày.
Gündelik ekmeğimizi bize bugün ver.わたしたちの日ごとの食物を、 きょうもお与えください。
"Gündelik ekmeğimizi bize bugün ver."「神よ、今日は慈悲をたれ給え。
Gündelik konuşulan dil ise Azericedir.日本語を話す在日ブラジル人。