gündelik ile cümle

gündelik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Gündelik Hayatımızın Tarihi adlı kitabı ile ilgi topladı.日中の書道史を研究。
Bugün bize gündelik ekmeğimizi ver.「昨日、パンを食べました。
Bunun haricinde, gündelik hayatı çok sıkıcıydı.日常生活はさぞかしにぎやかだったことだろう。
Gündelik işlerle uğraştı, 6 yılda 19 kitap çevirdi sonra bir gazete için muhabir olarak çalıştı.生活を支えるために新聞の通信員となり、翻訳をして6年間に19冊を出版させた。
Söz konusu bu tür kavramlar, avcı-toplayıcı toplumlarda gündelik hayatın bir parçası olurdu.这些概念是狩猎者-采集者社会中日常生活的一部分。
"Gündelik ekmeğimizi bize bugün ver."我們日用的飲食,今日賜給我們。
Gündelik işlerle uğraştı, 6 yılda 19 kitap çevirdi sonra bir gazete için muhabir olarak çalıştı.另外他6年里翻译了19本书,作为他的日常工作。
Kimse rolünden tam olarak çıkamamıştır ve her biri gündelik hayata adapte olmakta zorluk çekmektedir.不得其人,終日默然。
Mantra için müstakil olarak kullanılan giyecek gündelik hayatta kullanılmamalıdır.變為人類姿態時頭上的帽子不會保留。
Düşünmeden yürütülen birçok gündelik etkinlik, matematiksel modellerin kullanılmasıdır.许多日常活动都暗含着数学模型的运用。
Gündelik ekmeğimizi bize bugün ver.我們日用的飲食,今天賜給我們。
Gündelik takiplerde iz sürmek için de kullanılabilmektedirler.另外,此类骑行鞋也可用作日常活动。
Bunlardan bit yeniği terimi mecazen deyim olarak gündelik hayatta hâlâ kullanılmaktadır.十分熱愛萌系相關的事物,就算是在日常生活中也會使用喵喵語。
Letâifnâme Eser mizahi ve gündelik hayat hakkında hikâyelerden ibarettir.주인공이 어느 날 '선(線)인'들이 사는 세상에 떨어지고, 마을에서 생활을 하는 이야기이다.
Gündelik ekmeğimizi bize bugün ver.그러나 고봉생은 날마다 제 밥을 덜어서 그에게 주었다고 한다.
Bugün bize gündelik ekmeğimizi ver.(보조사) 나 빵 줘.
Bunun haricinde, gündelik hayatı çok sıkıcıydı.חיי היום יום של היצאניות הללו היו קשים במיוחד.
Üzümü Arap gündelikçi sıkar ve şarabını semiz Yahudi içer.שכירי יום ערבים דורכים ענבים, ואת יינם שותים יהודים בריאי בשר.
Gündelik ekmeğimizi bize bugün ver.לעבוד את ה' בתפילה בכל יום.
Bugün bize gündelik ekmeğimizi ver.בכל ארוחה נהוג לאכול לחם.
Pamuklu gündelik kimonolarda kullanılır.Някои възрастни жени носят кимоно ежедневно.
Savaş milyonlarca çocuk için gündelik hayatın bir parçasıdır.Войната става част от човешкото ежедневие.
Bu fantezi, bu tür gündelik yaklaşımların uçlaştırılmasından ötesi değildir.Не съм от срамежливите, които ще се раздалечават от всекидневната употреба на тази нецензурна дума.
Gündelik ekmeğimizi bize bugün ver.Vodu im treba dávať denne čerstvú.
Ancak bunlar gündelik kullanımı etkilemez.Vendar le-ti ne vplivajo na posameznikovo vsakodnevno delovanje.
"Gündelik ekmeğimizi bize bugün ver."Hlěb naš vsakodenny daj nam dnes, i odpusti nam naše grěhy, tako kako my odpuščajemo našim grěšnikam.
Aşınmayı gündelik yaşamın her cephesinde de görmek mümkündür.Tremor se lahko pojavi v vsaki dobi življenja.
Gündelik ekmeğimizi bize bugün ver.Kasdienės mūsų duonos duok mums šiandien – to, kas reikalinga tik šiam momentui (šiandien).
Tarihi evler geçmişteki gündelik yaşam görünümünü göz önüne sunmaktadır.Istoriniuose serialuose atskleidžiama praeities kasdienybė.
Karikatürün gündelik olması bu ayrıntı düzeyinde çalışmayı olanaksız kılmaktaydı.Dramaturgo vaidmuo kasdieniniame gyvenime buvo parodyti tas neapčiuopiamas jėgas.
"Gündelik ekmeğimizi bize bugün ver."Meie igapäevast leiba anna meile tänapäev.
Bugün bize gündelik ekmeğimizi ver.Meie igapäevane leib.
70’i tutarındadır. Geliriniz yoksa asgari gündelik ebeveynlik parası alırsınız.Jos sinulla ei ole tuloja, saat vähimmäismäärän vanhempainpäivärahaa.
70’i tutarındadır. Geliriniz yoksa asgari gündelik ebeveynlik parası alırsınız.Om du inte har några inkomster, får du föräldradagpenningens minimibelopp.
70’i tutarındadır. Geliriniz yoksa asgari gündelik ebeveynlik parası alırsınız.Si carece de ingresos, recibirá el importe mínimo del subsidio para los padres.
70’i tutarındadır. Geliriniz yoksa asgari gündelik ebeveynlik parası alırsınız.Если у вас отсутствуют доходы, вы будете получать родительское содержание в минимальном размере.
70’i tutarındadır. Geliriniz yoksa asgari gündelik ebeveynlik parası alırsınız.إذا لم يكن لديك دخل، فإنك سوف تحصل على الحد الأدنى من البدل النقدي اليومي للوالدين.
Alışkın olduğumuz gündelik yaşamdan farklı bir gerçekliğe katılıyoruz.Chúng ta đang ở trong một hiện thực khác với những gì chúng ta quen trong cuộc sống hằng ngày.
Alışkın olduğumuz gündelik yaşamdan farklı bir gerçekliğe katılıyoruz.Estamos participando en una realidad la cual es diferente a la vida cotidiana a la que estamos acostumbrados.
Alışkın olduğumuz gündelik yaşamdan farklı bir gerçekliğe katılıyoruz.Kita berpartisipasi dalam sebuah realita yang berbeda dari rutinitas harian kita.
Alışkın olduğumuz gündelik yaşamdan farklı bir gerçekliğe katılıyoruz.우리가 겪던 일상 생활과 다른 현실에 참여하게 됩니다.
Alışkın olduğumuz gündelik yaşamdan farklı bir gerçekliğe katılıyoruz.Mi mindannyian egy olyan valóság részesei vagyunk, mely különbözik a hétköznapok megszokottságától.
Alışkın olduğumuz gündelik yaşamdan farklı bir gerçekliğe katılıyoruz.Mi sodelujemo v realnosti, ki je drugačna od tiste, na katero smo navajeni.
Alışkın olduğumuz gündelik yaşamdan farklı bir gerçekliğe katılıyoruz.Nous vivons une réalité qui est différente de celle de notre quotidien auquel nous sommes habitués.
Alışkın olduğumuz gündelik yaşamdan farklı bir gerçekliğe katılıyoruz.Participăm într-o realitate care este diferită de cea din viaţa cotidiană cu care suntem obişnuiţi.
Alışkın olduğumuz gündelik yaşamdan farklı bir gerçekliğe katılıyoruz.Stiamo prendendo parte ad una realtà che è diversa dalla vita quotidiana alla quale siamo abituati.
Alışkın olduğumuz gündelik yaşamdan farklı bir gerçekliğe katılıyoruz.Účastníme se reality, která se liší od běžného života.
Alışkın olduğumuz gündelik yaşamdan farklı bir gerçekliğe katılıyoruz.Vi deltager i en virkelighed, der er forskellig fra den dagligdag vi er vant til.
Alışkın olduğumuz gündelik yaşamdan farklı bir gerçekliğe katılıyoruz.Vi deltar i en verklighet som är annorlunda från den vardag vi är vana vid.
Alışkın olduğumuz gündelik yaşamdan farklı bir gerçekliğe katılıyoruz.We nemen deel aan een realiteit die anders is dan die van het alledaagse leven waaraan we gewend zijn.
Alışkın olduğumuz gündelik yaşamdan farklı bir gerçekliğe katılıyoruz.Wir sind Teil einer Realität, die sich von der Alltagsrealität unterscheidet, die wir gewöhnt sind.
Alışkın olduğumuz gündelik yaşamdan farklı bir gerçekliğe katılıyoruz.Συμμετέχουμε σε μια πραγματικότητα που είναι διαφορετική από την καθημερινότητα στην οποία έχουμε συνηθίσει
Alışkın olduğumuz gündelik yaşamdan farklı bir gerçekliğe katılıyoruz.Мы находимся в реальности, которая отличается, от той повседневной жизни, к которой мы привыкли.
Alışkın olduğumuz gündelik yaşamdan farklı bir gerçekliğe katılıyoruz.Участваме в реалност, различна от това, с което сме свикнали във всекидневието.
Alışkın olduğumuz gündelik yaşamdan farklı bir gerçekliğe katılıyoruz.אנחנו משתתפים במציאות שהיא שונה מזו של חיי היומיום שאנו רגילים אליה.
Alışkın olduğumuz gündelik yaşamdan farklı bir gerçekliğe katılıyoruz.إننا نشارك في واقع مختلف عن حياتنا اليومية التي اعتدنا عليها
Alışkın olduğumuz gündelik yaşamdan farklı bir gerçekliğe katılıyoruz.別の現実に皆さんは参加しておられます しかしこの作曲家はそこに行く必要はありません
Ama çevremizdeki büyük, gündelik cisimleri tanımlamak için gerek değildi.Aber man brauchte sie nicht um die großen alltäglichen Objekte um uns herum zu beschreiben.
Ama çevremizdeki büyük, gündelik cisimleri tanımlamak için gerek değildi.Ale nepotřebovali jste ji k popisu velkých, každodenních objektů kolem nás.
Ama çevremizdeki büyük, gündelik cisimleri tanımlamak için gerek değildi.Ale nie potrzebowałeś jej do opisania dużych przedmiotów otaczających nas na co dzień.
İlgili Sayfalar