gündüz ile cümle

gündüz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Koyunlarımızı güderken, yanlarında kaldığımız sürece gece gündüz bizi korudular.Siang malam mereka melindungi kami selama kami menggembalakan kambing domba di dekat mereka
Koyunlarımızı güderken, yanlarında kaldığımız sürece gece gündüz bizi korudular.sondern sie sind unsre Mauern gewesen Tag und Nacht, solange wir die Schafe bei ihnen gehütet haben.
Koyunlarımızı güderken, yanlarında kaldığımız sürece gece gündüz bizi korudular.они были для нас оградою и днем и ночью во все время, когда мы пасли стада вблизиих;
Koyunlarımızı güderken, yanlarında kaldığımız sürece gece gündüz bizi korudular.те бяха като стена около нас и денем и нощем през всичкото време, докато бяхме с тях и пасяхме овците.
Koyunlarımızı güderken, yanlarında kaldığımız sürece gece gündüz bizi korudular.חומה היו עלינו גם לילה גם יומם כל ימי היותנו עמם רעים הצאן׃
Koyunlarımızı güderken, yanlarında kaldığımız sürece gece gündüz bizi korudular.كانوا سورا لنا ليلا ونهارا كل الايام التي كنا فيها معهم نرعى الغنم.
Koyunlarımızı güderken, yanlarında kaldığımız sürece gece gündüz bizi korudular.我 們 在 他 們 那 裡 牧 羊 的 時 候 、 他 們 晝 夜 作 我 們 的 保 障
Koyunlarımızı güderken, yanlarında kaldığımız sürece gece gündüz bizi korudular.我 們在 他 們 那 裡 牧羊 的 時候 、 他 們晝 夜作 我 們 的 保障
Kurslarla gündüz, akşam ya da hafta sonlarında katılabilirsiniz.Du kan delta i kurser under dagtid, på kvällar eller på veckoslut.
Kurslarla gündüz, akşam ya da hafta sonlarında katılabilirsiniz. İnternette de okuyabilirsiniz.من الممكن أن تداوم في الدورات التعليمية خلال اليوم أو خلال المساء أو في نهايات الأسبوع.
Kurslarla gündüz, akşam ya da hafta sonlarında katılabilirsiniz.Podrá asistir a los cursos en horario de día, nocturno o de fines de semana.
Kurslarla gündüz, akşam ya da hafta sonlarında katılabilirsiniz.Voit käydä kursseilla päivisin, iltaisin tai viikonloppuisin.
Kurslarla gündüz, akşam ya da hafta sonlarında katılabilirsiniz.Vous pouvez suivre les cours pendant la journée, les soirs ou les weekends.
Kurslarla gündüz, akşam ya da hafta sonlarında katılabilirsiniz.Вы можете посещать курсы днём, вечером или на выходных.
Kurslarla gündüz, akşam ya da hafta sonlarında katılabilirsiniz.من الممكن أن تداوم في الدورات التعليمية خلال اليوم أو خلال المساء أو في نهايات الأسبوع.
Kurslar ücretli olup, gündüz ve akşam saatlerinde düzenlenirler.Kurserna är avgiftsbelagda. Kurser anordnas både dagtid och kvällstid.
Kurslar ücretli olup, gündüz ve akşam saatlerinde düzenlenirler.Kurserna är avgiftsbelagda och de ordnas både dag- och kvällstid.
Kurslar ücretli olup, gündüz ve akşam saatlerinde düzenlenirler.Kurssit ovat maksullisia, ja niitä järjestetään sekä päivällä että illalla.
Kurslar ücretli olup, gündüz ve akşam saatlerinde düzenlenirler.Les cours sont payants, et organisés en journée et en soirée.
Kurslar ücretli olup, gündüz ve akşam saatlerinde düzenlenirler.Les cours sont payants et sont organisés les après-midis et en soirée.
Kurslar ücretli olup, gündüz ve akşam saatlerinde düzenlenirler.Los cursos son de pago y tienen lugar tanto por la mañana como por la tarde.
Kurslar ücretli olup, gündüz ve akşam saatlerinde düzenlenirler.Opiskelu on maksullista.
Kurslar ücretli olup, gündüz ve akşam saatlerinde düzenlenirler.Курсы платные и проводятся в дневное и вечернее время.
Kurslar ücretli olup, gündüz ve akşam saatlerinde düzenlenirler.الدورات التعليمية هي مقابل أجر. تنظم الدورات التعليمية في النهار وكذلك مساءً.
Kurslar ücretli olup, gündüz ve akşam saatlerinde düzenlenirler.الدورات التعليمية هي مقابل أجر، ويتم تنظيمها خلال النهار وفي المساء.
Kurslar ücretli olup, gündüz ve akşam saatlerinde düzenlenirler.您可报名参加万塔成人学校(Vantaan aikuisopisto)提供的各种课程, 包括外语、
L değeri, gündüz-akşam-gece gürültü göstergesidir.( den ist der Tag-Abend-Nacht-Lärmindikator.
L değeri, gündüz-akşam-gece gürültü göstergesidir.( est un indicateur de bruit jour-soir-nuit. L est l'indicateur de bruit de n night
L değeri, gündüz-akşam-gece gürültü göstergesidir. L değeri, gece) AVAH (Ani de Viaţă Ajustaţi pentru persoanele cu Handicap) indică numărul
L değeri, gündüz-akşam-gece gürültü göstergesidir. L değeri, gece( stanowi wskaźnik poziomu hałasu w porze dzienno–wieczorno–nocnej.
L değeri, gündüz-akşam-gece gürültü göstergesidir.L je indikátor hluku pre deň–večer–noc . L je indikátor hluku pre noc de n night
L değeri, gündüz-akşam-gece gürültü göstergesidir.Ο δείκτης L εκφράζει τον θόρυβο ημέρας-βραδιού-νύχτας.
Ne kadar da güzel bir fikir, ha? Gece gündüz bebeğin delirttiği benim tabi.Έξυπνη η ιδέα μου, ε; Το παιδί θα με ζάλιζε μέρα νύχτα.
O ilk mavilik, gece ve gündüzün birbirleriyle uyum sağlama çabasıdır.Ánh xanh đầu tiên là nơi ngày và đêm cố gắng tìm kiếm sự đồng điệu ở nhau.
O ilk mavilik, gece ve gündüzün birbirleriyle uyum sağlama çabasıdır.A primeira pincelada de azul é onde a noite e o dia estão a tentar encontrar a harmonia entre os dois.
O ilk mavilik, gece ve gündüzün birbirleriyle uyum sağlama çabasıdır.De eerste tekenen van de dageraad zijn waar dag en nacht proberen elkaar te vinden in harmonie.
O ilk mavilik, gece ve gündüzün birbirleriyle uyum sağlama çabasıdır.Det første rødlige blå er hvor natten og dagen prøver at finde en harmoni med hinanden.
O ilk mavilik, gece ve gündüzün birbirleriyle uyum sağlama çabasıdır.Ese primer atisbo de azul es el momento en que noche y día intentan encontrar armonía mutua.
O ilk mavilik, gece ve gündüzün birbirleriyle uyum sağlama çabasıdır.그 때 보이는 푸르스름함은, 밤과 낮이 서로 조화를 이루려 노력하고 있는 것이에요.
O ilk mavilik, gece ve gündüzün birbirleriyle uyum sağlama çabasıdır.Le premier rougissement de bleu c'est quand la nuit et le jour essayent de trouver l'harmonie ensemble.
O ilk mavilik, gece ve gündüzün birbirleriyle uyum sağlama çabasıdır.Pada rekah rona biru dimana malam dan siang bertemu tengah mencari harmoni satu sama lain.
O ilk mavilik, gece ve gündüzün birbirleriyle uyum sağlama çabasıdır.Pierwszy rumieniec błękitu jest miejscem, gdzie noc i dzień próbują znaleźć stan harmonii między sobą.
O ilk mavilik, gece ve gündüzün birbirleriyle uyum sağlama çabasıdır.Prima rază de albastru e acolo unde noaptea şi ziua încearcă să găsească armonia dintre ele.
O ilk mavilik, gece ve gündüzün birbirleriyle uyum sağlama çabasıdır.Αυτή η πρώτη απόχρωση του μπλε είναι όπου η νύχτα και η μέρα προσπαθούν να βρουν την αρμονία μεταξύ τους.
O ilk mavilik, gece ve gündüzün birbirleriyle uyum sağlama çabasıdır.Онова първо синьо зарево е там, където нощта и денят се опитват да изградят хармония едно с друго.
O ilk mavilik, gece ve gündüzün birbirleriyle uyum sağlama çabasıdır.Первый проблеск голубого неба пробивается там, где день и ночь стараются найти гармонию друг с другом.
O ilk mavilik, gece ve gündüzün birbirleriyle uyum sağlama çabasıdır.Перший проблиск блакиті там, де ніч і день намагаються знайти гармонію між собою.
O ilk mavilik, gece ve gündüzün birbirleriyle uyum sağlama çabasıdır.הסומק הכחלחל בשמיים מסמן שהלילה והיום מנסים למצוא את ההרמוניה ביניהם.
O ilk mavilik, gece ve gündüzün birbirleriyle uyum sağlama çabasıdır.والمسحة الأولى من اللون الأزرق هي حيث يجتمع الليل والنهار ويحاولان خلق التناغم مع بعضهما.
O ilk mavilik, gece ve gündüzün birbirleriyle uyum sağlama çabasıdır.夜と昼が調和を見出そうとしているところです モーツァルトの楽譜に調和自体が 現れなくても
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.Assim andava eu; de dia me consumia o calor, e de noite a geada; e o sono me fugia dos olhos.
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.Ban ngày tôi chịu nắng nồng, ban đêm chịu lạnh lùng, ngủ nào có an giấc được đâu.
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.Ban_ngày tôi chịu nắng nồng , ban_đêm chịu lạnh_lùng , ngủ nào có an_giấc được đâu .
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.Bývalo tak, že ve dne trápilo mne horko, a v noci mráz, tak že odcházel i sen můj od očí mých.
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.Bývalo tak, že vodne ma stravovala horúčava a mráz vnoci, a môj spánok uchádzal s mojich očí.
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.Bywało to, że we dnie trapiło mię gorąco, a mróz w nocy, tak, że odchadzał sen mój od oczu moich.
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.De día me consumía el calor, y de noche la helada; hasta el sueño huía de mis ojos
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.Des Tages verschmachtete ich vor Hitze und des Nachts vor Frost, und kam kein Schlaf in meine Augen.
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.Di giorno mi divorava il caldo e di notte il gelo e il sonno fuggiva dai miei occhi
Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.Ik werkte voor u in de hitte van de dag en in koude en slapeloze nachten.

İlgili Sayfalar