gündüz ile cümle

gündüz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
6 km uzunluğundaki yolda sadece gündüz ulaşım sağlanmasına rağmen, hat çok popüler oldu.Hoewel de spoorlijn slechts 6 km lang was en enkel overdag reed bleek deze toch populair en winstgevend.
Güneş ve Ay onun vücudu etrafında dolaşarak, gündüz ve geceyi meydana getirirlerdi.De zon en de maan staan voor de dag en de nacht, maar ook voor de eerste dag van de schepping.
Erkek evi burada gündüz kınasını yakar.Het meisje zit elke dag bij een put te spinnen.
Pensilvanya sisteminde hükümlüler gece ve gündüz hücrede bulunurdu.Anderen werden zowel dag en nacht in de cel gevangen gehouden.
Gece gündüz demez ev yapar.Dag en Nacht praten zelf niet.
Gündüz ve Gece eşitlenir.Ze verschilden als dag en nacht.
Gündüz Güzeli 1967 Fransa İtalya ortak yapımı erotik dramatik filmdir.Signore e signori, buonanotte is een Italiaanse filmkomedie uit 1976.
Gündüz tehlike sezdiğinden gece avlanmayı tercih eder.Velduilen jagen bij voorkeur overdag vanuit de lucht.
Gündüz ormanda dinlenir.De groep overnacht in het bos.
Buna rağmen cinayet fikri "gece gündüz aklından çıkmaz."In het dorp is het alsof je geen verschil kan maken tussen dag en nacht.”
Gündüzleri taş altlarında gizlenir, geceleri avlanmak için çıkar.De wants schuilt overdag om 's nachts te gaan jagen.
Işığın Ruhu Güneş'e gitti ve oradan gündüzler boyunca Dünya'yı korur oldu.Hij bewaakte de zon als deze tijdens de nacht door de onderwereld ging.
Böylece takip eden her gece(ya da gündüz)ile ileride olacaktır.Wieczorem wszyscy byli dla niego mili (oprócz dąsającej się ciągle Maybelle).
"Seyyar Sahne'nin yeni oyunu 'Bir Meşrutiyet Faciası Yahut Gündüzlerimiz'".天稚彦) bywa także zapisywane jako 天若彦 lub 天若日子.
Av olduğu takdirde jaguar gündüzleri de avlanabilir.Jaguar może polować za dnia, jeśli zwierzyna jest dostępna.
Örneğin kitapta yer yer: Yeniçeri ağası gece gündüz sarhoş bir hâldeydi.Na zachodniej połówce przedstawiona jest Księga Nut, a na wschodniej Księga Nocy.
Ailesi onu 6 yaşında iken bir gündüz okulu olan St Michaels'e kaydettirdi.Rodzice zapisali go do szkoły St Michael gdy miał 6 lat.
Leçveler gündüz ortaya çıkarlar.Pojawiają się one w dzień.
Yeni yıl yaz gece gündüz eşitliği ile başlıyordu.Wprowadzono też Wiosenne Zrównanie Dnia z Nocą.
Gündüzleri, kendilerinin ağaç kovukları içine yaptıkları yuvalarda geçirirler.Dochodzą one do obszernej, szczelinowej salki z pochylonym dnem.
Aynı zamanda gündüzlerde uzamıştır.Aktywna również za dnia.
Bu yüzden ona Gündüzyürüyen (veya Gündüzgezen) derler.Powiedzieli, iż następnego dnia przybędą wodzowie.
"Neredeyse gündüz ve gece beni takip ediyorlar."Poszukują ich zarówno za dnia, jak i nocą.
Ortaköy Panoramik, Gece, Gündüz Fotoğraf AlbümüPowidz-Osiedle za dnia i w nocy Rejestr Teryt
Buna rağmen cinayet fikri "gece gündüz aklından çıkmaz."Pomijając to, twierdzi on, że idea morderstwa prześladowała go dniami i nocami.
Gece ya da gündüz beslenebilirler.Odżywiają się zarówno w dzień, jak i w nocy.
Gece gündüz çalıştık." diye anlatır.Cały dzień śpi.".
Yazları gündüz sıcak,geceleri ise oldukça serin olmaktadır.W Polsce miesiąc jest dość ciepły, noce i poranki są jeszcze chłodne.
Gündüzleri mezara girer.W dzień zapadają w torpor.
Gündüzleri aktiftirler.Są aktywne za dnia.
Kuluçkaya gündüzleri erkek de yardımcı olur ama geceleri yalnızca dişi yumurtalarla yatar.Obie płci wysiadują jaja w ciągu dnia, ale nocą tylko samica.
Bu yıldan başlamak üzere gündüzlü kız ve erkek öğrenciler de okula kabul edilmeye başladı.Zdecydowano wówczas, aby do szkoły zacząć przyjmować zarówno dziewczęta, jak i chłopców.
Genelde gece aktif olurlar, ancak bazı zamanlarda gündüzleri de rastlanabilirler.Aktywny jest głównie w nocy, jednak dość często można go spotkać także w dzień.
Muhafızlar, kiliseye gece ve gündüzleri girebilirler.Pod osłoną nocy włamują się do kościoła.
Düğünün yapıldığı mekânda gelin damat evine gelinceye kadar 3 gün 3 gece-gündüz yemek servisleri devam eder.Zadaniem magów jest obrona księżniczki przez trzy kolejne noce, do czasu pojawienia się posiłków.
Geceler gündüz gibiydi.I w noc zamienił się dzień.
Gündüz ormanda sığınağında geçirir.Codziennie wybierał się na spacery do lasu.
Göç sırasında göçmen kuşların bir kısmı gündüz, bir kısmı ise gece uçarlar.Wśród Arctiidae są gatunki aktywne w ciągu dnia oraz takie, które żerują w nocy, przylatują też do światła.
Aslolan gecedir, gündüz onun üzerine sonradan gelmektedir.Påsknatten är natten mellan påskafton och påskdagen.
İnsanlar enformasyonu gece veya gündüz istedikleri zaman diliminde ulaşabilmektedirler.På dagen sover de eller de faller i ett stelt tillstånd (torpor).
Geceyi gündüz, gündüzü gece etme yavrum.De kan vara aktiva på dagen och på natten och bildar mindre grupper.
Dişi geceleyin yavruları emzirip gündüzleri yiyecek arar.Megasema lalle ingår i släktet Megasema och familjen nattflyn.
Amerikan komutanları ise gündüz paraşüt atlayışı tedirgin etmektedir.Amerikanska bombplan förstärker attackerna på dagtid.
Çoğunlukla gündüz faaldirler.Den är mestadels daglevande.
Gündüz saatlerinde tüm Oxford halkına açıktır.Eiffeltornet håller öppet alla dagar på året.
Gündüz olmadan, gece; gece olmadan, gündüz açıklanamaz.De skall aldrig tystna, varken dag eller natt.
Gündüzleri birbirini gören hayvanlar, geceleyin de seslerle birbirinden ayrılmazlar.Men den som vandrar om natten, han stöter sig, ty han har då intet som lyser honom."
Aka Gündüz Kutbay gibi sanatçıların yetişmesinde etkili olmuştur."Jag tror att det är viktigt att du växer som artist.
Gece ve gündüz ısı farkı yaz aylarında oldukça yüksektir.Skillnaden mellan dag och natt temperaturen är ganska hög under sommarperioder.
Tipik bir çöl ikliminin egemen olduğu kentte gece-gündüz sıcaklık farkı çok yüksektir.I öknar får man ett klimat där temperaturskillnaden mellan dag och natt är stor.
Gündüz gezer, sabahları daha aktiftir.Kväll är motsatsen till morgon.
Gündüzleri ortam geceye kıyasla oldukça sessiz ve güvenlidir.Skurholmen är väldigt lugnt både dag- och nattetid.
Bunun için, "Tanrı'nın tahtı önünde duruyor, Tapınağında gece gündüz O'na tapınıyorlar.Och att densamma gudinnan under nämnda nätter befallit dem till sin tjänst".
Genellikle gündüz ısırırlar.De sticker oftast dagtid.
Yağmurlu havalarda gündüz de dışarıda görülebilir.Under regnväder kan de även vara aktiva under dagen.
Gece ve gündüz eşitlenmiştir.Inom natt och år.
Hem gündüz hem de gece faal olabilir ve yılın çoğu zamanı yalnız yaşar.Margayn är aktiv både på dagen och på natten och lever den största delen av året ensam.
Partinin Genel Başkanlığını Emanullah Gündüz yapmaktadır.Direktörsparet ska vara borta över dagen.
Gündüzleri kayaların altındaki boşluklarda ya da mağaralarda uyuyarak geçirir.De sover på dagen gömda bland trädens rötter eller i naturliga grottor.
Beş-altı üyeli gruplar hâlinde yaşar ve gündüzleri etkin olurlar.Sedan stannar de 5 till 40 dagar i gruppens bo och deltar i utflykter.

İlgili Sayfalar