gündüz ile cümle
gündüz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Gündüz bakım ortamının hastalığın yayılması için mükemmel olduğu düşünülmektedir.ويعتقد أن البيئة حينية مثالية لتفشي المرض.
Bu yüzden ona Gündüzyürüyen (veya Gündüzgezen) derler.وتشير بعض الأحاديث أيضًا أن فعّاليات يوم القيامة ستتم في بلاد الشام.
Tırtıl gündüz ve gece kelebeklerinin larvasıdır.لذلك الشفقية هي مغايرة للنهارية والليلية.
Gündüz ve gece, ak ve kara iki ip yumağıdır.وهو صيام يومي عيد الفطر وعيد الأضحى، وأيام التشريق الثلاثة.
Gündüz ile gecenin eşit olması durumudur.Longa duração do dia e das noites (seis meses cada).
Avlanma zamanı olarak geceden ziyade gündüzü tercih ederler.São mais ativos durante a noite, quando se arrastam por sobre a areia.
Yerel efsaneye göre Fransızlar gündüzleri çok çalışırmış, ve akşamda çok eğlenirlermiş.Reza a tradição local que, de dia, os franceses trabalhavam duro e, à noite, se entregavam a diversão.
Gündüz - Günün aydınlık bölümü.Dia é (na linguagem cotidiana) o período durante o dia em que a luz do dia está presente.
Gündüzleri serin, karanlık ve ıslak bir yer bulup uyurlar.Durante o dia procuram sítios frescos, escuros e húmidos para dormir.
Güneş, bu kapıdan yeryüzüne (Imbar’a) geri dönüyor ve gündüz başlıyordu.Deus desvelou os seus pecados ante o sol; toda a terra conheceu os justos juízos de Deus.
Aşırı idrara çıkma gündüz ve gece boyunca devam eder.O excesso de diurese continua dia e noite.
Burada gündüzleri okula gidip geceleri çalışıyordu.Trabalhava de noite e estudava de dia.
Gündüz ve Gece eşitlenir.Agora noite e dia são iguais.
Gece ve gündüz eşitlenmiştir.Está aberto de dia e de noite.
Aslında gece, gündüz fark etmezdi O'nun için.Eu não tinha consciência do dia e da noite.
Deneyin yapıldığı zaman dilimi gündüz vaktidir.Precedendo o dia do julgamento existirão os grandes sinais do Dia do Juízo.
"Neredeyse gündüz ve gece beni takip ediyorlar."A polícia anda atrás deles dia e noite.
Uçak hem gece görevleri hem de gündüz görevleri için deniz üzerinde kullanılabilir.A aeronave pode ser utilizada tanto em operacional diurno quanto noturno em mar.
Gündüz olmadan, gece; gece olmadan, gündüz açıklanamaz.Porém, o inferno é diferente, noturno, sem esperança.
Gündüz ormanda dinlenir.Durante o dia repousa no solo.
Gece ve gündüzü, ak ve karayı, aydınlık ve karanlığı (yaruk ve karuk), evrendeki çiftli zıtlığı simgeler.Como eles cantam, os elevadores escuridão e o sol brilha fazendo com que todos (o povo) feliz.
Gece ile gündüz arasındaki sıcaklık farkı çok fazladır.As temperaturas variam muito entre o dia e a noite.
Bu sefer Amerikalılar gündüz vakti ve Britanyalılar geceleri saldırılarını düzenlediler.As Forças Aéreas do Exército dos Estados Unidos atacavam de dia, enquanto os britânicos atacavam de noite.
5Işığa “Gündüz”, karanlığa “Gece” adını verdi.Top 5: vinhos que você deve tomar Night by Night.
Dünya’da gece ve gündüz süreleri birbirine eşit olur.Nesse período, os dias e as noites têm a mesma duração em todo o planeta.
Luis Bunuel ile birlikte çalıştığı filmler Nazarín (1959), Viridiana (1961) ve Gündüz Güzeli'dir.Ele estrelou três filmes dirigidos por Luis Buñuel - Nazarín (1959), Viridiana (1961) e Belle de Jour (1967).
Göç sırasında göçmen kuşların bir kısmı gündüz, bir kısmı ise gece uçarlar.Durante a migração geralmente viaja durante o dia, embora algumas aves o possam fazer de noite.
Gündüz ormanda sığınağında geçirir.O auxilia ocasionalmente na floresta.
Bazı gençler gündüzden kına evinin tavanına çıkar orda beklerdi kına zamanını.Prófi então fica em seu quarto por dias, aguardando o fim de seu castigo.
Gripin) Yarısı Gündüz Yarısı Gece (Feat.Durch Nacht und Flut(Alem da noite e Inundação) 10.
Mardin: Gündüz Kitabevi Yayınları. ss. s.Campo Grande: Editora Alvorada, s.d..
Buna rağmen cinayet fikri "gece gündüz aklından çıkmaz."«O professor que quer acordar sem agenda do dia».
Gündüz tarifeleri seyahat edilen durak sayısına göre belirlenir.As tarifas são aplicadas em função dos quilómetros percorridos.
Kız ve erkek öğrencilere gündüzlü, tam gün öğretim uygulanır.Recebe vários estudantes e professores por dia.
Gündüzleri uyuyor, geceleri romanını tamamlamak için çalışıyordu.Ele passava todo o dia e noite pesquisando sobre ela.
Günboyu çok çalışmaksızın, kimse geceden gündüze meşhur olmuyor.Ninguém fica famoso da noite para o dia sem ter trabalhado muito durante o dia.
Gündüzki çatışmalarda ciddi kayıplara uğranılmıştı.Op de dagen erna waren er nog diverse (zware) naschokken.
Gündüz kelebeklerinin duyargaları (anten) çıplak olduğundan bu hassaslıktan mahrumdurlar.Bij hun dagelijkse kleding hoorde een muts gemaakt van huiden.
Gece-gündüz süreleri birbirine eşittir.Dag en nacht duren dan (bijna) even lang.
Aslolan gecedir, gündüz onun üzerine sonradan gelmektedir.Ook in de nacht en de volgende dag wordt de uitzending regelmatig herhaald.
Ertesi gün, gündüz kınası, takı ve gece kınası yapılır.De onderkaak en de tong worden gedurende de nacht naar voren gehouden.
Bu sefer Amerikalılar gündüz vakti ve Britanyalılar geceleri saldırılarını düzenlediler.Terwijl de Amerikanen overdag hun bommen gooiden, vlogen de Britten altijd 's nachts.
Bu nedenle gündüzleri gökyüzü mavi görünür.De hemel ziet er overdag (licht)blauw uit.
Çit ve yol kenarlarında gündüz avlanır.Ze jagen en wandelen elke dag.
Gece ve gündüz eşitlenmiştir.Het wordt zowel 's nachts als overdag gezien.
Gündüzleri bitkilerin sık olduğu yerlere girip saklanırlar.Ze houden zich overdag vaak op in planten.
Gündüz ile gecenin eşit olması durumudur.Bij een nachtevening zijn dag en nacht even lang.
Bunu yapmaya gece gündüz devam eder.Dag en nacht is hij ermee bezig.
Gündüzleri mezara girer.Overdag graven ze zich in.
"Neredeyse gündüz ve gece beni takip ediyorlar."De soort is zowel overdag als ’s nachts waargenomen.
Gece olmadığı sürece, gündüz de yoktur.Tijdens de schemering is het niet dag of nacht.
Aslında gece, gündüz fark etmezdi O'nun için.Hij heerste over de dag, maar vermoedelijk niet over de nacht.
Özellikle gündüz faal olarak görünür.Ze zijn vooral overdag actief.
Gündüz gezerler.Bij dageraad.
Ancak gündüzleri gene de ılık bir hava vardır.Deze zal hij slechts dragen in hoogtijdagen.
5Işığa “Gündüz”, karanlığa “Gece” adını verdi.Het licht noemde hij dag, de duisternis noemde hij nacht.
Yüksek ve serin yerlerde gündüz, sıcak bölgelerde gece avlanır.Op de heetste en koudste gedeelten van de dag slapen ze in hun hol.
Dünya’da gece ve gündüz süreleri birbirine eşit olur.Dag en nacht zijn dan overal op aarde even lang.
Kuzey And geyikleri gündüz faaldir.Noord-Amerikaanse fluithazen zijn diurnaal.
Çünkü gündüz kuşu, güneşin ışığına âşıktır; gece kuşuysa karanlığa âşıktır.Hij zal de hemel zo mooi maken dat de wereld verliefd zal worden op de nacht).