gündüz ile cümle
gündüz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Böylece takip eden her gece(ya da gündüz)ile ileride olacaktır.Und was lehrt dich wissen, was die Nacht al-Qadr ist?
(Gündüz, Osmanlica Nehar anlamına gelmektedir.)Ich schwöre beim Tag der Auferstehung; (1) und (abermals) nein!
Burada gündüzleri okula gidip geceleri çalışıyordu.Tagsüber arbeitete er und nachts besuchte er die Schule.
Gündüz hatlarının yanı sıra bir saatlik aralarla sefer yapılan dokuz gece hattı mevcuttur.Daneben existiert ein Nachtbusnetz mit neun Linien, die stündlich untereinander Anschlüsse herstellen.
Gündüzleri kanatlarını hareket ettirmeden saatlerce havada süzülürler ve yiyecek ararlar.Tagsüber segeln sie stundenlang, ohne ihre Flügel zu bewegen, und suchen nach Nahrung.
Gündüz kelebeklerinin duyargaları (anten) çıplak olduğundan bu hassaslıktan mahrumdurlar.Doch unter der Last des Alltags will ihn niemand anhören.
Gündüz ile gecenin eşit olması durumudur.So entstehen Tag und Nacht.
Gece serin ve rüzgarlı iken gündüz sıcaktır.Der Regen goss in der Nacht und am Tage in vollen Strömen.
Gündüzler kısalır, geceler uzar.Schlaf, mein Kind, es wird Nacht überall.
Gece gündüz çalıştık." diye anlatır.Night and Day" gezeigt.
Yeni yıl yaz gece gündüz eşitliği ile başlıyordu.Das neue Jahr beginnt zur Zeit der Frühlings-Tag-und-Nacht-Gleiche.
Gündüz ve Gece eşitlenir.Ähnlich verhält es sich mit Tag und Nacht.
Oradaki deneyler de gündüz yapılmıştır.Auch über Tage fanden Versuchsarbeiten statt.
Yazın kıştan, gündüzleri de gecelerden fazladır.Im Sommer sind die Tagstunden länger, im Winter die Nachtstunden.
Aslolan gecedir, gündüz onun üzerine sonradan gelmektedir.Doch in der Nacht trennte sie immer wieder auf, was sie am Tag gewebt hatte.
Akabinde 2001'den 2003'e kadar Windsor'daki St.George's School'u gündüzlü öğrenci olarak okudu.Anschließend war sie von 2001 bis 2003 Tagesschülerin an der St George’s School, Windsor.
Erişim tarihi: 17 Aralık 2013. ^ "Emre Aydın, Gece Gündüz'de".27. Oktober - Die Kraft: Alles ist richtig wurde unter Zeitdruck und über Nacht geschrieben.
Gece gündüz bu kamplara varmaktaydılar.Tag und Nacht sollen sich dort begegnen.
Süpernova 1604, üç hafta boyunca gündüzleri de görülebiliyordu.Sie ist die erste Supernova seit 1604, die mit bloßem Auge beobachtet werden kann.
Gündüzleri kendi kazdıkları bir deliğin içinde uyurlar.Tagsüber schlafen die Tiere in einem Nest, das sie im Geäst oder in Baumhöhlen errichten.
Genellikle en kolay gündüzleri görülür.Es handelt sich meist um leichtere Verläufe.
2002 Gelişim ve Öğrenme (editör), Gündüz Eğt.Bildungsverlag Eins, 2002 (Herausgeber und Autor) Pädagogische Praxis.
Gündüzleri, kendilerinin ağaç kovukları içine yaptıkları yuvalarda geçirirler.Sie graben ausgedehnte Baue, in denen sie den Tag verbringen.
Aka Gündüz Kutbay gibi sanatçıların yetişmesinde etkili olmuştur.Aber meine Philosophie ist, als Künstler wächst man immer.
Gündüzleri uyuyor, geceleri romanını tamamlamak için çalışıyordu.Sie arbeitete nachts und schrieb tagsüber an ihrem ersten Roman.
Geceler gündüz gibiydi.Die Nacht leuchtet wie der Tag.
Leçveler gündüz ortaya çıkarlar.Sie öffnen sich am Tag.
Serhat Kılıç - Kamil Gündüz.Joyeuse – Schwert Karls des Großen.
Köpekimsi maymunlar neredeyse sadece gündüz faaldir.Löffelhunde sind für gewöhnlich monogam.
"Neredeyse gündüz ve gece beni takip ediyorlar."Sie wurde sowohl tagsüber als auch nachts beobachtet.
Çoğunlukla gece aktif olurlar ve gündüzü farklı yerlere saklanarak geçirirler.Sie sind meist nachtaktiv und verbringen den Tag in diversen Verstecken verborgen.
Gündüzleri hukuk eğitimi gören Brahe, geceleri ise gökyüzünü gözlemliyordu.Montgomery arbeitete während des Tages und studierte Jura in der Nacht.
5Işığa “Gündüz”, karanlığa “Gece” adını verdi.5Und Gott nannte das Licht Tag, und die Finsternis nannte er Nacht.
Aslında gece, gündüz fark etmezdi O'nun için.Auch in der Nacht und am nächsten Tag lässt er sich nicht bei ihr blicken.
Deniz inekleri gece veya gündüz aktif olabilirler.Fischermarder können sowohl am Tag als auch in der Nacht aktiv sein.
Gündüz öğle sıcağında sık otların veya bir ağacın dalında uyumayı tercih ederler.Während der heißen Mittagsstunden ruhen sie meist im Schatten von Büschen oder Bäumen.
Karıncalar gece gündüz çalışmaya, çok çalışmaktan erken yaşta ölmeye, çatlamaya başlarlar.So ging das Nacht für Nacht, Jahr für Jahr, bis die Müllersleut alt geworden waren und starben.
Gündüzleri genellikle mağaralarda saklanırlar.Tagsüber versteckt er sich in Höhlen.
Gündüzleri kayaların altındaki boşluklarda ya da mağaralarda uyuyarak geçirir.Tagsüber leben sie versteckt unter Steinen und in Höhlen.
Milli istihsali temin için icabında geceli gündüzlü çalışmak şiardır.Als Soldat für praktische Tagesfragen ausreichend.
Av olduğu takdirde jaguar gündüzleri de avlanabilir.Bei Gefahr können Giraffen auch galoppieren.
Gündüzleri ağaç kovuklarında veya 25 - 50 metre yükseklilkte dallara asılı şekilde geçirirler.Den Tag verbringen sie in Baumhöhlen oder an Ästen und Baumstämmen hängend in Höhen von 25 bis 50 Metern.
Herhangi bir gündüz-gece ritimleri tanımazlar.Tag und Nacht denkt er an die verwünschte Rede.
Bu olay her yıl gece ve gündüzün eşitlendiği Mart ayında kutlanırdı.Das wiederholte sich an allen Sonn- und Feiertagen um dieselbe Zeit.
Gece olmadığı sürece, gündüz de yoktur.Weder am Tage noch in der Nacht.
Örneğin: Gündüz Yang niteliklidir.Kennzeichen am Tage ziehender Singvögel.
Hareketleri oldukça ağır olan bu hayvanlar gündüzlerini daha çok dinlenerek geçirirler.Die größte Hitze des Tages verbringen die Tiere mit Ruhe.
Gündüz ormanda dinlenir.Die Nacht verbringt er im Wald.
Geceleri hareketlidir, gündüzleri ağaçlarda dinlenerek geçirir.Sie fressen bei Tage und ziehen sich nachts zum Ruhen in die Bäume zurück.
Park her gün gündüzleri halka açık olup, geceleri kapalıdır.Die Nachnutzung des Geländes ist ein öffentlicher Park, der nachts verschlossen wird.
Angela Paris'te bir kulüpte gündüzleri striptiz dansçısı olarak çalışmaktadır.Freddy arbeitet nachts in West-Berlin als Taxifahrer.
Gece gündüz şikâyet etmekten başka bir şey yapmaz.Il ne fait que se plaindre du matin au soir.
İnsanlar enformasyonu gece veya gündüz istedikleri zaman diliminde ulaşabilmektedirler.Ils se connaissent alors charnellement durant la nuit et conçoivent Galaad.
Gündüz ile gecenin eşit olması durumudur.Et en effet, il demeura calme la journée et la nuit qui suivirent.
Böylece takip eden her gece(ya da gündüz)ile ileride olacaktır.Ensuite ils passent la nuit entière à défier Allah.
Güneş, bu kapıdan yeryüzüne (Imbar’a) geri dönüyor ve gündüz başlıyordu.C'est elle qui engendra le soleil et les étoiles, les avalant, elle les fit renaître le jour et la nuit.
Gündüzleri, kendilerinin ağaç kovukları içine yaptıkları yuvalarda geçirirler.Mais ceux-ci tombent sur un orphelinat en plein jour de portes ouvertes.
Bazıları gece diğerleri gündüz aktifdir.Certaines sont de nuit, d'autres de jour.
Ailesi onu 6 yaşında iken bir gündüz okulu olan St Michaels'e kaydettirdi.Ses parents l'inscrivent à l'école St. Michael's à l'âge de six ans.
Gündüz çocuklar, akşam yetişkinler ders görürdü.On y donnait des leçons pour les enfants le jour et des cours pour adultes le soir.