Günümüzde foie gras'dan daha günahkar bir yemek daha yok, değil mi?残酷ですからね
İnsanlar bizim güldüğümüzü bilmiyorlar. Ben Axis of Evil (Günahkar Eksen) komedi turnesi yaptığım zaman,사람들은 우리가 웃는다는 것을 모릅니다. 제가 악의 축 코메디 투어를 할 때,
İnsanlar bizim güldüğümüzü bilmiyorlar. Ben Axis of Evil (Günahkar Eksen) komedi turnesi yaptığım zaman,Люди не знают, что мы любим смеяться.
İnsanlar bizim güldüğümüzü bilmiyorlar. Ben Axis of Evil (Günahkar Eksen) komedi turnesi yaptığım zaman,אנשים לא יודעים שאנו צוחקים. כשעשיתי את סיבוב הסטנדאפ "ציר הרשע",
İnsanlar bizim güldüğümüzü bilmiyorlar. Ben Axis of Evil (Günahkar Eksen) komedi turnesi yaptığım zaman,الناس لا يعلمون أننا نضحك , عندما قمت بجولة محور الشر الكوميدية ,
İnsanlar bizim güldüğümüzü bilmiyorlar. Ben Axis of Evil (Günahkar Eksen) komedi turnesi yaptığım zaman,コメディ・セントラルで『悪の枢軸ツアー』をしていた頃
I,ste bu onların günahkar oldugunun kanıtı!Det är beviset på att de är onda.
I,ste bu onların günahkar oldugunun kanıtı!Det er beviset på, at de er onde.
I,ste bu onların günahkar oldugunun kanıtı!¡Esta es la prueba de que esta gente es malvada!
I,ste bu onların günahkar oldugunun kanıtı!Isto é a prova de que são pessoas más!
I,ste bu onların günahkar oldugunun kanıtı!Questa è la prova che questa gente è malvagia!
I,ste bu onların günahkar oldugunun kanıtı!Tämä todistaa, että he ovat pahoja.
I,ste bu onların günahkar oldugunun kanıtı!To dowód, że ci ludzie są naprawdę źli.
I,ste bu onların günahkar oldugunun kanıtı!Αυτό αποδεικνύει ότι είναι διαβολικοί!
I,ste bu onların günahkar oldugunun kanıtı!Это подтверждает, что эти люди - плохие!
Iţýklar karardýđýnda Bütün günahkarlar sürünüyorlarKdyž pohasínají světla všichni hříšníci se plazí
İyi kişi torunlarına miras bırakır, Günahkârın servetiyse doğru kişiye kalır.A jó örökséget hágy unokáinak; a bûnösnek marhái pedig eltétetnek az igaz számára.
İyi kişi torunlarına miras bırakır, Günahkârın servetiyse doğru kişiye kalır.Den gode efterlader Børnebrn Arv, til retfærdige gemmes Synderens Gods.
İyi kişi torunlarına miras bırakır, Günahkârın servetiyse doğru kişiye kalır.Den gode efterlater arv til barnebarn, men synderens gods er gjemt til den rettferdige.
İyi kişi torunlarına miras bırakır, Günahkârın servetiyse doğru kişiye kalır.Den gode lämnar arv åt barnbarn, men syndarens gods förvaras åt den rättfärdige.
İyi kişi torunlarına miras bırakır, Günahkârın servetiyse doğru kişiye kalır.Der Gute wird vererben auf Kindeskind; aber des Sünders Gut wird für den Gerechten gespart.
İyi kişi torunlarına miras bırakır, Günahkârın servetiyse doğru kişiye kalır.Dobri zapušča dediščino sinov sinovom, grešnikovo premoženje pa je shranjeno za pravičnega.
İyi kişi torunlarına miras bırakır, Günahkârın servetiyse doğru kişiye kalır.Dobrý zanecháva dedičstvo až synom synov, a majetok toho, kto hreší, je zachovaný spravedlivému.
İyi kişi torunlarına miras bırakır, Günahkârın servetiyse doğru kişiye kalır.Dobrý zanechává dědictví vnukům, ale zboží hříšného zachováno bývá spravedlivému.
İyi kişi torunlarına miras bırakır, Günahkârın servetiyse doğru kişiye kalır.El bueno dejará herencia a los hijos de sus hijos, pero lo que posee el pecador está guardado para los justos
İyi kişi torunlarına miras bırakır, Günahkârın servetiyse doğru kişiye kalır.Hyvä jättää perinnön lastensa lapsillekin, mutta syntisen tavara talletetaan vanhurskaalle.
İyi kişi torunlarına miras bırakır, Günahkârın servetiyse doğru kişiye kalır.선인은 그 산업을 자자 손손에게 끼쳐도 죄인의 재물은 의인을 위하여 쌓이느니라
İyi kişi torunlarına miras bırakır, Günahkârın servetiyse doğru kişiye kalır.L'uomo dabbene lascia eredi i nipoti, la proprietà del peccatore è riservata al giusto
İyi kişi torunlarına miras bırakır, Günahkârın servetiyse doğru kişiye kalır.Người lành lưu truyền gia sản cho con cháu mình; Song của cải kẻ có tội dành cho người công bình.
İyi kişi torunlarına miras bırakır, Günahkârın servetiyse doğru kişiye kalır.Người lành lưu_truyền gia_sản cho con_cháu mình ; Song của_cải kẻ có tội dành cho người công_bình .
İyi kişi torunlarına miras bırakır, Günahkârın servetiyse doğru kişiye kalır.Ο αγαθος αφινει κληρονομιαν εις υιους υιων ο πλουτος δε του αμαρτωλου θησαυριζεται δια τον δικαιον.
İyi kişi torunlarına miras bırakır, Günahkârın servetiyse doğru kişiye kalır.Добрият оставя наследство на внуците си, А богатството на грешния се запазва за праведния,
İyi kişi torunlarına miras bırakır, Günahkârın servetiyse doğru kişiye kalır.Добрый оставляет наследство и внукам, а богатство грешника сберегается для праведного.
İyi kişi torunlarına miras bırakır, Günahkârın servetiyse doğru kişiye kalır.טוב ינחיל בני בנים וצפון לצדיק חיל חוטא׃
İyi kişi torunlarına miras bırakır, Günahkârın servetiyse doğru kişiye kalır.الصالح يورث بني البنين وثروة الخاطئ تذخر للصدّيق.
İyi kişi torunlarına miras bırakır, Günahkârın servetiyse doğru kişiye kalır.善 人 給 子 孫 遺 留 產 業 . 罪 人 為 義 人 積 存 貲 財
İyi kişi torunlarına miras bırakır, Günahkârın servetiyse doğru kişiye kalır.善人 給子 孫遺 留 產業 . 罪人 為義 人 積存貲財
Ne mutlu o insana ki, kötülerin öğüdüyle yürümez, Günahkârların yolunda durmaz, Alaycıların arasında oturmaz.Blagor možu, ki ne hodi po svetu brezbožnih in ne stopa na pot grešnikov ter ne sedeva v družbi zasmehovalcev.
Ne mutlu o insana ki, kötülerin öğüdüyle yürümez, Günahkârların yolunda durmaz, Alaycıların arasında oturmaz.Boldog ember az, a ki nem jár gonoszok tanácsán, bûnösök útján meg nem áll, és csúfolódók székében nem ül;
Ne mutlu o insana ki, kötülerin öğüdüyle yürümez, Günahkârların yolunda durmaz, Alaycıların arasında oturmaz.복 있는 사람은 악인의 꾀를 좇지 아니하며 죄인의 길에 서지 아니하며 오만한 자의 자리에 앉지 아니하고
Ne mutlu o insana ki, kötülerin öğüdüyle yürümez, Günahkârların yolunda durmaz, Alaycıların arasında oturmaz.Salig den Mand, som ikke går efter gudløses Råd, står på Synderes Vej eller sidder i Spotteres Lag,
Ne mutlu o insana ki, kötülerin öğüdüyle yürümez, Günahkârların yolunda durmaz, Alaycıların arasında oturmaz.אשרי האיש אשר לא הלך בעצת רשעים ובדרך חטאים לא עמד ובמושב לצים לא ישב׃
Ne mutlu o insana ki, kötülerin öğüdüyle yürümez, Günahkârların yolunda durmaz, Alaycıların arasında oturmaz.طوبى للرجل الذي لم يسلك في مشورة الاشرار وفي طريق الخطاة لم يقف وفي مجلس المستهزئين لم يجلس.
Ne mutlu o insana ki, kötülerin öğüdüyle yürümez, Günahkârların yolunda durmaz, Alaycıların arasında oturmaz.不 從 惡 人 的 計 謀 、 不 站 罪 人 的 道 路 、 不 坐 褻 慢 人 的 座 位
Ne mutlu o insana ki, kötülerin öğüdüyle yürümez, Günahkârların yolunda durmaz, Alaycıların arasında oturmaz.不從惡 人 的 計謀 、 不 站 罪人 的 道路 、 不 坐 褻慢人 的 座位
Oğlum, seni ayartmaya çalışan günahkârlara teslim olma.Fiam, ha a bûnösök el akarnak csábítani téged: ne fogadd beszédöket.
Oğlum, seni ayartmaya çalışan günahkârlara teslim olma.Figlio mio, se i peccatori ti vogliono traviare, non acconsentire
Oğlum, seni ayartmaya çalışan günahkârlara teslim olma.Filho meu, se os pecadores te quiserem seduzir, não consintas.
Oğlum, seni ayartmaya çalışan günahkârlara teslim olma.Fiule, dacă nişte păcătoşi vor să te amăgească, nu te lăsa cîştigat de ei!
Oğlum, seni ayartmaya çalışan günahkârlara teslim olma.Hijo mío, si los pecadores te quisieran persuadir, no lo consientas
Oğlum, seni ayartmaya çalışan günahkârlara teslim olma.Hỡi con , nếu kẻ tội nhơn kiếm thế quyến dụ con , Chớ khứng theo .
Oğlum, seni ayartmaya çalışan günahkârlara teslim olma.Hỡi con, nếu kẻ tội nhơn kiếm thế quyến dụ con, Chớ khứng theo.
Oğlum, seni ayartmaya çalışan günahkârlara teslim olma.Kalau orang berdosa membujuk engkau, anakku, janganlah turuti bujukan mereka
Oğlum, seni ayartmaya çalışan günahkârlara teslim olma.내 아들아 악한 자가 너를 꾈지라도 좇지 말라
Oğlum, seni ayartmaya çalışan günahkârlara teslim olma.Mein Kind, wenn dich die bösen Buben locken, so folge nicht.
Oğlum, seni ayartmaya çalışan günahkârlara teslim olma.Mijn zoon, als slechte mensen proberen je om te praten, ga dan niet overstag.
Oğlum, seni ayartmaya çalışan günahkârlara teslim olma.Min sønn! Når syndere lokker dig, da samtykk ikke!
Oğlum, seni ayartmaya çalışan günahkârlara teslim olma.Min son, om syndare locka dig, så följ icke.
Oğlum, seni ayartmaya çalışan günahkârlara teslim olma.Min Søn, sig nej, når Syndere lokker!
Oğlum, seni ayartmaya çalışan günahkârlara teslim olma.Môj synu, keby ťa nahovárali hriešnici, neprivoľ!