Ana içeriğe geç
Sözlük

günah ile cümle

günah kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ey inananlar, zandan çok sakının. Zira zannın bir kısmı günahtır.O you who believe, avoid most suspicions: Some suspicions are indeed sins.
Allah yanında en üstün olanınız, (günahlardan) en çok korunanınızdır.He who has more integrity has indeed greater honour with God.
Orada bir kadeh kapışırlar ki içinde ne saçmalama var, ne de günaha sokma.They will exchange cups of wine free of (incitement to) pleasantry or sin.
Ki hiçbir günahkar, başkasının günah yükünü yüklenmez.That no one who carries a burden bears another's load;
O gün ne insana, ne de cin'e günahından sorulur.Neither man nor jinn will be questioned on that day about his sin.
Orada ne boş bir söz ve ne de günaha sokan bir laf işitirler.They will hear no nonsense there or talk of sin,
Büyük günahı işlemekte ısrar ediyorlardı.But persisted in that greater sin,
Ücretlerini kendilerine verdiğiniz takdirde bu(kadı)nlarla evlenmenizde sizin için bir günah yoktur.There is no sin if you marry them provided you give their dowers to them.
Günahlarını itiraf ettiler.So will they confess their guilt.
Hayra engel olan, saldırgan, günahkar,Who hinders men from (doing) good, the transgressor, the iniquitous,
Ki (Allah) günahlarınızdan bir kısmını bağışlasın ve sizi belli bir süreye kadar ertelesin.That He may forgive some of your sins and prolong your term till an appointed time.
O halde Rabbinin hükmüne sabret ve onlardan hiçbir günahkara, yahut nanköre ita'at etme.So wait for your Lord's command, and do not follow any sinner or disbeliever among them.
Hangi günah(ı) yüzünden öldürüldü? diye.For what crime she was put to death;
Onu, saldırgan, günahkardan başkası yalanlamaz.None denies it but the sinful transgressors.
Rableri de, günahları yüzünden azabı başlarına geçirip, orayı dümdüz etti.So God obliterated them for their crime, and (destroyed) all of them alike.
O yalancı, günahkar perçem(den)!By the lying, the sinful forelock.
De ki: "Onda savaşmak büyük (bir günahtır).Tell them: "To fight in that month is a great sin.
O, günahlarınızdan bir kısmını bağışlar. Allah, yaptıklarınızdan haberi olandır.This will absolve you of some of your sins; and God is cognisant of all you do.
(Aksini) Yaparsanız, o, kendiniz için fısk (zulüm ve günah)tır. Allah'tan sakının.If he is, it would surely be sinful on your part.
Ona iftira ederek ve apaçık bir günaha girerek verdiğinizi alacak mısınız?Would you take it away by slandering and using unjust means?
Bu, sizden günaha sapmaktan endişe edip korkanlar içindir.This is for those who are afraid of doing wrong.
Kim Allah'a şirk koşarsa, doğrusu büyük bir günahla iftira etmiş olur.And he who ascribes compeers to God is guilty of the gravest sin.
Allah'a karşı nasıl yalan uyduruyorlar, bir bak. Bu, apaçık bir günah olarak yeter.See how they fabricate lies about God, which is a clear sin.
Bunlar fısktır (günahla yoldan sapmadır.)All this is sinful.
Onlardan çoğunun günahta, düşmanlıkta ve haram yiyicilikte çabalarına hız kattıklarını görürsün.You will see among them many who rush into sin and wickedness, and devour unlawful gain.
Suçlu-günahkarların yolu apaçık ortaya çıksın diye, ayetlerimizi işte böyle birer birer açıklıyoruz.Thus distinctly do We explain Our signs that the way of sinners may become distinct.
Günahın açıkta olanını da, gizlisini de terk edin.Discard both the visible and invisible sin.
Çünkü günahı kazananlar, yüklenegeldikleri nedeniyle karşılık göreceklerdir.For those who sin will be punished for what they have done.
Biz suçlu-günahkarları işte böyle cezalandırırız.That is how We requite the transgressors:
Suçlu-günahkarların uğradıkları sona bir bak işte.So witness the end of sinners!
Yine büyüklük tasladılar ve suçlu-günahkar bir kavim oldular.But they still remained arrogant, for they were a people full of sin.
Diğerleri günahlarını itiraf ettiler, onlar salih bir ameli bir başka kötüyle karıştırmışlardır.But there are others who admit their sins of mixing good deeds with evil.
İşte Biz, suçlu-günahkar olan bir topluluğu böyle cezalandırırız.So We punished the sinful people.
Şüphesiz O, suçlu-günahkarları kurtuluşa erdirmez.The sinners will surely not be reprieved.
Allah, suçlu-günahkarlar istemese de, hakkı (hak olarak) Kendi kelimeleriyle gerçekleştirecektir.God vindicates the truth by His commands, however the sinners may dislike it."
Suçlu-günahkarlar olarak yüz çevirmeyin."So do not turn away from Him as sinners."
Zulmedenler ise, içinde bulundukları refahın peşine düştüler. Onlar, suçlu-günahkarlardı.Those who were wicked followed that which made them dissolute, and became sinners.
O gün suçlu-günahkarların (sıkı) bukağılara vurulduklarını görürsün.You will see the wicked on that day bound together in chains.
Böylece Biz onu (alayı), suçlu-günahkarların kalplerine sokarız.We place in the hearts of sinners (disbelief).
Dediler ki: "Gerçekte biz, suçlu-günahkar olan bir topluluğa gönderildik.""We have been sent," they said, "to (punish) a sinful people,
Şüphesiz, onları öldürmek büyük bir hata (suç ve günah)dır.Killing them is certainly a great wrong.
Suçlu-günahkarları susamışlar olarak cehenneme süreceğiz.And drive the wicked into Hell like cattle driven to water,
Kim bundan yüz çevirirse, şüphesiz kıyamet günü o, bir günah-yükü yüklenecektir.Whoever turns away from it will surely carry a burden on the Day of Judgement,
"Bizi suçlu-günahkarlardan başka saptıran olmadı."No one but the sinners led us astray.
Biz onu, suçlu-günahkarların kalbine işte böyle işlettik.Thus do We cause (unbelief) to enter the hearts of sinners.
Onlar, 'gerçeği ters yüz eden,' günaha düşkün olan her yalancıya inerler.They come down to every mendacious sinner,
De ki: "Yeryüzünde gezip dolaşın da, suçlu-günahkarların nasıl bir sona uğradıklarını görün"Say: "Travel in the land and see how (bad) was the end of sinners."
Dedi ki: "Rabbim, bana verdiğin nimetler adına, artık suçlu günahkarlara destekçi olmayacağım."(Moses) said: "O Lord, as You have been gracious to me I will never aid the guilty."
Suçlu-günahkarlardan kendi günahları sorulmaz.The sinners will not be asked about their sins.
İşte Biz, onların her birini kendi günahıyla yakalayıverdik.And We seized all of them for their crimes.
Kıyamet-saatinin kopacağı gün, suçlu-günahkarlar umutsuzca yıkılırlar.The day the Resurrection comes the sinners will be overwhelmed with despair.
Çünkü böyle yapmanız, Allah Katında çok büyük (bir günah)tır.This would indeed be serious in the sight of God.
Hayır, siz (zaten) suçlu-günahkarlardınız."In fact you were yourselves guilty."
"Ey suçlu-günahkarlar, bugün siz bir yana çekilin."(And the guilty will be told:) "O sinners, separate yourselves this day.
Doğrusu Biz, suçlu-günahkarlara böyle yaparız.That is how We deal with sinners.
Şüphesiz Allah, bütün günahları bağışlar.Surely God forgives all sins.
Günahı bağışlayan, tevbeyi kabul eden, cezası pek şiddetli olan ve lütuf sahibi (Allah'tan).Forgiver of trespasses, acceptor of repentance, severe of retribution, lord of power.
Şüphesiz suçlu-günahkarlar, cehennem azabı içinde süresiz kalacaklardır.The sinners will certainly dwell for ever in the torment of Hell.
Sonunda Rabbine: "Gerçekten bunlar, suçlu-günahkar bir kavimdirler" diye dua etti.Then he called to his Lord: "These are a sinful people."
Günahkar olanın yemeğidir.The food of sinners.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod