Günahları hep RABbin önünde dursun, RAB anılarını yok etsin yeryüzünden!Let them be before Yahweh continually, that he may cut off their memory from the earth;
Aklımdan çıkarmam sözünü, Sana karşı günah işlememek için.I have hidden your word in my heart, that I might not sin against you.
Oğlum, seni ayartmaya çalışan günahkârlara teslim olma.My son, if sinners entice you, don't consent.
Kötü kişiyi kendi suçları ele verecek, Günahının kemendi kıskıvrak bağlayacak onu.The evil deeds of the wicked ensnare him. The cords of his sin hold him firmly.
Bu dünyada doğru kişi bile cezalandırılırsa, Kötülerle günahlıların cezalandırılacağı kesindir.Behold, the righteous shall be repaid in the earth; how much more the wicked and the sinner!
Kötü kişinin günahlı sözleri kendisi için tuzaktır, Ama doğru kişi sıkıntıyı atlatır.An evil man is trapped by sinfulness of lips, but the righteous shall come out of trouble.
Doğruluk dürüst yaşayanı korur, Kötülük günahkârı yıkar.Righteousness guards the way of integrity, but wickedness overthrows the sinner.
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.Misfortune pursues sinners, but prosperity rewards the righteous.
Komşuyu hor görmek günahtır, Ne mutlu mazluma lütfedene!He who despises his neighbor sins, but blessed is he who has pity on the poor.
Doğruluk bir ulusu yüceltir, Oysa günah herhangi bir halk için utançtır.Righteousness exalts a nation, but sin is a disgrace to any people.
Kim, ‹‹Yüreğimi pak kıldım, Günahımdan arındım›› diyebilir?Who can say, "I have made my heart pure. I am clean and without sin?"
Küstah bakışlar ve kibirli yürek Kötülerin çırası ve günahıdır.A high look, and a proud heart, the lamp of the wicked, is sin.
Günahkârlara imrenmektense, Sürekli RAB korkusunda yaşa.Don't let your heart envy sinners; but rather fear Yahweh all the day long.
Ahmakça tasarılar günahtır, Alaycı kişiden herkes iğrenir.The schemes of folly are sin. The mocker is detested by men.
Günahlarını gizleyen başarılı olmaz, İtiraf edip bırakansa merhamet bulur.He who conceals his sins doesn't prosper, but whoever confesses and renounces them finds mercy.
Günahtan çekinen ne mutludur! İnatçılık edense belaya düşer.Blessed is the man who always fears; but one who hardens his heart falls into trouble.
Annesini ya da babasını soymayı günah saymayan, Haydutla birdir.Whoever robs his father or his mother, and says, "It's not wrong." He is a partner with a destroyer.
Çünkü yeryüzünde hep iyilik yapan, Hiç günah işlemeyen doğru insan yoktur.Surely there is not a righteous man on earth, who does good and doesn't sin.
Suçu yalanla örülmüş iplerle, günahı araba urganıyla çekenlerin vay haline!Woe to those who draw iniquity with cords of falsehood, and wickedness as with cart rope;
İlk atanız günah işledi, Sözcüleriniz bana başkaldırdı.Your first father sinned, and your teachers have transgressed against me.
Bunları uzaklaştıran suçlarınızdı, Bu iyilikten sizi yoksun bırakan günahlarınızdı."Your iniquities have turned away these things, and your sins have withheld good from you.
İnsan, yaşayan insan Niçin günahlarının cezasından yakınır?Why does a living man complain, a man for the punishment of his sins?
Atalarımız günah işledi, Ama artık onlar yok; Suçlarının cezasını biz yüklendik.Our fathers sinned, and are no more; We have borne their iniquities.
Taç düştü başımızdan, Vay başımıza! Çünkü günah işledik.The crown is fallen from our head: Woe to us! for we have sinned.
‹‹Efrayim günah sunusu sunmak için çok sunak yaptı, Bunlar günah işlemelerine neden oldu.Because Ephraim has multiplied altars for sinning, they became for him altars for sinning.
Efrayimin suçu birikmiş, Günahı kayda geçmiş.The guilt of Ephraim is stored up. His sin is stored up.
Hangisi daha kolay? ‹Günahların bağışlandı› demek mi, yoksa ‹Kalk, yürü› demek mi?For which is easier, to say, 'Your sins are forgiven;' or to say, 'Get up, and walk?'
‹‹Çünkü bu benim kanımdır, günahların bağışlanması için birçokları uğruna akıtılan antlaşma kanıdır.for this is my blood of the new covenant, which is poured out for many for the remission of sins.
İsa onların imanını görünce felçliye, ‹‹Oğlum, günahların bağışlandı›› dedi.Jesus, seeing their faith, said to the paralytic, "Son, your sins are forgiven you."
İsa onların imanını görünce, ‹‹Dostum, günahların bağışlandı›› dedi.Seeing their faith, he said to him, "Man, your sins are forgiven you."
Hangisi daha kolay, ‹Günahların bağışlandı› demek mi, yoksa ‹Kalk, yürü› demek mi?Which is easier to say, 'Your sins are forgiven you;' or to say, 'Arise and walk?'
Ben doğru kişileri değil, günahkârları tövbeye çağırmaya geldim.››I have not come to call the righteous, but sinners to repentance."
Sonra kadına, ‹‹Günahların bağışlandı›› dedi.He said to her, "Your sins are forgiven."
Bütün vergi görevlileriyle günahkârlar İsayı dinlemek için Ona akın ediyordu.Now all the tax collectors and sinners were coming close to him to hear him.
Yaşantınıza dikkat edin! Kardeşiniz günah işlerse, onu azarlayın; tövbe ederse, bağışlayın.Be careful. If your brother sins against you, rebuke him. If he repents, forgive him.
Bunu görenlerin hepsi söylenmeye başladı: ‹‹Gidip günahkâr birine konuk oldu!›› dediler.When they saw it, they all murmured, saying, "He has gone in to lodge with a man who is a sinner."
İsa, ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim, günah işleyen herkes günahın kölesidir›› dedi.Jesus answered them, "Most certainly I tell you, everyone who commits sin is the bondservant of sin.
Hanginiz bana günahlı olduğumu kanıtlayabilir? Gerçeği söylüyorsam, niçin bana iman etmiyorsunuz?Which of you convicts me of sin? If I tell the truth, why do you not believe me?
O gelince günah, doğruluk ve gelecek yargı konusunda dünyayı suçlu olduğuna ikna edecektir:When he has come, he will convict the world about sin, about righteousness, and about judgment;
Günah konusunda, çünkü bana iman etmezler;about sin, because they don't believe in me;
Haydi, ne bekliyorsun? Kalk, Onun adını anarak vaftiz ol ve günahlarından arın!›Now why do you wait? Arise, be baptized, and wash away your sins, calling on the name of the Lord.'
Çünkü herkes günah işledi ve Tanrının yüceliğinden yoksun kaldı.for all have sinned, and fall short of the glory of God;
‹‹Ne mutlu suçları bağışlanmış, Günahları örtülmüş olanlara!"Blessed are they whose iniquities are forgiven, whose sins are covered.
Günahı Rab tarafından sayılmayana ne mutlu!››Blessed is the man whom the Lord will by no means charge with sin."
Tanrı ise bizi sevdiğini şununla kanıtlıyor: Biz daha günahkârken, Mesih bizim için öldü.But God commends his own love toward us, in that while we were yet sinners, Christ died for us.
Kutsal Yasadan önce de dünyada günah vardı; ama yasa olmayınca günahın hesabı tutulmaz.For until the law, sin was in the world; but sin is not charged when there is no law.
Öyleyse ne diyelim? Lütuf çoğalsın diye günah işlemeye devam mı edelim?What shall we say then? Shall we continue in sin, that grace may abound?
Kesinlikle hayır! Günah karşısında ölmüş olan bizler artık nasıl günah içinde yaşarız?May it never be! We who died to sin, how could we live in it any longer?
Çünkü ölmüş kişi günahtan özgür kılınmıştır.For he who has died has been freed from sin.
Siz de böylece kendinizi günah karşısında ölü, Mesih İsada Tanrı karşısında diri sayın.Thus consider yourselves also to be dead to sin, but alive to God in Christ Jesus our Lord.
Günahtan özgür kılınarak doğruluğun köleleri oldunuz.Being made free from sin, you became bondservants of righteousness.
Sizler günahın kölesiyken doğruluktan özgürdünüz.For when you were servants of sin, you were free in regard to righteousness.
Çünkü günahın ücreti ölüm, Tanrı'nın armağanı ise Rabbimiz Mesih İsa'da sonsuz yaşamdır.For the wages of sin is death, but the free gift of God is eternal life in Christ Jesus our Lord.
Çünkü günah buyruğun verdiği fırsatla beni aldattı, buyruk aracılığıyla beni öldürdü.for sin, finding occasion through the commandment, deceived me, and through it killed me.
Yasanın ruhsal olduğunu biliriz. Bense benliğin denetimindeyim, köle gibi günaha satılmışım.For we know that the law is spiritual, but I am fleshly, sold under sin.
Öyleyse bunu artık ben değil, içimde yaşayan günah yapıyor.So now it is no more I that do it, but sin which dwells in me.
İstemediğimi yapıyorsam, bunu yapan artık ben değil, içimde yaşayan günahtır.But if what I don't desire, that I do, it is no more I that do it, but sin which dwells in me.
Onların günahlarını kaldıracağım zaman Kendileriyle yapacağım antlaşma budur.››This is my covenant to them, when I will take away their sins."
Mesih dirilmemişse imanınız yararsızdır, siz de hâlâ günahlarınızın içindesiniz.If Christ has not been raised, your faith is vain; you are still in your sins.
Ölümün dikeni günahtır. Günah ise gücünü Kutsal Yasadan alır.The sting of death is sin, and the power of sin is the law.