Burası ruhların düşünceye daldığı ve günahları için tövbe ettiği köydür.It's the village where the spirits meditate and repent their sins
Arzuyu bu kadar etkili kılan günaha ne demeli?What is it about transgression that makes desire so potent?
Birincisi her gun isledigimiz gunahlardan kacinmak.The first was avoiding the little sins that we all commit every day.
Bu günahýný affettirmek adýna sana bir ţans veriyorum.Se Daens te incomoda tanto, mande-o para o Congo.
Daens'a oy vermek günahtýr. Verirseniz cehenneme gidersiniz.Magnífica idéia!
Daens'a oy vermek günahtýr.- Muito bem, Majestade.
Ölmeden önce günah çýkarmadý.A Democracia Cristã prepara o terreno para os socialistas, Majestade.
O bir günahkar. Onu defnedemem. Bunu biliyorsunuz.E, já que a Igreja não se decida a atuar com eficácia...
Bu ölümcül bir günahtýr.- Padre, os Capangas? - O que tem, os Capangas?
(Gülüşmeler) (Adam: Peder ben günah işledim./ Peder: Biliyorum)(Laughter)
Sodom halkı çok kötüydü. RABbe karşı büyük günah işliyordu.Now the men of Sodom were exceedingly wicked and sinners against Yahweh.
Haruna, ‹‹Bu halk sana ne yaptı ki, onları bu korkunç günaha sürükledin?›› dedi.Moses said to Aaron, "What did these people do to you, that you have brought a great sin on them?"
RAB, ‹‹Kim bana karşı günah işlediyse onun adını sileceğim›› diye karşılık verdi,Yahweh said to Moses, "Whoever has sinned against me, him will I blot out of my book.
‹‹ ‹Eğer biri günah sunusu olarak bir kuzu getirirse, kuzu dişi ve kusursuz olmalı."'If he brings a lamb as his offering for a sin offering, he shall bring a female without blemish.
‹‹ ‹Kişi bu suçlardan birini işlediği zaman, günahını itiraf etmeli.It shall be, when he is guilty of one of these, he shall confess that in which he has sinned:
Bugün yapılan her şeyi günahlarınızı bağışlatmak için RAB buyurdu.What has been done this day, so Yahweh has commanded to do, to make atonement for you.
Böylece Harun sunağa gidip kendisi için günah sunusu olarak sunulacak buzağıyı kesti.So Aaron drew near to the altar, and killed the calf of the sin offering, which was for himself.
Harun kurada RABbe düşen tekeyi getirip günah sunusu olarak sunacak.Aaron shall present the goat on which the lot fell for Yahweh, and offer him for a sin offering.
Günah sunusunun yağını sunakta yakacak.The fat of the sin offering he shall burn on the altar.
İsrail halkına de ki, ‹Kim Tanrısına lanet ederse günahının cezasını çekecektir.You shall speak to the children of Israel, saying, 'Whoever curses his God shall bear his sin.
ben de size karşı çıkacağım, günahlarınıza karşılık sizi yedi kez cezalandıracağım.then I will also walk contrary to you; and I will strike you, even I, seven times for your sins.
günah sunusu için bir teke;one male goat for a sin offering;
günahlarınızı bağışlatmak için de günah sunusu olarak bir teke sunacaksınız.and one male goat for a sin offering, to make atonement for you.
günahlarınızı bağışlatmak için de bir teke sunacaksınız.one male goat, to make atonement for you.
‹‹Eğer bir adam bir günahtan ötürü ölüm cezasına çarptırılıp öldürülür ve ölüsü ağaca asılırsa,If a man have committed a sin worthy of death, and he be put to death, and you hang him on a tree;
Ama adak adamaktan çekinirsen günah sayılmaz.But if you shall forbear to vow, it shall be no sin in you.
Gençlerin RABbe karşı işledikleri günah çok büyüktü; çünkü RABbe sunulan sunuları küçümsüyorlardı.The sin of the young men was very great before Yahweh; for the men despised the offering of Yahweh.
Ama şimdi yalvarırım, günahımı bağışla ve benimle birlikte dön ki, RABbe tapınayım.››Now therefore, please pardon my sin, and turn again with me, that I may worship Yahweh."
Süleymanın günahından ötürü Davut soyunun gururunu kıracağım, ancak sonsuza dek değil.› ››I will for this afflict the seed of David, but not forever.'"
Bu günahtı. Böylece halk buzağıya tapmak için Dana kadar gitmeye başladı.This thing became a sin; for the people went to worship before the one, even to Dan.
Bütün bu olaylara karşın Eyüp günah işlemedi ve Tanrı'yı suçlamadı.In all this, Job did not sin, nor charge God with wrongdoing.
Oğulların ona karşı günah işlediyse, İsyanlarının cezasını vermiştir.If your children have sinned against him, He has delivered them into the hand of their disobedience.
Suçumu arıyor, Günahımı araştırıyorsun?that you inquire after my iniquity, and search after my sin?
Günah işleseydim, beni gözlerdin, Suçumu cezasız bırakmazdın.if I sin, then you mark me. You will not acquit me from my iniquity.
İşlediğin günahı kendinden uzaklaştırır, Çadırında haksızlığa yer vermezsen,If iniquity is in your hand, put it far away. Don't let unrighteousness dwell in your tents.
Suçlarım, günahlarım ne kadar? Bana suçumu, günahımı göster.How many are my iniquities and sins? Make me know my disobedience and my sin.
Çünkü hakkımda acı şeyler yazıyor, Gençliğimde işlediğim günahları bana miras veriyorsun.For you write bitter things against me, and make me inherit the iniquities of my youth:
O zaman adımlarımı sayar, Günahımın hesabını tutmazdın.But now you number my steps. Don't you watch over my sin?
Kötülüğün büyük, Günahların sonsuz değil mi?Isn't your wickedness great? Neither is there any end to your iniquities.
Kuraklık ve sıcağın eriyen karı alıp götürdüğü gibi Ölüler diyarı da günahlıları alıp götürür.Drought and heat consume the snow waters, so does Sheol those who have sinned.
-Kimsenin canına lanet ederek Ağzımın günah işlemesine izin vermedim-(yes, I have not allowed my mouth to sin by asking his life with a curse);
‹Ben kusursuz ve günahsızım, Temiz ve suçsuzum.'I am clean, without disobedience. I am innocent, neither is there iniquity in me.
Öfkelenebilirsiniz, ama günah işlemeyin; İyi düşünün yatağınızda, susun. _iSelaStand in awe, and don't sin. Search your own heart on your bed, and be still. Selah.
RAB iyi ve doğrudur, Onun için günahkârlara yol gösterir.Good and upright is Yahweh, therefore he will instruct sinners in the way.
Üzüntüme, acılarıma bak, Bütün günahlarımı bağışla!Consider my affliction and my travail. Forgive all my sins.
Günahkârların, Eli kanlı adamların yanısıra canımı alma.Don't gather my soul with sinners, nor my life with bloodthirsty men;
Suçumu itiraf ediyorum, Günahım yüzünden kaygılanıyorum.For I will declare my iniquity. I will be sorry for my sin.
‹‹Acı bana, ya RAB!›› dedim, ‹‹Şifa ver bana, çünkü sana karşı günah işledim!››I said, "Yahweh, have mercy on me! Heal me, for I have sinned against you."
Tümüyle yıka beni suçumdan, Arıt beni günahımdan.Wash me thoroughly from my iniquity. Cleanse me from my sin.
Çünkü biliyorum isyanlarımı, Günahım sürekli karşımda.For I know my transgressions. My sin is constantly before me.
Nitekim suç içinde doğdum ben, Günah içinde annem bana hamile kaldı.Behold, I was brought forth in iniquity. In sin my mother conceived me.
Bakma günahlarıma, Sil bütün suçlarımı.Hide your face from my sins, and blot out all of my iniquities.
Başkaldıranlara senin yollarını öğreteyim, Günahkârlar geri dönsün sana.Then I will teach transgressors your ways. Sinners shall be converted to you.
Ama onlar çölde Yüceler Yücesine başkaldırarak Günah işlemeye devam ettiler.Yet they still went on to sin against him, to rebel against the Most High in the desert.
Yine de günah işlemeye devam ettiler, Onun harikalarına inanmadılar.For all this they still sinned, and didn't believe in his wondrous works.
Halkının suçlarını bağışladın, Bütün günahlarını yok saydın. _iSelaYou have forgiven the iniquity of your people. You have covered all their sin. Selah.
Suçlarımızı önüne, Gizli günahlarımızı yüzünün ışığına çıkardın.You have set our iniquities before you, our secret sins in the light of your presence.
Bize günahlarımıza göre davranmaz, Suçlarımızın karşılığını vermez.He has not dealt with us according to our sins, nor repaid us for our iniquities.
Atalarımız gibi biz de günah işledik, Suç işledik, kötülük ettik.We have sinned with our fathers. We have committed iniquity. We have done wickedly.
Yargılanınca suçlu çıksın, Duası bile günah sayılsın!When he is judged, let him come forth guilty. Let his prayer be turned into sin.