Akan, ‹‹Doğru›› diye karşılık verdi, ‹‹İsrailin Tanrısı RABbe karşı günah işledim. Yaptığım şu:"Benar," kata Akhan, "Saya sudah berbuat dosa kepada TUHAN, Allah Israel. Inilah yang saya lakukan
Akan, ‹‹Doğru›› diye karşılık verdi, ‹‹İsrailin Tanrısı RABbe karşı günah işledim. Yaptığım şu:"Ik heb gezondigd tegen de HERE, de God van Israël", bekende Achan.
Akan, ‹‹Doğru›› diye karşılık verdi, ‹‹İsrailin Tanrısı RABbe karşı günah işledim. Yaptığım şu:아간이 여호수아에게 대답하여 가로되 참으로 나는 이스라엘 하나님 여호와께 범죄하여 여차 여차히 행하였나이다
Akan, ‹‹Doğru›› diye karşılık verdi, ‹‹İsrailin Tanrısı RABbe karşı günah işledim. Yaptığım şu:Og Akan svarte Josva og sa: Det er sant, jeg har syndet mot Herren, Israels Gud; således har jeg gjort:
Akan, ‹‹Doğru›› diye karşılık verdi, ‹‹İsrailin Tanrısı RABbe karşı günah işledim. Yaptığım şu:Respondeu Acã a Josué: Verdadeiramente pequei contra o Senhor Deus de Israel, e eis o que fiz:
Akan, ‹‹Doğru›› diye karşılık verdi, ‹‹İsrailin Tanrısı RABbe karşı günah işledim. Yaptığım şu:Tedy odpowiedział Achan Jozuemu, mówiąc: Zaprawdę, jam zgrzeszył Panu, Bogu Izraelskiemu, tak a tak uczyniłem.
Akan, ‹‹Doğru›› diye karşılık verdi, ‹‹İsrailin Tanrısı RABbe karşı günah işledim. Yaptığım şu:В ответ Иисусу Ахан сказал: точно, я согрешил пред Господом Богом Израилевым и сделал то и то:
Akan, ‹‹Doğru›› diye karşılık verdi, ‹‹İsrailin Tanrısı RABbe karşı günah işledim. Yaptığım şu:И Ахан в отговор на Исуса каза: Наистина аз съгреши на Господа Израилевия Бог, като сторих така и така:
Akan, ‹‹Doğru›› diye karşılık verdi, ‹‹İsrailin Tanrısı RABbe karşı günah işledim. Yaptığım şu:ויען עכן את יהושע ויאמר אמנה אנכי חטאתי ליהוה אלהי ישראל וכזאת וכזאת עשיתי׃
Akan, ‹‹Doğru›› diye karşılık verdi, ‹‹İsrailin Tanrısı RABbe karşı günah işledim. Yaptığım şu:فاجاب عخان يشوع وقال حقا اني قد اخطأت الى الرب اله اسرائيل وصنعت كذا وكذا.
Akan, ‹‹Doğru›› diye karşılık verdi, ‹‹İsrailin Tanrısı RABbe karşı günah işledim. Yaptığım şu:亞 干 回 答 約 書 亞 說 、 我 實 在 得 罪 了 耶 和 華 以 色 列 的 神 . 我 所 作 的 事 、 如 此 如 此
Akan, ‹‹Doğru›› diye karşılık verdi, ‹‹İsrailin Tanrısı RABbe karşı günah işledim. Yaptığım şu:亞干 回答 約書亞說 、 我實 在 得罪 了 耶和華 以色列 的 神 . 我 所 作 的 事 、 如此 如此
Aklımdan çıkarmam sözünü, Sana karşı günah işlememek için.(118:11) В сердце моем сокрыл я слово Твое, чтобы не грешить пред Тобою.
Aklımdan çıkarmam sözünü, Sana karşı günah işlememek için.Ajaran-Mu kusimpan dalam hatiku, supaya aku jangan berdosa terhadap-Mu
Aklımdan çıkarmam sözünü, Sana karşı günah işlememek için.Conservo nel cuore le tue parole per non offenderti con il peccato
Aklımdan çıkarmam sözünü, Sana karşı günah işlememek için.En mi corazón he guardado tus dichos para no pecar contra ti
Aklımdan çıkarmam sözünü, Sana karşı günah işlememek için.Escondi a tua palavra no meu coração, para não pecar contra ti.
Aklımdan çıkarmam sözünü, Sana karşı günah işlememek için.Ich behalte dein Wort in meinem Herzen, auf daß ich nicht wieder dich sündige.
Aklımdan çıkarmam sözünü, Sana karşı günah işlememek için.Ik vul mijn hart met Uw woorden; dat is de enige manier om niet te zondigen en U geen verdriet te doen.
Aklımdan çıkarmam sözünü, Sana karşı günah işlememek için.I mitt hjerte har jeg gjemt ditt ord forat jeg ikke skal synde imot dig.
Aklımdan çıkarmam sözünü, Sana karşı günah işlememek için.Jag gömmer ditt tal i mitt hjärta, för att jag icke skall synda mot dig.
Aklımdan çıkarmam sözünü, Sana karşı günah işlememek için.Jeg gemmer dit Ord i mit Hjerte for ikke at synde imod dig.
Aklımdan çıkarmam sözünü, Sana karşı günah işlememek için.Je serre ta parole dans mon coeur, Afin de ne pas pécher contre toi.
Aklımdan çıkarmam sözünü, Sana karşı günah işlememek için.내가 주께 범죄치 아니하려 하여 주의 말씀을 내 마음에 두었나이다
Aklımdan çıkarmam sözünü, Sana karşı günah işlememek için.Minä kätken sinun sanasi sydämeeni, etten tekisi syntiä sinua vastaan.
Aklımdan çıkarmam sözünü, Sana karşı günah işlememek için.Strîng Cuvîntul Tău în inima mea, ca să nu păcătuiesc împotriva Ta!
Aklımdan çıkarmam sözünü, Sana karşı günah işlememek için.Szívembe rejtettem a te beszédedet, hogy ne vétkezzem ellened.
Aklımdan çıkarmam sözünü, Sana karşı günah işlememek için.Tôi đã giấu lời Chúa trong lòng tôi , Ðể tôi không phạm_tội cùng Chúa .
Aklımdan çıkarmam sözünü, Sana karşı günah işlememek için.Tôi đã giấu lời Chúa trong lòng tôi, Ðể tôi không phạm tội cùng Chúa.
Aklımdan çıkarmam sözünü, Sana karşı günah işlememek için.Vo svojom srdci som ukryl tvoju reč, aby som nezhrešil proti tebe.
Aklımdan çıkarmam sözünü, Sana karşı günah işlememek için.V srcu svojem sem shranil govor tvoj, da ne grešim zoper tebe.
Aklımdan çıkarmam sözünü, Sana karşı günah işlememek için.V srdci svém skládám řeč tvou, abych nehřešil proti tobě.
Aklımdan çıkarmam sözünü, Sana karşı günah işlememek için.W sercu mojem składam wyroki twoje, abym nie zgrzeszył przeciwko tobie.
Aklımdan çıkarmam sözünü, Sana karşı günah işlememek için.Εν τη καρδια μου εφυλαξα τα λογια σου, δια να μη αμαρτανω εις σε.
Aklımdan çıkarmam sözünü, Sana karşı günah işlememek için.В сърцето си опазих Твоето слово За да не ти съгрешавам.
Aklımdan çıkarmam sözünü, Sana karşı günah işlememek için.בלבי צפנתי אמרתך למען לא אחטא לך׃
Aklımdan çıkarmam sözünü, Sana karşı günah işlememek için.خبأت كلامك في قلبي لكيلا اخطئ اليك.
Aklımdan çıkarmam sözünü, Sana karşı günah işlememek için.我 將 你 的 話 藏 在 心 裡 、 免 得 我 得 罪 你
Aklımdan çıkarmam sözünü, Sana karşı günah işlememek için.我 將 你 的 話藏 在 心裡 、 免得 我 得 罪 你
Alabildiğine yozlaştılar, Givada olduğu gibi. Tanrı suçlarını anımsayacak, Günahlarının cezasını verecek.Det er som i Gibeas Dage, han mindes deres Skyld og straffer deres Synder.
Alabildiğine yozlaştılar, Givada olduğu gibi. Tanrı suçlarını anımsayacak, Günahlarının cezasını verecek.Globoko so se popačili kakor v času Gibee. Bog se spomni njih krivice, kaznoval bo njih grehe.
Alabildiğine yozlaştılar, Givada olduğu gibi. Tanrı suçlarını anımsayacak, Günahlarının cezasını verecek.Hlboko sa porušili jako za dní Gibee; rozpamätá sa na ich neprávosť; navštívi ich hriechy.
Alabildiğine yozlaştılar, Givada olduğu gibi. Tanrı suçlarını anımsayacak, Günahlarının cezasını verecek.저희는 기브아의 시대와 같이 심히 패괴한지라 여호와께서 그 악을 기억하시고 그 죄를 벌하시리라
Alabildiğine yozlaştılar, Givada olduğu gibi. Tanrı suçlarını anımsayacak, Günahlarının cezasını verecek.lyen elfajultak, mint Gibea napjaiban; [de] megemlékezik álnokságaikról, és megbünteti az õ gonoszságokat.
Alabildiğine yozlaştılar, Givada olduğu gibi. Tanrı suçlarını anımsayacak, Günahlarının cezasını verecek.Sie verderben's zu tief wie zur Zeit Gibeas; darum wird er ihrer Missetat gedenken und ihre Sünden heimsuchen.
Alabildiğine yozlaştılar, Givada olduğu gibi. Tanrı suçlarını anımsayacak, Günahlarının cezasını verecek.Глубоко упали они, развратились, как во дни Гивы; Он вспомнит нечестие их, накажет их за грехи их.
Alabildiğine yozlaştılar, Givada olduğu gibi. Tanrı suçlarını anımsayacak, Günahlarının cezasını verecek.העמיקו שחתו כימי הגבעה יזכור עונם יפקוד חטאתם׃
Alabildiğine yozlaştılar, Givada olduğu gibi. Tanrı suçlarını anımsayacak, Günahlarının cezasını verecek.قد توغّلوا فسدوا كايام جبعة. سيذكر اثمهم. سيعاقب خطاياهم
Alabildiğine yozlaştılar, Givada olduğu gibi. Tanrı suçlarını anımsayacak, Günahlarının cezasını verecek.以 法 蓮 深 深 地 敗 壞 、 如 在 基 比 亞 的 日 子 一 樣 . 耶 和 華 必 記 念 他 們 的 罪 孽 、 追 討 他 們 的 罪 惡
Alabildiğine yozlaştılar, Givada olduğu gibi. Tanrı suçlarını anımsayacak, Günahlarının cezasını verecek.以法 蓮 深深 地 敗壞 、 如 在 基比亞 的 日子 一樣 . 耶和華 必 記念 他 們的 罪孽 、 追討 他 們的 罪惡
Alınan organlar günahınızın delili ve geri alınamazlar.Los órganos que le quitaron... son una prueba de su pecado y no se le pueden devolver.
Alınan organlar günahınızın delili ve geri alınamazlar.Organen som togs bort är bevis för din synd och kan inte ges tillbaka.
Alınan organlar günahınızın delili ve geri alınamazlar.Organerne, som blev fjernet, er bevis på din synd og kan ikke fås tilbage.
Alınan organlar günahınızın delili ve geri alınamazlar.Viedyt elimet todistavat teostasi, eikä niitä voi saada takaisin-
Alınan organlar günahınızın delili ve geri alınamazlar.Τα όργανα που έχασες είναι απόδειξη της αμαρτίας σου και δεν ανακτώνται.
Ama adak adamaktan çekinirsen günah sayılmaz.22. Dacă te fereşti să faci o juruinţă, nu faci un păcat.
Ama adak adamaktan çekinirsen günah sayılmaz.23:23 Wenn du das Geloben unterwegs läßt, so ist dir's keine Sünde.
Ama adak adamaktan çekinirsen günah sayılmaz.Ako pa ničesar ne obljubiš, ne boš imel greha.
Ama adak adamaktan çekinirsen günah sayılmaz.Ale keď nebudeš sľubovať, nebude na tebe hriechu.
Ama adak adamaktan çekinirsen günah sayılmaz.A pamiętaj, iżeś był niewolnikiem w ziemi Egipskiej; przetoż ja tobie przykazuję, abyś to czynił.