Her kim Allah'a şirk koşarsa gerçekten pek büyük bir günah ile iftira etmiş olur."A kto walczy na drodze Boga i zostanie zabity albo zwycięży, otrzyma od Nas nagrodę ogromną.
Vatikan, bikini giymeyi habis bir günah olarak nitelendirdi.Wpuszczenie kosoworotki w spodnie uważano za grzech.
Keşişler, günahları için kefaret ödemek zorunda değildirler.Co musi zrobić człowiek aby popełnić niewybaczalny grzech?
Daha sonra kiliseye gidip günah çıkartır.Pierwsze kroki kieruje do kościoła, aby się wyspowiadać.
Müminler, Kelime-i Şehadet getirerek azaptan kurtulacak, günahkâr olanlar ise kabir azâbı çekeceklerdir.Wierzący odmawiają przyjęcia znaku bestii, wskutek czego zostają zgilotynowani.
Kurtuluş, insanın günahkâr tabiatından arınması ve ruhun ebedi hayata kavuşması vaadini içerir.Zbawienie jest przebaczeniem grzechów i otrzymaniem życia wiecznego.
Günah işlemiş melekler için kullanılan bir ifade.Mówię to do tych, którzy udają pobożnych.
Onların günahlarını aldıklarına inanırlar.Pragnie wyspowiadać się mu ze swoich grzechów.
Çünkü tembellik bir günahtır.Rewolty są grzechem.
“Allah’ım Neydi Günahım” ise pek çok sanatçı tarafından icra edilerek büyük başarı sağladı.I rzekł do nich: To jest moja Krew Przymierza, która za wielu będzie wylana.
İlk romanı Günah Ülkesi (Terra do Pecado) 1947’de yayınlandı.Trzy lata później, kiedy miał 25 lat, opublikował pierwszą powieść Terra do pecado (1947).
30 Bu günahtı.Jest to grzech.
Günah insana ölüm getirir ve herkes bu ölümü hak etmektedir.W ten sposób na wszystkich ludzi przyszedł grzech i śmierć.
İsa'nın çarmıha gerilmesi de bu günahı telafi etmiştir.Przez śmierć Chrystusa grzech został ukrzyżowany.
Tanrı, günah işlememiş birini cezalandırabileceği gibi, bir günahkarı da bağışlayabilir.Tylko Bóg decyduje, czy popełniony grzech jest niewybaczalny.
Şarap içmek Türklerde büyük günah sayılır.لواط liwāṭ) jest grzechem w islamie.
2. Biz insanların Adem'in itaatsizliğinden dolayı değil, kendi günahları için cezalandırılacağına inanıyoruz.Wierzymy, że ludzie zostaną ukarani za swe własne grzechy, a nie za grzech pierworodny Adama.
İçlerinden (elebaşılık ederek) o günahın büyüğünü üstlenen için ise ağır bir azap vardır.Gubi siebie bowiem ten, co czyni drugiego potężnym.
Seni tüm günahkar eylemlerden kurtaracağım.Oferuje on zbawienie z łaski każdemu pokutującemu grzesznikowi.
İnançlarına göre günah işleyerek günahtan çıkılabilir.Wszyscy postanawiają wyspowiadać się z grzechów.
Tanrı, halkını düşmanlarına karşı koruyacak ve günahlarını temizleyecektir.O Panie, Boże nasz, Ukarz Twych wrogów I spraw, by upadli.
Eğer Arnuvanda'nın bir oğlu olsaydı, günah işlemis olurdum.'To jest Nathaniel syn Rendona, który ma cierpieć za grzechy ojca.
Erişim tarihi: 2013-11-09. ^ "Yedi Ölümcül Günah 4.Cilt".2013-01-01. . tvn.24: Jest nas podobno na świecie już siedem miliardów. .
Bütün günahlarınızı bağışlanacak!"Ni skall avhålla er från all otukt.
Ey Allah, günahlarımızı bağışla..."Gud signe oss och vår rättfärdiga kamp."
Çünkü İblis baştan beri günah işlemektedir.Isarna var i dåligt skick (frånsett första milen).
Ayasofya, ayrıca günahkarlar için de bir sığınma yeri olmuştur.Så istället för Mindless Sinner stod det Mindless Sinners.
Hemen bir sene sonra bu kitabı Gonâh-i Deryâ (Denizin Günahı) izledi.Han utgav därför i oktober skriften Om efterhärmning.
Fakat günahları, menfaatlerinden daha büyüktür.Det onda de medför är dock större än den nytta de kan ge."
Tacitus'a göre halk bir günah keçisi aramıştı ve dedikodular Nero'yu sorumlu tuttu.Enligt Tacitus sökte folket efter en syndabock och det fanns rykten om att Nero bar ansvaret.
Kendini Allah'ın buyruklarına adamıştır ve bu şekilde günah ve kötülükten sakındığını düşünür.Men Gud vill ta bort synden och upprätta syndaren.
Yapılmasında günah vardır, terkinde ise sevap vardır.Vid take (taga) och mistake (misstaga) används for.
Günahları için özür diler ve böylece günahlarından kurtulur.Detta gör hon för att sona de synder hon begått och för att söka Guds förlåtelse.
Onların günahlarını aldıklarına inanırlar.Men för den skull accepterade han inte deras synder.
2. Biz insanların Adem'in itaatsizliğinden dolayı değil, kendi günahları için cezalandırılacağına inanıyoruz.Vi tror att människorna kommer att straffas för sina egna synder och inte för Adams överträdelse.
O, hiçbir günahı olmayan iki insanı aldığı kararla öldürür.Han spelade ytterligare två matcher den säsongen (båda som inhoppare) och gjorde inga mål.
Daha sonra kadına "Günahların bağışlandı ...Jesus vände sig sedan till kvinnan: "Dina synder är dig förlåtna."
Büyük günahları belirten birçok hadis bulunmaktadır.Växlar utsätts för höga påkänningar (sidokrafter).
Yine Kur'an'da erkek erkeğe cinsel ilişkiye girilmesi günah olarak nitelendirilmiştir.I Koranen är straffet för överträdelse att människan fördrivs från paradiset och att hon blir olycklig.
Kur'an'a göre Allah'a şirk koşmak günahların en büyüğüdür.Att sätta medgudar vid Guds sida, är den största synden.
30 Bu günahtı.Gamla Synder.
İsa Tanrı olarak baba ile aynı özden, İnsan olarak da günahlar hariç insanlarla aynı özdendir.Gud är han såsom född av Faderns väsen före all tid, och människa är han såsom född av moderns väsen i tiden.
İsa'nın bu günahı kaldırmak için geldiğine inanırlar.Tron på att Jesus skall komma tillbaka.
Bu katil, cinayetleri dünyayı yedi ölümcül günahtan temizlemek için işlemektedir.För att få sina liv tillbaka måste de resa runt i världen och begå de sju dödssynderna.
2013 yılında ise "Günaha Davet" ve "Hediyem Olsun" single'larını piyasaya sürdü.År 2011 kom boken Du och jag, farsan ut på marknaden.
Günah kimde peki?Varför syndar vi?
Kötü niyetle yapılırsa, günah olur.För andra betydelser, se Dosa.
Yine Zerdüşt inancında olduğu gibi ateşi söndürmek günah sayılmakta ve ateşe su dökülmemektedir.De har bundit mig som havet, elden och vattnet inte kunnat göra.
Böylece "İsrail'i günaha sokan kişi" olarak ünlendi.Vid ett tillfälle kallade hon Israels grannar för "nästan fullständigt primitiva vildar".
1053) "Wessex" Kontu ve Edward (Günah çıkartıcı Edward)'ın kayın pederi.1045 – Bröllopet mellan Edvard Bekännaren och Edith av Wessex.
Akıl çağına gelmiş ve vaftizli olan her kişi büyük ve küçük günahlarını itiraf etmelidirler.Varje människa, som nått medveten ålder, har syndat och gått miste om härligheten från Gud.
Papazlar çeşitli menfaatler karşılığında günahları affediyorlardı.Bönderna gav upp mot löfte om nåd.
Bunun için günah çıkaracak değilim.”Det är ju ingen skuldsedel!”
Bunun yanında Savaş Günahları adlı film de David Lang'a dayanarak olayı işlemiştir.[2]Bland annat filmen Uppgörelsen är baserad på David Langs berättelse om fallet.[2]
Fakat günahları, menfaatlerinden daha büyüktür.Саме таких до них відноситься приведене вище визначення.
Allah onlara "Size şehvet duygusunu verseydim siz insanlardan daha çok günah işlerdiniz" demiş.Господь сказав: «Якщо не будете прощати людям гріха їхнього, то й Отець ваш не простить вам гріхів ваших» (Мф.
Her kim Allah'a şirk koşarsa gerçekten pek büyük bir günah ile iftira etmiş olur."Аллах обіцяв тим із них, які увірували і чинили праведно, прощення і велику нагороду."
Günah mı?«Гріх.
İslamiyet, Hristiyanlık ve Yahudilikte fal bakmak günah sayılmaktadır.За юдейським, християнським і мусульманським віруваннями є гріхом.
Kötü niyetle yapılırsa, günah olur.Якщо злий відвертається від гріха, Буде жити.