Ana içeriğe geç
Sözlük

günah ile cümle

günah kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kötü niyetle yapılırsa, günah olur.Isso é um pecado, sabemos com clareza.
Cehennemde günah borcu ödeninceye kadar kalınıp sonra tekrar cennete gidilebilir.Isso teriam lhe redimido dos pecados, mas é condenado também a ir para o Inferno.
İnsan iradesine büyük bir önem atfeden Pelagius, ilk günahı reddetmektedir.O pelagianismo nega a existência do pecado original.
Chronographia, pp. 482-484 ^ Günah Çıkartıcı Theofanis.Cronografia, pp. 482-484 Teófanes, o Confessor.
Melek konuşma yapar, yedi ölümcül günahı temsil eden şeytanlar günahlarını meleğe itiraf eder.Vendo as das estátuas da Morte e dos Sete Pecados Mortais, ele pede-lhes para não prejudicar Maria.
Daha sonra kiliseye gidip günah çıkartır.Essa organização tornou-se a Igreja Confessante.
İnançlarına göre günah işleyerek günahtan çıkılabilir.Ou dizendo a si mesmos que seus pecados eram justificáveis.
Günahları için özür diler ve böylece günahlarından kurtulur.Conforme seus pecados lhes fez, porque os abandonou nas mãos dos vencedores.
Tanrı, günah işlememiş birini cezalandırabileceği gibi, bir günahkarı da bağışlayabilir.Não é o perdão da culpa do pecado, pois supõe que o pecado já foi perdoado.
Bu varlık içinde bile daha büyük şiddet yarattın ve günahkar oldun.Aqui as torturas só pioram e os pecados também.
Papaza bağışlanmak istediğini söyler ve günah çıkartır.Ela lhe implora o perdão e morre.
Hristiyanlar, İsa'ya ve azizlere dua ederek günahların affını isterler.Os Corações de Jesus e Maria têm sobre vós desígnios de misericórdia.
Çünkü tembellik bir günahtır.O aborto é errado, é um pecado.
İslam'a göre büyük günahlardan sayılır.Binnen de islam zijn sommige zonden ernstiger dan andere zonden.
Kim geri kalırsa, ona da günah yoktur.Zij die niet terugkwamen, konden nooit nog aanspraak maken op een terugkeer.
Her kim Allah'a şirk koşarsa gerçekten pek büyük bir günah ile iftira etmiş olur."Wie iets met God vereenzelvigt, begaat waarlijk een zeer grote zonde.
Günah işlemiş ancak imanlı olan kişiler ise İslam inancına göre cehennemde bir müddet kalacaklardır.In de islam kennen de gelovigen ook een hel, het Djahannam, (Arabisch: جهنم).
Günahları için özür diler ve böylece günahlarından kurtulur.Zij zouden dan vergeving van hun zonden verkrijgen en opnieuw gedoopt worden.
Seni tüm günahkar eylemlerden kurtaracağım.Hij vergeeft haar van alle zonden.
Allah senin günahsız olduğunu nazil etti."Maar God heeft mij gezonden met een last."
Zira her kimin âmini meleklerin âminine denk gelirse, o kişinin geçmiş günahları affedilir." (bkn.Wanneer God alle engelen gebiedt te buigen voor Adam, gehoorzamen alle engelen en alle djinns, behalve Satan.
İslâm'da büyük günâhlar (kebâir) dini açıdan büyük ve temel kötü, uygunsuz davranışlara verilen isimdir.Daarnaast gaat het over de heerlijke beloning of de verschrikkelijke bestraffing op de Laatste Dag.
Günah çıkarılmaz, evlenme yasağı yoktur.Er is geen huwelijk wanneer er geen toestemming is (art.
Gönül Şen) Günahın Bana Kaldı (Söz.Al mijn gepeins (gepieker) doet mij zo wee (pijn).
Zina büyük günahlardan biri sayılır.Het dier behoort tot het geslacht Pecado.
Bütün günahlarınızı çıkartacağım.Daardoor (10) zal alle duisternis van je wegvluchten.
Yaratıcılığın kaynağı günahkarlık ve kötülüktür.Alles wat we nu zeggen is onzin en zonde ...
İçlerinden (elebaşılık ederek) o günahın büyüğünü üstlenen için ise ağır bir azap vardır.Zij zijn het voor wie er een geweldige bestraffing is."
İlk romanı Günah Ülkesi (Terra do Pecado) 1947’de yayınlandı.Dat jaar kwam ook zijn eerste roman (Terra de Pecado - Het land van de zonde) uit.
Onlardan her biri için, işledikleri günahın cezası vardır.In bijna elke zaak is de bestraffing al opgelegd.
Doğu (Ortodoks) Kilisesine göre Şeytan, insanın üç düşmanından (diğerleri günah ve ölüm) birisidir.De duivel zegt dan dat hij een ziel van een ander wil, die al voor de helft in zijn bezit is.
Benim de bir günahım yok.'Zonde' bestaat niet.
Allah onlara "Size şehvet duygusunu verseydim siz insanlardan daha çok günah işlerdiniz" demiş.Hij antwoordde: "Welnu, daar gij mij liet dwalen zal ik hen voorzeker in de weg gaan zitten op Uw rechte pad."
Riyakardır ve İsa'dan günahlarını affetmesi için yalvarmıştır.Mariken krijgt berouw en doet een beroep op Gods barmhartigheid.
Günah kimde peki?Wie heeft die heiligschennis gepleegd?
Ek olarak imamların masum yani günahsız ve hatasız olduğuna inanılmıştır.Als volwassene vind je van jezelf dat je niet deugt en voel je je snel schuldig of slecht.
Yani, Allah'ın emirlerini uygulamayan veya uygulayamayan müminler günahkâr olurlar.Zijn de Israëlieten echter ontrouw, dan worden ze door God in de steek gelaten of gestraft.
Günahları bir daha işlememek üzere terk etmektir.Dan zal hij hun geheimen niet prijsgeven.
Keşişler, günahları için kefaret ödemek zorunda değildirler.Evenmin waren priesters nodig om zonden te vergeven.
Eğer Arnuvanda'nın bir oğlu olsaydı, günah işlemis olurdum.'Gilraen krijgt een zoon, Aragorn.
9 Canlı) Maykıl Korkuyorum Hayattan Günah Benim (feat.Zijn bisschoppelijk motto is Le Christ notre Paix ('Christus onze Vrede'.)
Ayrı bir günah olur.De tweede zonde.
Silahı tutukluk yapınca kız kardeşi Kristine'i çağırır ve eski günahlarını itiraf eder.Als Quaerts Cecile weer opzoekt bekent hij zijn zonden en noemt hij haar Madonna.
Böylece Arjuna günahından arınmış oldu.Ge verzwaart uw misdaad door eigenwaan.
Çünkü tembellik bir günahtır.Seks was altijd een zonde.
Eşmerkezli daireler gittikçe artan günahkarlığı temsil eder.De aanwezigheid van de immigranten leidt tot een verhoogde criminaliteit.
Fakat günahları, menfaatlerinden daha büyüktür.Maar zij overschatten hun positie.
Günah işleyebilirler.Hun zonden worden vergeven.
Her ocağın (tekkenin) öldürmesi günah olan bir yılanı vardır.Elke stoot kan dan ook verkeerd gaan met een slechte houding van de (onder)arm.
Carrie: Günah Tohumu, 2013 yılı ABD yapımı doğaüstü korku filmi.Carrie is een Amerikaanse thriller-horrorfilm uit 2013.
(Maide: 28) "Ben istiyorum ki, sen benim günahımı da, kendi günahını da yüklenip cehennemliklerden olasın.Zaprawdę, chcę, abyś wziął na siebie mój grzech i swój grzech i abyś znalazł się wśród mieszkańców ognia.
Allah sizden günahı gidermek ve sizi tertemiz kılmak istiyor.”Bóg chce tylko odsunąć od was brud i oczyścić was całkowicie”.
Bu (cariye ile evlenme izni), içinizden günaha düşmekten korkanlar içindir.Słuchajcie tego wy, którzy stronicie od podróżnego jako wroga!
Bu günde, topluca oruç tutulur ve kişi günahlarından ötürü bağışlanmak için dua eder.Tego dnia wierni odwiedzają groby swoich bliskich i modlą się o ich zbawienie.
Günahkar olan kimse de sonsuza dek cehennemde kalacaktır.Niewierzący natomiast pozostaje w piekle na zawsze.
Günah mı?Grzech.
Şüphesiz zakkum ağacı günahkârların cehennemdeki yiyecekleridir.Po prawej stronie znajduje się scena zrzucania grzeszników w czeluści piekieł.
Benim de bir günahım yok.Nie popełniłem grzechów.
1043 - Günah Çıkartıcı Aziz Edward, İngiltere Kralı olarak taç giydi.1043 – Edward Wyznawca został koronowany na króla Anglii.
Ey Allah, günahlarımızı bağışla..."Ee Mungu nguvu yetu - narodowy hymn Kenii.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod