Ana içeriğe geç
Sözlük

günah ile cümle

günah kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Orada boş ve çirkin bir söz de duymazlar, günaha ait bir söz de.They will hear no nonsense there or talk of sin,
Ve büyük günahları yapmada ısrar ederlerdi.But persisted in that greater sin,
Böyle yaparız günahkarlara.That is what We shall do to those who are guilty of crime.
De ki: "O ayda savaş büyük bir günahtır.Tell them: "To fight in that month is a great sin.
İftira ederek, açık bir günah işleyerek mi geri alacaksınız onu?Would you take it away by slandering and using unjust means?
Bu, köle ile evlenme yolu, günaha ve sıkıntıya girmekten korkanınız içindir.This is for those who are afraid of doing wrong.
Allah'a şirk koşan, gerçekten büyük bir günah işlemiştir.And he who ascribes compeers to God is guilty of the gravest sin.
Bir bak, nasıl yalan düzüp iftira ediyorlar Allah'a! Açık günah olarak bu yeter.See how they fabricate lies about God, which is a clear sin.
Bunların, Allah tarafından affedilmeleri umulur. Allah affedicidir, günahları bağışlayıcıdır.May well hope for the mercy of God; and God is full of mercy and grace.
Günah kazanan onu kendi nefsi aleyhine kazanır. Allah Alîm ve Hakîm'dir.He who earns the wages of sin does so for himself; and God is aware of everything and is wise.
Biz onların bu günahını da affettik. Biz Mûsa'ya apaçık bir kanıt/bir hükmetme gücü verdik.Still We forgave them and gave Moses clear authority.
Onların birçoğunun günahta, düşmanlıkta, haram yemede yarıştıklarını görürsün.You will see among them many who rush into sin and wickedness, and devour unlawful gain.
Günahın açığını da bırakın, gizlisini de.Discard both the visible and invisible sin.
Günah kazananlar yapıp ettiklerinin karşılığını yakında göreceklerdir.For those who sin will be punished for what they have done.
Her benliğin kazandığı kendi üstünde kalır. Hiçbir günahkâra bir başka günahkârın yükünü taşımaz.Each soul earns (what it earns) for itself, and no man shall bear another's burden.
Günaha batanlar topluluğunu biz böyle cezalandırırız.So We punished the sinful people.
Günahkârlar olup da Allah'tan yüz çevirmeyin."So do not turn away from Him as sinners."
Oğulları dediler: "Ey babamız! Günahlarımızın affını dile.Said (the sons): "O our father, pray for us that our sins be forgiven, for we are really sinners."
O sizi, günahlarınızı afftetsin, belirli bir süreye kadar size zaman tanısın diye çağırıyor."He calls you to forgive some of your sins, and give you respite for a time ordained."
Biz ona, günaha batmışların gönüllerinde böyle bir yol veririz.We place in the hearts of sinners (disbelief).
Dediler: "Biz günahkâr bir topluluğa gönderildik.""We have been sent," they said, "to (punish) a sinful people,
"Lût'un karısı hariç. O günahkârlarla geride kalacaktır."Other than his wife who, it is decreed, will remain with those who will stay behind."
Kuşkusuz, onları öldürmek büyük bir günahtır.Killing them is certainly a great wrong.
Kim ondan yüz çevirirse, kıyamet günü bir günah yüklenecektir.Whoever turns away from it will surely carry a burden on the Day of Judgement,
O gün sûra üfrülür ve günahkârları o gün gözleri gömgök bir halde haşrederiz.The day the trumpet blast is sounded We shall raise the sinners blind,
Bunlar dışında size de onlara da bir günah yoktur. Aranızda dolaşırlar, birbirinize bakabilirsiniz.There is no harm if you or they visit one another at other times (without permission).
Yemin olsun ki, bunu söyleyenler bir zulüm, günah ve iftira sergilemişlerdir.They have come down to mischief and lies.
Her bir dönek/iftiracı günahkâr üzerine iner onlar.They come down to every mendacious sinner,
De ki: "Yeryüzünde dolaşın da bir bakın nice olmuştur günahkârların sonu!"Say: "Travel in the land and see how (bad) was the end of sinners."
Günahlarının ne olduğu, günahkârlardan sorulmaz.The sinners will not be asked about their sins.
İnkâr edenler, iman edenlere dediler ki: "Bizim yolumuzu izleyin, sizin günahlarınızı biz taşırız."Those who deny say to those who affirm: "Follow our way; we shall carry the burden of your sins."
Oysa onlar, iman edenlerin günahlarından hiçbir şeyin taşıyıcısı değillerdir.But they cannot carry the burden of their sins in the least.
Her birini kendi günahı ile yakaladık. Bazılarının üstüne taş yağdıran bir kasırga gönderdik.And We seized all of them for their crimes.
Kıyametin kopacağı gün, günahkârlar sus-pus olacaklardır.The day the Resurrection comes the sinners will be overwhelmed with despair.
Nihayet, günah işleyenlerden öc aldık.Then We retributed those who were sinful.
Hayır, siz kendiniz günahkârlardınız!"In fact you were yourselves guilty."
Ey günahkârlar! Bugün şöyle ayrılın!(And the guilty will be told:) "O sinners, separate yourselves this day.
İşte böyle yaparız biz suçlulara/günahkârlara.That is how We deal with sinners.
Biz de ondan o günahı affettik.So We forgave him.
Hiçbir günahkâr bir başkasının günahını yüklenmez.If you are grateful He will be pleased with you.
Allah, günahları tümden affeder.Surely God forgives all sins.
Artık günahlarımızı itiraf ettik.We admit our sins.
Ama Allah onları günahları yüzünden yakaladı. Ve Allah'a karşı bir koruyanları da olmadı.Yet they were seized by God for their sins, and had none to protect them against God.
Yazıklar ve azaplar olsun günaha batmış her yalancı iftiracıya,Alas the woe for every dissembling sinner
Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Sinsi casuslar gibi ayıp aramayın!So do not pry into others' secrets and do not backbite.
Şu bir gerçek ki, zulmedenlerin, tıpkı arkadaşlarının günahları gibi günahları vardır.Those who do wrong will indeed come to the same end as their fellows (of old).
Gerçek şu ki, hiçbir günahkâr bir başka günahkârın yükünü sırtlamaz.That no one who carries a burden bears another's load;
O gün günahlarından ne cin sorguya çekilir ne de insan.Neither man nor jinn will be questioned on that day about his sin.
İşte bu, günahkârların yalanlayıp durdukları cehennemdir.This is Hell the sinners called a lie.
Ne boş bir laf işitirler orada ne de günaha sokacak bir şey.They will hear no nonsense there or talk of sin,
O büyük günah üzerinde ısrar edip dururlardı.But persisted in that greater sin,
Kendilerinden biraz önce günahlarının vebalini tadanlara benziyorlar.Like those who had tasted the gravity of their actions a little before them.
Yapmayacağınız şeyi söylemeniz, Allah katında büyük bir günahtır.Saying what you do not practice is odious to God.
Günahlarını işte böyle itiraf ettiler.So will they confess their guilt.
Hayrı engelleyen, sınır tanımaz-saldırgan, günaha batmış,Who hinders men from (doing) good, the transgressor, the iniquitous,
"Ki o atık suyu sadece günahkârlar yer."Which none but the hellish eat."
Allah, günahlarınızı affetsin ve sizi belirli bir süreye kadar ertelesin.That He may forgive some of your sins and prolong your term till an appointed time.
O halde, Rabbinin hükmü karşısında sabret ve onların günahkârlarına da nankörlerine de boyun eğme.So wait for your Lord's command, and do not follow any sinner or disbeliever among them.
Hangi günah yüzünden öldürüldü diye!For what crime she was put to death;
Onu ancak her şımarıp azmış, günaha batmış olan yalanlar.None denies it but the sinful transgressors.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
günah ile cümle - Sayfa 10 - günah kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App