Sunbaenin gözlerinde neden her zman saklı bir hüzün var biliyorum artık.Ama arada bir gülümseyecekAnd for some reason, I can see the sad look in his eyes. But, there are times when he does smile.
Ji Hoo!muzun gülümsemesini yeniden kazanmasına yardım et.Please, make JiHoo . . . smile again.
Ben buna hep guluyorum, cunku o yoneticilerin nasil secildigini bilmiyorum, gercekten.I always laugh at this, because I have no idea how they're elected, actually.
(Gülüyor) Oldu.(Laughs) Right.
(Gülüşmeler) Şimdi.(Laughter) Now.
Pekala şimdi .. -ah olamaz- boşver gitsin (kalabalık gülüyor)Oh okay we're going -oh no- nevermind (crowd laughing)
Kurnazca gülümsedi.She smiles slyly.
You have your own shop Gül Mutfağı.You have your own shop Gül Mutfağı.
And Gül Mutfağı is a symbol of her brave efforts.And Gül Mutfağı is a symbol of her brave efforts.
laf arasında, ders kitabının genelde Tenten olduğunu ilk kez öğrenmiştim, (Gülüşmeler.)Well, I first discovered that the textbook was Tintin, mainly. (Laughter)
(Gülüşmeler.) (Alkış.)(Laughter) And this won't work.
(Çığlıklar) (Gülüşmeler)(Screaming) (Laughter)
İkinin sonsuz kere tekrar ettiğini düşünmek oldukça gülünç.It seems ridiculous to think that 2
"Öyle yapıyoruz çünkü güzel görünüyor, seni aptal." (Gülüşmeler)"Well, we just make it that way because it looks pretty, stupid." (Laughter)
Bu gülümsüyorum demek.This means, "I'm smiling."
Gülmekten kırılıyorum."I'm laughing out loud."
Bir maymunum, (Gülüşmeler) bir kelebeğe öpücükler gönderen.I'm a monkey -- (Laughter) -- blowing kisses at a butterfly.
Fakat kız kımıldamıyor, gülümsemiyor, kaşlarını çatmıyor.But the girl does not budge, does not smile, does not frown.
Aslıda ilk 5-7 yıl, al gülüm - ver gülüm. Rakamlar yükseliyor.In fact, it's hunky dory: everything goes up.
(gülüşler) ancak ülke için harika değildir.-- and it's not great for their country.
(gülüşler) (alkışlar)-- but his arguments are compelling." (Laughter) (Applause)
Ve biz buna gülüyoruz çünkü O bedendir, ama aynı zamanda--And we're laughing doubly then because he's the body, but it's also --
Başkalarının bizimle gülebilmesi için, şu an kendimize gülme zamanı.Now is the time for us to laugh at ourselves, before others can laugh with us.
Dikkat edin, ikisi baş örtüsü kullanıyor, ve evet, onlar bile gülebiliyorlar.And notice two of them are wearing headscarves, and yes, even they can laugh.
Hatta, şurası kesin ki, tecrübelerime göre, gülmeyi ölesiye seviyoruz.In fact, one thing's for sure, in my experience, we love to laugh like hell.
Orta Doğulu karakterler gözlerinin beyazlarını göstermeden gülüyorlar veye gülümsüyorlar mı?Two: Do the Middle Eastern characters laugh or smile without showing the whites of their eyes?
Neyse ki bu gülme sesleri biraz daha iyi hissetmemi sağladı.But anyhow, the laughter makes me feel a little bit better.
Bu cihad için "Güle güle, kurtulduk!" diyebiliriz.To that jihad we can say, "Goodbye. Good riddance."
Güle güle !Goodbye.
"Baharın en güzel zamanında benim için gülümser... çiçekler gibi kalbim neşeyle açar..."Smile for me, in the midst of springtime Like flowers, my heart blooms with joy
Nisan'da Kabil çok güzeldir, güllerle dolu, çiçeklerle dolu.April in Kabul is beautiful, full of roses, full of flowers.
Tezgahın arkasında oturduğunu anımsıyorum, gülümsüyordu.I remember him sitting behind the workbench smiling.
Aslında göstermek gerekli miydi emin değilim -- (Gülüşmeler)I don't know if that was necessary to demonstrate -- (Laughter)
Bana baktı, ben de gülümsedim ve sonra gözlerine dolan yaşları gördüm.And he looked at me, and I smiled, and then I saw the tears start welling up in his eyes.
Onu aradım ve dedim ki, "Dinle, bir yarış koştum ve kazandım ve (Gülüşmeler)And I called him up and said, "Listen, I ran one race and I won ..." (Laughter)
(Gülüşmeler) 80'lerde Georgetown'da oynayan Patrick Ewing her yaz geliyordu.(Laughter) Patrick Ewing, who played for Georgetown in the '80s, comes back every summer.
Dudaklarında alaycı gülümsemeleri var.They've got that wryly smile on their mouth.
Neyse ! güle güle ! " Bally moteli "Okay. Goodbye " Bally lnn "
Bazen siz göremeden patlıyorlar, yani sesten hızlı oluyorlar. (Gülüşmeler)Sometimes they just explode before your eyes or come down supersonic.
(Gülüşmeler) (Gülüşmeler) 2009 yılında ilk kez DIYbio'yu duydum. (Do It Yourself Bio)In 2009, I first heard about DlYbio.
Ikisi de gulduler.And they both laughed.
Gulf akıntısından faydalanarak Avrupa'ya yüzüyorlar.They get in the Gulf Stream, they go all the way to Europe.
Şey, bilirsin komedi yapmak istedim (seyirciler güler)Well, you know I wanted to do a comedy (crowd chuckles)
Saklanmak için. (seyirciler güler) Şey, bu eğlenceli olmalı.Well that must be fun it must be like going home for you
(seyirciler güler)(audience laughs)
Sen bizi rahatlatıyorsun ve biz seni parçalıyoruz. (seyirciler güler)You comfort us and we dismember you (audience laughs)
Alışveriş merkezine gidip Noel Baba'dan penis isteyeceğim. (sunucu ve seyirciler güler)I'm gonna go to the mall and ask Santa for a penis (host and audience laugh)
Ayıcık Yapma dükkanın alabilirsin herhalde. (seyirciler güler)You can probably get that at Build-A-Bear (audience laughs)
Reddettim. Orada ejderhalar var ve bende aşırıcı yanıcıyım. (sunucu ve seyirciler güler)There are dragons there and I am highly flammable (host and audience laugh)
Şükran denilen tatil sonrası (Gülüşmeler)"This dish is particularly popular after that holiday you call 'Thanksgiving.'" (Laughter)
Ve bununla beraber-- gülüşmeler, bu çok yakında sinemalarda oynayacak bence.And so with that, coming to a -- (Laughter) coming to an operating theater near you soon, I believe.
Ama bu, her ikisinin de tamamen yanlış olduğu durumunu değiştirmiyor(gülüşmeler)But that doesn't prevent them from both being completely false. (Laughter)
Şimdi, aslında buda,sınırlı da olsa, ayrı bir kavram yanılgısı(gülüşmeler)Now actually, that's just another parochial misconception. (Laughter)
Gülmekten kasıklarınız ağrıyacak.You'll crack your ribs.
Fakat hep güler yüzle, azimle çalışıyorlar, inanılmaz bu.But always with a smile, always with an enthusiasm, that is incredible.
İnsanların yüzüne gülücük konduran bir endüstri varsa, işte o Nollywood'dur.If you have an industry that puts a smile on people's face, that's Nollywood.
Ha Ni uzun zamandır yüzün böyle gülmüyordu.Ha Ni it's been a long time since I've seen you smile
Sadece güldüğünde Seung Jo'm tatlı oluyorMy Seung Jo is cutest when he smiles.
Bu fotoğraf bir kaç yıl sonrasından, Bragg zorla gülümserken.This is a photograph several years later, when Bragg had cause to smile.
Rosalind Franklin gelip modelimize bir anlamda güldüler.Rosalind Franklin, came up and sort of laughed at our model.