Ana içeriğe geç
Sözlük

gül ile cümle

gül kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Kız bana bir kırmızı ve bir beyaz gül getirdi.The girl brought me a red and a white rose.
Kız bana bir kırmızı beyaz gül getirdi.The girl brought me a red and white rose.
O, gülecek bir mesele değil.It's no laughing matter.
Gülmek en iyi ilaçtır!Laughter is the best medicine.
O gülecek bir şey değildi.It was no laughing matter.
Gülecek bir şey yok.It is no laughing matter.
Gül ve şişman ol.Laugh and be fat.
Beni güldürme!Don't make me laugh!
Gülünmeye alışkınım.I'm used to being laughed at.
Gülmemek için dudağımı ısırmak zorunda kaldım.I had to bite my lip to prevent myself from laughing.
Başkalarına gülmek iyi değildir.It is not good to laugh at others.
Diğerlerine gülmek kabalıktır.It is rude to laugh at others.
İnsan gülebilen tek hayvandır.Man is the only animal that can laugh.
İnsan oğlu konuşabilmeleri ve gülebilmeleri bakımından hayvanlardan farklıdır.Human beings differ from other animals in that they can speak and laugh.
İnsanlar çocuğa güldü.People laughed at the boy.
İnsanlar onun arkasından ona gülerdi.People used to laugh at him behind his back.
İnsanlar ona güldü.People laughed at him.
Vazoda kırmızı bir gül var.There is a red rose in the vase.
Kırmızı bir gül aşk anlamına gelir.A red rose means love.
Bana iki kırmızı ve üç beyaz gül ver.Give me two red roses and three white ones.
Bebek bana gülümsedi.The baby smiled at me.
Öğretmenin şakasına gülmekten kendimi alamadım.We couldn't help laughing at the teacher's joke.
Büyükbabam başını salladı ve gülümsedi.My grandfather nodded and smiled at me.
Son gülen iyi güler.He who laughs last laughs best.
Diğer çocuklar güldü.The other children laughed.
Diğer çocuklar gülümsedi.The other boys smiled.
Başkan kendine rağmen güldü.The president laughed in spite of himself.
Kime gülüyorsun?Who are you laughing at?
Onu sıcak bir gülümsemeyle selamla.Greet him with a warm smile.
Erkekler tam da laflarının üstüne gülüyorlar.The men are smiling on cue.
Utanmaz bir yalancı gülümseyerek konuşur.A shameless liar speaks smilingly.
İzleyici kahkaha ile güldü.The audience roared with laughter.
Uzun adam Tom'a baktı ve gülümsedi.The tall man looked at Tom and smiled.
Bahçedeki güller tam çiçeklenmişti.The roses in the garden are in full bloom.
Bahçıvan bahçenin ortasına bir gül ağacı dikti.The gardener planted a rose tree in the middle of the garden.
Sadako, onlara gülümsedi.Sadako smiled at them.
Kızayım mı yoksa güleyim mi bilmiyordum.I didn't know whether to get angry or to laugh.
İnsan gülen tek hayvandır.Man is the only animal that laughs.
Onlar hepsi birden gülmeye başladılar.All at once they began to laugh.
İki erkek kardeş birbirine gülümsedi.The two brothers smiled at each other.
O o kadar komik görünüyordu ki gülmekten kendimi alamadım.He looked so funny that I couldn't help laughing.
O bize öylesine komik bir hikaye anlattı ki biz hepimiz güldük.He told us such a funny story that we all laughed.
Onun bu yıl üniversiteden mezun olamaması gülünecek bir şey değil.It is no laughing matter that he couldn't graduate from university this year.
Onun çamurla kaplı yüz aşağı yattığını gördüğümde gülmekten kendimi alamadım.I couldn't help laughing when I saw him lying face down covered with mud.
Ona söyleyip gülümsedi.He told her and she smiled.
Ona gülme.Don't laugh at him.
Bazı insanlar onun şakalarına güler ama diğerleri gülmez.Some people laugh at his jokes, but others don't.
Herkes onun esprisine gülmekten kendini alamadı.Everybody could not help laughing at his joke.
Onun şakalarına gülmemek elimde değildi.I could not help laughing at his jokes.
Onun şakasına gülmekten kendimi alamadım.I couldn't help laughing at his joke.
Hepimiz onun pembe smokinine güldük.We all laughed at his pink tuxedo.
Sınıf arkadaşları ona hemen güldüler.His classmates laughed at him at once.
Hatasına gülme.Don't laugh at his mistake.
Hatasına gülmeyin.Don't laugh at his mistake.
Onun şakası hepimizi güldürdü.His joke made us all laugh.
Esprileriyle bizi güldürdü.His jokes made us laugh.
Onun saç kesimine gülmemek için kendimi tutamadım.I could not help laughing at his haircut.
Onun saç tıraşına gülmekten kendimi alamadım.I couldn't help laughing at his haircut.
Onun hikayesi o kadar komikti ki gülmemek elimde değildi.His story was so funny that everyone could not help laughing.
Onun hikayesi bizi güldürdü.His story made us laugh.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod