Ana içeriğe geç
Sözlük

gül ile cümle

gül kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
4
ORT. KELİME
Amy gülümseyerek bana baktı.Amy looked at me smiling.
Bahçemizdeki güller çiçek açmışlar.The roses are in bloom in our garden.
Gördüğüm her an, o gülümsüyor.Every time I see him, he is smiling.
O, her zaman gülüyor.He is always laughing.
Bir geri zekalı gibi gülmeye ne zaman son vereceksin?When are you going to stop laughing like an idiot?
Alice gülümsedi.Alice smiled.
Çocuk neşeli gülüşüyle herkesi cezbediyor.The child captivates everyone with his sunny smile.
O her zaman gülümsüyor.She is always smiling.
Şu güller çok güzeldir.Those roses are very beautiful.
Onun hatasına gülmemelisin.You should not laugh at his mistake.
Sana gülünecek.You will be laughed at.
Yeni arkadaşlarınız yaptığınız bazı şeylere gülebilirler.Your new friends may laugh at some of the things you do.
Gülleriniz henüz çıktı mı?Have your roses come out yet?
Ver gülüm, al gülüm.You scratch my back and I'll scratch yours.
İki leydi birbirine gülümsedi.The two ladies smiled at each other.
Güliver'in seyahatlerini hiç okudunuz mu?Have you ever read Gulliver's Travels?
Talih yüzüne güldü.Fortune smiled on him.
Gülme sırası bizde.It is our turn to laugh.
Güller bu yıl erken çiçek açıyor.The roses are blooming early this year.
Dün herkes bana güldü.Everyone laughed at me yesterday.
Ben kendimi gülmekten alamadım.I could not help laughing.
Elimde olmadan güldüm.I could not help laughing.
Gülmemek elimde değildi.I could not help laughing.
Kahkahayla gülmek elimde değildi.I couldn't help laughing out.
Elimde olmadan kahkahayla güldüm.I couldn't help laughing out.
Her ikimiz de hemen hemen aynı anda gülümsemeye başladık.Both of us began to smile almost at the same time.
Gülü seven dikenine katlanır.Love me, love my dog.
Lütfen bana gülme.Please don't laugh at me.
Gül yetiştirmekte iyiyim.I am good at raising roses.
Ona gülme tarzını sevmiyorum.I don't like the way you laugh at her.
Plana gülmekten kendimi alamadım.I couldn't help laughing at the plan.
Gül ve zambak gibi çiçekleri severim.I like flowers such as roses and lilies.
Herkes tarafından bana gülündü.I was laughed at by everyone.
Çiçek sergisinde güllerini sergileyeceğim.I'm going to exhibit my roses at the flower show.
Şakalarıma gülme şeklini seviyorum.I like the way she laughs at my jokes.
Ben gülme arzumu bastıramadım.I could not subdue the desire to laugh.
Gülmeye karşı koyamadım.I could hardly resist laughing.
Gülmemek elimde değil.I cannot help laughing.
Ben gülmemeye çalıştım.I tried not to laugh.
Bana gülünmesini sevmiyorum.I don't want to be laughed at.
Herkesin önünde bana gülünmesine katlanamam.I can't stand being laughed at in public.
Ben kırmızı gülleri severim.I like red roses.
Ben beyaz gülleri kırmızı olanlardan daha çok severim.I like white roses better than red ones.
Başkalarının önünde gülünmeye katlanamam.I can't stand being laughed at in front of others.
Çok çeşitli güller yetiştirdim.I grow many kinds of roses.
Ben bahçeye güller diktim.I planted roses in the garden.
Onun tarafından gülündüm.I was laughed at by him.
Ona gülmekten kendimi alamıyordum.I could not help laughing at him.
Onun misafirperverliğine karşılık olarak ona bir demet gül verdim.I gave a bunch of roses to her in return for her hospitality.
Onun gülme tarzını sevmiyorum.I don't like the way she laughs.
O beni görür görmez bir gülümseme ile beni selamladı.As soon as she saw me, she greeted me with a smile.
Bana gülme.Don't laugh at me.
Öğretmenimiz nadiren güler.Our teacher seldom laughs.
Hepimiz onun şakasına güldük.We all laughed at his joke.
Onun şakasına gülmekten kendimizi alamadık.We couldn't help laughing at his joke.
Onun hikayesine gülmemek elimde değildi.We could not help laughing at his story.
Bütün paralarını harcamak gülünç olurdu.It would be ridiculous to spend all their money.
Resimdeki herkes gülümsüyor.Everybody in the picture is smiling.
Çevrede duran insanlar eğlendi ve cesur küçük köpeğe güldüler.The people standing around were amused and laughed at the brave little dog.
Hafif bir suçluluk duygusu olsa da o kendini gülmekten alamadı.He could not refrain from smiling, though with a slight sense of guilt.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod