Ana içeriğe geç
Sözlük

gülümseme ile cümle

gülümseme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Ama gülümseme değil, çünkü bu kim olduğunuzu ve hislerinizi tam olarak anlatmaz.伝わらないので駄目です 対立国の人と並べて貼ることに
Ama gülümseme değil, çünkü bu kim olduğunuzu ve hislerinizi tam olarak anlatmaz.唔系笑-- 因為笑面無辦法傳達人嘅心理狀態同感受
Ama ne zaman Sangmin gelse, bir gülümseme yüzünü kaplardı.Ale kdykoliv přišel Sangmin, vykouzlil se ti na tváři úsměv.
Ama ne zaman Sangmin gelse, bir gülümseme yüzünü kaplardı.Bi si padel ves čas.
Ama ne zaman Sangmin gelse, bir gülümseme yüzünü kaplardı. Her zaman düşerdin.Tapi setiap kali Sangmin datang, senyum akan menyebar di wajah kamu. kamu akan jatuh sepanjang waktu.
Ama ne zaman Sangmin gelse, bir gülümseme yüzünü kaplardı. Her zaman düşerdin.Tapi setiap kali Sangmin datang, senyum akan menyebar di wajah kamu. kamu akan jatuh sepanjang waktu.
Ama ne zaman Sangmin gelse, bir gülümseme yüzünü kaplardı.Maar wanneer Sangmin kwam, zou een glimlach verspreidde zich op je gezicht.
Ama ne zaman Sangmin gelse, bir gülümseme yüzünü kaplardı.Mais dès que Sangmin arrivait, ton visage s'éclairait.
Ama ne zaman Sangmin gelse, bir gülümseme yüzünü kaplardı.Men när Sangmin kom, skulle ett leende spridas på ditt ansikte.
Ama ne zaman Sangmin gelse, bir gülümseme yüzünü kaplardı.Nhưng mỗi khi Sangmin đến chơi, con luôn cười rất tươi.
Ama ne zaman Sangmin gelse, bir gülümseme yüzünü kaplardı.Pero cuando llegó Sangmin, una sonrisa se extendió en su cara.
Ama ne zaman Sangmin gelse, bir gülümseme yüzünü kaplardı.Pero cuando Sangmin llegaba, una sonrisa se dibujaba en tu cara.
Ama ne zaman Sangmin gelse, bir gülümseme yüzünü kaplardı.Но когато Санг Мин дойдеше, веднага се усмихваше.
Ama ne zaman Sangmin gelse, bir gülümseme yüzünü kaplardı.Но, когда приходил Сан Мин, ты успокаивалась.
Ama ne zaman Sangmin gelse, bir gülümseme yüzünü kaplardı.لكن حينما سانجماين يأتي إبتسامة تنتشر على وجهك
Ancak kalem ağızlarındayken gördükleri gülümsemeyi taklit edemiyorlar bu yüzdende yanlış yargıya varıyorlardı.Ale s tužkou v ústech, když nemohli zapojit do úsměvu mimiku, tak dobří nebyli.
Ancak kalem ağızlarındayken gördükleri gülümsemeyi taklit edemiyorlar bu yüzdende yanlış yargıya varıyorlardı.Cu creionul în gură însă, când nu puteau imita zâmbetul pe care îl vedeau, evaluarea le era afectată.
Ancak kalem ağızlarındayken gördükleri gülümsemeyi taklit edemiyorlar bu yüzdende yanlış yargıya varıyorlardı.De a ceruzával a szájukban, amikor nem tudták utánozni a látott mosolyt, romlott az ítélőképességük.
Ancak kalem ağızlarındayken gördükleri gülümsemeyi taklit edemiyorlar bu yüzdende yanlış yargıya varıyorlardı.하지만 입에 연필을 물고서 그들이 봤던 미소를 흉내내지 못했을 때는, 판단이 정확하지 못했죠.
Ancak kalem ağızlarındayken gördükleri gülümsemeyi taklit edemiyorlar bu yüzdende yanlış yargıya varıyorlardı.Pero con el lápiz en la boca al no poder imitar la sonrisa que veían su juicio estaba limitado.
Ancak kalem ağızlarındayken gördükleri gülümsemeyi taklit edemiyorlar bu yüzdende yanlış yargıya varıyorlardı.Αλλά με το μολύβι στο στόμα τους, όταν δεν μπορούσαν να μιμηθούν το χαμόγελο που έβλεπαν, η κρίση τους θόλωνε.
Ancak kalem ağızlarındayken gördükleri gülümsemeyi taklit edemiyorlar bu yüzdende yanlış yargıya varıyorlardı.Але з олівцем в зубах, коли вони не могли зімітувати усмішку вони побачили, що їхнє рішення було помилковим.
Ancak kalem ağızlarındayken gördükleri gülümsemeyi taklit edemiyorlar bu yüzdende yanlış yargıya varıyorlardı.Но с молив в устата, когато не можели да имитират усмивката, която виждали, тяхната преценка била нарушена.
Ancak kalem ağızlarındayken gördükleri gülümsemeyi taklit edemiyorlar bu yüzdende yanlış yargıya varıyorlardı.אך עם העיפרון בפיהם, כאשר לא יכלו לחקות את החיוך שראו, השיפוט שלהם נפגע.
Ancak kalem ağızlarındayken gördükleri gülümsemeyi taklit edemiyorlar bu yüzdende yanlış yargıya varıyorlardı.但有支鉛筆響個口度嗰陣 佢哋唔能夠模仿見到嘅笑容 而佢哋嘅判斷就有誤差
Ancak kalem ağızlarındayken gördükleri gülümsemeyi taklit edemiyorlar bu yüzdende yanlış yargıya varıyorlardı.笑顔の真似が出来なくなり 判断力も鈍りました (会場: 笑い声)
Aslında robot gülümsüyor, kadın da gülümsemeyi taklit ediyor. Bu çok oluyor.これらは事前情報のない被験者です
Aslında robot gülümsüyor, kadın da gülümsemeyi taklit ediyor.Hij glimlacht. Hij imiteert de glimlach.
Aslında robot gülümsüyor, kadın da gülümsemeyi taklit ediyor.Il sourit. Elle imite le sourire. Cela se produit constamment.
Aslında robot gülümsüyor, kadın da gülümsemeyi taklit ediyor.Se sonríe. Imita la sonrisa. Esto pasa muchas veces.
Aslında robot gülümsüyor, kadın da gülümsemeyi taklit ediyor.Smeje sa. Imituje úsmev. Toto sa stáva často.
Aslında robot gülümsüyor, kadın da gülümsemeyi taklit ediyor.Směje se. Imituje úsměv. To se stává často.
Aslında robot gülümsüyor, kadın da gülümsemeyi taklit ediyor.Sorride. Sta imitando il sorriso. Questo succede spesso.
Aslında robot gülümsüyor, kadın da gülümsemeyi taklit ediyor.Uśmiechnął się do jej sztucznego uśmiechu.
Aslında robot gülümsüyor, kadın da gülümsemeyi taklit ediyor.Zâmbește. Ea imită zămbetul. Asta se întâmplă des.
Aslında robot gülümsüyor, kadın da gülümsemeyi taklit ediyor.Она улыбается. Она имитирует улыбку. Такое часто встречается.
Aslında robot gülümsüyor, kadın da gülümsemeyi taklit ediyor.Усмихва се. Тя имитира усмивката. Това се случва често.
Ayrıca eski fotoğraflarda insanların gülümsememelerinin nedeni de bu.C'est aussi pour ça qu'on ne voit pas les gens sourire sur les premières photographies.
Ayrıca eski fotoğraflarda insanların gülümsememelerinin nedeni de bu.Din același motiv oamenii nu zâmbeau în vechile fotografii.
Ayrıca eski fotoğraflarda insanların gülümsememelerinin nedeni de bu.È anche il motivo per cui non vedete nessuno che sorride nelle prime fotografie.
Ayrıca eski fotoğraflarda insanların gülümsememelerinin nedeni de bu.초창기 시절 사진에서 웃는 사람이 없었던 이유이기도 하지요.
Ayrıca eski fotoğraflarda insanların gülümsememelerinin nedeni de bu.Por eso no se veía gente sonriendo en las primeras fotos.
Ayrıca eski fotoğraflarda insanların gülümsememelerinin nedeni de bu.To dlatego na dawnych zdjęciach ludzie się nie uśmiechają.
Ayrıca eski fotoğraflarda insanların gülümsememelerinin nedeni de bu.Также по этой причине люди на старых фотографиях не улыбаются.
Ayrıca eski fotoğraflarda insanların gülümsememelerinin nedeni de bu.זו גם הסיבה מדוע לא רואים אנשים מחייכים בתמונות הראשונות.
Ayrıca eski fotoğraflarda insanların gülümsememelerinin nedeni de bu.ربما يكون هو سبب عدم ابتسام الناس في الصور الأولى
Bayan Samsa melankolik bir gülümseme ile "Grete, bir an için bize girecek," dedi ve"Grete, chúng tôi cho một thời điểm", bà Samsa với một nụ cười u sầu, và
Bayan Samsa melankolik bir gülümseme ile "Grete, bir an için bize girecek," dedi ve"Grete, datang ke kami untuk sesaat," kata Mrs Samsa dengan senyum melankolis, dan
Bayan Samsa melankolik bir gülümseme ile "Grete, bir an için bize girecek," dedi ve"Grete, entram em nós por um momento," disse a Sra. Samsa, com um sorriso melancólico, e
Bayan Samsa melankolik bir gülümseme ile "Grete, bir an için bize girecek," dedi ve"Grete, entrano in noi per un momento," disse la signora Samsa con un sorriso malinconico, e
Bayan Samsa melankolik bir gülümseme ile "Grete, bir an için bize girecek," dedi ve"Grete, in ons komen voor een moment," zei mevrouw Samsa met een melancholische glimlach, en
Bayan Samsa melankolik bir gülümseme ile "Grete, bir an için bize girecek," dedi ve"Grete, in uns kommen, für einen Moment", sagte Frau Samsa mit einem wehmütigen Lächeln, und
Bayan Samsa melankolik bir gülümseme ile "Grete, bir an için bize girecek," dedi ve"Grete, jönnek hozzánk egy pillanatra," mondta Mrs. Samsa egy szomorú mosollyal, és
Bayan Samsa melankolik bir gülümseme ile "Grete, bir an için bize girecek," dedi ve"Grete, kom ind til os for et øjeblik," sagde Fru Samsa med et melankolsk smil, og
Bayan Samsa melankolik bir gülümseme ile "Grete, bir an için bize girecek," dedi ve"Grete, kom till oss för ett ögonblick", sade fru Samsa med ett vemodigt leende, och
Bayan Samsa melankolik bir gülümseme ile "Grete, bir an için bize girecek," dedi ve"Grete, prichádzajú do nás na chvíľku," povedala pani Samsa s melancholickým úsmevom, a
Bayan Samsa melankolik bir gülümseme ile "Grete, bir an için bize girecek," dedi ve"Grete, přicházejí do nás na chvilku," řekla paní Samsa s melancholickým úsměvem, a
Bayan Samsa melankolik bir gülümseme ile "Grete, bir an için bize girecek," dedi ve"Grete, pridejo v nas za trenutek," je rekla gospa Samsa z melanholijo nasmehom, in
Bayan Samsa melankolik bir gülümseme ile "Grete, bir an için bize girecek," dedi ve"Grete, przyjdź do nas na chwilę," powiedziała pani Samsa z melancholijnym uśmiechem, i
Bayan Samsa melankolik bir gülümseme ile "Grete, bir an için bize girecek," dedi ve"Grete은 잠시 우리에 와서,"부인 Samsa은 우울 미소로 말했다, 그리고
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod