Ana içeriğe geç
Sözlük

gülümseme ile cümle

gülümseme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
O, Bay Kato'yu bir gülümsemeyle selamladı.Ella saludó a Mr. Kato con una sonrisa.
Tom gülümsemeye çalıştı, ama yapamadı.Tom trató de sonreír, pero no pudo.
Tom'un hoş bir gülümsemesi var.Tom tiene una linda sonrisa.
O, benimle bir gülümseme ile konuştu.Ella me habló con una sonrisa.
Onu sıcak bir gülümsemeyle karşıla.Salúdalo con una cálida sonrisa.
Gülümsemeni görmeyi seviyorum.Adoro verte sonreír.
Canım gülümsemek istiyor.Tengo ganas de sonreír.
Gülümseme, her dilde aynıdır.Una sonrisa es igual en todas las lenguas.
Her zaman gülümsemek yorucu olabilir.Sonreír continuamente puede ser agotador.
Belle balkonda kadar atlar ve Beast ona ulaşmak için orada bir gülümseme ile tırmanıyor.Bella salta en un balcón y la Bestia sube con una sonrisa hasta allí para llegar a ella.
Albümümü dinleyen insanların gülümsemesini istiyorum.Quiero que la gente sonría cuando escuche este disco.
Kadının yüzündeki gülümseme, bu ilgiden hoşnut kaldığının işaretidir.Las marcas en su cara significan Decepción.
Çoğunlukla gülümsemenin nedeni mutluluktur.El resultado suele ser que por lo menos sonríes.
Gülümsemeni tekrar görebilmek için, okyanusları aşardım.Attraverserei l'oceano per poter rivedere il tuo sorriso.
Sabit bir gülümseme ile belirtilmiştir.Sfoggia sempre un sorriso gentile.
Onun gülümsemesi onun teşekkürlerini ifade etti.Её улыбка выражала её благодарность.
Yüzünde bir gülümseme ile ona yaklaştı.Она подошла к нему с улыбкой на лице.
Tahtada ki yüzünde arsız bir gülümseme ile duruyordu.У доски стояла девочка с дерзкой улыбкой на лице.
Bir gülümseme dostluk işareti gönderir.Улыбка посылает сигнал дружбы.
Tom hiç gülümsemez.Том никогда не улыбается.
Tom başarısızca gülümsemeye çabaladı.Фома безуспешно старался улыбнуться.
Sabit bir gülümseme ile belirtilmiştir.Также был известен редкой улыбкой.
Gülümsemeye ve arkadaşlarını cesaretlendirmeye bayılır.Очень любит пошутить и взбадривать своих друзей.
Ama hayır. ("Gülümsemesi yayılır.")33) 她笑了。— «Она улыбается (и это факт)».
Temel çizgisi “Gülümsemenizi ihtiyacı olanlarla paylaşın” ifadesidir.إن شعارها هو "شارك ابتسامتك مع من يحتاجها".
Sabit bir gülümseme ile belirtilmiştir.ياما كنت اتمنى اقابلك بابتسامة..
Çoğunlukla gülümsemenin nedeni mutluluktur.السعادة هي عادة المحفز الذي يُنتج الابتسامة في غالب الأحيان.
Lucky ödülünü alırken çok mutlu gözükmekte ve hayranlarına gülümsemektedir fakat gerçekte mutlu değildir.Lucky parece feliz ao aceitar seu Óscar e sorri para seus fãs, mas não era uma felicidade verdadeira.
Çoğunlukla gülümsemenin nedeni mutluluktur.Blijdschap is meestal de aanleiding van een glimlach.
Gülümsemeni tekrar görebilmek için, okyanusları aşardım.Ik zou de oceaan oversteken, alleen om je glimlach weer te zien.
Belle balkonda kadar atlar ve Beast ona ulaşmak için orada bir gülümseme ile tırmanıyor.Belle tar sig upp på en balkong och Odjuret klättrar med ett leende dit för att nå henne.
Çoğunlukla gülümsemenin nedeni mutluluktur.Människor uttrycker ofta glädje genom att le.
Sansa'nın yüzünde hafifçe gülümsemeyle oradan ayrılır.Посміхаючись, Санса йде.
Onun çok samimi bir gülümsemesi var.У неї дуже дружелюбна посмішка.
Tatlı bakışları ve gülümsemesiyle aktör çok sevilmektedir.Fanoušci ji mají rádi také díky její vřelé a přátelské povaze a milému úsměvu.
Çok ciddidir ve kolay kolay gülümsemez.Jde o zajímavou, hudebně však ne moc převratnou kompozici.
Çoğunlukla gülümsemenin nedeni mutluluktur.Kdo se usmívá, musí být šťastný.
Sabit bir gülümseme ile belirtilmiştir.El păstrează pe fața lui un zâmbet frecvent bun.
Albümümü dinleyen insanların gülümsemesini istiyorum.Vreau ca oamenii să zâmbească când îl aud.
Gülümsemeye ve arkadaşlarını cesaretlendirmeye bayılır.El liniștește și încurajează prietenii lui.
Çoğunlukla gülümsemenin nedeni mutluluktur.A mosolygás leggyakoribb kiváltó oka a boldogság.
Çok ciddidir ve kolay kolay gülümsemez.Könnyű, erős, de rugalmas és nehezen törik.
Çok ciddidir ve kolay kolay gülümsemez.Erittäin ankara ja vakava, ei hymyile juuri koskaan.
Albümümü dinleyen insanların gülümsemesini istiyorum.Piirpauken albumeilla vierailleita muusikoita.
Çoğunlukla gülümsemenin nedeni mutluluktur.Laulujen teemat olivat yleensä humoristisia.
Emme, sokulma/uzanma, bakış, gülümseme, ağlama bebeğin başlıca bağlanma davranışlarıdır.Først er morens bryst, søvnen, badet, lyset og lydene det lille barns foretrukne.
Smile İngilizcede gülümseme anlamına gelen sözcüktür.スマイル(英語: smile)は、英語で微笑みのこと。
Smile İngilizcede gülümseme anlamına gelen sözcüktür.Smile在英語是微笑之意。
Öldüğü zaman yatağında gülümsemesi ise onun insanlara sevgisinin kanıtıdır.當我們讀到那微笑的嘴唇,如何為她的情人所吻。
Çoğunlukla gülümsemenin nedeni mutluluktur.例如,微笑一下可以使让你感觉开心一点。
Bir Aşk Dersi ile Bir Yaz Gecesi Gülümsemeleri'nde mizahi bir dille hicvedilirler.隔年以歌曲《明愛暗戀補習社》出道。
Smile İngilizcede gülümseme anlamına gelen sözcüktür.스마일(영어: Smile)은 영어로 미소를 의미하며, 소리 없는 웃음을 뜻한다.
Kadının yüzündeki gülümseme, bu ilgiden hoşnut kaldığının işaretidir.그녀의 웃는 얼굴이, 나에게 건강의 약이다.
Hayır hayır. ("Gülümsemesi kaybolur.")웃대이슈 - (전체가 사라졌다.)
Hareket eden bir maske bile bebekte gülümseme davranışını doğurur.초상화속의 남성은 자신있는 미소를 띄우고 있었고 한복을 입고 있다는 것이었다.
Çoğunlukla gülümsemenin nedeni mutluluktur.תחושת שמחה גורמת בדרך כלל לחיוך.
Albümümü dinleyen insanların gülümsemesini istiyorum.Željela sam da se ljudi smiju kada čuju pjesme s albuma.
Sansa'nın yüzünde hafifçe gülümsemeyle oradan ayrılır.No, tada je ugledao Sonju na čijem licu je ugledao slabašan smiješak.
Çok ciddidir ve kolay kolay gülümsemez.Sú veľmi pevné a ohybné, no nie sú pružné.
Lucky ödülünü alırken çok mutlu gözükmekte ve hayranlarına gülümsemektedir fakat gerçekte mutlu değildir.Lucky se ob sprejemu oskarjev zdi srečna, smehlja se svojim oboževalcem, vendar je ta sreča samo zaigrana.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod