Ana içeriğe geç
Sözlük

gülümseme ile cümle

gülümseme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Keşiş Bu yüzden bu kutsal hareket üzerine göklerin gülümsemeلذا الراهب ابتسامة السماء على هذا العمل المبارك
Keşiş Bu yüzden bu kutsal hareket üzerine göklerin gülümseme悲しみのたしなめる私たちではないとその業務時間後!
Kral bir gülümseme ile, 'Sonra kelimeleri uymaz,' mahkeme yuvarlak dedi."Akkor a szavak nem illik neked," mondta a király, és körülnézett a bíróság mosolyogva.
Kral bir gülümseme ile, 'Sonra kelimeleri uymaz,' mahkeme yuvarlak dedi.'Allora le parole non ti FIT,' disse il Re, guardando la corte con un sorriso.
Kral bir gülümseme ile, 'Sonra kelimeleri uymaz,' mahkeme yuvarlak dedi."Alors les mots ne vous convient pas, dit le roi en regardant autour de la cour avec un sourire.
Kral bir gülümseme ile, 'Sonra kelimeleri uymaz,' mahkeme yuvarlak dedi."Apoi, cuvintele nu te FIT", a spus Regele, în căutarea a rundă instanţa cu un zâmbet.
Kral bir gülümseme ile, 'Sonra kelimeleri uymaz,' mahkeme yuvarlak dedi.'Dan de woorden niet heb je FIT,' zei de Koning, op zoek naar rond de rechtbank met een glimlach.
Kral bir gülümseme ile, 'Sonra kelimeleri uymaz,' mahkeme yuvarlak dedi."Dann werden die Worte passen nicht du", sagte der König, sich umzusehen, das Gericht mit einem Lächeln.
Kral bir gülümseme ile, 'Sonra kelimeleri uymaz,' mahkeme yuvarlak dedi."Då orden inte passar dig," sade kungen, såg sig omkring domstolen med ett leende.
Kral bir gülümseme ile, 'Sonra kelimeleri uymaz,' mahkeme yuvarlak dedi."Então as palavras não lhe cabem", disse o Rei, olhando em volta do tribunal com um sorriso.
Kral bir gülümseme ile, 'Sonra kelimeleri uymaz,' mahkeme yuvarlak dedi."Entonces las palabras no te viene bien," dijo el rey, mirando a su alrededor la cancha con una sonrisa.
Kral bir gülümseme ile, 'Sonra kelimeleri uymaz,' mahkeme yuvarlak dedi.'Kemudian kata-kata tidak FIT Anda, "kata Raja, melihat sekeliling pengadilan dengan tersenyum.
Kral bir gülümseme ile, 'Sonra kelimeleri uymaz,' mahkeme yuvarlak dedi.'그런 단어가 당신을 적합하지 않다'왕이 미소로 법원 둥근보고했다.
Kral bir gülümseme ile, 'Sonra kelimeleri uymaz,' mahkeme yuvarlak dedi."Pak se slova nevejdou vás," řekl král, hledá kolem soudu s úsměvem.
Kral bir gülümseme ile, 'Sonra kelimeleri uymaz,' mahkeme yuvarlak dedi."Potom sa slová nezmestia vás," povedal kráľ, hľadá okolo súdu s úsmevom.
Kral bir gülümseme ile, 'Sonra kelimeleri uymaz,' mahkeme yuvarlak dedi.'Så ordene ikke passer dig, "sagde kongen og kiggede rundt i retten med et smil.
Kral bir gülümseme ile, 'Sonra kelimeleri uymaz,' mahkeme yuvarlak dedi.Sau đó, những từ không phù hợp với bạn, "Vua nói, nhìn quanh tòa án với một nụ cười.
Kral bir gülümseme ile, 'Sonra kelimeleri uymaz,' mahkeme yuvarlak dedi."Silloin sanat eivät sovi sinulle," sanoi kuningas, katsellen tuomioistuin hymyillen.
Kral bir gülümseme ile, 'Sonra kelimeleri uymaz,' mahkeme yuvarlak dedi."Torej besede ne boste FIT," je dejal King, ki je videti okrogle sodišče z nasmehom.
Kral bir gülümseme ile, 'Sonra kelimeleri uymaz,' mahkeme yuvarlak dedi."Wtedy słowa nie pasują do ciebie," powiedział King, rozglądając się w sądzie z uśmiechem.
Kral bir gülümseme ile, 'Sonra kelimeleri uymaz,' mahkeme yuvarlak dedi."Тогава думите не FIT", казал царят, гледайки кръг на съда с усмивка.
Kral bir gülümseme ile, 'Sonra kelimeleri uymaz,' mahkeme yuvarlak dedi."Тогда слова не подходят вам, сказал Король, оглядываясь суд с улыбкой.
Kral bir gülümseme ile, 'Sonra kelimeleri uymaz,' mahkeme yuvarlak dedi."Тоді слова не підходять вам, сказав Король, озираючись суд з посмішкою.
Kral bir gülümseme ile, 'Sonra kelimeleri uymaz,' mahkeme yuvarlak dedi."אם כך, המילים לא מתאים לך," אמר המלך, מביט סביבו המשפט בחיוך.
Kral bir gülümseme ile, 'Sonra kelimeleri uymaz,' mahkeme yuvarlak dedi."ثم الكلمات لا يصلح لك ، قال الملك ، وتبحث الجولة المحكمة بابتسامة.
Kral bir gülümseme ile, 'Sonra kelimeleri uymaz,' mahkeme yuvarlak dedi.死んだ沈黙が流れた。
Küçükken sürekli ağlardın. Ama ne zaman Sangmin gelse, bir gülümseme yüzünü kaplardı. Her zaman düşerdin.Tout le monde va s'inquiéter.
Kusura bakmayın, eğer bir müşteriyle ilgilenirken... ...gülümsemediğim görülürse işimden olabilirim.Do zobaczenia. Pa.
Kusura bakmayın, eğer bir müşteriyle ilgilenirken... ...gülümsemediğim görülürse işimden olabilirim.Mi spiace, ma se qualcuno vede che non sorrido mentre parlo con un cliente, potrei venire licenziato.
Kusura bakmayın, eğer bir müşteriyle ilgilenirken... ...gülümsemediğim görülürse işimden olabilirim.Prepáčte, ale keď ma niekto uvidí, že sa neusmievam, keď sa rozprávam s klientom, mohol by som dostať výpoveď.
Kusura bakmayın, eğer bir müşteriyle ilgilenirken... ...gülümsemediğim görülürse işimden olabilirim.Promiňte, ale když mě někdo uvidí, že se neusmívám, když se bavím s klientem, mohl by jsem dostat výpověď.
Kusura bakmayın, eğer bir müşteriyle ilgilenirken... ...gülümsemediğim görülürse işimden olabilirim.Извинете, но ако някой види, че не се усмихвам, докато разговарям с клиенти, може да ме уволнят.
Lisedeki geometri öğretmenimi gördüm, Mr. Rucell'i Palabıyıklarının altındaki çarpık gülümsemesiyle.Ik zag mijn wiskundeleraar op de middelbare school, meester Rucell's scheve lach onder zijn krulsnor.
Lisedeki geometri öğretmenimi gördüm, Mr. Rucell'i Palabıyıklarının altındaki çarpık gülümsemesiyle.L-am văzut pe profesorul meu de geometrie din liceu, dl Rucell cu zâmbetul lui crispat sub mustaţa răsucită.
Lisedeki geometri öğretmenimi gördüm, Mr. Rucell'i Palabıyıklarının altındaki çarpık gülümsemesiyle.Saya melihat guru geometri saya di SMA, senyuman Pak Rucell di bawah kumis lengkungnya.
Lisedeki geometri öğretmenimi gördüm, Mr. Rucell'i Palabıyıklarının altındaki çarpık gülümsemesiyle.Veo al señor Rucell, mi profesor de geometría en la secundaria, su irónica sonrisa tras su bigote manubrio.
Lisedeki geometri öğretmenimi gördüm, Mr. Rucell'i Palabıyıklarının altındaki çarpık gülümsemesiyle.Vi o meu professor de Geometria do liceu, o sorriso maroto do Sr. Rucell a aparecer debaixo do seu bigode.
Lisedeki geometri öğretmenimi gördüm, Mr. Rucell'i Palabıyıklarının altındaki çarpık gülümsemesiyle.Widziałem pana Rucella, nauczyciela geometrii w liceum, jego krzywy uśmiech spod wąsa.
Lisedeki geometri öğretmenimi gördüm, Mr. Rucell'i Palabıyıklarının altındaki çarpık gülümsemesiyle.Είδα τον καθηγητή γεωμετρίας μου, τον κ. Ρισέλ, με το ελαφρώς σαρκαστικό χαμόγελο κάτω από το μουστάκι του.
Lisedeki geometri öğretmenimi gördüm, Mr. Rucell'i Palabıyıklarının altındaki çarpık gülümsemesiyle.Видях учителя си по геометрия в гимназията, на г-н Ръсел ироничната усмивка под извитите мустаци.
Manşet... ...senin bir saniye somurtan suratın... ...başkasının tüm hayatı boyunca gülümsemesi olacak.A képaláírás... Egy pillanatra elgyötört arcod másoknak életreszóló mosolyt jelent.
Manşet... ...senin bir saniye somurtan suratın... ...başkasının tüm hayatı boyunca gülümsemesi olacak.La légende... Votre grimace d'une seconde vaudra le sourire de toute une vie de quelqu'un d'autre.
Manşet... ...senin bir saniye somurtan suratın... ...başkasının tüm hayatı boyunca gülümsemesi olacak.Το κείμενο πρέπει να λέει..."Ο σύντομος πόνος... "Μπορεί να γίνει χαμόγελο για όλη την ζωή κάποιου"
Manşet... ...senin bir saniye somurtan suratın... ...başkasının tüm hayatı boyunca gülümsemesi olacak.النص المرفق اكتب فيه...حواجب مرفوعة ربما ابتسامة تضيء حياة شخص ما
Müthiş bir gülümsemesi vardı.이런 아름다운 미소를 지어보이면서
Müthiş bir gülümsemesi vardı.Ze had een hersenverlamming, ze schudde, en ze had een prachtige glimlach.
Müthiş bir gülümsemesi vardı.והיא חייכה חיוך נפלא, ואמרה
Müthiş bir gülümsemesi vardı.وكانت لديها ابتسامة خلابة، وقالت
Müthiş bir gülümsemesi vardı.クラシックもバイオリンも 聴いたことがなく
Mutlu görünüyorsun, yüzüne yayılmış kocaman bir gülümseme.Ej, wyglądasz na szczęśliwego. Uśmiechasz się tak szeroko
Mutlu görünüyorsun, yüzüne yayılmış kocaman bir gülümseme.Hei, arati fericit. Zambesti foarte larg.
Mutlu görünüyorsun, yüzüne yayılmış kocaman bir gülümseme.Hei, kau terlihat bahagia. Kau tersenyum dengan sangat lebar.
Mutlu görünüyorsun, yüzüne yayılmış kocaman bir gülümseme.Hé, tu as l'air assez heureux. Tu as un grand sourire.
Mutlu görünüyorsun, yüzüne yayılmış kocaman bir gülümseme.Ja, du sichst glücklich aus. Du grinst sehr breit.
Mutlu görünüyorsun, yüzüne yayılmış kocaman bir gülümseme.Ja, je ziet er blij uit. Je lacht heel breed.
Mutlu görünüyorsun, yüzüne yayılmış kocaman bir gülümseme.Ja, videti se srečen. Imaš nasmešek do ušes.
Mutlu görünüyorsun, yüzüne yayılmış kocaman bir gülümseme.Này này, nhìn cậu hạnh phúc quá nhỉ Còn cười toác cả miệng nữa chứ
Mutlu görünüyorsun, yüzüne yayılmış kocaman bir gülümseme.Ya, du ser lycklig ut. Du ler brett.
Mutlu görünüyorsun, yüzüne yayılmış kocaman bir gülümseme.Ya, sembri felice. Hai un gran sorriso.
Mutlu görünüyorsun, yüzüne yayılmış kocaman bir gülümseme.Έι, δείχνεις ευτυχισμένος. Και έχεις και πλατύ χαμόγελο.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod