Gündüzleri 20 keçi güdüyor ama akşamları başkanlık yapıyor.היא מטפלת ב-20 עיזים בבוקר, אבל היא ראש הממשלה בערב.
Gündüzleri 20 keçi güdüyor ama akşamları başkanlık yapıyor.وترعى 20 معزة في الصباح ولكنها رئيسة وزراء في المساء
Gündüzleri 20 keçi güdüyor ama akşamları başkanlık yapıyor.佢朝早看住二十隻羊 但夜晚就做返總理
Gündüzleri 20 keçi güdüyor ama akşamları başkanlık yapıyor.夜には総理大臣になります 内閣もあって
Hisseden kısım burasıdır. İç güdüsel merkezdir, hani bir imgeyi gördüğünüzdeOg det er den del, der gør man føler. det er den form for mave-center, hvor man ser et billede og man siger:
İç güdüsel merkezdir, hani bir imgeyi gördüğünüzdeĐó là trung tâm cảm giác, nơi mà khi bạn thấy một hình ảnh bạn sẽ thốt lên, "Ồ!
İç güdüsel merkezdir, hani bir imgeyi gördüğünüzdeÉ o tipo de centro de emoções em que vemos uma imagem e pensamos:
İç güdüsel merkezdir, hani bir imgeyi gördüğünüzdeEs como el centro del instinto, donde ven una imagen y dice: "¡Ah!
İç güdüsel merkezdir, hani bir imgeyi gördüğünüzdeEs ist eine Art Zentrum, wo Sie ein Bild sehen und denken "Oh!
İç güdüsel merkezdir, hani bir imgeyi gördüğünüzdeEste un fel de centru al instinctelor, unde atunci când vezi o imagine spui "Oh!
İç güdüsel merkezdir, hani bir imgeyi gördüğünüzdeE' un po' come un centro dell'istinto, del tipo che vedete un'immagine e fate:
İç güdüsel merkezdir, hani bir imgeyi gördüğünüzdeHet is een soort gevoelscentrum, waar je een beeld ziet en dan denkt, "Oh!
İç güdüsel merkezdir, hani bir imgeyi gördüğünüzdeJe center občutkov, npr. ko vidimo neko podobo in si rečemo:
İç güdüsel merkezdir, hani bir imgeyi gördüğünüzdeJe to pocitové centrum, ktoré, keď vidíte obrázok, vám privodí niečo ako "Ó!
İç güdüsel merkezdir, hani bir imgeyi gördüğünüzde일종의 마음의 중심에 해당하여,
İç güdüsel merkezdir, hani bir imgeyi gördüğünüzdeSemacam pusat firasat, saat kita melihat gambar dan berpikir, "Oh!
İç güdüsel merkezdir, hani bir imgeyi gördüğünüzdeTo rodzaj ośrodka instynktowego, widząc obraz myślisz sobie:
İç güdüsel merkezdir, hani bir imgeyi gördüğünüzdeΕίναι ένα είδος ενδόμυχου κέντρου, όπου βλέπεις μια εικόνα και σκέφτεσαι, "Ω!
İç güdüsel merkezdir, hani bir imgeyi gördüğünüzdeТя е един вид емоционален център. Когато видите образ и кажете "О!
İç güdüsel merkezdir, hani bir imgeyi gördüğünüzdeזה מעין המרכז לתחושת בטן, שבו אתם רואים תמונה
İç güdüsel merkezdir, hani bir imgeyi gördüğünüzdeوهو نوع من مركز الهضم، حيث عندما ترى صورة
İç güdüsel merkezdir, hani bir imgeyi gördüğünüzde何かを見て「おお、今見ているものに
İç güdüsel olarak üremeye programlı olduğumuz gibi neslimizin hayatta kalmasına da programlıyızDe míg reprodukálódni szeretnénk, arról is meg szeretnénk győződni, hogy utódaink fennmaradnak.
İç güdüsel olarak üremeye programlı olduğumuz gibi neslimizin hayatta kalmasına da programlıyızولكن في حين كان علينا التكاثر، كان علينا التأكد أن ذريتنا قادرة لتبقى على قيد الحياة.
İç güdüsel olarak üremeye programlı olduğumuz gibi neslimizin hayatta kalmasına da programlıyız確実に子孫を残そうとします 愛と心とを結びつけて考えることはよくありますが 本当に不思議なことが
İlk defa, bütün güdüleriniz hizalanmış.Ausnahmsweise passt alles zusammen.
İlk defa, bütün güdüleriniz hizalanmış.Bỗng nhiên, động cơ của bạn thẳng hàng.
İlk defa, bütün güdüleriniz hizalanmış.De doelen zijn duidelijk bepaald.
İlk defa, bütün güdüleriniz hizalanmış.Először is, számbavesszük az ösztönzőket.
İlk defa, bütün güdüleriniz hizalanmış.Finalmente, sus incentivos están alineados.
İlk defa, bütün güdüleriniz hizalanmış.För en gångs skull så är sammansättningen av incitamenten på samma sida.
İlk defa, bütün güdüleriniz hizalanmış.Jadi untuk sekali, unsur pendorongnya adalah sama.
İlk defa, bütün güdüleriniz hizalanmış.이번만큼은 모두가 원하는 바가 동일한거니까요.
İlk defa, bütün güdüleriniz hizalanmış.Máte jasná a logicky provázaná východiska i cíle.
İlk defa, bütün güdüleriniz hizalanmış.Pentru prima oară, interesele sunt aceleaşi.
İlk defa, bütün güdüleriniz hizalanmış.Per una volta gli stimoli sono tutti schierati dalla stessa parte.
İlk defa, bütün güdüleriniz hizalanmış.Pour une fois, les intérêts convergent.
İlk defa, bütün güdüleriniz hizalanmış.Wreszcie potrzeby się pokrywają.
İlk defa, bütün güdüleriniz hizalanmış.Για μια φορά τα κίνητρα εναρμονίζονται.
İlk defa, bütün güdüleriniz hizalanmış.По изключение имаме единство на интереси.
İlk defa, bütün güdüleriniz hizalanmış.Редкий случай, когда все хотят одного и того же.
İlk defa, bütün güdüleriniz hizalanmış.עכשיו, בואו נסתכל על זה מזוית הראיה של קובעי המדיניות.
İlk defa, bütün güdüleriniz hizalanmış.فجميع الحوافز معروفة ..
İlk defa, bütün güdüleriniz hizalanmış.公衆衛生の面では合理的なのです
İlki, bloglar fikirlerimizle ilgili ne söyler, insanların bir şeyler yapması için ne güdüler?Đầu tiên là, chúng đã cho biết gì về ý tưởng của chúng ta về việc động viên con người làm việc?
İlki, bloglar fikirlerimizle ilgili ne söyler, insanların bir şeyler yapması için ne güdüler?De eerste vraag: wat zegt het ons over onze ideeën, over wat mensen drijft?
İlki, bloglar fikirlerimizle ilgili ne söyler, insanların bir şeyler yapması için ne güdüler?Die erste ist, was sagt sie uns über unsere Ideen, was treibt Menschen an, Dinge zu tun?
İlki, bloglar fikirlerimizle ilgili ne söyler, insanların bir şeyler yapması için ne güdüler?첫번째 질문은, 무엇이 우리로 하여금 아이디어에 대해 말하도록 만드는 것일까요 무엇이 사람들에게 동기부여를 시키는걸까요?
İlki, bloglar fikirlerimizle ilgili ne söyler, insanların bir şeyler yapması için ne güdüler?La première est, qu'est ce qu'elle nous dit sur nos idées, ur ce qui motive les gens à faire des choses?
İlki, bloglar fikirlerimizle ilgili ne söyler, insanların bir şeyler yapması için ne güdüler?La primera es, ¿que nos dice sobre nuestras ideas, sobre lo que motiva a la gente a hacer cosas?
İlki, bloglar fikirlerimizle ilgili ne söyler, insanların bir şeyler yapması için ne güdüler?Pertama, apa yang dapat dikatakan tentang ide kita, tentang apa yang memotivasi kita melakukannya?
İlki, bloglar fikirlerimizle ilgili ne söyler, insanların bir şeyler yapması için ne güdüler?Po pierwsze, co ona mówi o naszych pomysłach? Co motywuje ludzi do robienia rzeczy?
İlki, bloglar fikirlerimizle ilgili ne söyler, insanların bir şeyler yapması için ne güdüler?Prima ar fi: ce ne spune aceasta despre ideile noastre, despre ceea ce-i motiveaza pe oameni sa faca lucruri?
İlki, bloglar fikirlerimizle ilgili ne söyler, insanların bir şeyler yapması için ne güdüler?Первый: каковы наши представления о том, что мотивирует людей вести эти блоги?
İlki, bloglar fikirlerimizle ilgili ne söyler, insanların bir şeyler yapması için ne güdüler?Първият е: Какво ни казва тя за нашите идеи, за онова, което мотивира хората да вършат неща?
İlki, bloglar fikirlerimizle ilgili ne söyler, insanların bir şeyler yapması için ne güdüler?הראשונה היא: מה זה אומר לנו לגבי הרעיונות שלנו, על מה שמניע אנשים לעשות דברים?
İlki, bloglar fikirlerimizle ilgili ne söyler, insanların bir şeyler yapması için ne güdüler?الأول هو ماذا قد يخبرنا هذا عن أفكارنا و ما قد يحفز الناس لفعل الأشياء؟
İlki, bloglar fikirlerimizle ilgili ne söyler, insanların bir şeyler yapması için ne güdüler?ブログから分かることは何か 二つ目に これまで未開拓だった集団的知性に
İnşa etme güdüsünün sağlıklı bir şekilde iyiye yönlendirilmesi.Een gezonde sublimatie van de drang om te bouwen.
İnşa etme güdüsünün sağlıklı bir şekilde iyiye yönlendirilmesi.Eine gesunde Sublimierung des Bedürfnisses, Dinge zu errichten.