güdü ile cümle
güdü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
İlk defa, bütün güdüleriniz hizalanmış.Pentru prima oară, interesele sunt aceleaşi.
İlk defa, bütün güdüleriniz hizalanmış.Per una volta gli stimoli sono tutti schierati dalla stessa parte.
İlk defa, bütün güdüleriniz hizalanmış.Pour une fois, les intérêts convergent.
İlk defa, bütün güdüleriniz hizalanmış.Wreszcie potrzeby się pokrywają.
İlk defa, bütün güdüleriniz hizalanmış.Για μια φορά τα κίνητρα εναρμονίζονται.
İlk defa, bütün güdüleriniz hizalanmış.По изключение имаме единство на интереси.
İlk defa, bütün güdüleriniz hizalanmış.Редкий случай, когда все хотят одного и того же.
İlk defa, bütün güdüleriniz hizalanmış.עכשיו, בואו נסתכל על זה מזוית הראיה של קובעי המדיניות.
İlk defa, bütün güdüleriniz hizalanmış.فجميع الحوافز معروفة ..
İlk defa, bütün güdüleriniz hizalanmış.公衆衛生の面では合理的なのです
İlki, bloglar fikirlerimizle ilgili ne söyler, insanların bir şeyler yapması için ne güdüler?Đầu tiên là, chúng đã cho biết gì về ý tưởng của chúng ta về việc động viên con người làm việc?
İlki, bloglar fikirlerimizle ilgili ne söyler, insanların bir şeyler yapması için ne güdüler?De eerste vraag: wat zegt het ons over onze ideeën, over wat mensen drijft?
İlki, bloglar fikirlerimizle ilgili ne söyler, insanların bir şeyler yapması için ne güdüler?Die erste ist, was sagt sie uns über unsere Ideen, was treibt Menschen an, Dinge zu tun?
İlki, bloglar fikirlerimizle ilgili ne söyler, insanların bir şeyler yapması için ne güdüler?첫번째 질문은, 무엇이 우리로 하여금 아이디어에 대해 말하도록 만드는 것일까요 무엇이 사람들에게 동기부여를 시키는걸까요?
İlki, bloglar fikirlerimizle ilgili ne söyler, insanların bir şeyler yapması için ne güdüler?La première est, qu'est ce qu'elle nous dit sur nos idées, ur ce qui motive les gens à faire des choses?
İlki, bloglar fikirlerimizle ilgili ne söyler, insanların bir şeyler yapması için ne güdüler?La primera es, ¿que nos dice sobre nuestras ideas, sobre lo que motiva a la gente a hacer cosas?
İlki, bloglar fikirlerimizle ilgili ne söyler, insanların bir şeyler yapması için ne güdüler?Pertama, apa yang dapat dikatakan tentang ide kita, tentang apa yang memotivasi kita melakukannya?
İlki, bloglar fikirlerimizle ilgili ne söyler, insanların bir şeyler yapması için ne güdüler?Po pierwsze, co ona mówi o naszych pomysłach? Co motywuje ludzi do robienia rzeczy?
İlki, bloglar fikirlerimizle ilgili ne söyler, insanların bir şeyler yapması için ne güdüler?Prima ar fi: ce ne spune aceasta despre ideile noastre, despre ceea ce-i motiveaza pe oameni sa faca lucruri?
İlki, bloglar fikirlerimizle ilgili ne söyler, insanların bir şeyler yapması için ne güdüler?Первый: каковы наши представления о том, что мотивирует людей вести эти блоги?
İlki, bloglar fikirlerimizle ilgili ne söyler, insanların bir şeyler yapması için ne güdüler?Първият е: Какво ни казва тя за нашите идеи, за онова, което мотивира хората да вършат неща?
İlki, bloglar fikirlerimizle ilgili ne söyler, insanların bir şeyler yapması için ne güdüler?הראשונה היא: מה זה אומר לנו לגבי הרעיונות שלנו, על מה שמניע אנשים לעשות דברים?
İlki, bloglar fikirlerimizle ilgili ne söyler, insanların bir şeyler yapması için ne güdüler?الأول هو ماذا قد يخبرنا هذا عن أفكارنا و ما قد يحفز الناس لفعل الأشياء؟
İlki, bloglar fikirlerimizle ilgili ne söyler, insanların bir şeyler yapması için ne güdüler?ブログから分かることは何か 二つ目に これまで未開拓だった集団的知性に
İnşa etme güdüsünün sağlıklı bir şekilde iyiye yönlendirilmesi.Een gezonde sublimatie van de drang om te bouwen.
İnşa etme güdüsünün sağlıklı bir şekilde iyiye yönlendirilmesi.Eine gesunde Sublimierung des Bedürfnisses, Dinge zu errichten.
İnşa etme güdüsünün sağlıklı bir şekilde iyiye yönlendirilmesi.건설에 대한 욕망의 건전한 승화죠.
İnşa etme güdüsünün sağlıklı bir şekilde iyiye yönlendirilmesi.O sublimare sănătoasă a staruinţei de a construi.
İnşa etme güdüsünün sağlıklı bir şekilde iyiye yönlendirilmesi.Penyubliman sehat dari dorongan untuk membangun.
İnşa etme güdüsünün sağlıklı bir şekilde iyiye yönlendirilmesi.Una saludable sublimación del ansia de construir.
İnşa etme güdüsünün sağlıklı bir şekilde iyiye yönlendirilmesi.Una sublimazione salutare dell'urgenza di costruire.
İnşa etme güdüsünün sağlıklı bir şekilde iyiye yönlendirilmesi.Une sublimation intacte des besoins urgents d'urbanisme.
İnşa etme güdüsünün sağlıklı bir şekilde iyiye yönlendirilmesi.Zdrowa sublimacja potrzeby budowania.
İnşa etme güdüsünün sağlıklı bir şekilde iyiye yönlendirilmesi.Μια υγιής εξιδανίκευση της έντονης επιθυμίας για χτίσιμο.
İnşa etme güdüsünün sağlıklı bir şekilde iyiye yönlendirilmesi.Една здравословна сублимация на подтика да се строи.
İnşa etme güdüsünün sağlıklı bir şekilde iyiye yönlendirilmesi.Разумное возвышение желания строить.
İnşa etme güdüsünün sağlıklı bir şekilde iyiye yönlendirilmesi.האצלה בריאה לצורך לבנות.
İnşa etme güdüsünün sağlıklı bir şekilde iyiye yönlendirilmesi.وهي توعية صحية ضد الجشع في البناء
İnşa etme güdüsünün sağlıklı bir şekilde iyiye yönlendirilmesi.健全に理想化したもの そして、全ての建築的発想が
Kâr güdüsü olmadığı sürece, bu davranışı sürdürmek için bir sebep de olmayacak.No hay motivación por lucro, entonces no hay razón para continuar dicho comportamiento.
Muhalif yürüyüşçüler ansızın hükümet taraftarlarına doğru güdüldüler.A manifestação da oposição encontrou-se, de repente, com a manifestação chavista.
Muhalif yürüyüşçüler ansızın hükümet taraftarlarına doğru güdüldüler.Az ellenzéki tüntetők hirtelen a kormányt támogató tüntetők közelébe kerültek.
Muhalif yürüyüşçüler ansızın hükümet taraftarlarına doğru güdüldüler.Der Oppositionszug wurde plötzlich zu den Regierungsunterstützern getrieben
Muhalif yürüyüşçüler ansızın hükümet taraftarlarına doğru güdüldüler.I dimostranti dell'opposizione furono subito indirizzati verso i sostenitori del governo.
Muhalif yürüyüşçüler ansızın hükümet taraftarlarına doğru güdüldüler.Opoziční demonštranti boli náhle nahnaní smerom k priaznivcom vlády.
Muhalif yürüyüşçüler ansızın hükümet taraftarlarına doğru güdüldüler.Opozycyjni demonstranci zostali pognani do konfrontacji z drugim marszem.
Muhalif yürüyüşçüler ansızın hükümet taraftarlarına doğru güdüldüler.Oppositions marschen leddes mot regeringens anhängare.
Muhalif yürüyüşçüler ansızın hükümet taraftarlarına doğru güdüldüler.Pohod opozicije se je nanadoma usmeril proti podpornikom vlade.
Muhalif yürüyüşçüler ansızın hükümet taraftarlarına doğru güdüldüler.Tiba-tiba aksi oposisi digiring ke barisan pendukung pemerintah
Muhalif yürüyüşçüler ansızın hükümet taraftarlarına doğru güdüldüler.Ξαφνικά οι διαδηλωτές της αντιπολίτευσης... συναντήθηκαν με τους υποστηρικτές της κυβέρνησης.
Muhalif yürüyüşçüler ansızın hükümet taraftarlarına doğru güdüldüler.Оппозиционеры были внезапно направлены к тем, кто поддерживал правительство
Muhalif yürüyüşçüler ansızın hükümet taraftarlarına doğru güdüldüler.Протестиращите от опозицията били насочени веднага към привържениците на правителството.
Muhalif yürüyüşçüler ansızın hükümet taraftarlarına doğru güdüldüler.מפגיני האופוזיציה צעדו לפתע לעבר תומכי הממשלה
Muhalif yürüyüşçüler ansızın hükümet taraftarlarına doğru güdüldüler.彼らが宮殿に近づくと 銃声が鳴り響きました
Nörobiyolojik güdü bizi çoğunlukla bize benzeyen insanlara sevk eder.그건, 우리는 사실 굉장히 '우리스러운' 사람들을
Nörobiyolojik güdü bizi çoğunlukla bize benzeyen insanlara sevk eder.האומר לנו להעדיף אנשים הדומים לנו,
Nörobiyolojik güdü bizi çoğunlukla bize benzeyen insanlara sevk eder.و التي تعني أننا نفضل الأشخاص الذين هم مثلنا،
Nörobiyolojik güdü bizi çoğunlukla bize benzeyen insanlara sevk eder.それは 異なった素性や規律
O kadınlık yolundaki bir genç kız gibi... ...annelik iç güdüsüne fazlasıyla sahipti.Avea acest instinct matern, asemănător cu cel al unei fete pe drumul spre a deveni femeie.
O kadınlık yolundaki bir genç kız gibi... ...annelik iç güdüsüne fazlasıyla sahipti.Aveva questo istinto materno simile a una ragazza che diventa donna.