İnşa etme güdüsünün sağlıklı bir şekilde iyiye yönlendirilmesi.건설에 대한 욕망의 건전한 승화죠.
İnşa etme güdüsünün sağlıklı bir şekilde iyiye yönlendirilmesi.O sublimare sănătoasă a staruinţei de a construi.
İnşa etme güdüsünün sağlıklı bir şekilde iyiye yönlendirilmesi.Penyubliman sehat dari dorongan untuk membangun.
İnşa etme güdüsünün sağlıklı bir şekilde iyiye yönlendirilmesi.Una saludable sublimación del ansia de construir.
İnşa etme güdüsünün sağlıklı bir şekilde iyiye yönlendirilmesi.Una sublimazione salutare dell'urgenza di costruire.
İnşa etme güdüsünün sağlıklı bir şekilde iyiye yönlendirilmesi.Une sublimation intacte des besoins urgents d'urbanisme.
İnşa etme güdüsünün sağlıklı bir şekilde iyiye yönlendirilmesi.Zdrowa sublimacja potrzeby budowania.
İnşa etme güdüsünün sağlıklı bir şekilde iyiye yönlendirilmesi.Μια υγιής εξιδανίκευση της έντονης επιθυμίας για χτίσιμο.
İnşa etme güdüsünün sağlıklı bir şekilde iyiye yönlendirilmesi.Една здравословна сублимация на подтика да се строи.
İnşa etme güdüsünün sağlıklı bir şekilde iyiye yönlendirilmesi.Разумное возвышение желания строить.
İnşa etme güdüsünün sağlıklı bir şekilde iyiye yönlendirilmesi.האצלה בריאה לצורך לבנות.
İnşa etme güdüsünün sağlıklı bir şekilde iyiye yönlendirilmesi.وهي توعية صحية ضد الجشع في البناء
İnşa etme güdüsünün sağlıklı bir şekilde iyiye yönlendirilmesi.健全に理想化したもの そして、全ての建築的発想が
Kâr güdüsü olmadığı sürece, bu davranışı sürdürmek için bir sebep de olmayacak.No hay motivación por lucro, entonces no hay razón para continuar dicho comportamiento.
Muhalif yürüyüşçüler ansızın hükümet taraftarlarına doğru güdüldüler.A manifestação da oposição encontrou-se, de repente, com a manifestação chavista.
Muhalif yürüyüşçüler ansızın hükümet taraftarlarına doğru güdüldüler.Az ellenzéki tüntetők hirtelen a kormányt támogató tüntetők közelébe kerültek.
Muhalif yürüyüşçüler ansızın hükümet taraftarlarına doğru güdüldüler.Der Oppositionszug wurde plötzlich zu den Regierungsunterstützern getrieben
Muhalif yürüyüşçüler ansızın hükümet taraftarlarına doğru güdüldüler.I dimostranti dell'opposizione furono subito indirizzati verso i sostenitori del governo.
Muhalif yürüyüşçüler ansızın hükümet taraftarlarına doğru güdüldüler.Opoziční demonštranti boli náhle nahnaní smerom k priaznivcom vlády.
Muhalif yürüyüşçüler ansızın hükümet taraftarlarına doğru güdüldüler.Opozycyjni demonstranci zostali pognani do konfrontacji z drugim marszem.
Muhalif yürüyüşçüler ansızın hükümet taraftarlarına doğru güdüldüler.Oppositions marschen leddes mot regeringens anhängare.
Muhalif yürüyüşçüler ansızın hükümet taraftarlarına doğru güdüldüler.Pohod opozicije se je nanadoma usmeril proti podpornikom vlade.
Muhalif yürüyüşçüler ansızın hükümet taraftarlarına doğru güdüldüler.Tiba-tiba aksi oposisi digiring ke barisan pendukung pemerintah
Muhalif yürüyüşçüler ansızın hükümet taraftarlarına doğru güdüldüler.Ξαφνικά οι διαδηλωτές της αντιπολίτευσης... συναντήθηκαν με τους υποστηρικτές της κυβέρνησης.
Muhalif yürüyüşçüler ansızın hükümet taraftarlarına doğru güdüldüler.Оппозиционеры были внезапно направлены к тем, кто поддерживал правительство
Muhalif yürüyüşçüler ansızın hükümet taraftarlarına doğru güdüldüler.Протестиращите от опозицията били насочени веднага към привържениците на правителството.
Muhalif yürüyüşçüler ansızın hükümet taraftarlarına doğru güdüldüler.מפגיני האופוזיציה צעדו לפתע לעבר תומכי הממשלה
Muhalif yürüyüşçüler ansızın hükümet taraftarlarına doğru güdüldüler.彼らが宮殿に近づくと 銃声が鳴り響きました
Nörobiyolojik güdü bizi çoğunlukla bize benzeyen insanlara sevk eder.그건, 우리는 사실 굉장히 '우리스러운' 사람들을
Nörobiyolojik güdü bizi çoğunlukla bize benzeyen insanlara sevk eder.האומר לנו להעדיף אנשים הדומים לנו,
Nörobiyolojik güdü bizi çoğunlukla bize benzeyen insanlara sevk eder.و التي تعني أننا نفضل الأشخاص الذين هم مثلنا،
Nörobiyolojik güdü bizi çoğunlukla bize benzeyen insanlara sevk eder.それは 異なった素性や規律
O kadınlık yolundaki bir genç kız gibi... ...annelik iç güdüsüne fazlasıyla sahipti.Avea acest instinct matern, asemănător cu cel al unei fete pe drumul spre a deveni femeie.
O kadınlık yolundaki bir genç kız gibi... ...annelik iç güdüsüne fazlasıyla sahipti.Aveva questo istinto materno simile a una ragazza che diventa donna.
O kadınlık yolundaki bir genç kız gibi... ...annelik iç güdüsüne fazlasıyla sahipti.Ela tinha um instinto maternal, tal como uma rapariga prestes a tornar-se mulher.
O kadınlık yolundaki bir genç kız gibi... ...annelik iç güdüsüne fazlasıyla sahipti.Elle avait cet instinct maternel, tout comme une jeune fille sur le chemin de sa vie de femme.
O kadınlık yolundaki bir genç kız gibi... ...annelik iç güdüsüne fazlasıyla sahipti.아이에게는 숙녀가 되어가는 소녀처럼 모성 본능이 존재했던 겁니다.
O kadınlık yolundaki bir genç kız gibi... ...annelik iç güdüsüne fazlasıyla sahipti.Mala materský inštinkt, podobne ako mladé dievča na ceste k dospelosti.
O kadınlık yolundaki bir genç kız gibi... ...annelik iç güdüsüne fazlasıyla sahipti.Miała już instynkt macierzyński, podobnie jak dziewczynki stające się kobietami.
O kadınlık yolundaki bir genç kız gibi... ...annelik iç güdüsüne fazlasıyla sahipti.Nàng ta có bản năng làm mẹ cũng giống như 1 thiếu nữ đang trên đường trở thành phụ nữ vậy.
O kadınlık yolundaki bir genç kız gibi... ...annelik iç güdüsüne fazlasıyla sahipti.Ott voltak az anyai ösztönei, hasonlóan egy fiatal lányéhoz a nővé érés küszöbén.
O kadınlık yolundaki bir genç kız gibi... ...annelik iç güdüsüne fazlasıyla sahipti.Sie hatte diesen mütterlichen Instinkt, ungefähr so wie ein junges Mädchen, wenn es eine Frau wird.
O kadınlık yolundaki bir genç kız gibi... ...annelik iç güdüsüne fazlasıyla sahipti.Tenía este instinto maternal como el de una joven que va rumbo a la feminidad.
O kadınlık yolundaki bir genç kız gibi... ...annelik iç güdüsüne fazlasıyla sahipti.Ze had een moederlijk instinct, net als een jong meisje dat uitgroeit tot vrouw.
O kadınlık yolundaki bir genç kız gibi... ...annelik iç güdüsüne fazlasıyla sahipti.Είχε αυτό το μητρικό ένστικτο, όπως ένα νεαρό κορίτσι στο δρόμο προς τη γυναικεία ενηλικίωση.
O kadınlık yolundaki bir genç kız gibi... ...annelik iç güdüsüne fazlasıyla sahipti.В ній проснувся материнський інстинкт, так само як в юної дівчини, яка стає жінкою.
O kadınlık yolundaki bir genç kız gibi... ...annelik iç güdüsüne fazlasıyla sahipti.Тя имаше майчин инстинкт, подобно на младо момиче, на път да стане жена.
O kadınlık yolundaki bir genç kız gibi... ...annelik iç güdüsüne fazlasıyla sahipti.У нее был материнский инстинкт, неразвитый, как у юной девушки, вступающей в пору.
O kadınlık yolundaki bir genç kız gibi... ...annelik iç güdüsüne fazlasıyla sahipti.האינסטיקטים האמהיים שלה נכנסו לפעולה, בדיוק כמו נערה צעירה בדרכה לבגרות.
O kadınlık yolundaki bir genç kız gibi... ...annelik iç güdüsüne fazlasıyla sahipti.كانت متولدة لديها مشاعر الامومة كما تتولد لدى الفتاة .. مشاعر الامومة .. اثناء اقترابها من فترة الاخصاب
O kadınlık yolundaki bir genç kız gibi... ...annelik iç güdüsüne fazlasıyla sahipti.女性になりつつある 女の子のようです この観察は リガデマを理解する上で
Öncelikle, aşk bir güdüdür, temel çiftleşme güdüsü.Elsőként, kezdem azt gondolni, hogy a romantikus szerelem egy út, egy alapvető párválasztási út.
Öncelikle, aşk bir güdüdür, temel çiftleşme güdüsü.첫째로, 로맨틱한 사랑은 번식을 위한 기본적인 욕구라는 것입니다.
Öncelikle, aşk bir güdüdür, temel çiftleşme güdüsü.Pomislila sem, da je romantična ljubezen gon, osnovna potreba po parjenju.
Öncelikle, aşk bir güdüdür, temel çiftleşme güdüsü.Především, napadlo mě, že romantická láska je nutkání, základní nutkání po protějšku.
Öncelikle, aşk bir güdüdür, temel çiftleşme güdüsü.Principalmente he llegado a pensar que el amor romántico es un impulso, un impulso básico de apareamiento.
Öncelikle, aşk bir güdüdür, temel çiftleşme güdüsü.Przede wszystkim, zaczęłam postrzegać miłość jako popęd, pierwotny popęd do łączenia się w pary.
Öncelikle, aşk bir güdüdür, temel çiftleşme güdüsü. Seks güdüsü değil.Antes de mais, apercebi-me que o amor romântico é um instinto, um instinto básico de acasalamento.
Öncelikle, aşk bir güdüdür, temel çiftleşme güdüsü. Seks güdüsü değil.Främst har jag kommit till tron att romantisk kärlek är en drift, en grundläggande parningsdrift.
Öncelikle, aşk bir güdüdür, temel çiftleşme güdüsü. Seks güdüsü değil.Pertama, saya sekarang berpikir cinta romantis adalah dorongan mendasar untuk mencari pasangan.